Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde şirket ortaklarının yetkiyi kötüye kullanarak maddi ve manevi zarara yol açtığı iddiasıyla açılan tazminat davası.
Özet: Bu dava, bir şirket ortağının diğer ortağı aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat talebini konu almaktadır; davacı taraf, davalının şirket aktifindeki taşınır ve taşınmazları muvazaalı işlemlerle ve düşük bedellerle elden çıkararak, şirket paralarını zimmetine geçirerek ve ticari itibarını zedeleyerek toplamda 4.5 milyon TLyi aşan maddi ve manevi zarara yol açtığını iddia ederken, davalı ise bu iddiaları reddederek, asıl davacı ortağın şirketi terk edip rekabet eden bir firma kurarak ortak şirketi fiilen çalışamaz hale getirdiğini savunmakta ve davanın reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
...
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : █████/2010
...
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat
....
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2014
KARAR TARİHİ : █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2024
ASIL DAVA
DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ... ile davalının diğer davacı şirketin ortakları ve her ikisinin de münferiden şirketi temsile yetkili müdürü olduklarını, ...'un son yıllarda hem davacı şahsı, hem de davacı şirketi zarara uğratmak için çeşitli eylemlerinin tespit edildiğini, münhasıran müdürlük yetkisini kullanarak şirkete ait tüm taşınmazları ve bazı taşınır demirbaşları, davacıdan habersiz olarak TTK'nun 443/2.madde hükmüne aykırı biçimde ve düşük bedellerle, muvazaalı/aldatıcı işlemlerle elden çıkardığını, davacı şirkete ait bazı araçların cebri icra yollarıyla satılmasına neden olduğunu, bu eylemleri üzerine hakkında Cumhuriyet Savcıları tarafından muhtelif davalar açıldığını, davalının, sürekli ve düzenlilik arz eden haksız ve zararlandırıcı eylemleriyle gerek müvekkili şirket ve gerek ortağı ...'yi maddi ve manevi zarara uğrattığını, şirket aktifinde kayıtlı nakil araçlarının ve taşınmazların gerçek değeri altında satılması, şirkete ait bazı demirbaşların davalı tarafından mal edinilmesi, üzerinde bulunan şirket paraları, bankadan ve şirket hesaplarından kendisine mal edinilen nakit varlıklar ve şirkette yaratılan maddi kar kaybı gibi kalemleri içeren maddi olguların ve kuruşlandırılmış değerlerinin tespitlerinin yaptırıldığını, maddi zararın yaklaşık 4.581.270,65TL olduğunun rapordan anlaşıldığını, ayrıca davalının gerek davacı şirket ve gerekse ortağı diğer davacının ticari itibarini yok ettiği ve manevi zarara da yol açtığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00TL maddi ve 25.000,00TL manevi zararın davalıdan avans faizi ile tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ile davacı ...'nin diğer davacı şirketin ortak ve yetkili müdürleri olup, aralarında işbu ortaklıktan kaynaklı bir dizi hukuki ihtilaf bulunduğunu, davacı tarafın, müvekkili aleyhine asılsız isnatlarla iki ceza davasının açılmasını sağlamışsa da bu davalardan ... karar sayılı dosyasında beraat karar verildiğini, diğer ceza dosyası olan ... Esas sayılı dosyada yargılamanın devam ettiğini, davacı tarafça, müvekkiline atfedilen son yıllarda muvazaalı/aldatıcı işlemlerle davacıların zarara uğramasına neden olma ve üzerinde yüklü miktarda şirket parası olduğuna ilişkin iddiaların soyut iddialar olup hukuki dayanaklarının bulunmadığını, müvekkili tarafından davacı ... hakkında, davacı şirket ile rekabet halinde olan bu şirketin ismini taklit eden ... Teknoloji ... Limited Şirketi adlı yeni bir şirketi "paravan" patron olarak kurduğu, böylece müdürlük yetkilerini kötüye kullandığı gerekçesiyle .... esas numarasıyla dava açıldığını, ayrıca ... hazırlık numarası ile soruşturma açıldığını, davacı tarafça kısa süre sonra bu şirketin adının "... olarak değiştirildiğini, müvekkilinden aldığı bilgiye göre davacı şahsın bu rakip şirketi faaliyete geçirdikten sonra Nisan 2009 tarihinden itibaren davacı şirkete hiç uğramadığını, hiçbir çalışmada bulunmadığını, davalının ortak şirketin iş yaparak gelir elde etmek için yaptığı çalışmalarını müdürlük yetkisine dayanarak geri çektiğini veya ortak şirketi kötüleyerek müşterileri, gizli ortağı olduğu .... yönlendirdiğini, davacılardan ...'nin davacı şirketi tamamen çalışamaz hale getirmek için son kalan 2 personeli de █████/2010 tarihinde müdürlük yetkisine dayanarak işten çıkardığını, böylece ortak şirketi tamamen iş yapamaz hale getirdiğini, bilgisayar yüksek mühendisi olan müvekkilinin de tamamen gelir elde edemez duruma geldiğinden gayri faal duruma düşmüş olan ortak şirket ile rekabet etme durumu da olamayacağından geçimini sağlayabilmek için █████/2010 tarihinde tescil ve ilan edilen .... kurduğunu, dava tarihi itibariyle bu şirketin hiçbir fatura kesmediğini ve hiçbir gelir elde etmediğini belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DAVADA
DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ... ile davalının birlikte davacı şirketin münferiden temsilcileri olduğunu, davalı ...'un şirket temsilcisi sıfatıyla görev ve yetkilerini kötüye kullanarak, şirkete ait menkul ve gayrimenkul malları, gerek muvazaalı yollardan uhdesine ve tanıdığı üçüncü şahıslara devrettiğini, gerekse ortada ihtiyaca dayalı hiçbir sebep yokken ucuza satmak suretiyle şirket mal varlığında azalma meydana getirerek görevini kötüye kullandığını ve müvekkili şirkete ve şirket ortağı müvekkili ...'ye yüklü miktarda zararlar verdiğini, kanunun kendisine tanıdığı ve basiretli ticaret adamı olmanın kendisine yüklediği alanın dışına çıkarak şirket dışında oluşturduğu bir şebekeyi organize ederek müvekkilinden gizli, şirketin ilgisinin bulunmadığı bir semtte ayrı bir bankada şirket hesabı açtırarak şirketin taşınmazlarını, araçlarını ve demirbaşlarını hile ve muvazaalı bir şekilde satış göstererek kendisine mal ettiğini, ayrıca ...ve ... ... Limited Şirketi isimli iki yeni şirket kurduğunu ve davacı şirketin işlerini ve müşterilerini bu şirketlere yönlendirerek müvekkili şirketin ve müvekkili ortağın kazanç kaybına sebebiyet verdiklerini, davalılardan ... hakkında ... esas sayılı dosyasında ve ... esas sayılı dosyalarında dava açıldığını ve derdest olduğunu, şirkete ait taşınmazları kötü niyetli olarak kendi yakınlarına devredip şirket mal varlığından çıkarması nedeniyle taşınmazlara ait tapu kayıtlarının iptali ve şirket adına tescili için ...esas sayılı dosyasından dava açıldığını, müvekkili ... tarafından mağduriyetin tespiti ve davalıların şirkete vermiş oldukları zararın ortaya çıkartılması amacıyla .... şirket zararının tespiti amaçlı bir rapor tanzim edilmesi için başvurulduğunu, kendi konularında uzman 5 bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu, şirketin toplam olarak 4.581.270,00TL zarara uğratıldığının tespit edildiğini, davacıları zarara uğratan eylem ve işlemlerin, davalı ...'un sahip olduğu münferit imza yetkisini müvekkili şirket zararına kullanarak şirketin mal varlığında kayıtlı taşınmazları muvazaalı işlemlerle üçüncü kişilere devrettiği, varsa aldığı devir bedellerini de şirket hesaplarına aktarmadığını, bu malların toplam emsal değeri ile şirket adına yaptığı ödemelerin değeri arasındaki farkın davalılar üzerinde bulunduğunu, davalıların, davacı şirkete ait demirbaş kayıtlarında bulunan ve değeri 1.250.000,00TL olan demirbaşların tamamına yakını kötü niyetli olarak satıp, bedelini zimmetlerine geçirdiklerini, ... ... Limited Şirketi'ne ait malları gizlice satıp vergi dairelerine beyanname ile bildirmediği için ... davacı şirkete Kurumlar Vergisi, KDV, ... yönelik olarak gönderilen yazıda şirkete kesilen cezalar için şirketin takdir komisyonuna sevk edildiğinin bildirildiğini, vergi dairesiyle yapılan görüşmeler sonucunda 1.500.000,00TL tutarında bir vergi cezası tahakkuku olabileceğinin bildirildiğini, şirkete ait tüm varlıklarını davalıların satması ve tüm paraları üzerlerine geçirmesi nedeniyle şirketin...'ya ödemesi gereken prim borçlarının ödenemediğini ve .... prim ve cezalara yönelik çok sayıda ceza ihbarının geldiğini, davalı ...'un, davacı ... hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmak amacıyla bir avukatlık bürosundan danışmanlık hizmeti aldığını ve danışmanlık hizmeti ücreti 20.000,00TL'yi davacı şirkete fatura ederek şirketi bu yönüyle de zarara soktuğunu, davalılar tarafından TTK'nun 443/2.maddesi hükmüne aykırı şekilde gerçekleştirilen fiillerin şirketin bütün mal varlığını kaybetmesi ve elde edeceği kazançlara ulaşamamasına sebebiyet verdiğini, davalılar tarafından gerçekleştirilen eylemler sonucunda davacı ... ... Limited Şirketi'nin mal varlığının tamamen yok edildiğini, vergi borçları, ... primleri, işçi tazminatlarının ödenemez hale geldiğini ve davacı ...'nin şirket borçları ve vergi cezalarıyla baş başa bırakıldığını, cebri icra tehdidi altında ticari itibarinin sona erdiğini, maddi kayıpların yanında manevi ezaya uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 900.000,00TL maddi, 100.000,00TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuş, davacılar vekili █████/2023 tarihinde ıslah dilekçesi ile maddi tazminata konu dava değerini yine fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 10.851.286,65TL'ye yükselterek ve iç açılımını da yaparak harcını ikmal etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı şirkete temsil kayyımı atanmış olup, bu şirketi ... esas sayılı dosyada kayyımın temsil ettiğini, ... tarafından verilmiş vekaletname ile şirket adına işlem yapılmasının hukuken mümkün olamayacağını, esasa ilişkin olarak da; davalılardan ... ile davacılardan ...'nin diğer davacı şirketin ortakları ve yetkili müdürleri olup aralarında bu ortaklıktan kaynaklı bir dizi hukuki ihtilaf bulunduğunu, taraflar arasında derdest hukuk ve ceza dosyaları olduğunu, diğer davalı ... davacı şirket ortaklarından olup hiçbir dönemde şirketi temsil yetkisi bulunmadığından hiçbir işlemde imza ve iradesinin bulunmadığını, bu davalı hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı iddialarının asılsız olup, bunun aksinin derdest olan hiçbir davada henüz kanıtlanamadığını, davacı tarafın iddialarının aksine, bahsi geçen menkul ve gayrimenkul malların hiçbirinin davacı şirketçe satıldıktan sonra davalılar uhdesinde bulunmadığını ve halende bulunmadığını, davalı ...'un ortak şirketin içinde bulunduğu maddi sıkıntılar karşısında, şirket borçlarının kötü niyet tazminatına hükmolunmadan ödenebilmesi, olası yeni alacak davalarının getireceği ilave maliyetlere katlanılmaması ve şirketin daha fazla zarara uğramaması amacıyla şirket envanterindeki bazı varlıkların değerlerine satılabilmesine olanak sağlayabilmek amacıyla davacıya noterden ihtarname göndererek toplantı talebinde bulunduğunu, davacının