Danıştay, ilahiyat ve din kültürü öğretmenliği mezunlarının atama yeterliliği, fakülte eşdeğerliği ve Talim ve Terbiye Kurulunun takdir yetkisinin sınırlarını inceliyor.
Özet: İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunu bir davacı, mülakatı geçmesine rağmen atanamayınca, çeşitli ilahiyat fakültesi mezunlarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atanmasına olanak tanıyan Milli Eğitim Bakanlığı düzenlemesinin ve buna dayalı atamaların Anayasadaki eşitlik ilkesine aykırı olduğunu iddia ederek iptalini talep etmiş; Danıştay Onikinci Dairesi ise Talim ve Terbiye Kurulunun düzenleme yetkisini kabul etmekle birlikte, ilgili lisans programlarının eşdeğer olup olmadığını ve atamalarda öncelik hakkı gerektiren bir durum bulunup bulunmadığını tespit etmek amacıyla Yükseköğretim Kurulundan ayrıntılı bilgi istemiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : █████████Karar No : ████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ....İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: ... Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Bölümü öğretmenliği mezunu olan davacı tarafından, 2021 yılı Mart Dönemi Sözleşmeli Öğretmenlik ataması kapsamında mülakat sınavını geçerek yerleştirme için tercih yapmaya hak kazanmasına rağmen tercihlerine yerleştirilemediğinden bahisle Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları Hakkındaki █████/2014 tarih ve 9 sayılı kararının eki niteliğinde bulunan çizelgenin 16. bölümünün 2. kısmının 3., 4., 5., 6. ve 7. başlıklarında bulunan "İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi" mezunlarının "din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliğine" atanabileceklerine dair düzenleyici işlemin ve bu işleme dayalı olarak █████/2021 tarihinde yapılan sözleşmeli öğretmenlik atamalarının iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla; Dava konusu edilen Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları Hakkındaki █████/2014 tarih ve 9 sayılı Kararı'nın yürürlüğe girdiği tarihte ve dava konusu bireysel işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun "Öğretmenlik" başlıklı 43. maddesine ve 45. maddesinin birinci fıkrasına; 7354 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarına, 4. maddesine ve 5. maddesinin birinci fıkrasına; █████/2014 tarih ve 9 sayılı Karar tarihinde yürürlükte bulunan █████/2010 tarih ve 27573 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Atama Şartları" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine; anılan Yönetmeliği yürürlükten kaldıran █████/2015 tarih ve 29329 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (c) bendine, 5. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine; █████/2011 tarih ve 28054 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 28. maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendine; Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları Hakkındaki █████/2014 tarih ve 9 sayılı kararının eki niteliğinde bulunan çizelgenin 16. bölümünün 2. kısmının 3, 4, 5, 6 ve 7. başlıklarında "İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi" mezunlarının "din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliğine" atanabileceklerinin kurala bağlandığına ilişkin açıklamaya yer verildikten sonra, Davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmemiş, Eğitim ve öğretimi geliştirme ve değerlendirme ile ilgili görev ve hizmetleri yürütmekle görevli olan Talim ve Terbiye Kulunun üst hukuk normlarıyla kendisine verilen düzenleme yetkisi içerisinde, alan öğretmenliklerine kaynak teşkil edecek Yüksek Öğretim programlarının tespitinin Talim Terbiye Kurulunun takdirinde olduğu,İdarelerin sahip oldukları takdir yetkisini, mutlak ve sınırsız bir şekilde değil, objektif bir şekilde, üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine, hukukun genel ilkeleri ile adalet ve eşitlik ilkelerine uygun olarak kullanmaları gerektiği, Bakılan davada; "İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi" lisans programlarının, "İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği" lisans programları ile karşılaştırılarak, "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine" kaynak teşkil etmesi bakımından, Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenmiş eşitlik ilkesine uygunluk bakımından eşdeğerliklerinin ve "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği"ne atanmak bakımından "İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği" programlarına öncelik hakkı verilmesini gerektiren bir hususun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği,Bu sebeple, Dairelerinin █████/2022 tarih ve E:█████████ sayılı ara kararı ile Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığından; "İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi" lisans programlarının █████/2014 tarih ve 9 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Kararının eki çizelgenin 16. bölümünde yer alan "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine" kaynak teşkil eden "İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği" lisans programları ile hangi konularda farklılıklar içerdiğinin, alınan derslerin ve verilen