Hileye dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat talebi davasında ölünceye kadar bakma vaadiyle oğluna taşınmaz devri iddialarının reddedilerek kararın Yargıtayca onanması.
Özet: Davacının, ölünceye kadar bakılma vaadiyle oğlunun kendisini kandırarak taşınmazlarını hileli yollarla üzerine geçirdiği iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasında, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının devirleri kendi iradesiyle gerçekleştirdiği, bakım vaadiyle aldatıldığına veya davalıların kötü niyetli davrandığına dair somut delil bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Yargıtay da bu kararları usul ve yasaya uygun bularak temyiz başvurusunu onamıştır.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat talebine ilişkindir.Davacı vekili; davacının ölünceye kadar kendisine bakılacağı inancıyla oğlu davalı ... ile anlatışlarını, bunun üzerine dava konusu 126 parsel sayılı taşınmazı oğluna devrettiğini ancak davalı ...'in kendisini aldatarak tapudaki işlemi satış gösterdiğini, imar uygulaması ile taşınmazın 4 77... parsel, 4 79... parsel, 5 23... , 8, 9 parsel, 5 25... parsel, 5 80... parsel ve 5 77... parsele dönüştüğünü, bu taşınmazları davalı ...'den satın alması için Av. ...'a vekalet verdirdiğini, bu vekaletname ile söz konusu 9 parça taşınmazın satış suretiyle devralındığını, bir gün sonra aynı vekalet ile yine oğlu davalı ...'e bu kez bağış suretiyle devredildiğini ancak davacının bu işlemlerden haberinin olmadığı ve bu işlemleri anlayabilecek bir durumunun da bulunmadığını, dava konusu taşınmazların hata/hile/kötü niyet olguları neticesinde yapıldığını, davacının, davalı oğlunun kendisine ölünceye kadar bakacağı sözüne güvenerek mallarını devrettiğini belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini, olmaması halinde tazminat talep etmiştir. Davacının aşamada ölümü üzerine dava mirasçıları tarafından sürdürülmüştür.Davalı ... ve ... vekili; davacı ve davalı ... arasında herhangi bir ölünceye kadar bakma sözleşmesinin bulunmadığını, davacının 1988 yılından 2018 yılının sonuna kadar davalı ile birlikte yaşadığını, somut uyuşmazlıkta herhangi bir hileli işlemin olmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini savunmuştur.Davalı ...; dava konusu taşınmazı ...'den Kasım 2011 tarihinde aldığını, daha sonrasında Aralık 2014 tarihinde sattığını, kendisinin burada iyi niyetli 3. kişi durumunda olduğunu, davacı ve diğer davalılar arasındaki husumet ve anlaşmazlığı bilmediğini savunmuştur.Davalı ... İnşaat Hafriyat Nakliyat Akaryakıt Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, bunun aksini davacı tarafın ispatlaması gerektiğini, 14 yıl önce gerçekleşen hile olayını müvekkilinin anlamasının beklenilemeyeceğini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kendi iradesi ile taşınmazı 2004 yılında oğluna devrettiği, 2011 yılında yapılan bağış işleminin de davacının kendi iradesi ile gerçekleştiği, yapılan devirlerde davalının davacıyı ''ölünceye kadar bakım'' vaadiyle kandırdığına ilişkin dosya kapsamında somut bir delil bulunmadığı, davalı ... dışındaki diğer davalıların kötüniyetli olarak hareket ettiklerine dair dosyada delil bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kendi iradesi ile taşınmazı 2004 yılında oğluna devrettiği, 2011 yılında vekalet kullanılmak suretiyle yapılan bağış işleminin de davacının kendi iradesi ile gerçekleştiği, bu konuda beyanı alınan vekil ...'ın davacının iradesi konusunda açıkça beyanda bulunduğu, yapılan devirde davalının davacıyı ''ölünceye kadar bakım'' vaadiyle kandırdığı iddiasının ispatlanamadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 166.717,52 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.