bir başka ihtarname ile böyle bir toplantı yapılmasına ve müvekkili borçlarının ödenmesine karşı çıktığını, bunun üzerine müvekkili ... tarafından şirket adına kayıtlı bir kısım taşınmazın değerinin ... tarafından yetkilendirilmiş bir taşınmaz değerleme şirketine tespit ettirilerek, belirlenen değerlerin üzerinden, farklı üçüncü kişilere satışlarının yapıldığını ve satış bedellerinin şirket hesaplarına geçtiğini, davacı tarafça ileri sürülen sair iddiaların tamamının, kendilerince başka hukuk mahkemelerinde açılmış olan davalarda tazminat taleplerine esas gösterilerek ileri sürüldüğünü, davacı tarafın işbu davada aynı iddiaları mükerrer olarak ileri sürdüğünü, davacı tarafça dosyaya sunulan özel mütalaanın ise herhangi bir soruşturma veya yargılama makamının talebiyle hazırlanmadığını, sadece davacı tarafın tek taraflı ve asılsız iddialarıyla hazırlanmış bir belge olduğunu, resmi değeri ve anlamı bulunmadığını, dava dilekçesinin D başlığında ileri sürülen demirbaş değeri toplamının kimin tarafından yapılan, nasıl bir hesaba dayandığının taraflarınca anlaşılamadığından bu konudaki cevap hakkını saklı tuttuklarını, dava dilekçesinin E başlığında ileri sürülen iddiaya dayanak gösterilen .... Vergi Dairesi yazısında, cezanın beyanname vermemekten kaynaklandığının açıkça yazılı olup, davacı tarafın sorumluluğu neden sadece müvekkiline yüklemeye çalıştığının anlaşılamadığını belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
BİRLEŞEN ANKARA ... ESAS SAYILI DAVADA
DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ... ile davalının, davacı şirketin ortakları ve her ikisinin de münferit temsile yetkili müdürü olduğunu, davalının geçmiş yıllarda, hem müvekkili hem de davacı şirketi zarara uğratmak için çeşitli eylemleri sonucu tarafların ortağı ve yöneticisi olduğu davacı şirketi zor duruma düşürdüğünü, temel hiçbir borcunu ödeyemez hale geldiğini, şirketin tüm mal varlığının davalı tarafından elden çıkarıldığını, elde edilen paranın da davalı tarafından büyük ölçüde mal edinildiğini, ... esas sayılı dava dosyasında davalının, o davanın sanığı ... şirkete ve müşterilere 3.755.000,00TL tutarında zarar verdiğinin mahkemece yaptırılan ve birbirini teyit eden resmi bilirkişi heyet raporları ve dosya kapsamındaki diğer delillerle ortaya konulduğunu, davalının bu zararı ödemediğini, ceza mahkemesi kararı ile niteliği ve tutarı tespit edilebilen bu zararın kısmen giderilebilmesi için davalı hakkında ... sayılı icra takibi açıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile davalının %20 oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan ve .... esas sayılı dosyasıyla görülmekte olan davadaki talep ile işbu davadaki talebin aynı olduğunu, derdest 2 dosya bulunurken aynı taleple icra takibi başlatıldığını, bu hususun hukuka aykırı olduğunu, dava şartı yokluğu nedeniyle derdestlikten davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da icra takibi başlatmayı gerektiren vadesi gelmiş bir borç olmadığını, icra takibine dayanak gösterilen ... kararının temyiz edilmiş olup, henüz kesinleşmediğini, icra takibine dayanak bilirkişi raporlarının davacı ... tarafından alınıp ceza dosyasına sunulan mütalaa esas alınmak suretiyle düzenlendiğini, itirazlarının gözetilmediğini, ayrıca ... sayılı kararıyla davacı ... ... Limited Şirketi'nin fesih ve tasfiyesine karar verildiğini ve kararın onandığını, şirket unvanının T.H. ... ... Limited Şirketi olup, şirkete yönetici kayyım tayin edildiğini, şirket kayyımları tarafından başlatılan bir icra takibi ve usulünce açılmış bir dava bulunmadığını belirterek haksız davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE : Asıl davada istek; davacı şirketin münferit temsile yetkili müdürlerinden davalının, davacı şirketi ve diğer davacıyı zarara uğrattığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat, birleşen ... esas sayılı davada istek; davacı şirketin münferit temsili yetkili müdürlerinden davalının, davacı şirketi ve diğer davacıyı zarara uğrattığı iddiasıyla zararın tahsili isteğiyle geçilen icra takibine itirazın iptali, birleşen mahkememizin ... esas sayılı davada istek; davacı şirketin münferit temsile yetkili müdürlerinden olan ve ayrıca davacı şirket ortağı diğer davalının, davacı şirketi ve diğer davacıyı zarara uğrattıkları iddiasıyla maddi ve manevi zararın tazmini isteğine ilişkindir.
... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı-alacaklılar tarafından, davalı-borçlu hakkında .... İş sayılı kararı gereği alacaklıya verilen zararlara mahsuben denilerek 300.000,00TL asıl alacak, 300,00TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 70,50TL yargılama gideri olmak üzere toplam 300.370,50TL alacağın tahsili isteğiyle █████/2014 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Birleşen mahkememizin .... esas sayılı davada; mahkememizin ...esas ve ... esas sayılı dava sonuçları beklenilmiş, sonrasında davanın niteliği gereği heyetçe görülecek davalardan olduğundan bahisle █████/2014 tarihli duruşmada heyete tevdi edilmiş,... esas sayılı dava dosyasının karara çıktığı belirlenmiş, ... esas sayılı işbu dava ile birleştirilerek yargılama sürdürülmüştür.
Birleşen ...esas sayılı dosyanın Yargıtay'dan dönüşü beklenilmiş, derdestlik itirazında bulunulmuş olmakla, mahkememizin ████████ esas sayılı dosyasıyla birleştirilerek yargılama sürdürülmüştür.
