Miras paylaşımı sorunları yaşayan davacıların, kendisini avukat olarak tanıtan davalı tarafından hileyle taşınmazlarını devretmeleri iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davası.
Özet: Mirasçı davacılar, miras taksimi sürecinde diğer mirasçıların avukatı olarak tanınan davalının, icra ve dava yoluyla tehdit edip hileli bir sözleşmeyle taşınmaz hisselerini kendi şirketine devrettirdiğini ve edimleri yerine getirmediğini iddia ederek tapu iptali ve tescil talep ederken; davalılar sözleşmenin tarafların özgür iradesiyle yapıldığını ve hile olmadığını savunmuştur. Mahkeme, sözleşme hükümlerinin açık ve belirsiz olmadığını, davalının mesleki tecrübesi nedeniyle aracılık ettiğini, iddia edilen baskı ve tehdidin bulunmadığını, bazı edimlerin yerine getirildiğini ve miras paylaşımının zorluğunu dikkate alarak davacıların hile iddiasını destekler nitelikte delil bulamamış ve davanın reddine esas teşkil eden tespitler yapmıştır.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacılar vekili; ... mirasçıları olan davacıların, diğer mirasçılarla miras paylaşımı hususunda sorun yaşadıklarını, sorunun giderilmesi için kendisini diğer mirasçıların avukatı olarak tanıtan davalı ... ile miras taksimi hususunda görüşmeye başladıklarını, davalının ...'ın ...'a karşı Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasıyla açmış olduğu ecrimisil ve yıkım talepli dava ile dava dışı ...'ın eşi ... tarafından ...'e karşı başlatılan icra dosyası nedeniyle bu dava ve icra takibi neticesinde davacıların zarara uğratılacağının hatta paylaşım olmazsa davalı ...'in ortaklığın giderilmesi davası yoluyla muristen intikal eden taşınmazların yok pahasına satılacağı baskı ve tehdidi ile belirsiz ve kendi lehine bir 28.12.2021 tarihli sözleşme imzalattığını, taşınmazları bedel ödemeden kendi şirketine devrettirdiğini, vaat ettiği ödemeleri ve diğer yükümlülükleri yerine getirmediğini, bu şekilde hileli ve kötü niyetli davranarak kendilerini zarara uğrattığını, davaya konu Sivas ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi 42 07... , 3, 4,5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerinin davalı ...'in kendilerini kandırması neticesinde yine davalı ...'e ait olan diğer davalı ... Eğitim İnş. Mad. San. Ltd. Şti.'ye devrinin sağlandığını ileri sürerek davalı şirket adına olan tapu kaydının iptali ile hisseleri oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili; davacıların davaya dayanak yaptıkları sözleşmenin davanın taraflarının tamamının yer aldığı serbest iradeler ile yapılmış bir sözleşme olduğunu, eldeki dava ile iptali istenen taşınmaz satışlarının ise taksime konu ve elliye yakın taşınmazdan sadece 6 adet taşınmaza ilişkin olduğunu ve bunların 3. şahıs olan müvekkiline satışı yapılan taşınmazlar olduğunu, müvekkilinin karşı tarafı kandırdığına veya edimlerini yerine getirmediğine dair dosyada objektif bir delil bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bir kısım feri müdahiller (..., ..., ..., ..., ... ve ...) vekili davaya katılma talepli dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 42 07... parselde hisse sahibi olduğunu, dava konusu taşınmazda ██████ hisse sahibi olan davacıların kendi iradeleri ile taşınmazı dava konusu şirkete sattıklarını, müvekkillerin Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında ön alım davası açtıklarını, ön alım bedelini depo ettiklerini, davacıların ön alım davasının karar duruşmasından 2 gün önce açılan bu dava ile ön alım davasını sonuçsuz bırakmanın amaçlandığını belirterek fer'i müdahil olarak davaya kabul edilmelerini talep etmiştir. Feri müdahiller ... ve ... fer'i müdahale dilekçelerinde özetle; davalının kötü niyetli olmadığını, yıllardır tanıdıklarını ve kendilerine yardımcı olduğunu, mirasçılar arasında uzlaşma sağlamak için çaba gösterdiğini, sözleşmenin tüm taraflarca serbest iradeyle imzalandığını, herhangi bir baskı veya hile bulunmadığını, davacıların uzun süredir taşınmazları tek başına kullanıp diğer mirasçılara pay vermediğini ve mirasın tamamını ele geçirmek istediklerini, taşınmazların tüm mirasçıların rızasıyla belirli bir bedel ve vade ile davalıya satıldığını, davalının da devir sonrası sözleşme kapsamında üzerine düşen konularda yardımcı olduğunu, bu nedenle davanın haksız olduğunu belirterek müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 28.12.2021 tarihinde sözleşme imzalandığı, edimler için davalılara 3 yıl vade tanındığı, davanın 16.11.2022 tarihinde açıldığı, bu süre zarfında sözleşmeye dair ihtar çekilmediği, sözleşme hükümlerinde belirsiz ve belirlenemez nitelikte bir hüküm olmadığı, davalının 18 yıl avukatlık yaptığı ve davacıların bunu davalı ...'in hemşerileri ve yakın akrabaları ...'ın avukatı olması sebebiyle biliyor oldukları, imar hukukundaki tecrübesine istinaden taksim sözleşmesine aracılığını istedikleri ve taşınmazların devrine onay verdikleri, avukatlığının değil, tanıdık ve tecrübeli olmasının etkin olduğu, çok sayıda mirasçı arasında taksim sözleşmesi yapmanın zorluğu karşısında davalının icra ve dava dosyalarının çözüme kavuşturulacağına yönelik beyanlarının baskı ve tehdit olarak yorumlanamayacağı, devir yapılan şirketin davalının tek yetkili ve ortağı olduğu şirket olduğu, edimlerin bir kısmının ifa edildiğinin tarafların kabulünde bulunduğu, inşaat hazırlık işlerine başlanıldığı, 28.12.2021 tarihli sözleşmede davacılar dışında birçok mirasçı ve hissedarın olduğu, görüşmelerin bir çok kez bir avukat ofisinde yapıldığı, sözleşmenin diğer tarafları, fer'i müdahiller ve dinlenen tanıklarca tarafların serbest iradeleri ile bilerek ve istenerek sözleşme yapıldığının belirtildiği, edimlerin ifası yönünden öngörülen 3 yıllık süre dolmadan hile ve aldatma ile tapuların alındığı ve sözleşmenin belirsizlik sebebiyle geçersiz olduğu iddiasında bulunulduğu, davalı tarafın davacıları hile yolu ile aldattığı ve sözleşmenin hükümlerinin belirsizlik içerdiği yönünde kanaat oluşmadığı ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-KARAR-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.