Alım Satım Kaynaklı Menfi Tespit Davasında Borçluluk ve Kötü Niyet Tazminatı Kararı Veren İlk Derece Mahkemesi Hükmünün İstinaf İncelenmesi.
Özet: Menfi tespit davasında, davacı şirket kumaş bedeline ilişkin aleyhine başlatılan icra takibine borçlu olmadığını iddia ederek, malın üçüncü bir şahsa teslim edildiğini ve bedelinin bu şahsa ödendiğini ileri sürmüştür; ancak ilk derece mahkemesi, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacının kendi kayıtlarına göre davalıya borçlu olduğunu tespit ederek, davanın reddine ve davacının %20 kötü niyet tazminatı ödemesine karar vermiş, bu karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ███████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar TARİH: █████/2023DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım)KARAR TARİHİ: █████/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı aleyhine Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, takibin davacının haberi olmadan kesinleştirildiğini, takipte borcun dayanağı herhangi bir belge de sunulmadığını, davacının davalıya herhangi bir borcu olmadığını, takip dayanağı olarak gösterilen ve davacı adına düzenlenen fatura ve sevk irsaliyesi incelendiğinde, sevk irsaliyesinde ...'un teslim alan olarak görüldüğünü, davacının 2015 yılına ilişkin düzenlenen Vergi İnceleme Raporunun 42-43-96. Sayfalarındaki beyanlarda, davalının davacı şirketin önceki yetkilisi ...'ı tanımadığını, satış sırasında davacının muhatap alınmadığını, malın ...'a teslim edildiğini beyan ettiğini, davalının satışını yaptığı kumaşları ...'a teslim edildiğini, davacının da kumaş bedellerini eksiksiz olarak ...'a ödediğini, davalının ...'a ulaşılamamış olması sebebiyle, 7-8 yıl sonra davacı aleyhine haksız takip başlattığını, davalının alacağı davacıya değil, dava dışı ...'a karşı ileri sürmesi gerektiğini ileri sürerek; davacını davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin tedbiren durdurulmasına, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip dayanağı 06.11.2015 tarihli, 06652 nolu faturaya ve sevk irsaliyesine göre davalının, davacıya (eski unvan ... ...) KDV dahil 296.609,86 TL değerinde kumaş satıp teslim ettiğini, davacının satış bedelini ödemediğini, davalının taraflar arasındaki ticari ilişki gereği tanzim ettiği 3 ayrı fatura için Bakırköy 32. Noterliğinin 16.03.2020 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile borcun ödenmesini davacıdan talep ettiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle davacı aleyhine Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı aleyhine başlatılan icra takibinin dayanağı olan fatura ve sevk irsaliyesinin davacının borcu olduğunu açıkça ispatladığını, davacının ödemeye ilişkin herhangi bir banka dekontu, makbuz veya belge sunmadığını, davacının dava dilekçesinde emtiayı teslim aldığını ikrar ettiğini, davacının söz konusu faturaya ilişkin süresi içerisinde hukuki bir itirazda da bulunmadığını, davacının, dava dilekçesinde ...'a ödeme yaptığını iddia ettiğini, üçüncü kişiye bir ödeme yapılmışsa bile bunun davacının davalıya borcunu sona erdirmeyeceğini, sözleşmenin tarafı satıcının davalı olduğunu ileri sürerek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; davanın İİK'nun 72 maddesi kapsamında menfi tespit istemine ilişkin olduğu, taraf defterleri üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda, taraflar arasında 670.680,40 TL cari hesap farkının bulunduğunun, bu farkın, davacı tarafın 2016 yılı ticari defterlerine yaptığı, 11.07.2016 tarihli virman açıklamalı, 670.680,40-TL tutarlı tek taraflı 1 adet kayıt işleminden kaynaklandığının, davacı tarafından talebe rağmen bu kayıt işleminin belgesinin sunulmadığının, bu kaydın ispat edilmiş olduğu kabul edilse dahi davacının kendi defterlerinde davalı tarafa takip tarihi itibariyle 371.277,66-TL borçlu gözüktüğünün, bu nedenle davalının takibe konu ettiği 296.461,62-TL fatura tutarını talep edebileceğinin tespit edildiği, tüm dosya kapsamına göre davacının davalıya kendi defterlerine göre borçlu göründüğü, davalının alacağını tarafların ticari defter ve kayıtları ile ispat ettiği, ispat yükü kural olarak davalıda olduğu için davacı tarafa yemin teklif edilmediği, █████/2022 tarihli tensip ara kararı ile İİK 72/3 maddesi uyarınca teminat karşılığında icra veznesine yatacak paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine karar verildiği, teminatın yatırıldığı ve █████/2022 tarihinde icra dairesine tedbirin infazı için yazı yazıldığı, İİK'nun 74 maddesi uyarınca tazminat koşullarının da oluştuğu gerekçesi ile; davanın reddine, İİK 72/4. Maddesi uyarınca dava değerinin %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından haksız ve kötü niyetli takip başlatıldığını, takip dayanağı olarak gösterilen ve davacı adına düzenlenen fatura ve sevk irsaliyesi incelendiğinde, sevk irsaliyesinde ...'un teslim alan olarak görüldüğünü, davacının 2015 yılına ilişkin düzenlenen Vergi İnceleme Raporunun 42-43-96. Sayfalarındaki beyanlarda, davalının davacı şirketin önceki yetkilisi ...'