Mahkememizin ████████ Esas-████████ sayılı karar örneğinin incelenmesinde; davacılar ... ve ... Bilgisayar ... Limited Şirketi tarafından, davalı ... hakkında, yönetici ortak sıfatıyla rekabet yasağını ihlal etmesi suretiyle davacıları zarara uğrattığından bahisle maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, yapılan yargılama sonucu davacı gerçek kişi ile davalının davacı şirketi kurdukları, münferiden temsile yetkili oldukları, davalının █████/2010 tarihinde aynı faaliyet alanında Tektrosoft .. Limited Şirketi'ni kurduğu, bu şirketin de yönetici/temsilci ortağı olduğu, bu şekilde TTK'nun 547.maddesinde belirtilen şekilde rekabet yasağını ihlal eden davranışta bulunduğu, ancak dava tarihi itibariyle Tektrosoft ... Limited Şirketi'nin kurulduğu █████/2010 tarihi döneminde bu şirket kurulumu sebepli zarara uğradığı yönünde yeterli delil bulunmadığı, maddi zarar ispat edilemediğinden bu yöndeki istemin reddi gerektiği, ancak haksız rekabet nedeniyle davacı şirketin manevi zararı oluştuğu, bu zararı talep edebilme şartlarının bulunduğu, davacı ortağa zarar verdiği yönünde iddia ve talepler yönünden ise, bu taleplere ilişkin ayrıntılı bilgi ve beyanlarda bulunulmadığı gibi ispata yarar delil sunulmadığı, davanın kanıtlanamadığı, davalının şirket müdürlüğünden azli talebinde ise Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas-████████ sayılı kararla karar verildiğinden bu davanın konusu kalmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat davalarının reddine, davacı şirket açısından manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirketin ticaret sicil özetinin incelenmesinde; şirket yetkililerinin ... ve ... olup, münferiden temsili yetkili oldukları anlaşılmıştır.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas-████████ Karar sayılı karar örneğinin incelenmesinde; asıl davada davacı-karşı davalının Hülya Yavuz ve ..., davalı-karşı davacının ..., davanın şirket yöneticiliğinden azil davası, birleşen Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyada davacının ..., davalının ... Bilgisayar .. Limited Şirketi, davanın fesih ve tasfiye davası olduğu, yapılan yargılama sonucu █████/2012 tarihli kararla asıl davada davanın kabulüne, davalının şirket müdürlüğü görevinden azline, karşı davanın Hülya Yavuz yönünden reddine, birleşen davanın kabulü ile, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir İsmail Kaan Sönmez'in atanmasına karar verildiği, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih, ██████████ Esas, ██████████ karar sayılı ilamıyla onandığı, dosya kapsamı itibariyle kararın kesinleştiğinin belirlendiği, kendisine şirketi temsilen tebligat yapılarak yargılama sürdürülmüştür.
Dava konusu taşınmazlarla ilgili, taşınmazların satışına ilişkin satış belgeleri ile tedavüllü tapu kayıtları tapu sicil müdürlüğünden celp edilmiştir.
Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne satışı yapılan dava konusu İstanbul ilinde olan taşınmazların █████/2019 ve ayrıca devir tarihi itibariyle gerçek satış değerinin tespiti, resmi satış değerinin gerçek değer üzerinden yapılıp yapılmadığı hususunda keşfen inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınması için talimat yazılmış, bilirkişi heyeti █████/2012 tarihli raporlarında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, Küçükbakkalköy mahallesi, 1882 ada 1 parsel sayılı arsa üzerinde bulunan 20.kat 281 numaralı meskenin █████/2009 satış tarihi itibariyle değerinin 400.000,00TL (tapuda gösterilen satış bedeli 310.000,00TL), dava tarihi itibariyle değerinin 435.000,00TL, İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, Küçükbakkalköy mahallesi 1891 ada 1 parseldeki arsa üzerinde bulunan 1.kat 7 numaralı bağımsız bölümün █████/2009 satış tarihi itibariyle değerinin 455.000,00TL (tapuda gösterilen satış bedelinin 350.000,00TL), dava tarihi itibariyle değerinin 495.000,00TL olarak belirlendiğini bildirmişlerdir.
Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ███████ Esas-████████ karar sayılı karar örneğinin incelenmesinde; müştekinin ..., sanıkların ..., Faruk Yeşilırmak, Hülya Yavuz, İbrahim Ateş, Mehpare Aydın, Musa Yavuz, Hasan Mert, Mahmut Baran ve Niyazi Akıncı olduğu, suçun tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, suç konusu içinde dava konusu taşınmaz satışlarının da yer aldığı, yapılan yargılama sonucu █████/2014 tarihli kararla sanık Hülya Yavuz'un üzerine atılı zincirleme nitelikli dolandırıcılık, sanıklar Mehpare Aydın, Hasan Mert, Musa Yavuz, İbrahim Ateş, Niyazi Akıncı, Mahmut Baran ve Faruk Yeşilırmak'ın üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği subuta ermediğinden ayrı ayrı beraatlerine, sanık ...'un zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan eylemine uyan TCK'nun 155/2.maddesi uyarınca; takdiren 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 43.maddesi gereğince cezanın takdiren 1/4 oranında artırılarak 1 yıl 3 ay hapis ve 6 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 62.maddesi gereğince cezanın takdiren 1/6 oranında indirilerek 1 yıl 15 gün hapis ve 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 52/2.maddesi uyarınca; 5 gün adli para cezasının günlüğü 20,00TL'den paraya çevrilerek 100,00TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 51.maddesi uyarınca sanığa verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiş,