öğretmenlik eğitiminin içeriği açısından (Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) iş birliği ile açılan/açılacak olan Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans ya da Pedagojik Formasyon Programı/Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifikası Programını başarı ile tamamlayanlar için) birbirine eşdeğer olup olmadıklarının bilimsel gerekçelerle karşılaştırmalı olarak, benzerlik ve farklılıkların orantısal olarak da gösterilmesi suretiyle ayrıntılı bir şekilde açıklanmasının istenildiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim ve Öğretim Dairesi Başkanlığınca, ara kararına cevaben gönderilen █████/2023 tarih ve 5790 sayılı yazıda; söz konusu talebin █████/2023 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında incelendiği ve Üniversiteler Kurul Başkanlığının 23 Aralık 2022 tarihli toplantısında uygun görülen rapor da dikkate alınarak; 2547 sayılı Kanun'un 2880 sayılı Kanun'la değişik 43/b maddesi uyarınca; 9 sayılı TTK Kararı eki çizelgenin 16. bölümünde yer alan "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine" kaynak teşkil eden İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi lisans programlarının pedagojik formasyon dersleri ve içeriklerinin kazanılan yetkinlikler ve program çıktıları açılarından incelendiğinde İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği lisans programlarında yer alan pedagojik formasyon dersleri ile eşdeğer olduğuna ve anılan fakültelerin "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine" kaynak teşkil etmesinin uygun olduğuna karar verildiği, 2014-2015 eğitim öğretim döneminden itibaren İlahiyat/İslami İlimler Fakülteleri bünyesindeki İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği programlarına öğrenci alımının durdurulduğu, 2017-2018 öğretim yılından itibaren anılan fakülteler bünyesinde eğitim öğretim sürecinde pedagojik formasyon derslerinin seçmeli dersler kapsamında lisans programı içerisinde yer aldığı, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde öğretmen ihtiyacının söz konusu Fakültelerden karşılanmakta olduğunun belirtildiğiÖte yandan, Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu tarafından alınan █████/2014 tarih ve 9 sayılı Karar'ın, "Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esaslarının Atamalarda Dikkat Edilecek Hususlar Başlıklı" 7. maddesinin ikinci fıkrasında, "Türkçe, Sosyal Bilgiler, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan mezun olanlarla, ihtiyacın karşılanamaması durumunda Türkçe alanına Türk Dili ve Edebiyatı; Sosyal Bilgiler alanına Tarih ve Coğrafya; İlköğretim Matematik alanına Matematik; Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alanına Fizik, Kimya ve Biyoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan da mezun olanların ataması yapılabilir." düzenlemesine yer verildiği ve anılan düzenlemede sınırlı sayıda bölüm sayıldığı, sayılan bölümler arasında "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği"nin yer almadığı; böylece, gerekli görülen alanlar bakımından öncelik hakkına ilişkin düzenleme yapan Talim Terbiye Kurulu, eki çizelgelerdeki bölümlerde de öncelik hakkına ilişkin aynı iradeyi sürdürdüğü; Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği" bakımından herhangi bir öncelik düzenlemesine yer vermeyen █████/2014 tarih ve 9 sayılı Karar'ın anılan maddesi ile dava konusu edilen eki çizelgenin 16. bölümündeki düzenlemenin, kanun sistematiği içinde birbiriyle uyumlu olarak getirildiği,Bu durumda; "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine" kaynak teşkil eden İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi lisans programlarının pedagojik formasyon dersleri ve içeriklerinin kazanılan yetkinlikler ve program çıktıları açılarından İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği lisans programlarında yer alan pedagojik formasyon dersleri ile eşdeğer olduğu, düzenlemenin kendi sistematiği içinde, █████/2014 tarih ve 9 sayılı Karar'da yer alan diğer düzenlemelerle uyum içerisinde olduğu sonucuna ulaşıldığından, anılan fakültelerin "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine" kaynak teşkil etmesinde ve █████/2021 tarihinde yapılan sözleşmeli öğretmenlik atamalarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2020 yılı KPSS sınavından 74,59266 puan alarak sözlü sınava girdiği, sözlü sınavdan da 75 puan alarak tercih yapmaya hak kazandığı ancak █████/2021 tarihli atama sonuçlarına göre herhangi bir kuruma atanamadığı; mezun olduğu bölümün ilgili Talim Terbiye Kurulu'nun 7/2 maddesinde sınırlı olarak sayılan bölümler arasında yer almaması nedeniyle diğer bölüm mezunlarının da doğrudan mezun olduğu özel ihtisas alanına başvurabildiği; Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi alanında her fakülteden alım yapabilmek, her fakültenin talebini karşılamak için özel ihtisas alanında eğitim gören kişilerin, öncelik hakkına ilişkin düzenlemeye alınmadığı; dava konusu düzenleme nedeniyle eğitim fakültesi mezunlarının mağdur edildiği; mevcut uygulamanın onlarca eğitim fakültesi içerisinde sadece Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği okuyan öğrencilerin "Eğitim Fakültesi" ni kazanarak yerleşmelerini anlamsız hale getirdiği; formasyon eğitimi alan diğer adayların, 4 yıl boyunca "öğretmenliğin" eğitimini alan kendisi ile aynı havuzda toplanmasının eşitsizliğe yol açtığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları Hakkındaki █████/2014 tarih ve 9 sayılı kararının eki niteliğinde bulunan çizelgenin 16. bölümünün 2. kısmının 3, 4, 5, 6 ve 7. başlıklarında bulunan "İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi" mezunlarının "din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliğine" atanabileceklerine dair düzenleyici işlemin ve bu işleme dayalı olarak █████/2021 tarihinde yapılan sözleşmeli öğretmenlik atamalarının iptali istenilmiştir.Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunun █████/2014 tarih ve 9 sayılı Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esaslarının Atamalarda Dikkat Edilecek Hususlar Başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında "Türkçe, Sosyal Bilgiler, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan mezun olanlarla, ihtiyacın karşılanamaması durumunda Türkçe alanına Türk Dili ve Edebiyatı; Sosyal Bilgiler alanına Tarih ve Coğrafya; İlköğretim Matematik alanına Matematik; Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alanına Fizik, Kimya ve Biyoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan da mezun olanların ataması yapılabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Talim Terbiye Kurulunun █████/2014 tarih ve 9 sayılı kararı ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullara atanacak öğretmenlerin mezun oldukları yükseköğretim kurumları ve branşlara göre atanabilecekleri okullar ile atamalarına esas teşkil eden branş ve bölümler sayılmış olup, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine davacının mezun olduğu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunlarının yanı sıra İlahiyat Fakültesi mezunlarının da atanabileceğine karar verilmiştir. Her ne kadar, dava konusu düzenleme ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümü mezunlarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atanmalarının engellenmediği, adı geçen dersleri pedagojik formasyon alınması şartıyla İlahiyat Fakültesi mezunlarının da verebilmesinin sağlanmasına yönelik düzenleme yapıldığı görülse de, davacının mezun olduğu bölümün ilgili Talim Terbiye Kurulunun 7/2 maddesinde sınırlı olarak sayılan bölümler arasında yer almaması nedeniyle İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi mezunlarının doğrudan davacının özel ihtisas alanına başvurabildiği anlaşılmaktadır.Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu'nun █████/2014 tarih ve 9 sayılı kararının Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esaslarının Atamalarda Dikkat Edilecek Hususlar Başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasındaki eksik düzenleme nedeniyle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine öncelikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümü mezunlarının atanması gerekirken, bu fakülte mezunlarının İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi mezunları ile birlikte değerlendirilmesi, hukuk devleti ve eşitlik ilkesine aykırı olacağından, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunun █████/2014 tarihli ve 9 sayılı kararının eki niteliğinde bulunan çizelgenin 16. Bölümü 2. satırında yer alan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atanacaklara ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.KARŞI OY X- Dava konusu edilen Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları Hakkındaki █████/2014 tarih ve 9 sayılı Kararı'nın yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 43. maddesinde, öğretmenliğin, Devletin, eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleği olduğu tanımlamasına yer verilmiş, öğretmenlik mesleğine hazırlığın genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanacağı, aynı Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrasında, öğretmen adaylarında genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon bakımından aranacak niteliklerin Milli Eğitim Bakanlığınca tespit olunacağı; aynı maddenin dördüncü fıkrasında da, hangi derece ve türdeki eğitim, öğretim, teftiş ve yönetim görevlerine hangi seviye ve alanda öğretim görmüş olanların ne gibi şartlarla seçilebileceğinin Yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür. Anılan maddeler, 7354 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu ile kaldırılmış fakat aynı şekilde 7354 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında, "öğretmenlik, eğitim ve öğretim ile bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenler bu görevlerini, Türk Millî Eğitiminin amaçları ve temel ilkeleri ile öğretmenlik mesleği etik ilkelerine uygun olarak ifa etmekle yükümlüdür." hükmüne, 3. fıkrasında "Öğretmenlik mesleğine hazırlık; genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon/öğretmenlik meslek bilgisi ile sağlanır." hükmüne yer verilmiş olup; "Öğretmenlerin nitelikleri ve seçimi" başlıklı 4. maddesinde de; öğretmen adaylarında genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon/öğretmenlik