İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde, nakliye hizmetlerinden kaynaklanan fatura borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinin incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının ticari nitelikteki nakliye hizmetinden kaynaklanan 14.880,00 TLlik ödenmemiş fatura alacağı nedeniyle başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali talebini içeren bir davayı ele almakta olup, davalının cevap vermemesi ve ticari defterlerini ibraz etmemesi üzerine bilirkişi raporu davacının usulüne uygun defter kayıtlarına dayanarak alacağı doğrulamış ve mahkeme, ticari defterlerin delil niteliği ile faturanın ispat gücünü değerlendirerek davanın esasını incelemektedir.

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; ""Davalı şirket ... aleyhine, müvekkil ile ticari ilişkisi olduğu için taraflar arasında Nakliye ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalar ile sabit bakiye kalan 14.880,00- TL bedelli borçlarının tahsili amacıyla ... 25. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Başlatılan ilamsız icra takibimizde ödeme emri usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir. Davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takip durdurulmuştur. Haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali gerekmektedir. Davalı borçlu, tanzim edilen faturalar ile sabit bakiye kalan borcunu ödemediğinden hakkında icra takibi başlatılmıştır.Müvekkil ile davalı şirket arasında müvekkilin nakliye hizmeti vermesinden kaynaklanan ticari iş ilişkisi vardır. Müvekkile ait banka hesap hareketlerinden de görüleceği üzere ödemelerin eksik yapıldığı açıktır. Tarafların aralarında nakliye hizmetine ilişkin ticari ilişki bulunmaktadır.Bu nedenlerle itirazın iptalini talep etme zaruretimiz hasıl olmuştur. Davalının kötüniyetli olarak yapmış olduğu itiraz sebebiyle, %20′ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.Davamızın kabulü ile ilgili davalının ... 25. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, Davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.CEVAP; Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; fatura ve cari hesaptan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.Mahkememizce ... 25.İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ... aleyhine 14.880,00TL asıl alacak, 1.095,82TL faiz, olmak üzere toplam 15.975,82 TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %20 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişiden alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı ... A.Ş.'nin incelemeye sunulan 2025 yılı ticari defterlerinin elektronik ortamda usulüne uygun şekilde tutulduğu, kanuni süreler içerisinde elektronik defter beratlarının alındığı, TTK hükümleri yönünden şekil şartlarını taşıdığı ve usulüne uygun tutulmuş ticari defter niteliğinde olduğu , davacı tarafça davalı adına düzenlenen 20.02.2025 tarihli ... no'lu 14.880,00 TL bedelli faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı cari hesabında ve 03.04.2025 tarihi itibarıyla davalıdan 14.880,00 TL bakiye alacak bulunduğu tespit edildiği ve söz konusu bakiyenin anılan faturadan kaynaklandığı , davalı tarafın incelemeye iştirak etmediği ve talep edilmesine rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği görüldüğünden, davalı kayıtları üzerinden karşılaştırmalı inceleme yapılamadığı, bu itibarla, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 14.880,00 TL asıl alacaklı olduğu , tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı.." rapor edilmiştir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. TTK'nın 21/2. Maddesine göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delille ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Hal böyle olunca tarafların mahkeme ara kararına uygun çağrıya göre ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme önem arz eder. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.... tarihli ve ... sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “DİĞER TARAFIN TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMESİ” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür. Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ... Esas,...Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir. Bu itibarla, yukarıda yer verilen ilam ve özellikle gerekçesi ile HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, takibe konu faturalardaki hizmetin sunulduğuna yönelik belgeleri ibraz ettiği, defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuş ve Mahkememizce davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlara itibar edilerek, aralarındaki hizmet ilişkisi nedeniyle takip tarihi itibariyle davalıdan 14.880,00 TL alacaklı olduğu , davalı tarafın davacının hizmet nedeniyle yolladığı faturalara süresinde itiraz etmediği, cevap dilekçesi sunmayan davalının davacı tarafından davaya konu edilen fatura içeriğinin anlaşmaya aykırı olduğu yönündeki savunmasının defter ibrazından kaçınmış olması nedeniyle dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne,( davacı tarafça takipte talep edilen faiz yönünden açılan bir dava yoktur) takibin asıl alacak üzerinden aynı şartlarla devamına, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulü ile davalı yanın ... 25.İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 14.880,00TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihi itibariyle değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 2.976,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.016,45TL harçtan peşin alınan 615,40TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 79,88TL harçların toplamı olan 695,28TL'nin mahsup edilerek bakiye 321,17TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından yapılan; 615,40TL Başvuru Harcı, 615,40TL Peşin/nisbi Harcı, 79,88 icra dosyasına yatan peşin harç, 9.270,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10580,68TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 14.880,00TL üzerinden hesaplanan 14.880,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,Tarafların yüzüne karşı miktar bakımından kesin olarak karar verildi █████/2026 Katip ...¸E-imzalıdır Hakim ... ¸E-imzalıdır