ı tanımadığını, satış sırasında davacının muhatap alınmadığını, malın ...'a teslim edildiğini beyan ettiğini, davacının kumaş bedellerinin eksiksiz olarak ...'a ödediğini, davalının alacağını ...'den talep etmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda bu hususların dikkate alınmadığını, raporda davacı defterlerindeki 670.680,40 TL tutarlı tek taraflı kayıt işleminin belgesinin davacı taraftan sunulmadığı belirtilmiş ise de; █████/2023 günü gerçekleşen depremden Gaziantep ilinde bulunan davacı şirketin de etkilendiğini, ticari defterlerin bile çok zor şartlar altında bulunarak bilirkişi incelemesine sunulduğunu, bilirkişinin talep ettiği dayanak belgenin tüm aramalara rağmen bulunamadığını, belgenin deprem neticesinde meydana gelen yıkımda kaybolmuş olma ihtimalinin yüksek olduğunu, 2016 gibi eski tarihli bir işleme konu olan belgenin deprem bölgesi olan bir şehirde bulunabilmesinin imkansız olduğunu, öte yandan dayanak belgenin bulunamamış olmasının, kaydın gerçeği yansıtmadığını da göstermeyeceğini, maddi gerçeğin şekli gerçeğe kurban edildiğini, mahkemenin davalının alacağını ispat ettiğine yönelik kabulünün de hatalı olduğunu, yalnızca davalı tarafın ticari defterleri esas alınarak hüküm verildiğini, mahkemenin dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin davacı iddialarını doğrulamaya yetmediği yönündeki gerekçesinin de menfi tespit davalarında ispat yükünün davalıda olması karşısında hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek, izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine, aksi durumda kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı aleyhine faturaya dayalı başlatılmış ilamsız takipten ötürü davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosya içeriği belgelere göre; mahkemece takip dosyasının, takip dayanağı faturanın tanzim tarihine göre tarafların 2015 yılı Kasım ayına ilişkin ba-bs formlarının celbedildiği, tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davalının davacı aleyhine 296.461,62-TL tutarlı █████/2015 tarihli fatura ve sevk irsaliyesine dayalı olarak 148,23-TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 296.609,86-TL'nin tahsili amacıyla █████/2020 tarihinde ilamsız takip başlattığı, takibin kesinleşmesi üzerinde davalının eldeki menfi tespit davasını ikame ettiği, davalı tarafından davacıya 2015 yılı Kasım ayında, dava ve takip konusu faturanın da aralarında bulunduğu KDV dahil toplam 1.041.958,06-TL tutarlı üç adet fatura tanzim ettiği, bu faturaların hem davacının BA formu hem de davalının BS formu ile vergi dairesine bildirildikleri, ayrıca her üç faturanın taraf defterlerinde de kayıtlı oldukları, davacının kendi defterlerine göre davalıya 371.277,66-TL borçlu gözüktüğü, davalının ise kendi defterlerine göre davacıdan 1.041.958,06-TL alacaklı göründüğü, davacının kendi defterlerine göre davalıya daha az borçlu görünmesinin ve aradaki farkın sebebinin █████/2016 tarihinde davacı defterlerine davalı aleyhine yapılmış 670.680,41-TL bedelli virman açıklamalı kayıt olduğu, bu kaydın dayanağının davacı tarafça ispatlanamadığı, kayıt ve belgelerin zayi olduğuna dair bir delil de sunulmadığını, menfi tespit davalarında ispat yükü davalı alacaklıda ise de, dava konusu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve vergi dairesine bildirilmiş olması karşısında fatura konusu ürünlerin davacıya satılıp teslim edildiğine dair davalı lehine fiili karine oluştuğu, bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiği ve davacının karinenin aksini ispatla yükümlü olduğu, davacının kendisine satış yapılmadığına veya satış bedelinin ödendiğine ilişkin ispata elverişli herhangi bir delil sunmadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.