Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulundan 696 ve 375 sayılı KHK ile kadroya geçen sürekli işçinin resen emekliye sevk işleminde idari yargının görevli olduğuna dair emsal karar.
Özet: Taşeron işçisi iken sürekli işçi kadrosuna atanan ve ardından yaşlılık aylığına hak kazandığı gerekçesiyle resen emekliye sevk edilen davacının, bu işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine tabi olup adli yargıda çözülmesi gerektiğine karar verirken, Danıştay Dairesi kamu gücüne dayalı ve tek yanlı idari işlem niteliğindeki bu tür tasarrufların idari yargı denetimine tabi olduğu görüşüyle, sürekli işçi statüsündeki personelin resen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin hukuki niteliği ve görevli yargı kolu üzerindeki uyuşmazlığı incelemektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : █████████Karar No : ████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Sağlık Bakanlığı ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde taşeron firma işçisi olarak görev yapmakta iken, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 23. madde uyarınca █████/2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna atanan davacının, yaşlılık aylığı almaya hak kazandığından bahisle, █████/2022 tarihinde re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesine göre, 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarda iş mahkemelerinin görevli olduğu; uyuşmazlık konusu olayda, davacının emekliye sevk edilmeden önce 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiği, 4857 sayılı İş Kanunu'na göre çalışmakta iken 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi ve "375 sayılı KHK'nın Geçici 23 ve 24. Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar"ın 41. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edildiği; dava konusu emekliye sevk işleminin özel hukuk hükümlerine göre tesis edildiği açık olduğundan, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun, kararın hüküm fıkrasında yer alan "davanın görev yönünden reddine," ibaresinden sonra "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde esas hakkında hüküm verecek mahkemece hüküm kurulacağı cihetle yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmamasına, görevli mahkemede davaya devam edilmemesi halinde ise" ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararıyla;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. Maddesine, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. ve 5. maddelerine; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükteki haliyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23. maddesinin birinci ve beşinci fıkraları ile "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 ve Geçici 24 üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar"ın 41. maddesinin ikinci fıkrasına yer verildikten sonra, İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarının, idari dava türlerinden biri olduğunun, idare hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu, İdarenin; idare hukuku alanında, kamu gücüne dayalı olarak re'sen ve tek yanlı irade açıklaması sonucu tesis etmiş olduğu işlemlerle, hukuk alanında yeni durum oluşturmasıyla işleme idari işlem kimliği kazandırdığı ve kural olarak bu işlemlerin, özel yasal düzenlemeler dışında idari yargı denetimine tabi bulunduğu, Uyuşmazlıkta, Sağlık Bakanlığı ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde taşeron firma işçisi olarak çalışmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23. maddesi uyarınca sürekli işçi kadrosuna atanan davacının, "Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 ve Geçici 24 üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar"ın 41. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, yaşlılık aylığı almaya hak kazandığından bahisle, █████/2022 tarihinde re'sen emekliye sevk edilmesine karar verildiği, Buna göre, davacının re'sen emekliye sevk edilmesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemin, doğrudan özel hukuk hükümleri uyarınca eşit taraflarca düzenlenmiş ya da İş Kanunu uyarınca tesis edilmiş bir işlem olmadığı, işlemin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23. maddesi uyarınca ve idarenin tek taraflı irade beyanıyla kamu gücüne dayanılarak tesis edildiği, Tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine istinaden davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemin, idarenin kamu gücüne dayalı tek yanlı tasarrufu ile tesis edilen idari nitelikte bir işlem olduğu ve bu nitelikteki işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde idare mahkemelerinin görevli olduğu, Nitekim, benzer mahiyetteki bir uyuşmazlıkta (375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23. maddesi uyarınca sürekli işçi kadrosuna atanan ve güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle aynı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca görevine son verilen bir kişinin açtığı davada), Uyuşmazlık Mahkemesinin █████/2022 tarih ve E:████████, K:████████ sayılı kararıyla davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğuna karar verildiği, Bu durumda; İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasına; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesine; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. ve geçici 25'inci maddelerine, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 ve Geçici 24 üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar'ın 16. maddesinde, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4., 9., 48., 101. ve 105. maddelerine yer verildikten sonra,Bakılan davaya konu uyuşmazlığın, davacının sürekli işçi olarak atanmasına dair işleme (dolayısıyla geçmişe) dönük olarak yapılan değerlendirme neticesinde sürekli işçi olarak atanma şartlarını sağlayamadığı gerekçesiyle görevine son verilmesinden kaynaklanmayıp, aksine, idarece atanması sonrasındaki sürece ilişkin olarak yapılan değerlendirme neticesinde sürekli işçi olarak atanmasında ve çalışmasında idarece hukuka aykırılık görülmemekle birlikte istihdam edilebileceği azami sürenin dolduğundan bahisle atanma sonrasındaki sürece (dolayısıyla işlem tarihinde işçi statüsündeki duruma) göre emekliye sevk edilmesinden kaynaklandığı,Uyuşmazlık konusu olayda, davacının 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra 2018 yılında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesi uyarınca sürekli işçi kadrosuna atandığı, bu statü ile sigortalı çalışan olarak istihdam edilmekte iken, istihdam süresinin hiç bir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandığı tarihi geçemeyeceği gerekçesiyle emekliye sevk edildiğinin anlaşıldığı; buna göre, emekliye sevk edilmesinden doğan uyuşmazlığın, emekliye sevk edilmesi yönünde tasarrufta bulunulan tarih itibarıyla "emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıp kazanmadığının" 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmesi yoluyla çözümlenmesi gerektiği,Devamında, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesinin uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar'ın 16. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen "Bu şekilde sürekli işçi kadrosuna geçirilenlerin istihdam süresi hiçbir şekilde emeklilik, yaşlılık ve malullük aylığını kazanma tarihini geçemez." şeklindeki düzenlemenin, amacı ve kapsamı itibariyla sadece sürekli işçi kadrosunda istihdam edilme süresinin sona erme tarihinin belirlenmesine ilişkin olduğu, gerek 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de gerekse söz konusu Usul ve Esaslar'da sürekli işçilerin emekliye sevk edilmeleri ile ilgili açık (özel) bir düzenleme yer almadığından; 5510 sayılı Kanun'un kamu görevlilerinin emekliye sevk edilmelerine dair genel düzenleme niteliğindeki 48. maddesinin (sürekli işçi kadrosunda bulunan) davacı hakkında da uygulanması gerektiği,Yukarıda yapılan açıklamalar üzerine, davacının 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra sürekli işçi kadrosuna atandığı, 5434 sayılı Kanun'a tabi olmadığı, emekliye sevk edilmesine gerekçe gösterilen "emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıp kazanmadığının" 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği gibi, emekliye sevk edilmesine dair tasarrufun da 5510 sayılı Kanun'un 48. maddesi kapsamında olduğu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de ise sürekli işçi kadrosunda bulunanların emekliye sevk edilmelerine ve/veya bu hususta doğan uyuşmazlıklara karşı yapılacak kanun yolu başvurularına ilişkin açık bir düzenlemenin yer almadığı, esasen, böyle bir düzenlemenin 5510 sayılı Kanun'un 105. maddesi hükmü ile de bağdaşmayacağı, dolayısıyla, davacının emekliye sevk edilmesinden doğan uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesi hükmü gereği idari yargının görevinde olmayıp adli yargının görevinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve E:████████, K:████████ sayılı kararı ile █████/2022 tarih ve E:████████, K:████████ sayılı kararının dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği; kendi inisiyatifi dışında 696 sayılı KHK ile daimi işçi statüsüne geçirildiği ve daimi işçi statüsünde çalışmasına devam ettiği, 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. madde ile taşeron işçilerin kamuda sürekli işçi kadrosunda istihdam edilmeleri kapsamında idarenin tek taraflı