Karar temyiz edilmiş, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin █████/2016 tarih, █████████ Esas-█████████ karar sayılı ilamı ile; müşteki Ülker Gürpınar vekilinin temyiz talebinin sıfat yokluğundan reddine, sanıklar Hülya Yavuz, Mehpare Aydın, Hasan Mert, Faruk Yeşilırmak, İbrahim Ateş, Musa Yavuz, Mahmut Baran ve Niyazi Akıncı haklarında dolandırıcılık suçundan beraatlerine ilişkin hükmün incelenmesinde, eksik inceleme ve gerekçeye dayalı olarak karar verilmesi, sanık ...'un yaptığı satışların muvazaalı olduğuna dair katılanın iddiaları bulunduğu gözetilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, sanık ...'un güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine dair hükmün incelenmesinde, hükmolunan hapis cezasının tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerekildiğinin gözetilmemesi, denetim süresinin mahkum olunan hapis cezası süresinden az olamayacak şekilde belirlenmesi, adli para cezasını kapsar şekilde ertelenemeyeceğinin gözetilmemesi, güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi sebepleriyle bozulmuş, mahkemenin ████████ esasına kayıtla bozma ilamına uyularak yargılama sürdürülmüş, █████/2019 tarih, ████████ sayılı kararla sanık ...'un zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak eylemine uyan TCK'nun 155/2.maddesi uyarınca; takdiren 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 43.maddesi gereğince cezanın takdiren 1/4 oranında artırılarak 1 yıl 3 ay hapis ve 6 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 62.maddesi gereğince cezanın takdiren 1/6 oranında indirilerek 1 yıl 15 gün hapis ve 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 52/2.maddesi uyarınca; 5 gün adli para cezasının günlüğü 20,00TL'den paraya çevrilerek 100,00TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 51.maddesi uyarınca sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, sanık Hülya Yavuz'un üzerine atılı zincirleme nitelikli dolandırıcılık, sanıklar Mehpare Aydın, Hasan Mert, Musa Yavuz, İbrahim Ateş, Niyazi Akıncı, Mahmut Baran ve Faruk Yeşilırmak'ın üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği subuta ermediğinden ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş,
Karar temyiz edilmiş, Yargıtay 11. Ceza Dairesi █████/2021 tarih, ██████████ Esas-██████████ karar sayılı ilamıyla sanıklar Faruk Yeşilırmak, Hasan Mert, İbrahim Ateş, Mahmut Baran, Mehpare Aydın, Musa Yavuz, Niyazi Akıncı hakkında kurulan beraat hükümlerinin onanmasına, sanık Hülya Yavuz'un, ... ... Limited Şirketi'ne %20 oranında ortak olup, 2007 senesinde ... isminin patentini aldığı, ayrıca sanık Hülya'nın savunmasının aksine Ataşehir Gardenya Plaza'daki şirket taşınmazının satışının gerçekleştiği Mehpare ile önceye dayalı tanışıklarının olduğunun, Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dinlenen yeminle tanık beyanı ve katılan tarafından sunulan bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, sanık Hülya'nın ... şirketindeki ortaklığının pasif ortaklık olmadığı gibi, kendisinin şirket ortağı olmasına karşın eşi olan diğer Halit Hakan'ın şirket mallarını satması konusunda bilgisinin bulunmadığı yönündeki beyanının da kendisini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu, neticede sanık Hülya'nın, sanık Halit'in eylemlerinden haberdar olup, iştirak iradesi içinde şirket mal varlıklarını ortakları olan katılanın zararına satıp mal edindikleri anlaşılmakla, sanık Hülya'nın uzlaştırmaya tabii olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesi, sanık ...'un ise; üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle █████/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı kanunun 26.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 253 ve 254.maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmasının bozmayı gerektirdiği belirtilerek karar bozulmuş, mahkemenin ███████ esasına kayıtla bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, █████/2022 tarih, ████████ sayılı kararla sanık ... ve Hülya Yavuz'un iştirak halinde zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan eylemlerine uyan TCK'nun 155/2.maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 5 yıl hapis ve 1000 gün adli para cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmalarına, TCK'nun 43/1.maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırılarak 6 yıl hapis ve 1250 gün adli para cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmalarına, TCK'nun 62.maddesi gereğince takdiren cezanın 1/6 oranında 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 1041 gün adli para cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmalarına, TCK'nun 52/2.maddesi uyarınca; 1041 adli para cezasının günlüğü 20,00TL'den paraya çevrilerek 20.820,00TL adli para cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirketin, taşınmazların satıldığı tarihte münferit temsile yetkilileri ... ve ... olup, ...'nin %50, ...'un %30 ve Hülya Yavuz'un %20 ortaklık payına sahip oldukları, şirket münferit temsile yetkilileri ... ve ...'un her birinin münferiden temsil ve ilzama, şirket adına her türlü taşınmaz mal alıp satmaya, rehin ve ipotek kurmaya yetkili oldukları dosyada mevcut imza sirküleri ve ticaret sicil gazete fotokopilerinden anlaşılmaktadır.
Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ███████ Esas, bozma sonrası ████████ esas, bozma sonrası ███████ esas sayılı dosyalarda sanıklar ..., Hülya Yavuz, Faruk Yeşilırmak, İbrahim Ateş, Mehpare Aydın, Musa Yavuz, Hasan Mert, Mahmut Baran ve Niyazi Akıncı olup, işbu dava konusu taşınmazların satışının da suça konu eylemler arasında yer aldığı, ... ve Hülya Yavuz dışında diğer sanıklar yönünden beraat kararlarının kesinleştiği, sanık ... ve Hülya Yavuz yönünden ise; bozma öncesi verilen karar ve bozmanın mahiyeti ve bozmaya uyularak sürdürülen yargılama nazara alındığında suçun işlendiğinin sabit olduğu, (Yargıtay 11. Ceza Dairesi █████/2021 tarih, ██████████ Esas-██████████ karar sayılı ilamıyla sanık Hülya'nın uzlaştırmaya tabii olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesi, sanık ...'un ise; üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle █████/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı kanunun 26.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 253 ve 254.maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmasının bozmayı gerektirdiği belirtilerek karar bozulmuş,) bu aşamadan sonra bu sanıklar yönünden kararın kesinleşmesinin beklenmesinin sonuca etkili olamayacağı anlaşılmakla yargılama sürdürülmüştür.
