Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağı itirazının iptali davasında bilirkişi raporuyla hesaplama uyuşmazlığını değerlendirdi.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı, bir hizmet sözleşmesinden kaynaklanan 7.9 milyon TLlik cari hesap alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını talep etmiş; davalı ise davacının hakedişlerden yapılan önemli kesintileri (SGK, işçi ödemeleri, cezalar vb.) hesaplamalarına dahil etmediğini savunmuştur. Dosyaya sunulan bilirkişi raporu, davacının imzaladığı hakedişlerde onaylanan bu kesintilerin faturalara yansıtılmadığını ve bu düzeltmeler yapıldığında asıl alacaklı tarafın davalı olduğunu, hatta davacının talep ettiğinin aksine davalının alacaklı duruma geçtiğini tespit etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, davalı taraftan alacağını tahsili bakımından davalı aleyhine Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlattığını, davalının borcu olmadığını beyan ederek borca ve faize itiraz ettiğini, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, takip tarihi ile davalıdan 7.925.721,51-TL tutarında cari hesap alacağının mevcut olduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin kaldığı yerden devamını, haksız ve kötü niyetle takibe itiraz eden davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu bu sebeple reddinin gerektiğini, davacının hakediş içeriğinden yapılan kesintileri hesaba dahil etmeden dosyaya ibraz edilen hesap dökümünün hatalı ve eksik olduğunu, davacı tarafın müvekkilinden haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, taraflar arasında taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını, davacı tarafın toplam 7.305.868,57-TL hakedişten tenzil etmesi gerekirken bunu kayıtlarına almadığını, davacının sebebiyet verdiği devam eden ve kesinleşen davaların bulunduğunu beyanla haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu itirazın iptali davasının reddini, davacının %20 oranından az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalıdan olan cari hesap alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın haksız olduğundan bahisle itirazın iptalini istemiştir.Davalı ise, davacının hak ediş içeriğinden yapılan kesintileri hesaba dahil etmediğini, bu nedenle sunulan cari hesabın gerçeği yansıtmadığını, hak edişlerin taraflar tarafından imzalandığını, davacının hak ediş içeriğinden yapılan kesintileri hesaba dahil etmesi gerektiğini, buna göre davacının bakiye alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkememizce toplanan deliller ve belgeler ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mahkemece resen seçilen SMMM, inşaat mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan █████/2025 tarihli kök raporda özetle; taraf defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacı şirket kayıtlarına göre alacak tutarının 7.925.721,51-TL göründüğü, davalı kayıtlarına göre ise davacı alacağının 7.953.018,07-TL olduğu, ancak taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından düzenlenen tüm hakedişlere dayanılarak davalı şirkete hitaben faturaların düzenlendiği ve bu faturaların tamamının davalı şirket tarafından ticari defter kayıtlarının yapıldığı, davacı şirket lehine alacaklandırma yapıldığı halde tarafların isim-kaşe ve imzası bulunan tüm hakedişler içeriğinde davacı şirket adına yapılan SGK kesintileri, işçi ödemeleri, gelir vergisi, sözleşme bedelleri, idare tarafından kesilen cezalar, iş güvenliği ve sağlığı kesintileri ile temsil giderlerine ilişkin davalı tarafından yapılan ödemelerin davacıya hitaben yansıtma faturaların düzenlenmediği, davalı şirket tarafından davacıya yapılması gereken ya da yapılacak hakedişlerden mahsubunun yapılmadığı, davacı tarafından da imzalanan hakedişlerin içeriğinde bunların mahsup edilmesi gerektiği bilindiği ve onaylandığı halde davacıdan davalıya düzenlenen hakediş faturaları içeriğinde davalı tarafından yapılacak bu kesintilerin dikkate alınmaksızın fatura düzenlendiğinin görüldüğü, davalı şirket tarafından hakedişlerden yapılması gereken kesintiler gereği davacı şirkete hitaben faturalandırması gereken KDV dahil toplam tutarın 8.528.180,82-TL olduğu, davacı tarafından dava konusu edilen 7.925.721,51-TL olmasına karşın, kayıtların karşılaştırmalı incelemesi sonucunda hakedişlerden kesilmesi gereken tutarlar haricinde davacının alacaklı olduğu tutarın esasen 7.712.689,37-TL olması gerektiği, düzeltmeler sonucu hesaplanan alacağın davalı lehine 815.491,45-TL olduğu, ilgili bedellerin KDV dahil 7.977.708,22-TL ye tekabül ettiği, iadeye tabi tutarların ise KDV dahil 530.472,60-TL ye tekabül ettiği, ancak bu tutarların da ancak sözleşme kapsamında bir alacak kalması durumunda mahsup edilebileceği, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.maddesine göre sözleşme kesintilerinin yüklenici ile ilgili her türlü davanın kesinleşmemiş olmasına bağlandığı, bu kapsamda ilgili davaların takip tarihi itibariyle kesinleşmemiş olması durumunda, iadeye tabi tutarın teminat vasfının devam edeceği ve muaccel olmayacağı görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Taraf itirazları doğrultusunda aynı bilirkişi heyetinden ek rapor hazırlanması istenmiş olup, dosyaya sunulan █████/2026 tarihli ek raporda özetle; kök rapordan farklı olarak 2017 yılındaki sözleşme kapsamında ödenen idari para cezalarının 40.392,94-TL olarak güncellendiği, bunun haricinde niza konusu iki