olarak ve kamu gücüne dayanarak belirlediği şartlar neticesinde █████/2018 tarihi itibarıyla daimi işçi olarak çalışmaya devam ettiği; sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi konusunda herhangi bir takdir yahut seçimlik hakkı, inisiyatifleri bulunmadığı ve İş Kanunu hükümleri uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçirilmediğinden uyuşmazlığın idari yargı mercilerince çözüme kavuşturulması gerektiği; KHK ile kadroya geçen eski taşeron işçilerin zorunlu emeklilik uygulamasına tabi tutulduğu, iş akitlerinin sona erdirildiği; iş akdinin feshine sebep olan KHK' da bu kapsama giren işçilerin hangi tarihe kadar çalıştırılacaklarına dair hüküm yer aldığından işe iade talebi yönünden İş Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı ve bu sebeple zorunlu emekliliğe tabi tutularak emekliliğe sevk edilmesi işleminin de yine açıkça idari nitelikte olduğu; re'sen emekliye sevk edilmesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemin doğrudan özel hukuk hükümleri uyarınca eşit taraflarca düzenlenmiş ya da İş Kanunu uyarınca tesis edilmiş bir işlem olmadığı; 375 sayılı KHK' nın Geçici 23. maddesi uyarınca ve idarenin tek taraflı irade beyanıyla kamu gücüne dayanarak tesis edilen bir işlem olduğu ve bu nitelikteki işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde idare mahkemelerinin görevli olduğu; 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin 2. fıkrasında geçen ''kamu görevlilerinin'' ibaresinin memur, sözleşmeli memur ve işçi ayrımı yapmayıp tüm kamu görevlilerini kapsadığı; davalı idarenin yaptığı işlemin idari işlem olduğu, zorunlu emekliliğiyle ilgili işlemlerinin İdare Mahkemelerinin görevinde olduğu; maruz kaldığı negatif ayrımcılığı ortadan kaldıran, Anayasal hakkı olan çalışma hakkına yeniden kavuşabilmesine yardımcı olacak düzenlemeden daha fazla hak kaybına uğramadan faydalanabilmesi için ivedilikle idari yargı nezdinde bu hususun değerlendirilmesi, zorunlu emekliliğe tabi tutulma işleminin iptali ile zorunlu emeklilik tarihi itibarıyla yoksun kaldığı parasal haklarının tarafına ödenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; Sağlık Bakanlığı ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde taşeron firma işçisi olarak görev yapmakta iken, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 23. madde uyarınca █████/2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna atanan davacının, yaşlılık aylığı almaya hak kazandığından bahisle, █████/2022 tarihinde re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinde; "Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.......D) İşçiler:(Değişik birinci cümle: 4/4/2007 - 5620/4 md.) (A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan geçici işçilerdir. Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz." hükmü, █████/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 9. maddesinde; " (1) █████/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname yürürlükten kaldırılmıştır. 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alan kadrolar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yeniden düzenlenerek genel kadro ve usulüne ilişkin ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesine eklenir. Bu süre içinde anılan cetveller ile 10/5/2018 tarihli ve 7142 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararname ve ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnameleri çerçevesinde yeniden teşkilatlanan kurumlara ait kadro ve pozisyonlar genel kadro ve usulüne ilişkin ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümleri çerçevesinde geçerliliğini korur." hükmü, Genel Kadro ve Usulü Hakkında 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Sürekli işçi kadroları ve sözleşmeli personel pozisyonları" başlıklı 8. maddesinde;" (1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren kuruluşların,a) Atölye, şantiye, fabrika ve çiftlik gibi işçi istihdamı zorunlu olan hizmet birimleri ile temizlik, koruma ve güvenlik, bakım ve onarım gibi destek hizmetleri için Cumhurbaşkanınca sürekli işçi kadrosu ihdas edilebilir.b) Sürekli işçi kadroları Devlet Personel Başkanlığınca başka unvanlı sürekli işçi kadroları ile değiştirilebilir, birimler arası aktarmalarda da aynı usule uyulur. Bu işlemlere ilişkin bilgiler Devlet Personel Başkanlığınca bir ay içerisinde Strateji ve Bütçe Başkanlığına bildirilir.c) Sürekli işçi kadrolarından boş olanların açıktan atama amacıyla kullanılması, ilgili mevzuatı uyarınca yükümlü oldukları engelli ve eski hükümlü işçi atamaları ile sürekli işçiyken askerlik görevi sebebiyle kurumlarından ayrılanlardan muvazzaf askerlik hizmeti dönüşü göreve başlayacaklar hariç Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Strateji veBütçe Başkanlığının iznine tâbidir.