Tapu iptali ve tescil davasında, iradenin fesada uğratılması ve dolandırıcılık iddialarının istinaf ve temyiz incelemesi sonucu reddi kararının onanması.
Özet: Dava, davalılardan birinin kendisini emniyet mensubu olarak tanıtıp davacı üzerinde otorite ve güven tesis ederek vekaletname ile taşınmazını rızası ve bilgisi dışında diğer davalıya devrettiği, satış bedelini ise banka hesabına yatırılan meblağı hileli yollarla geri alarak dolandırıcılık yaptığı iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde bedel alacağı istemine ilişkin olup, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, dolandırıcılık iddiası ile paranın geri alındığına dair somut delil bulunmadığı, satış bedelinin banka kanalıyla ödendiği ve alıcının iyiniyetli olduğu gerekçeleriyle davayı reddetmiş, Yargıtay ise bu kararları usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 11. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K.Dava, iradenin fesata uğratılması ve dolandırıcılıktan kaynaklı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir.Davacı vekili; davalı ...'un kendisini emniyet mensubu (polis) olarak tanıtarak davacı üzerinde otorite ve güven tesis ettiği, davacının çocuklarının geleceği ve ikamet ettiği muhitin güvenliği üzerinden korku ve kaygı yaratarak emniyet mensuplarına özel %60 indirim avantajı ile daha iyi bir taşınmaz alma vaadinde bulunduğu, davalı ...'un taşınmaz takası bahanesiyle davacıyı notere götürerek vekaletname aldığı, davacının şüphelenmesi üzerine ise vekaletnameyi "yırtıp imha ettiğini" beyan ederek davacıyı aldattığını, gerçekte ise bu vekaletnameyi muhafaza ederek davacının rızası ve bilgisi dışında taşınmazı diğer davalı ...’a devrettiğini, davalı ...'un mal beyanı zorunluluğunu bahane ederek davacının banka hesabını kullandığını, hesaba yatırılan bedelleri davacıya parça parça çektirerek geri aldığını, bu durumunun satış bedelinin ödendiği görüntüsü yaratmaya yönelik kurgulanmış bir hilenin parçası olduğunu, taşınmazın devrini ancak diğer davalı ... tarafından gönderilen kira ihtarnamesi ile tesadüfen öğrendiğini ileri sürerek davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, olmadığı takdirde tazminat istemiştir. Davalı ... vekili; davacının çocuklarının davalının işyerinde çalıştığını ve davalı ile ailece tanıştıklarını, davacının taşınmazını satmak istediğini davalıya söylediğini ve davalıyı vekil tayin ettiğini, davalının da davacının isteği ve onayı ile taşınmazı ... isimli kişiye sattığını, davalının kendisini polis olarak tanıttığı iddiası gerçek dışı olduğunu, taşınmazın 404.000,00 TL'ye satıldığını satış bedelinin tümünün davacının banka hesabına yatırıldığını savunmuştur.Davalı ...; davacının tüm iddialarının ve suçlamalarının gerçek dışı olduğunu, kimseyi dolandırmadığını, satış bedelinin tümünü bizzat davacının banka hesabına ödeyip taşınmazı satın aldığını savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu olaya ilişkin yapılan ceza yargılamasında davalıların nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair somut bir delil bulunmadığı, davalı ... tarafından davacı ...'in banka hesabına evin satış bedeli olan 78.000,00 TL, 70.000,00 TL, 56.000,00 TL ve 200.000,00 TL olmak üzere toplam 404.000,00 TL'nin gönderildiği, davacının parça parça hesabına yatan parayı bankadan çekerek davalı ...'a teslim ettiğine ilişkin somut bir delil ortaya konulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya sunulan banka dekontlarına göre bedelin davacıya alıcı tarafından banka kanalı ile gönderildiği, bilirkişi raporunda belirtilen değer ile tapuda gösterilen değer arasında aşırı fark bulunmadığı, tapu maliki olan davalının kötü niyetli olduğu hususunun kanıtlanmadığı, iyi niyetinin korunması gerektiği, davacının iddia ettiği gibi yatırılan paranın çekilerek davalı ...'a ödendiğinin davacı tarafından yazılı delille ispatlanamadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararında sonuç olarak usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle esastan ret kararı verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz incelemesi, adli yardımlı görüldüğünden başlangıçta alınmayan aşağıda yazılı 2.107,80 TL temyiz başvuru harcı ile 732,00 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.