Kaynak ustasının yurt dışı şantiyelerinde Euro ile aldığı işçilik alacakları davasında, haksız fesih ve istifa dilekçelerinin geçersizliğine dair temyiz kararı.
Özet: İşçi, işveren tarafından haksız feshedilen iş sözleşmesi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmesi talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi, davalı işverenin sunduğu istifa dilekçelerini tarihsiz ve matbu içerikli oldukları gerekçesiyle geçersiz kabul ederek feshin haksız olduğuna, banka kayıtları ve vekil beyanı dikkate alınarak ücretin Euro üzerinden hesaplanması gerektiğine hükmetmiş, fazla çalışma talebini reddederek diğer alacakları kabul etmiş, ayrıca kısa hükümdeki Euro olarak belirlenen alacak miktarının sehven TL yazılmasını maddi hata olarak düzeltmiş; bu kararı Bölge Adliye Mahkemesi, işçilik alacaklarının Euro üzerinden hesaplanması ve istifa dilekçelerinin geçersiz sayılmasının yerinde olduğu gerekçesiyle onamıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.12.2017-31.12.2020 tarihleri arasında davalıya ait şantiyelerde kaynak ustası olarak net 1.700,00 Euro ücretle çalıştığını, yemek ve barınmanın işverence karşılandığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacının çalışma süresince işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta ve genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının davalı nezdinde 16.12.2017-02.05.2018 tarihleri arasında 7.247,79 TL brüt ücretle Pakistan şantiyesinde çalıştığını, bu dönem iş sözleşmesinin istifa suretiyle son bulduğunu, sonra 16.05.2018 tarihinde ...'daki şantiyede net 2.900,00 TL ücretle çalıştığını, daha sonra ise 17.01.2020 tarihinde imzaladığı sözleşme ile davacının Romanya'daki şantiyede net 3.200,00 TL ücretle çalıştığını ve yine davacının istifası suretiyle iş sözleşmesinin sona erdiğini, davacının tazminat hakkı bulunmadığını, zamlı alacaklarının ödendiğini ve bordroların imzalı olduğunu, davacının kullanmadığı yıllık izin alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan iki adet istifa dilekçesinin her ne kadar davacının el yazısı ile yazıldığı anlaşılmış ise de; istifa dilekçesi içeriklerinin matbu olarak, benzer şekilde düzenlenmesi ve istifa dilekçelerinin ikisinde de imza tarihinin bulunmaması karşısında istifa dilekçelerinin davacının gerçek iradesini yansıtmadığı, bu dilekçelere değer verilmediği, feshin haklı nedenle yapıldığının ispatlanamaması karşısında davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde hizmet süresi açıklanırken maddi hata yapıldığına ilişkin verilen maddi hata dilekçesi ve bilirkişi tarafından ... Kurumu kayıtları üzerinden tespit edilen hizmet süresi üzerinden yapılan hesaplamalara itibar edildiği, davacının hem Türkiye hem de yurt dışında çalışması, dosyada mübrez banka kayıtları üzerinden ücret ödemelerinin Euro cinsinden yapılması, yine davacı vekili tarafından bu konuya ilişkin verilen maddi hata dilekçesi de dikkate alındığında bilirkişi ek raporundaki Euro üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulduğu, davacının ... ve Romanya şantiyesindeki çalışmalarında hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, buna göre bu kalem alacakların %30 oranında indirim yapılarak hüküm altına alındığı, kullanmadığı yıllık izinleri karşılığı yıllık ücretli izin alacağı bulunduğu, ispatlanamayan fazla çalışma ücreti talebinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2023 tarihli kararı ile; hüküm fıkrasından ve gerekçeli karar içeriğinden açıkça anlaşıldığı üzere davacının talebinin Euro olması ve Mahkemece kısa hüküm fıkrasında alacağın miktarı tespit mahiyetinde Euro olarak belirlenmesine karşın maddi hata sonucu taleple bağlı kalınarak hükmedilen miktarın sehven TL yazıldığı, bu durumun maddi hataya dayalı olduğu gerekçesiyle hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir.3. İlk Derece Mahkemesinin 03.01.2024 tarihli kararı ile; taraflar lehine veya aleyhine hükmün tashih veya tavzih yoluyla düzeltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının banka hesabına davalı tarafından Euro üzerinden ücret ödemeleri yapılması ve davacı vekilinin Euro üzerinden karar verilmesine ilişkin 30.05.2023 tarihli beyanı dikkate alındığında işçilik alacaklarının Euro üzerinden kabulünün doğru olduğu, dosyaya sunulan istifa dilekçelerinin ve ibranamenin düzenlenme tarihi içermemesi nedeniyle itibar edilmemesinin yerinde olduğu, çalışma süresinin maddi hata niteliğinde yanlış bildirilmesinin düzeltilmesine engel olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin kabul ve değerlendirmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İşçilik alacaklarının Euro üzerinden hesaplanıp kabul edilmesinin hatalı olduğunu, belirli süreli iş sözleşmelerinin hepsinde davacıya ödenecek ücretin TL olarak belirlendiğini, davacının sözleşmeye bir itirazı bulunmadığını, sözleşmenin ücretle ilgili maddesinin tarafları bağlayacağını, davalı tarafından düzenlenen ve davacı tarafından imzalanan bordroların TL cinsinden düzenlendiğini, imzalı bordroların kesin delil niteliği gereği alacakların TL üzerinden hesaplanması gerekirken Euro üzerinden hesap yapılmasının hatalı olduğunu, 2. Davacının istifa ederek işten ayrılması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, 3. Davacının karşılığı ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücret taleplerinin reddi gerektiğini, davalının düzenlediği bordroların Türkkep üzerinden gönderildiğini, zaman mühürlü olduğunu ve itiraza uğramadığını, ıslak imzalı bordro niteliğinde olduğunu, kesin delil olduğunu, bordrolarda görünen alacakların ödendiğinin kabulü gerekirken aksi yönde verilen kararın bozulması gerektiğini, 4. Davacı tüm yıllık izinlerini kullandığından bu talebin reddi gerektiğini, 5. Davacının dava dilekçesinde belirttiği çalışma sürelerini sonradan maddi hata dilekçesi sunarak değiştiremeyeceğini, 6. Alacakların zamanaşımına uğradığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve çelişkili tespitler içerdiğini, itirazlarının gözetilmediğini, 7. Taraf vekâlet ücretlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, hizmet süresi, hüküm altına alınan alacakların para birimi, davacının istifa ile işten ayrılıp ayrılmadığı, buna göre kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı, davacının hüküm altına alınan hafta tatili, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ile vekâlet ücretlerine ilişkindir. 1. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Davacı dava dilekçesinde, net 1.700,00 Euro ücretle çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının hem yurt içinde hem yurt dışında çalışmalarının bulunması, dosya kapsamındaki banka kayıtlarına göre de davacının ücret ödemelerinin Euro cinsinden yapılması dikkate alınarak bilirkişi ek raporundaki Euro üzerinden yapılan hesaplamalar doğrultusunda hüküm kurulmuştur.İş sözleşmesinin fesih tarihinden üç ay öncesine kadar davacının çalışma dönemini kapsayan ücret bordroları ile banka kayıtlarına göre davacıya ücret ödemelerinin TL olarak yapıldığı görülmektedir. İş sözleşmesinin feshinden üç ay öncesine dair yani 2020 yılının Ekim-Aralık ayları yönünden ise banka kayıtlarına göre davacıya 1.700,00 Euro şeklinde maaş ödemesi yapıldığı, 31.12.2020 tarihli para makbuzlarında ise Euro cinsinden Kasım ve Aralık aylarına dair maaş avansı ödendiği tespit edilmiştir.Şu hâlde iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı alacak kalemlerinin son ücret olan 1.700,00 Euro üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınması yerinde ise de hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin, 2020 yılı Ekim ayına kadar banka kayıtları ile uyumlu olan ücret bordrolarında tahakkuk ettirilen TL cinsi dönem ücretleri üzerinden hesaplanması, 2020 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarının ise 1.700,00 Euro üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.