(2) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren kuruluşların, a) Sözleşmeli personel pozisyonları; sayı, unvan, nitelik, sözleşme ücreti ve sürelerinin belirlenmesi suretiyle merkezde toplam sayı olarak, taşrada ise bölge veya il bazında Cumhurbaşkanınca ihdas edilebilir.b) Sözleşmeli personel pozisyonları Devlet Personel Başkanlığınca başka unvanlı sözleşmeli personel pozisyonları ile değiştirilebilir, birimler arası aktarmalarda da aynı usule uyulur. Bu işlemlere ilişkin bilgiler Devlet Personel Başkanlığınca bir ay içerisinde Strateji ve Bütçe Başkanlığına bildirilir.c) Sözleşmeli personel pozisyonlarından boş olanların açıktan alım amacıyla kullanılması, Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Strateji ve Bütçe Başkanlığının iznine tâbidir.(3) İhdas ve izin işlemleri tamamlanmaksızın sürekli işçi ve sözleşmeli personel çalıştırılamaz.(4) Boş kadro ve pozisyonlara yapılacak atamalar, atamanın yapıldığı tarihten itibaren bir ay içerisinde Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.(1) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren kuruluşların,a) Atölye, şantiye, fabrika ve çiftlik gibi işçi istihdamı zorunlu olan hizmet birimleri ile temizlik, koruma ve güvenlik, bakım ve onarım gibi destek hizmetleri için Cumhurbaşkanınca sürekli işçi kadrosu ihdas edilebilir.b) Sürekli işçi kadroları Devlet Personel Başkanlığınca başka unvanlı sürekli işçi kadroları ile değiştirilebilir, birimler arası aktarmalarda da aynı usule uyulur. Bu işlemlere ilişkin bilgiler Devlet Personel Başkanlığınca bir ay içerisinde Strateji ve Bütçe Başkanlığına bildirilir.c) Sürekli işçi kadrolarından boş olanların açıktan atama amacıyla kullanılması, ilgili mevzuatı uyarınca yükümlü oldukları engelli ve eski hükümlü işçi atamaları ile sürekli işçiyken askerlik görevi sebebiyle kurumlarından ayrılanlardan muvazzaf askerlik hizmeti dönüşü göreve başlayacaklar hariç Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Strateji veBütçe Başkanlığının iznine tâbidir.(2) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren kuruluşların,a) Sözleşmeli personel pozisyonları; sayı, unvan, nitelik, sözleşme ücreti ve sürelerinin belirlenmesi suretiyle merkezde toplam sayı olarak, taşrada ise bölge veya il bazında Cumhurbaşkanınca ihdas edilebilir.b) Sözleşmeli personel pozisyonları Devlet Personel Başkanlığınca başka unvanlı sözleşmeli personel pozisyonları ile değiştirilebilir, birimler arası aktarmalarda da aynı usule uyulur. Bu işlemlere ilişkin bilgiler Devlet Personel Başkanlığınca bir ay içerisinde Strateji ve Bütçe Başkanlığına bildirilir.c) Sözleşmeli personel pozisyonlarından boş olanların açıktan alım amacıyla kullanılması, Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Strateji ve Bütçe Başkanlığının iznine tâbidir.(3) İhdas ve izin işlemleri tamamlanmaksızın sürekli işçi ve sözleşmeli personel çalıştırılamaz.(4) Boş kadro ve pozisyonlara yapılacak atamalar, atamanın yapıldığı tarihten itibaren bir ay içerisinde Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Devlet Personel Başkanlığına bildirilir." hükmü, █████/2017 tarih ve 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 127'nci maddesiyle yapılan düzenleme ile 27/6/1989 tarih ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 23. maddesinde; ''5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemeleri merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/███████ tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar;a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak,b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak,c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak,ç) En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek kaydıyla, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde idaresinin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birimine, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların idarelerince belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması ve sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde idarelerince sonuçlandırılır. ....Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez. Özel güvenlik görevlilerinden bu madde kapsamında geçiş işlemleri yapılanlar, 5188 sayılı Kanun hükümlerine de tabi olmaya devam eder. ...Sürekli işçi kadrolarına geçirileceklerin kadroları, başka bir işleme gerek kalmaksızın geçiş işleminin yapıldığı tarih itibarıyla sürekli işçi unvanı ile ihdas edilmiş sayılır. İhdas edilen kadrolar ilgili idarelerce adedi, bütçe ve teşkilatı ile birimi/yerleşim yeri belirtilmek suretiyle geçiş işlemlerinin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığına bildirilir. Sözleşmeleri askıya alınanlar ile askerde bulunanların kadroları hariç olmak üzere bu şekilde ihdas edilen sürekli işçi kadroları, herhangi bir sebeple boşalması halinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.'' hükmü yer almaktadır.5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi ise, "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür." hükmünü içermektedir.Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde; "İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:███████, K:███████ sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) (Değişik: █████/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." düzenlemesi yer almaktadır.Temyize konu belge ve bilgilerin incelenmesinden; uyuşmazlığı oluşturan noktanın davacının, idare tarafından, 375 sayılı KHK'nın Geçici 23. maddesinin 5. fıkrasının (mülga) 2. cümlesi uyarınca re'sen zorunlu olarak emekliye sevk edilmesi işleminin oluşturduğu; davacının 5510 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığına hak kazanmasıyla ilgili herhangi bir iddia ileri sürmediği yani idare tarafından yanlış hesaplama yapıldığı, yaşlılık aylığına hak kazanmadığı yönünde bir iddiası olmadığı; zorunlu olarak emekliye sevk edilmesi işleminin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek iptal davasını açtığı tespit edilmiştir.375 sayılı KHK'nın Geçici 23. maddesi uyarınca idare tarafından tek taraflı olarak belirlenen koşullara uyulması şartıyla sürekli işçi kadrosunda geçirilen davacı, yine, idare tarafından, kendi isteği dışında anılan hüküm uyarınca tek taraflı ve kamu gücü kullanılarak tesis edilen bir idari işlem ile emekliye sevk edilmektedir. Bu noktada, davacının çalışma süresi, idare tarafından mevzuat hükümleri ile tek taraflı belirlenmiştir. İdare tarafından yapılan bu belirleme, yukarıda ayrıntılan aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca aslında kadro ihdası ve kullanımı ile ilgilidir. Davacı taraf, sürekli işçi statüsünde kamuda görev yaptığı için yani idarenin belirlediği koşullar altında ve gene idare tarafından belirlenen çalışma süresi içerisinde kamuda istihdam edildiği için iradesi çalışmaya devam etme yönünde olsa bile, özel sektörün tersine, mevzuat hükümleri uyarınca çalışmaya devam etmesi mümkün olmayıp, emekli olduktan sonra da kendisi için ihdas edilen sürekli işçi kadrosu da iptal edilecektir.Davacının sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi ile ilgili işlemlerin idari yargı merciilerince denetleneceği noktasında bir tartışma bulunmamaktadır. Bu bağlamda, anılan kadronun kullanımının sonlandırılmasıyla ilgili olan davacının zorunlu olarak emekliye sevk edilmesi işleminin de idari yargı merciilerince denetlenmesi gerekmektedir. Buradaki uyuşmazlığın çıkmasına neden olan husus, tarafların arasındaki iş sözleşmesinden kaynaklı bir fesih işlemi olmayıp, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. maddesinin 5. fıkrasının (mülga) 2. Cümlesinin uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Nitekim, 657 sayılı Kanun'un mülga 4/C hükmü uyarınca "geçici işçi" olarak istihdam edilen ilgililerin, yaşlılık aylığı almaya hak kazandıklarından bahisle, sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemler ile dayanağı mevzuat hükümleri ile ilgili uyuşmazlıklar da, Danıştay tarafından çözüme kavuşturulmuştur.Öte yandan, yukarıda aktarılan 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesinde açıkça anılan Kanun hükümlerinin uygulanmasından kaynaklı uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak İş Mahkemeleri belirlenmiş olup; temyize konu olayda ise, 5510 sayılı Kanundan kaynaklı bir uyuşmazlık söz konusu olmayıp, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23. maddesinden kaynaklı bir uyuşmazlığın söz konusu olduğu açıktır.Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın görev yönünden reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı istinaf isteminin reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesinin ısrar kararının, Danıştay Onikinci Dairesinin kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,4. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi. KARŞI OY X- Dava, Sağlık Bakanlığı ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sürekli işçi olarak çalışan davacının, istihdam süresinin yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı tarihi geçemeyeceği gerekçesiyle █████/2022 tarihinde re'sen emekliye sevk edilmesine dair işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesinde; ''Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.Bu Kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar.'' hükmüne yer verilmiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Görev" başlıklı 5. maddesinde; "(1)İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemi adamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,... bakar." hükmü yer almaktadır.