Hazine vekiline usulsüz yapılan elektronik tebligatın temyiz süresine etkisi ve temyiz kesinlik sınırının Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki güncel düzenlemelerle incelenmesi.
Özet: Yüksek Mahkeme, Hazineye yapılan elektronik tebligatın kurumsal Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) adresi yerine vekile yapılmasının usulsüz olduğuna karar vererek, bölge adliye mahkemesinin temyiz talebinin süreden reddine ilişkin ek kararını kaldırmış; böylece davanın parasal değerinin temyiz kesinlik sınırını aşıp aşmadığının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda yapılan son yasal düzenlemeler ışığında yeniden incelenmesi gerektiği sonucuna varmıştır.

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edildikten sonra Bölge Adliye Mahkemesinin 11.09.2025 tarihli ek kararı ile temyiz başvurusunun süreden reddine karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesinin 11.09.2025 tarihli ek kararı ile birlikte asıl karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin (Yönetmelik) "Tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olanlar" kenar başlıklı 5. maddesi: "(1) Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur:a) █████/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.b) 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler.c) Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.ç) Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri.d) Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar.e) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları.f) Kanunla kurulanlar da dâhil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.g) Noterler.ğ) Baro levhasına yazılı avukatlar.h) Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.ı) İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim.(2) Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur" şeklindedir.Yönetmelik'in "Elektronik tebligatın hazırlanması ve muhataba ulaştırılması" kenar başlıklı 9. maddesinin 5. fıkrası; "Elektronik yolla tebligat, idareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılır. Temsile yetkili olan kişilerin ayrı bir elektronik tebligat adresinin bulunması bu kuralın uygulanmasına engel olmaz" şeklinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla 7201 sayılı Kanun'un 7/a maddesinin 1. fıkrası ile Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 5 ve 9. maddelerine göre tebligatın, elektronik yolla ve idareyi vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılması gerekmektedir.Somut olayda ise Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamının davalı idarenin Ulusal Elektronik Tebligat Sisteminde (UETS) kayıtlı adresi yerine, Hazine Avukatı ...'a 14.04.2025 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, davalı idareye yapılan bu tebligat usulsüzdür.Hal böyle olunca, davalı Hazine vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 11.09.2025 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile söz konusu ek kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince;Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Bununla birlikte; 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.Somut olayda; Dava konusu taşınmazlar, 11.06.2019 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1376. 55... yer ve (B) harfi ile gösterilen 324. 38... yer olup dava tarihindeki keşfen saptanan toplam değerleri olan 34.018,60 TL üzerinden harçlandırıldığı, belirlenen değerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7550 sayılı Yasa'nın 20/2. maddesi ile değişik ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince, dava tarihi (2017) itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 41.530 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır. -KARAR-Açıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.