Muris muvazaası nedeniyle ölünceye kadar bakma akdiyle tüm malvarlığının devrinde miras payı oranında tapu iptali ve tescil talepli davanın Yargıtayca onanması.
Özet: Bu dava, mirasbırakanın tüm malvarlığını ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle bir mirasçıya muvazaalı olarak devrettiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir; ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi, mirasbırakanın bakım ihtiyacı olmasa dahi tüm malvarlığını devretmesinin makul sınırları aşan ve mirasçıları aldatma amacı taşıyan muvazaalı bir işlem olduğuna hükmederek tapu kaydının iptaliyle tescile karar vermiş, yüksek mahkeme de bu gerekçeyi ve kararı usul ile yasaya uygun bularak onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil; olmadığı takdirde bedel, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davacılar ile davalının kardeş olduklarını, muris anne ... 'ın Düzce ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 1 05... parseldeki 1/4 hisse, 1 06... parseldeki 1/4 hisse, 4334 parseldeki 1/4 hisse, 500 parseldeki tam hissesini 30.07.2012 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile muvazaalı olarak oğlu davalı ...'a temlik ettiğini, murisin tüm malvarlığını davalıya devretmesinin işlemin muvazaalı olduğunu ve mal kaçırma saikiyle yapıldığını açıkça ortaya koyduğunu, ölümüne kadar murise müvekkilleri tarafından bakıldığını belirterek davalıya temlik edilen taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, olmazsa taşınmazların dava tarihindeki gerçek değerinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bunun da mümkün görülmemesi halinde ise saklı paylarının ihlali nedeniyle öncelikle aynen, mümkün olmazsa bedel olarak tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; murise ve murisin eşine müvekkilinin baktığını, murisin de bu bakım karşılığından ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile taşınmazlarını müvekkiline verdiğini, tenkis talebi yönünden davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin bakıma muhtaç olduğu dönemde davalının murise bakmadığı, kaldı ki yoğun bakıma yattığında görmeye bile gitmediği, murisin 25.03.2014 tarihinde öldüğü, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yapıldığı 30.07.2012 tarihinden hemen sonra bakıma da muhtaç durumda olmadığı, bu nedenle muris ile davalı arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin uzun süre birlikte yaşadığı, maddi ihtiyaçlarını karşılayan davalı oğluna dava konusu taşınmazları minnet duygusu ile devrettiği, 31.07.2012 tarihli devirden sonra kendi isteği ile davacı kızının yanına gittiği, buradan da davacı oğlunun talebi ile davacı oğlunun yanına gittiği ve burada 25.03.2014 tarihinde öldüğü, ölümünden kısa bir süre önce bakıma muhtaç hale gelmiş ise de bu dönemde davalının yanında bulunmadığından bakım sorumluluğunun yerine getirilmediğinin söylenemeyeceği ancak murisin ölünceye kadar bakma akdini daha az miktarda taşınmaz devrederek sağlama imkanı varken, mamelekinin tamamını temlik ederek makul karşılanabilecek sınırı aştığı, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulünün isabetsiz olduğu, eksik karar ve ilam harcı ile davacılar lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin de isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacılar ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esasa hakkında yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 56.419,88 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!