İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde gıda ürünleri ticareti kaynaklı cari hesap alacağına itirazın iptali davasında e-fatura ve e-irsaliye delillerinin istinaf incelemesi.
Özet: Gıda ürünleri tedariki yapan bir şirketin, faturalandırılmış ürünlerin bedelini ödemeyen davalıya karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada; davalının faturaların hukuka aykırı kesildiği, hizmet veya mal teslimi yapılmadığı savunmasına karşılık, ilk derece mahkemesi, davalının ticari defterlerini sunmaması ve bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin lehine delil teşkil etmesi, ayrıca e-irsaliyelerde teslim alan imzasının bulunmamasının tek başına borcu ortadan kaldırmayacağı tespitiyle, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacak talebini kabul ederek itirazın iptaline karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████ Esas
KARAR NO : █████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : ████████ Esas - █████████ Karar
TARİHİ: █████/2023
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin, sebze-meyve vb. gıda malzeleri satmakta olan bir şirket olduğunu, gıda sektöründe birçok başka şirkete sebze-meyve vb. ürünler tedarik ettiği gibi davalı yana da bu ürünleri tedarik ettiğini, davalı yanın davacı müvekkili şirketten almış olduğu faturalandırılmış ürünlerin ücretini ödemediğini, bunun üzerine, davalı şirkete karşı takip talebinde gösterilen alacak miktarı kadar borç ödemediğinden Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı ilamsız icra takibatı başlatıldığını, davalının anılan icra takibindeki ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz ettiğini ve nihayet icra takibinin durdurulduğunu, iş bu davayı ikame etmeden önce arabuluculuk yoluna başvurduklarını, █████/2023 tarihli arabuculuk görüşmesinde ise arabuluculuk sürecinin anlaşamamayla sona erdiğini, davalının, davacı müvekkili şirketten almış olduğu malların ücretini ödemediğini ve buna rağmen taraflarınca ikame edilmiş olan ilamsız icra takibine haksız şekilde itiraz ederek icra takibini durdurduğunu iddia ederek; Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı tarafça söz konusu faturaların verilen hizmetin karşılığında keşide edildiğini iddia etse de davacı yanın müvekkili şirkete vermiş olduğu herhangi bir hizmet bulunmadığını, bu nedenle fatura içeriğine itiraz ettiklerini, davacı tarafça alacağa ilişkin faturaların usule, hukuka ve gerçeğe aykırı olarak, ticari ilişkiden bağımsız kesildiğini, hiçbir şekilde faturayı kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla bir an için faturanın varlığı kabul edilse dahi faturanın tek başına alacağın ispatı için yeterli olmadığını, fatura içeriğinde iddia edilen hizmetin verildiğinin davacı yanca yazılı ve somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, davalı yanın iddia ettiği fatura içeriğininin kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında iddia edilen faturalar ile ilgili hiçbir mutabakat bulunmadığını, iddia edilen faturaların içeriğinin boş olduğunu, fatura ile ya hizmet satılacağını, ya da mal teslim edileceğini, müvekkilinin yetkililerince yazılı veya sözlü muvafakati veya onayı bulunmayan, tek taraflı kesilmiş ve sözleşmede yer almayan bir faturaya davalı tarafın sığınmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını, iddia edilen hizmetlerin iddia edilen alacak kadar müvekkiline sunulduğunun ve ya herhangi bir mal satıldı ise ilgili mal satımının ispat edilmesi gerektiğini savunarak; haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararında;
"........Taraflar arasındaki gıda ürünleri alım satımına dayalı ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil
niteliğinin bulunduğu,
davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 35.104,45 TL alacaklı olduğu, davacnın cari alacağını teşkil eden faturalardan tutar itibariyle BA-BS sınırını aşmayan faturaların detayları incelendiğinde, faturaların e-fatura olduğu, faturaların sevk irsaliyelerinin de e-irsaliye olarak düzenlenmiş olduğu, e-irsaliyelerde taşıyıcı bilgilerinin bulunmakla birlikte teslim alan imzası bulunmadığı, davacının düzenlemiş olduğu ve davalının kabulünde olan faturalara ait sevk irsaliyelerinde de e-irsaliyelerde taşıyıcı bilgilerinin bulunmakla birlikte teslim alan imzası bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda taraflar arasında mal teslimine ilişkin mezkur yönde teamül olduğu, bu itibarla yukarıda detayları verilmiş olan toplam 2.629,89 TL tutarındaki 3 adet faturanın hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; takip ve dava konusu olan cari hesap dayanağını teşkil eden ve tutar itibariyle BA-BS sınırını aşan faturaların tamamının davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, dolayısıyla davalının bu faturalar nedeniyle ürünleri teslim almadığını, dolayısıyla borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle bu anlamda davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin söylenemeyeceği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; ancak davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü kanıtlanmadığından davalının Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 35.104,45-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde yazılı şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