█████/2017 tarih ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 127'nci maddesiyle yapılan düzenleme ile █████/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 23. maddede; ''5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemeleri merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/███████ tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar;a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak,b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak,c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak,ç) En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek kaydıyla, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde idaresinin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birimine, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların idarelerince belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması ve sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde idarelerince sonuçlandırılır. ....Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez. Özel güvenlik görevlilerinden bu madde kapsamında geçiş işlemleri yapılanlar, 5188 sayılı Kanun hükümlerine de tabi olmaya devam eder.'' düzenlemesine yer vermiştir.Temyize konu dosyanın incelenmesinden; 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesi kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandığından bahisle resen emekliye sevk edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı; davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazanmadığı, erken emekliliğe sevk edildiği ya da yanlış hesaplama yapıldığı yönünde bir iddiası bulunmadığı, "kendisinin zorunlu olarak emekliye sevk edilmesinin" hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.Davacının yukarıda alıntısı yapılan 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesi kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiği, söz konusu KHK'da, idarelere belirtilen koşullara sahip olan ilgilileri sürekli işçi kadrosuna geçirilme konusunda bir takdir yetkisi hakkı ya da seçimlik hak tanınmadığı, dolayısıyla idarelerin şartları taşımaları halinde ilgililerin sürekli işçi kadrosuna geçirilme konusunda herhangi bir insiyatiflerinin bulunmadığı gibi ilgililerin de anılan KHK hükmü uyarınca yaşlılık aylığına hak kazandıkları tarihten itibaren emekliliğe sevk edilmeleri konusunda herhangi bir seçimlik hakları bulunmadığı görülmektedir. Ancak, özel sektörde yaşlılık aylığına hak kazandığı takdirde işçi kendi isteğiyle emekliye ayrılabiliyorken özel sektör tarafından zorunlu emekli edilmesi sözleşmenin haksız feshi sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla, uyuşmazlıkta idarenin tek taraflı olarak belirlediği koşullar nedeniyle, idare tarafından re'sen ve zorunlu olarak, davacının emekliliğe sevk işleminin gerçekleştiği konusunda şüphe bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, idare tarafından emekliliğe sevk işleminin usule ve hukuka uygun olarak tesis edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Bu nedenle, uyuşmazlığın çözümü için başvurulacak mevzuat hükümlerini, 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesi ile anılan hükmün uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar oluşturmaktadır. Bu nedenle, idarenin tek taraflı olarak ve kamu gücüne dayanarak davacı hakkında tesis ettiği, yaşlılık aylığını hak ettiği gerekçesiyle, zorunlu olarak emekliye sevk etme işleminin hukuka uygun olup olmadığını denetleyecek yargı merciinin de idari yargı mercileri olması gerektiği açıktır. Bu durumda, sürekli işçi statüsünde istihdam edildiği ve 5510 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı hususunda ihtilaf bulunmayan davacının, 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesinin 5. fıkrasının (mülga) ikinci cümlesine göre re'sen emekliye sevk edilmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın, 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesi ile bu madde uyarınca yürürlüğe konulan Usul ve Esaslar çerçevesinde çözüme kavuşturulması gerekmekte olduğundan, dava konusu işlemin hukuki denetimi idari yargının görevinde bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle, davanın görev yönünden reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı istinaf isteminin reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyoruz.