Vekalet görevinin kötüye kullanılmasıyla davacı adına kayıtlı taşınmazların vekil tarafından eşine, oradan da üçüncü kişilere devri üzerine açılan tapu iptali, tescil ve bedel talebi davası.
Özet: Davacı, tanıdığı müteahhidin yönlendirmesiyle vekil tayin ettiği kişinin, vekalet görevini kötüye kullanarak, iradesini fesada uğratma sonucu elde ettiği vekaletname ile kendisine ait taşınmazları eşine, eşinin de diğer davalılara hileli biçimde devretmesi iddiasıyla tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel talebiyle dava açmış; davalı vekilin, daireleri devrettiği kişilerden para almadığını, davacıya satış bedeli ödemediğini ve satış hakkında bilgi vermediğini itiraf etmesi üzerine ilk derece mahkemesi, tapu iptal ve tescil talebini reddederek, vekili davacıya karşı 1.684.000,00 TL tazminat ödemeye mahkum etmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının, davalılardan tanıdığı olan müteahhit ...'nun yönlendirmesi ile .... Noterliğinin 29.03.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı ...'i vekil olarak tayin ettiğini, davalı ...'in ise iradenin fesada uğratılması sonucu elde ettiği vekaletnameyi kötüye kullanmak suretiyle davacı adına kayıtlı dava konusu 5 78... parsel sayılı taşınmazdaki 5, 22... nolu bağımsız bölümleri davacıya vekaleten davalı ...'in eşi olan davalı ...'e temlik ettiğini, davalı ...'in ise 22... nolu bağımsız bölümleri davalı ...'ye, 5 nolu bağımsız bölümü ise davalı ...'a devrettiğini, tüm davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ederek davacıyı zararlandırdıklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazların bedelinin tüm davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili; müvekkili ...'nun dava dışı ... Organizasyon İnş. Dem. Tic. Ltd. Şirketinin tek ortağı olduğunu, müvekkiline ait şirket tarafından 5 78... parselin kentsel dönüşüm kapsamında kat karşılığı inşaatı için anlaşıldığını, söz konusu inşaattan 18 daire elde edileceğini, dairelerden 10 adedinin ... Organizasyon İnş. Dem. Tic. Ltd. Şirketi adına tescil edileceğini, kalan dairelerin davacıya ait olacağı hususunda anlaşmaya varıldığını, davacının, müvekkili ... ile arasında hiçbir akdi ilişkisinin mevcut olmadığını, davacının inşaatın sona erdirilmesi talebini ... Organizasyondan talep etmesi gerektiğini, haksız kazanç elde etmeye çalışan müvekkilleri aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı olan davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Davalı ... vekili; davacının tapuda yapılacak olan işlemlerin hızlı yapılması amacıyla kendi özgür iradesiyle müvekkiline vekaletname verdiğini, müvekkilinin söz konusu vekaletnameye ilişkin yapı kayıt belgesi alınması gibi tüm işlemleri tam ve eksiksiz yaptığını, tüm hususlar dikkate alındığında müvekkilinin görevini kötüye kullanacak herhangi bir eyleminin olmadığını, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş; aşamada sunduğu 06.09.2021 tarihli beyan dilekçesinde davalılardan ... ve eşi ...'i tanıdığını, bir süre yanlarında çalıştığını, davacı ...'in dava konusu taşınmazı ile ilgili olarak bina yapımı konusunda %50 olarak anlaştıklarını, kendisi çalışan olduğu için ...'nun inşaat yapması için gerekli tüm vekaletlerin kendisi adına çıkarıldığını, davacıdan da bu şekilde satış için vekalet aldığını, ancak kendisinin sadece verilen talimatları yerine getirdiğini, daireleri devrettiği kişilerden herhangi bir para almadığını, davacıya da herhangi bir satış parası vermediğini, satış yapılırken davacıya bilgi de vermediğini, davacının mağdur edildiğini sonradan öğrendiğini bildirmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin iyiniyetli malik olduğunu, satış bedelinin satıcıya banka vasıtasıyla ödendiğini, davacının müvekkili ile ilgili tanık dinletmesine muvafakati olmadığını, davacının davada iddialarını kanıtlar somut bir delilinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; davalı müvekkilinin, adına kayıtlı dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını ve bedeli önceki malike banka kanalıyla ve emre yazılı senetlerle ödediğini, önceki malik ... ile müvekkili arasında 13.11.2019 tarihli satış sözleşmesi akdedildiğini, davalının iyiniyetli olarak taşınmazı iktisap ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın sözleşmenin unsurlarını ispat edemediği, davalıların kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği, davalılara devredilen taşınmazların davacının kendi payına düştüğünün tanık delili ile ispat edilemeyeceği, ispat yükünü karşılayan başkaca herhangi bir delil bulunmaması sebebiyle davanın tapu iptal tescil yönünden reddine, ...'in davayı kabul etmesi sebebiyle kabul nedeniyle ... yönünden 1.684.000,00 TL'nin dava tarihi olan 10.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre yazılı şekilde tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli bedel talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazına gelince;
Dava konusu taşınmazlardan 22... nolu bağımsız bölümlerin davalı ... adına kayıtlı olduğu, dava konusu 5 nolu bağımsız bölümün ise diğer davalı ... adına kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazların tümünün dava tarihi itibariyle belirlenen değeri üzerinden (1.684.000,00 TL) tamamlama harcı yatırıldığı, davalı ... adına kayıtlı 22... nolu bağımsız bölümlerin keşfen saptanan değerleri toplamının ise 1.394.000,00 TL olduğu dikkate alındığında, temyize gelen davalı ... lehine belirtilen bu değer üzerinden hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün 6. bendinde belirtildiği üzere 5.100,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “Davalılar kendisini vekil ile temsil ettiğinden dolayı A.A.Ü.T uyarınca 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," cümlesinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine 6.bent olarak; " Davalılardan ..., ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettiğinden dolayı A.A.Ü.T uyarınca 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden dolayı AAÜT gereğince hesaplanan 81.590,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine" cümlelerinin yazılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!