Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin uyuşmazlık konusu olmayan malvarlığına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik kararını esastan reddederek onadı.
Özet: Davacı vekilinin, ticari sözleşme kapsamında haksız tahsil edildiğini iddia ettiği bedellerin iadesi talebiyle davalı şirketin malvarlığı, banka hesapları ve üçüncü kişiler nezdindeki alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine yapılan istinaf başvurusunda, üst mahkeme; ihtiyati tedbirin yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğini ve tedbir istenen varlıkların davanın doğrudan konusu olmadığını vurgulayarak, yaklaşık ispatın yeterli olduğu iddialarını reddetmiş ve ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esasa ilişkin bir isabetsizlik bulunmadığını tespit ederek davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

T.C.

GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ..
KARAR NO :..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..
ÜYE : ..
ÜYE :..
KATİP :..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KAHRAMANMARAŞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ :..
NUMARASI :..
İHTİYATİ TEDBİR TALEP
EDEN (DAVACI) : ..
VEKİLİ : AV. .
ALEYHİNE İHTİYATİ TEDBİR
İSTENEN (DAVALI) : ..
VEKİLİ : AV..
DAVANIN KONUSU : İHTİYATİ TEDBİR
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ..
YAZIM TARİHİ :..
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati tedbir talep eden (davacı) vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü;
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili, dava konusu uyuşmazlığın müvekkili ile davalı şirket arasında.. tarihli sözleşme kapsamında kurulan ticari ilişkiye istinaden tanzim edilen faturalarda haksız ve hukuka aykırı olarak tahakkuk ettirilen ve müvekkili tarafından davalıya ödenen .. bedellerinin tahsiline ilişkin olduğunu, dosya kapsamındaki sözleşme, faturalar, ödeme dekontları ve resmi özelge yazısı birlikte değerlendirildiğinde, alacağın varlığına ilişkin kuvvetli emareler ve yaklaşık ispat şartı gerçekleşmiş olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek değişiklikler sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya tamamen imkânsız hale gelmesi yahut gecikme nedeniyle telafisi güç veya imkânsız zarar doğması ihtimali mevcut ise ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini ileri sürerek davalı şirketin malvarlığı, banka hesapları ve üçüncü kişiler nezdindeki alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: Mahkemece, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talep etmiş olduğu menkul ve gayrimenkullerin dava konusu olmadığı ve ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir için tam ispat değil, yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, yerel mahkemece, hiçbir hukuki değerlendirme yapmadan, dilekçelerin teatisi aşaması bitmeden, tüm deliller toplanmadan red kararı verilmesinin büyük hak kaybına sebebiyet vereceğini, haksız ve hukuka aykırı faturalarda yansıtılan .. bedelleri ile müvekkilinin maddi zarara uğratıldığını, ölçülülük ilkesi ve teminat karşılığı tedbir imkanının göz ardı edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi ara kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: stinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Talep, istirdat davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
.. Asliye Ticaret Mahkemesinin .. Esas sayılı ara kararıyla ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talep eden davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecek olması, tedbir talep edilen taşınır ve taşınmazların bizatihi dava konusu olmaması nedeniyle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Kafi miktarda harç alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir. █████/2026
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!