" gerekçesi ile,
''Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davalının Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 35.104,45-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde yazılı şartlarla DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan 35.104,45-Tl asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının (7.020,89-TL) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Reddedilen kısım yönünden davalının tazminat talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin müvekkil şirketin borçlu olduğunu belirtmiş olmasına karşın faturaya konu mal veya hizmetin verilip verilmediğini incelemediğini, bilirkişi tarafından yapılan incelemede müvekkil şirketin borçlu olduğunun belirtildiğini, ancak borca konu hizmetin yapıldığına, malın verildiğine dair inceleme yapılmadığını, davacı yanın fatura içeriğindeki iddia ettiği işi yaptığını ve işi teslim ettiğini ispat etmek zorunda olduğunu, sadece faturanın varlığı ve taraflarınca kabul edilmeyen cari hesabın incelendiğini, mal veya hizmetin yapıldığı / verildiğinin tespit edilmediğini, kaldı ki alacaklı taraf da malın veya hizmetin yapıldığını ispat edemediğini, bilirkişi tarafından sadece faturalara ilişkin ve müvekkil şirketin borçlu olduğuna ilişkin tespitin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Mahkemece eksik incelemeye dayanarak hüküm kurulduğunu, müvekkile ait ticari defterler incelenmeden hüküm kurulduğunu, müvekkile ait ticari defterlerin incelenmemiş olmasında müvekkilin herhangi bir kusur ve sorumluluğu da bulunmadığını, davacı yanın mal / hizmet verildiği iddiasını ispatlayamadığını, faturaların karşılığı olduğu iddia edilen malların davacı yan tarafından verilmediğini, her ne kadar davacı yan, söz konusu faturaların verilen malların karşılığında keşide edildiğini iddia etse de davacı yanın müvekkil şirkete vermiş olduğu herhangi bir hizmet ve mal bulunmadığını, kaldı ki bu faturaların müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, bu nedenle fatura içeriğine itiraz ettiklerini, salt faturanın düzenlenmiş olmasının borcun ifa edildiğini ve hizmetin verildiğini göstermediğini,
Cari hesap alacağının likit nitelikte olmadığını, bu türden alacaklara ilişkin takiplere yapılan itirazlarda icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, icra takibine karşı yapılan borca itiraz sonucunda icra inkar tazminatına hükmedilmesi için alacağın likit olması gerektiğini, davacının talep ettiği alacağın cari hesap alacağı olduğunu, bu tür alacakların likit olmadığının kabul edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Mahkemece, mal ve hizmet satımına ilişkin davacı tarafın BS formu ile mal ve hizmet alımına ilişkin davalı tarafın BA formu ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden getirtilmiş, mahkemece, taraf vekillerininde hazır olduğu █████/2023 tarihli ön inceleme duruşmasının ara kararı ile, tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, davalı tarafın mahkemece yapılan ihtarata rağmen mazeretsiz olarak bilirkişi incelemesine ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, bilirkişi tarafından davacının mal ve hizmet satımına ilişkin BS formu ve davacı tarafın ticari defter ve kayıtları ile davalı tarafın mal ve hizmet alımına ilişkin BA formu incelenmek suretiyle rapor düzendiği, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK.' nın 222 maddesi uyarınca kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhine delil sayıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda; Davacı yanın cari alacağını teşkil eden faturalardan tutar itibariyle BA-BS sırını aşan faturaların tamamının davalının BA formunda beyan edilmiş olduğu, davalının cari hesabı oluşturan BA formu ile vergi dairesine bildirdiği fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğine karine oluşturduğu, (Yargıtay 19. HD' nin ██████████ E., █████████ K. Ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) bu karinenin aksinin davalı tarafça yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği, bu yönde delil olmadığı, davacı yanın cari alacağını teşkil eden faturalardan tutar itibariyle BA-BS sınırını aşmayan toplam: 2.629,89 TL tutarındaki 3 adet faturanın e-fatura olduğu, faturaların sevk irsaliyelerinin de e-irsaliye olarak düzenlenmiş olduğu, e irsaliye ile taraflar arasında mal teslimine ilişkin mezkur yönde teamül olduğu, ayrıca davalının mazeretsiz defter ibraz etmemiş olması hususu nazara alındığında, usulüne uygun tutulmuş davacı defterlerindeki bakiye alacak kaydının HMK'nun 222/3 fıkrası uyarınca davacı lehine delil niteliğini haiz olduğu, diğer ifade ile açık hesaba konu satış faturaları karşılığında davalıya mal teslim edildiğine dair davacı lehine fiili karine oluştuğu böylece ispat yükünün yer değiştirdiği, davalının açık hesaba konu faturalardan bakiye alacağı oluşturan faturalara konu malın teslim alınmadığı veya bedelin ödendiğine dair ispata elverişli delil sunmamış olması karşısında, mahkemece davanın kısmen kabulüne ve davaya konu alacak faturadan kaynaklı olup likit olduğundan İİK. 67 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.397,98 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 599,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.798,48 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!