Yargıtay Genel Kurulu içtihadı doğrultusunda, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarında dava zamanaşımının hatalı hesaplanarak verilen düşme kararının bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarına dair yerel mahkemenin zamanaşımından düşme kararını bozmuştur; zira, temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm ile kanun yararına bozma kararının verildiği tarih arasındaki sürenin dava zamanaşımının hesabında dikkate alınmaması, yani zamanaşımının durması gerektiği halde, kanunda öngörülen sürelerin dolmadığı halde yerel mahkemenin hatalı bir şekilde düşme kararı verdiği tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar vermeHÜKÜMLER : DüşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.01.2020 tarihli ve ███████-618 Esas, ███████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Yargıtay ilgili Dairesince yerel mahkeme hükmünün kanun yararına bozulmasına karar verildiği durumda, yerel mahkeme hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiği tarih ile Yargıtay ilgili dairesinin karar tarihi arasında geçen sürenin dava zamanaşımının hesaplanmasında göz önünde bulundurulmaması gerektiğinin kabulünün zorunlu olduğu, inceleme konusu olayda da ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2012 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği 20.06.2012 tarihi ile Dairemizin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kanun yararına bozma kararının verildiği 18.12.2023 tarihi arasında zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede, Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 151/1. maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ve 8 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığının anlaşılmasına rağmen yazılı şekilde karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.