Sigorta şirketinin ASKİnin su borusu patlaması sonucu ödediği hasarın rücuen tahsiline ilişkin itirazın iptali davasında görevli mahkemenin tespiti.
Özet: Davacı sigorta şirketinin, davalı belediye su idaresinin patlayan borusu nedeniyle sigortalıya ödediği 41.000,00 TLnin rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, mahkeme, TTK 1472 maddesi uyarınca haksız fiilden kaynaklanan bu tür rücu taleplerinin mutlak ticari dava niteliğinde olmadığını ve görevli mahkemenin, sigorta poliçesinden değil, sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak kendi görevini araştırmıştır.

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket nezdinde 7... .... .... .... .... .... .... " adresindeki taşınmazda, █████/2024 tarihinde, binanın önünden geçen davalı ASKİ'ye ait şehir şebeke su borusunun patlaması sonucu su baskını meydana geldiğini, bu nedenle sigortalı konutta hasar oluştuğunu, yapılan başvuru üzerine müvekkili tarafından görevlendirilen eksperin raporu doğrultusunda sigortalıya 41.000,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, hasarın davalı idarenin bakım ve onarım görevini yerine getirmemesinden ve yapı maliki sorumluluğundan kaynaklandığını, bu nedenle davalının kusurlu ve sorumlu olduğunu, TTK'nın 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesi gereği ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili için ...4. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Dosya üzerinden karar verildiğinden dava dilekçesi tebliğe çıkartılmamış, bunun sonucu olarak davaya karşı herhangi bir cevap verilmemiştir.
DELİLLER : ...4. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı takip dosyası, 710098698 numaralı sigorta poliçesi, hasar ekspertiz raporu, sigortalıya yapılan 41.000,00 TL'lik ödeme dekontu, tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, sigorta rücu alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 41.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ...4. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde █████/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak, borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde █████/2026 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" başlıklı 114/1. maddesinin (c) bendinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler". Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir", 115/2. maddesinde de "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yargıtay İBK'nın █████/1944 tarih ve 37 E., 9 K. sayılı kararında, "... Sigortacının, sigortacılık mutlak bir ticari muameledir diye kanuni halefiyetine istinaden açacağı rücu davası için dava ikamesi icap eder denecek olursa, menşei, mahiyeti ve illeti aynı olan ve haksız fiil faili için tecezzisi mümkün bulunmayan bir borç için, iki ayrı kaza merciinde birden dava açılmış olabileceği kabul edilmiş olur. Bu ise kanuna ve hukuka uygun düşmez. Bu itibarla, sigortacının, sigorta poliçesinden münbais olmayıp, kanundan aldığı selahiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği davada hukuk mahkemesine başvurulması gerektiği" belirtilmiştir.
Buna göre, TTK'nun 1472. maddesine dayalı rücuen tazminat davaları, sigorta şirketince halefiyet hakkına dayalı olarak açılmış olup, sigorta poliçesinden doğmadığından mutlak ticari dava olduğu söylenemez. Bu davalarda görevli mahkemenin, davacı sigorta şirketinin halefi olduğu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenmesi gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.11.2016 tarih ve 13158 E., 9204 K. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2016 tarih ve 1084 E., 1497 K., aynı dairenin 20.09.2016 tarih ve 6280 E., 7990 K., 20. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2016 tarih ve ██████████ E., █████████ K. sayılı ilamları da aynı yöndedir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefi olduğu dava dışı sigortalı Yasemin Şahin'in gerçek kişi olduğu, uyuşmazlığın davalı idarenin eyleminden kaynaklanan haksız fiile dayandığı, sigortalı gerçek kişi ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin sigortalı açısından ticari bir iş niteliğinde olmadığı, bu durumda davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefi olduğu dava dışı sigortalının davalıya karşı açacağı davada Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, HMK'nun 1/1. maddesi gereğince görevin kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği, HMK’nun 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca bu dava şartı noksanlığının giderilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevli olmaması nedeni ile davanın, HMK'nun 114/1. maddesinin (c) bendi ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin görevsizliğine, HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca taraflardan birinin, karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ...Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep etmemesi halinde aynı madde uyarınca mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-HMK.nun 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!