meslek bilgisi bakımından aranacak niteliklerin Millî Eğitim Bakanlığınca tespit olunacağı; öğretmenlerin, öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarından ve bunlara denkliği kabul edilen yurt dışı yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar arasından seçileceği vurgulanmıştır. Aynı şekilde dava konusu karar tarihinde yürürlükte bulunan █████/2010 tarih ve 27573 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Atama Şartları" başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde," Mezun olduğu yükseköğretim programının Talim ve Terbiye Kurulunun öğretmenliğe atanacakların tespitine ilişkin kararına göre atanacağı alana uygun olmak." şartı getirilmiştir. Anılan Yönetmeliği yürürlükten kaldıran █████/2015 tarih ve 29329 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (c) bendinde, "Alan" tanımı,"Bakanlık tarafından belirlenen ve aday öğretmen ve öğretmenlerin mezun oldukları yükseköğretim programına bağlı olarak atanabilecekleri alanları," olarak yapılmış olup; 5. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde de atama şartları arasında, "Mezun olunan yükseköğretim programının, Bakanlığın öğretmenliğe atanacakların tespitine ilişkin kararına göre atama yapılacak alana uygun olması," düzenlemesine yer verilmiştir. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, aynı doğrultuda hükümler içerdiği, "öğretmenlik" mesleğinin bir "uzmanlık mesleği" olduğunun vurgulandığı; öğretmen ataması için, öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurum mezunları arasından seçim yapılması gerektiği ve pedogojik formasyon alınmasının zorunlu olduğu; bu şartları sağlayanlar arasından boş bulunan kadrolara uygun kişileri atama hususunda ve bu konuda gerekli düzenlemeleri yapmak konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Buna karşın, idareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin kasti olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği de açıktır. Yasa koyucu tarafından tanınan bu yetkinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir.Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu tarafından alınan █████/2014 tarih ve 9 sayılı Karar'ın, "Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esaslarının Atamalarda Dikkat Edilecek Hususlar Başlıklı" 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Türkçe, Sosyal Bilgiler, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan mezun olanlarla, ihtiyacın karşılanamaması durumunda Türkçe alanına Türk Dili ve Edebiyatı; Sosyal Bilgiler alanına Tarih ve Coğrafya; İlköğretim Matematik alanına Matematik; Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alanına Fizik, Kimya ve Biyoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan da mezun olanların ataması yapılabilir." düzenlemesine yer verildiği ve anılan düzenlemede sınırlı sayıda bölüm sayıldığı, sayılan bölümler arasında "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği"nin yer almadığı görülmüştür.Dolayısıyla, öğretmenlik mesleğinin; Devletin, eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleği olduğu dikkate alındığında, aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, "ilköğretim Din Kültürü Ahlak Bilgisi Öğretmeni" olmak için anılan bölümü bitirip "öğretmenlik" ünvanını elde edenlere, atanma başvurularında, öncelik verilmesi gerekirken bu bölüm mezunlarının dava konusu kararda yer verilen diğer bölüm mezunları ile birlikte değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.Öte yandan, her ne kadar, dava konusu düzenleme ile "İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği" bölümü mezunlarının "öğretmen" olarak atanmalarının engellenmediği, kararda geçen dersleri, pedagojik formasyon alınması şartıyla, İlahiyat Fakültesi mezunlarının da verebilmesinin sağlanmasına yönelik düzenleme yapıldığı belirtilse bile, davacının mezun olduğu bölümün, "İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği" bölümü olduğu ve diğer bölümlerin öğretmen olarak atanabilmesi için "pedogojik formasyon eğitimini kapsayan öğretmenlik meslek bilgisi derslerini" tamamlaması gerektiği; davacının ise, mezun olduğu bölümde anılan derslerin mezun olmadan önce zaten tamamladığı ve bu nedenle "öğretmen" unvanıyla mezun oldukları göz önüne alındığında öğretmen olarak atanma konusunda, hakkaniyet gereği de, öncelik hakkına sahip olması gerektiği düşünülmektedir.Bu durumda, İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine öncelikle anılan bölüm mezunlarının atanması gerekirken, bu fakülte mezunlarının İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi mezunları ile birlikte değerlendirilmesinin, hakkaniyete ve hukuka aykırı olacağı düşüncesiyle, dava konusu edilen Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunun █████/2014 tarih ve 9 sayılı kararının eki niteliğinde bulunan çizelgenin 16. Bölümü 2. satırında yer alan "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği"ne atanacaklara ilişkin kısımda ve bu işleme dayalı olarak █████/2021 tarihinde yapılan sözleşmeli öğretmenlik atamalarında hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının temiz isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.