Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında birim fiyat değişikliği ve hakediş kesintileriyle ilgili görev ilişkisinin değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin davalı idareye karşı, birim fiyat esaslı hizmet sözleşmesi kapsamında beton imalatlarındaki çimento bedellerine ilişkin uygulanan birim fiyatların haksız yere düşürülmesi ve hakedişlerden usulsüz kesintiler yapılması iddiasıyla açtığı ticari alacak davasının dilekçesini özetlemekte olup, mahkeme yargılamanın başında uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve görevli olup olmadığı hususlarını incelemektedir.

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T. C.
A N K A R A
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı idare ile ███████████ ihale kayıt numaralı ... .... .... .... .... .... ... .... tarihinde birim fiyat esasına dayalı sözleşme imzaladığını, sözleşme eki birim fiyat tariflerine göre beton imalatları bünyesindeki çimento bedelinin, Beden 14 ve Saray 10 poz numaralı iş kalemlerinden ayrıca ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı idarenin de bu usulü benimseyerek ilk 30 hakediş ödemesini bu şekilde yaptığını, ancak 31. hakedişten itibaren bu uygulamadan dönerek beton bünyesindeki çimento için Beden YBF01 ve Saray YBF01 adıyla daha düşük bedelli yeni birim fiyatlar oluşturduğunu, bu yeni fiyatları esas alarak önceki hakedişlerde yapılan ödemelerden doğan farkı müvekkilinin 31. hakedişinden mahsup ettiğini ve sonraki ödemeleri de bu düşük fiyatlar üzerinden gerçekleştirdiğini, davalı idarenin yeni birim fiyat tespitini Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 22/2. maddesinde öngörülen sıralamaya aykırı olarak, yüklenici analizlerini dikkate almadan yaptığını, müvekkilinin ise işin devamı için 31, 32, 33 ve 34 numaralı hakedişleri ihtirazi kayıtla imzaladığını, bu usulsüz kesintiler nedeniyle toplam 34 hakedişte zarara uğradığını ve zararın tam miktarının bilirkişi incelemesiyle belirlenebileceğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL hakediş alacağının, her bir hakedişin ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Dosya üzerinden karar verildiğinden, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu da gözetilerek davalıya tebligat çıkartılmamıştır.
Dava, yapım (eser) işine ilişkin sözleşmeden kaynaklı alacağının tahsili istemlidir.
Öncelikle mahkememizce 6102 s. TKK 4, 5 maddeleri uyarınca öncelikle uyuşmazlık konusunun ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve Asliye Ticaret Mahkemesinin bu davaya görevli olup olmadığının mahkemece tespit edilmesi gerekir.
6102 s. TTK m. 5/1'de yapılan düzenlemede, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir.
Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Doktrindeki yerleşik uygulama bu yöndedir.
6102 s. TTK 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülerek karara bağlanır. Aynı düzenleme uyarınca, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, mülga 6762 s. TTK'dan farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 s. HMK m. 1 uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6102 s. TTK m. 5/4'de düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Bu nedenle yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin esasının görülmesi gerekir. Buna karşılık, kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açıkça bozmayı gerektiren bir usule aykırılık hali oluşturur.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla (6100 s. HMK m.1) düzenlenir. Görev ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir Kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir (Bkz. YHGK 14.04.2004 tarih ███████-218 Esas ████████ sayılı kararı).
Dosya içerisinde toplanan tüm deliller ve diğer belgelerin incelenmesinde; davalının kamu kurumu niteliğinde olduğu ve tacir olmadığı, bu nedenle dava nispi ticari dava olmadığından davaya bakma görevinin mahkememizin görev alanına girmediği, eldeki davanın TTK md. 4'te sayılan mutlak ticari davalardan da olmadığı, uyuşmazlığın genel mahkemenin görev alanında kaldığı, açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK 1, 20 maddeleri uyarınca, görevli ve yetkili Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ANKARA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta kesin süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!