sözleşmeye dair kesintilere dair bir açıklama olmadığı, bu sebeple hesaplamanın terditli olarak yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında ilgili bedellerden de yüklenicinin sorumlu olduğu, bu kesintilerin iadeye tabi olmadığı, yapılan hesaplamalar sonucunda, davacının cari hesap kayıtlarına göre 7.712.689,37-TL alacaklı olduğu, taraflarca imzalı hakediş raporlarında yer alan ancak cari hesaplara işlenmeyen toplam 7.247.891,34-TL + KDV olmak üzere 8.552.511,78-TL davalının davacıdan tahsil etmesi gereken kesintilerin olduğu, sözleşme bedeli kesintisinin iade edilmeyecek tutar olduğuna karar verilmesi halinde davalının davacıdan 839.822,41-TL alacaklı olduğu, mahkemenin sözleşme bedeli kesintisinin iadeye tabi olduğu kanaat getirilse davalının davacıdan 309.349,81-TL alacaklı olduğu, dosya içerisinde de sözleşme kapsamındaki işlerin dava dışı başka bir yükleniciye yaptırıldığında dair bir kayda rastlanılmadığı, ödemelerin %25 fazlasına dair hesabın mahsup ilişkisine dahil edilmediği, bununla beraber mahkemece ilgili ödemelerin 3.kişiye yaptırılan işler kapsamında değerlendirilmesi halinde davalının davacı adına yapmış olduğu masrafların %25 fazlası ile tahsiline karar verilmesi halinde bu bedelin 1.811.972,84-TL olacağı görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Tüm bu açıklamalar ışığında; davacı ile davalı arasında 2015 ve 2017 tarihli iki ayrı eser (taşeronluk) sözleşmesi bulunduğu, sözleşme uyarınca davacının yüklenici, davalının iş sahibi konumunda olduğu, incelenen taraf defterlerinin usulüne uygun olarak tutuldukları, davacı ve davalı BA-BS bildirimlerine göre davacının davalıya toplam 12.000,00-TL tutarında satış faturası düzenlemesine karşılık, davalının davacıya toplam 878.372,21-TL tutarında fatura düzenlediği, taraf bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu, davacı defterleri uyarınca davacının █████/2022 tarihi itibariyle davalıdan 7.925.721,51-TL alacaklı olduğu, bu rakamın takibe konu edilen miktar ile uyumlu olduğu, davalı defterleri uyarınca ise, davalının davacıya 7.712.689,37-TL borçlu olduğu, aradaki farkın 240.328,70-TL tutarındaki düzeltme kaydından meydana geldiği ve düzeltme kaydının yerinde olduğu anlaşılmıştır.Tüm hak edişler içerinin taraflarca imza altına alındığı, davacı şirket adına davalı şirket tarafından yapılan SGK kesintileri, işçi ödemeleri, gelir vergisi, idare tarafından kesilen cezalar ve diğer kesintilere ilişkin yapılan ödemelerin davalı tarafından davacıya hitaben yansıtma faturalarının düzenlenmediği, yani davalı tarafından davacıya yapılması gereken hak edişlerden mahsubunun yapılmadığı, davacı tarafından düzenlenen faturalarda da davalı tarafından yapılacak bu kesintilerin dikkate alınmadan düzenlendiği, davalı tarafından hak edişlerden yapılması gereken kesintiler toplamının 8.528.180,82-TL olduğu anlaşılmıştır.Somut olayda, uyuşmazlık davacının hak edişlerinden belirtilen kesintilerin mahsup edilip edilmeyeceğine ilişkindir. Taraflar arasındaki 2015 ve 2017 tarihli taşeronluk sözleşmelerinde; her iki sözleşmenin 5.maddesine göre "İş sahibinin teminat, ek teminat, ihtiyat kesintisi ve idareye bağlı olarak resmi kesinti" yapabileceğinin düzenlendiği, her iki sözleşmenin 6.maddesine göre "Bu kesintilerin hak ediş alacağından mahsup edilebileceğinin" kararlaştırıldığı, her iki sözleşmenin 7.maddesine göre "Bu kesintilerin mahsuplardan sonra kalan bir tutar olması ve yüklenicinin vergi, sigorta borcu bulunmaması, sigortaya ilişkin yazı getirmesi ve devam eden davanın bulunmaması halinde iade edilebileceğinin" kararlaştırıldığı görülmüştür.Yapılan mali incelemede iki tarafça imzalı hak edişlerde toplam 7.227.271,88-TL'lik kesinti olduğu, bu kesintilerin yüklenici davacı adına yapılan "Gelir vergisi, personel SGK ödemeleri, idare cezası, iş güvenliği ve temsil giderleri" olduğu, taraflar arasındaki her iki sözleşme dikkate alındığında yapılan bu kesintilerin yüklenici olan davacıya iade edilemeyeceği, bu tutarların yüklenici hak edişinden mahsup edilmesi gerektiği, mahsubu gereken bu bedellerin KDV dahil toplamının 7.997.708,22-TL'ye tekabül ettiği, davacının kesmiş olduğu faturaların hak edişlerdeki yapılması gereken bu mahsuplar yapılmadan brüt tutar üzerinden kesildiği, sonuç olarak davacının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltme kaydı sonrasında oluşan 7.712.689,37-TL tutarındaki alacağına karşılık yukarıda belirtilen şekilde mahsubu gereken 7.997.708,22-TL'nin mahsubu sonrasında davacının bakiye alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın REDDİNE, 2- Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL karar harcının, daha önce mahkememiz veznesine depo edilen 95.722,90-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 95.040,90-TL harcın talep halinde yatırana İADESİNE,4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,5-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle AÜTT uyarınca 906.286,08-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekil ile temsil ettiren davalıya VERİLMESİNE,6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davacı taraftan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,7-Kullanılamayan gider avansının karar kesinleşmesine müteakip talep halinde yatırana İADESİNE,Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Başkan ...... e-imzalıdır. Üye..... e-imzalıdır. Üye ..... e-imzalıdır. Katip ..... e-imzalıdır.