Mahkememizin ████████ esas sayılı davada; davacılar ... ve ... ... Limited Şirketi tarafından, davalılar ..., Hülya Garipağaoğlu Yavuz, Mehpare Garipağaoğlu Aydın, Faruk Yeşilırmak, Musa Yavuz, Adil Özkul, Niyazi Akıncı, Mahmut Baran, Taner Şentürk Yeniçeri ve Tercih Turizm .. Limited Şirketi hakkında davalı şirket müdürü ve şirket ortağının diğer davalılar ile birlikte muvazaalı eylemlerle şirkete ait taşınmazları devrettikleri iddiasıyla tapu kayıtlarının iptali ve şirket adına tescili, birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı davada, davacı ... tarafından, davalılar Ahmet İlhami Aktuğ ve ... haklarında Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı takip dosyasında, takip borçlusu şirketin yetkilisi davalının şirketi zarara uğratmak amacıyla takibi kesinleştirdiği iddiasıyla muvazaalı takibin iptali isteğiyle açılan davada yapılan yargılama sonucu █████/2024 tarih ███████ sayılı kararla, asıl davada; davalıların dava tarihi itibariyle tapu kayıt malikleri olması gerektiği, davalılar Taner Şentürk Yeniçeri, Musa Yavuz ve Tercih Turizm ... Limited Şirketi'nin dava konusu taşınmazların tapu kayıt maliklerinden olmadığı, davalılar ... ile Hülya Yavuz'un da taşınmaz malikleri olmadığı, davanın niteliği gereği bu davalılar hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, asıl davada davalılar Faruk Yeşilırmak, Mehpare Garipağaoğlu Aydın, Hasan Mert, Mahmut Baran, Niyazi Akıncı ve Adil Özkul yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları hakkında açılan davada davalılardan ... ve Hülya Yavuz'un birlikte hareket ederek şirket taşınmazlarını elden çıkardıkları, şirketin bu şekilde zarara uğratıldığı iddiasının, işbu davanın konusunun zarar tazmini davası olmadığından bu davada değerlendirilemeyeceği, işbu davanın şirkete ait 3 adet taşınmazların tapularının iptali ile şirket adına tescili isteğine ilişkin olduğu, 3 adet taşınmazın tamamının satış tarihi itibariyle şirket yetkilisi ... tarafından şirketi temsilen Ankara ilinde bulunan taşınmazın Hasan Mert'e, İstanbul ilinde olan taşınmazlardan birinin Mahmut Baran'a, diğerinin Mehpare Garipağaoğlu Aydın'a ve sonrasında Hasan Mert tarafından Adil Özkul'a, Mahmut Baran tarafından Faruk Yeşilırmak'a, Mephare Garipağaoğlu Aydın tarafında Niyazi Akıncı'ya satıldığı, ilk alıcıların dava tarihi itibariyle tapu kayıt malikileri olmadığı gibi bu davalılardan sonra Faruk Yeşilırmak, Niyazi Akıncı ve Adil Özkul'a satılıp, hali hazırda onlar adına(Adil Özkul'un ölümü ile mirasçıları) kayıtlı olmakla son alıcıların iyi niyetli alıcı olup olmadığı hususunun işbu tapu iptal davasının niteliği gereği bu davada değerlendirilmesi gerektiği, diğer hususların tazminat davasında değerlendirilecek hususlardan olduğu, taşınmazların Hasan Mert, Mehpare Garipağaoğlu Aydın, Mahmut Baran tarafından Faruk Yeşilırmak, Niyazi Akıncı ve Adil Özkul'a satıldığı, Medeni Kanunu'nun 1024.maddesinde bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz hükmü de gözetildiğinde, şirket yetkilisi tarafından ilk alıcılara yapılan satış geçersiz olsa dahi, bu kişilerden alan üçüncü kişilerin iyi niyetli olması halinde tapuya güven ilkesi kapsamında Medeni Kanunu'nun 1023.maddesi hükmü gözetilerek bu kişinin kazanımının korunacağı, davalılar Faruk Yeşilırmak, Niyazi Akıncı ve Adil Özkul'un tüm dosya kapsamı itibariyle kötü niyetli oldukları hususunun kanıtlanamadığı, hemşeri olmalarının kötü niyete karine sayılamayacağı anlaşılmakla ve ilk alıcıların dava tarihi itibariyle tapu kayıt maliki de olmadıklarından diğer tüm davalılar hakkında açılan davanın reddine, birleşen davada takip alacaklısının Ahmet İlhami Aktuğ olduğu, icra takibinin muvazaalı olduğuna ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve bulguya rastlanmadığı anlaşılmakla birleşen davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya üzerinde ve ... ... Limited Şirketi'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde, asıl ve birleşen dosyadaki zarar kalemlerine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyeti █████/2022 tarihli raporlarında dosya içerisindeki belgeler ile bilirkişi raporlarının karşılaştırılarak incelenmesi sonucu yapılan değerlendirmede; davaya konu şirkete ait ticari defter ve belgelerin Ağır Ceza dosyası kapsamında Yargıtay'a gönderildiği belirtilmiş, yerinde inceleme yetkisi verilerek Yargıtay Başsavcılığı ilgili biriminde gerekli incelemeler yapılmış, Yargıtay'da bulunan 13 adet klasör içerisinde ticari defterlerin bulunmadığı tespit edilmiş, dosya içerikleri incelenmiş, gerekli bazı evrakın fotokopileri ve CD'den bir kopya alınarak yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; davacı şirkete ait 3 adet taşınmazın ortaklar kurulu kararı olmadan şirket müdürü ... tarafından aynı ay içinde satıldığı ve ilk alıcılarında yaklaşık 1 ay içerisinde bu taşınmazları şimdiki maliklerine intikal ettirdiklerinin anlaşıldığı, ... ile ilk alıcılar arasında muvazaa ilişkinin olup olmadığı, ...'un ayrıca icra takibine gereken özeti gösterip göstermediğinin takdirinin mahkemeye olduğunu, araçların icra yolu ile ve değerinin altında satılması, taşınmazların satılması, şahsi harcamalar ve bankalardan para çekilmesi, şirket aktifinde bulunan demirbaşları tasarrufu, şirket faaliyetlerinin durarak uğranılan zarar toplamının 3.730.412,68TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir.
Taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve ticari defterlerin bulunduğu Yargıtay ilgili dairesinde (birleşen davada davacı vekili tarafından fotokopilerinin alındığı yer bildirildiğinde ve farklı bir yer olması halinde bu yerde) mali müşavir bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilerek mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti █████/2023 tarihli ek raporlarında; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda şirketin dava tarihi itibariyle net aktif değerinin toplam 3.359.776,65TL, dosya içerisindeki belgeler ile bilirkişi raporları karşılaştırılarak incelendiğinde yapılan değerlendirme sonucunda; dava tarihi itibariyle davalı ... üzerinde araç satışlarının değerinin altında satılmasından, taşınmazların değerinin altından satılmasından, şirket aktifinde kayıtlı demirbaşların tasarrufundan, banka işlemleri sonucunda üzerinde kalan, █████/2009 tarihi itibariyle fazla aldığı tutardan, üzerinde bulunan şirketten aldığı tutardan ve şirket kar kaybı toplamı 3.485.412,65TL olarak hesaplandığını, şirketin munzam zararı ve ticari itibarinin kaybolmasından kaynaklı zarar hususunda takdirin mahkemede olduğunu bildirmişlerdir.
Alınan ve rapor ve ek rapor içeriği, dosya kapsamı, asıl ve birleşen dosyalar içeriği de nazara alınarak, dosya üzerinde yeniden asıl ve birleşen dosyalarda talebe konu zarar iddialarına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyeti █████/2023 tarihli raporlarında; asıl davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle Ankara 16. İcra Müdürlüğü dosyasının dava dosyasına intikal ettirilmesi sonucu değerlendirme yapılabileceği, vergi ve SGK borçları ile mahkeme harç ve masraflarına ödeme belgelerinin sunulmasının gerekli olduğu, birleşen ████████ esas sayılı itirazın iptali davası dosyasına ilişkin icra dosyasının dosyaya intikal ettirilmesi, bu dosyada talep ile ████████ esas sayılı birleşen dosyadaki taleplerin açıklanması, birleşen ████████ esas sayılı dosyada davacı şirketin toplam zararının 4.606.286,65TL olarak hesaplandığını, şirketin munzam zararı ile ticari itibarının kaybolması nedeniyle oluşan zarar tazmininin mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmişlerdir.
Tarafların rapora itirazlarının ve icra dosyalarının da irdelenmesi yapılarak ek rapor düzenlenmek üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti █████/2024 tarihli ek raporlarında; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda asıl dava bakımından ██████████ esas sayılı takipte davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığını, birleşen ████████ esas sayılı davaya konu ██████████ sayılı takip dosyası konusu ile birleşen ████████ esas sayılı dosyadaki dava konusunun aynı olup taleplerin çakıştığı, birleşen ████████ esas sayılı dosyada davacı şirketin zararının 4.606.286,65TL olarak hesaplandığı, ... ... Limited Şirketi'nin 2010 yılı dava tarihi itibariyle indirgenmiş nakit akım yöntemine göre hesaplanan şirket değeri 33.231.474,44TL olmasına karşılık aynı tarih itibariyle hesaplanan yaklaşık net aktif değerinin 4.024.776,65TL olduğu, aradaki 29.206.697,79TL tutarındaki farkın 1991 yılında kurulan şirketin dava tarihine kadar geçen yaklaşık 20 yıllık süreç içerisinde elde ettiği bilgi birikimi, alanında uzmanlaşmış insan kaynağı, müşteri portföyü ve ulaşmış olduğu satış ve kar elde edebilme potansiyelinin karşılığı olduğunun söylenebileceği, davacının %50 ortak olmakla net aktif değer ile nakit akımlar yöntemine göre hesaplanmış değer arasındaki farkın hissesine isabet edecek tutarın talep edilebileceği bildirilmiştir.
Asıl ve birleşen dosyalarda davacı tarafa her bir dosya bazında talep içeriklerinin, hem şirket yönünden hem de davacı gerçek kişi yönünden neler olduğu, birbirlerinin içine giren kalemler yönünden ayrımlarının yapılması ve somutlaştırılarak tek tek belirtilmesi ve ayrıca bilirkişi raporunda asıl dava yönünden yapılan itirazın iptaline yönelik irdeleme hususunun da belirtilerek, buna yönelik de irdeleme yapılarak kalem kalem belirtilmesi için süre verilmiş, asıl ve birleşen dosyalarda davacılar vekilleri bu yönde açıklayıcı beyan dilekçeleri sunmuşlardır.
Davacılar vekilinin █████/2024 tarihli beyan dilekçesi ile asıl davada maddi tazminatın açılımının a,b,c,d bentleri halinde belirtildiği, bunların her iki davacı yönünden, davacı şahıs için şirkete ödenmesi olarak talep edildiği belirtilmiş, ayrıca manevi tazminatın sadece davacı gerçek kişi için ticari itibar kaybı ve binbir emek ile yaratılan bir varlığı kaybetmenin derin üzüntüsüne hasredilmiş olup, mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi heyetinin █████/2023 tarih ve █████/2024 tarihli rapor ve ek raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, zararın varlığı yönünden bir önceki bilirkişi heyeti raporunun da bu raporu teyit eder nitelikte olduğu, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ███████ Esas-████████ karar sayılı bozma sonrası ████████ Esas-████████ karar sayılı ve bozma sonrası ███████ Esas-████████ karar sayılı dosyada alınan bilirkişi raporları, karar içerikleri itibariyle zarar olgusunun sabit olduğu, asıl dava Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı takip dosyasına ilişkin itirazın iptali davası olarak belirtilmiş ise de, bu belirleme kısmının sehvi olduğu, ancak birleşen dosyalara ilişkin dava konuları ve yapılan inceleme ve değerlendirmeler kapsamında, ayrıca davacı tarafın asıl ve birleşen dosyalara ilişkin davalara yönelik talep açılım dilekçeleri de gözetildiğinde bu sehvilik kapsamında bilirkişilerden asıl davaya yönelik ayrıca bir açıklama alınmasının sonuca etkili olamayacağı, rapor içeriğinde tüm dava dosyalarına ilişkin irdeleme ve değerlendirmelerin esasen yapıldığı,
Asıl davanın a,b,c,d bentleri olarak şirket aktifinde kayıtlı nakit vasıtalarının gerçek değerinin altında satılmasından, şirket envanterinde kayıtlı bazı demirbaşların mal edinilmesinden, şirket hesaplarındaki paraların kendi üzerine geçirilmesinden, şirkette yaratılan maddi kar kaybından kaynaklı olarak açıldığı, zarar kalemlerine ilişkin yapılan inceleme ve değerlendirmelerin yerinde olduğu, şirket aktifinde kayıtlı 3 adet aracın değerinin altında satıldığı, şirket ticari defterlerine intikaline ilişkin kayıt bulunmadığı, şirketin doğrudan zararı olduğu, şirketin envanterinde kayıtlı bazı demirbaşların elden çıkarılmasıyla ilgili olarak yapılan değerlendirmede şirketin aktifine kayıtlı demirbaş değerinin 1.205.527,00TL olduğu, davalı ... tarafından satışının yapıldığı, şirkete intikaline ilişkin kayıt olmadığı, bu miktar şirketin doğrudan zararının olduğu, şirket hesaplarındaki paraların kendi üzerine geçirilmesinden kaynaklı zarar kalemine ilişkin yapılan inceleme ve değerlendirmede, davacı şirketin banka hesaplarından davalı ...'un hesaplarına ödemeler olup, kendi uhdesinde bulunduğu, miktarının 321.664,00TL olarak belirlendiği, ayrıca şirketten fazla alınan ve şirket zararı olarak 287.935,31TL'nin olduğu, bu miktarında şirket zararı olduğu, her üç kalemden talebin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 25.000,00'er TL olup, toplam 75.000,00TL olduğu, ayrıca 25.000,00TL kar kaybına konu zarar talebinde bulunulmuş ise de, kar kaybının müphem olup, şirketin ne şekilde kar kaybına uğradığının ve kar kaybı için şirketin işleyişi, bu işleyiş kapsamında üçüncü kişilerle yapılan/yapılacak sözleşmelerle ortaya konulmadığı, bilirkişi raporunda miktar hesabı yapılmış ise de, şirketin işleyişi de gözetilerek kar kaybının oluştuğu hususunda mahkememizde kanaat oluşmadığı anlaşılmakla, son bilirkişi ek raporundaki bu husustaki miktara yönelik belirlemeye katılınmayarak bu kalem talebin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla ve davacı gerçek kişi şirket ortağı tarafından şirkete ödenme talebi ve TTK'nun 555/1.madde hükmü de gözetilerek davacıların maddi tazminat davalarının 75.000,00TL üzerinden kısmen kabulüne, bu miktarın, zarar kalemleri içerikleri ve dönemlerde nazara alınarak ve zararın içeriği de gözetilerek dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı gerçek kişinin ticari itibar kaybı ve binbir emekle yaratılan varlığı kaybetmenin derin üzüntüsüne hasredildiği, tüm dosya kapsamı itibariyle davacı gerçek kişinin ticari itibar kaybının olamayacağı, mal varlığı kaybının şirket zararı olup manevi tazminata konu edilemeyeceği, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen mahkememizin ████████ esas sayılı davada, davacı şirket ortağı ile davacı şirket tarafından hem şirketin hem de davacı ortağın zarara uğratıldığı iddiasıyla maddi tazminat davası açıldığı, zarar kalemlerinin içerik olarak şirket zararı niteliğinde bulunduğu, TTK'nun 555/1.maddesi uyarınca şirket zararına yönelik tazminatın şirkete ödenmesinin istenebileceği, davacı gerçek kişinin, talepli davanın içeriği itibariyle şirket zararı niteliğindeki maddi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen mahkememizin ████████ esas sayılı davada, davacı şirket tarafından, davalılara yönelik açılan maddi tazminat davasında; davacılar vekili █████/2024 tarihli beyan dilekçesi ile birleşen bu davada maddi tazminat açılımının yapıldığı, taleplerin her iki davacı yönünden olduğu, ayrıca manevi tazminatın da her iki davacı yönünden olduğu bildirilmiş, mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi heyetinin █████/2023 tarih ve █████/2024 tarihli rapor ve ek raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, zararın varlığı yönünden bir önceki bilirkişi heyeti raporunun da bu rapor ile aynı doğrultuda olduğu, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ███████ Esas-████████ karar sayılı bozma sonrası ████████ Esas-████████ karar sayılı ve bozma sonrası ███████ Esas-████████ karar sayılı dosyada alınan bilirkişi raporları, karar içerikleri itibariyle zarar olgusunun sabit olduğu, birleşen işbu davada maddi tazminata konu zarar kalemlerinin taşınmaz satışı nedeniyle uğranılan zarar, araç satışı nedeniyle uğranılan zarar, şirket demirbaşları nedeniyle uğranılan zarar, banka işlemleri sonucunda uğranılan zarar, şirket ortaklık payından ve diğer ortaktan fazla çekilen (şirket cari hesabından) kaynaklı zarar, davacı şirketin banka hesaplarından davalı ...'un hesaplarına yapılan ödemeler, cebri icra yoluyla satılan 4 araç sebebiyle uğranılan zarar, şirketin kar kaybı, şirketin değer kaybı nedeniyle uğranılan zarar kalemlerine hasredilmiş olup, bu davadan daha önce açılmış olan asıl davada zarar kalemlerinin araç satışı nedeniyle uğranılan zarar, şirket envanterinde kayıtlı bazı demirbaşların mal edinilmesi nedeniyle uğranılan zarar, şirket hesaplarındaki paraların kendi üzerine geçirilmesi nedeniyle uğranılan zarar, kar kaybı nedeniyle uğranılan zarar olarak ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açıldığı,
Daha önce açılan asıl davada maddi tazminat kalemlerinden araç satışı, şirket demirbaşlarının satışı ve şirket hesaplarındaki paraların kendi üzerine geçirilmesinden kaynaklı ve kar kaybına konu zarar kalemlerinin bulunduğu, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak her bir kalemden 25.000,00'er TL talep de bulunulduğu ve asıl davada kar kaybı dışındaki diğer 3 kalem için 25.000,00'er TL'den 75.000,00TL için hüküm kurulduğu,
Bu davada yukarıda açıklanan gerekçelerle şirket zararının oluştuğu, bu kalemlerden zararın araç satışı nedeniyle uğranılan zarar 111.742,00TL olup, 25.000,00TL'si asıl dava sebepli derdestlik nedeniyle düşümü ile 86.742‬,00TL olduğu, şirket envanterinde kayıtlı bazı demirbaşların mal edinilmesi nedeniyle uğranılan zararın 1.205.527,00TL olup, 25.000,00TL'si asıl dava sebepli derdestlik nedeniyle düşümü ile 1.180.527‬,00TL olduğu, yine şirket hesaplarındaki paraları kendi üzerine geçirilmesi nedeniyle uğranılan zararın 321.664,00TL olup, 25.000,00TL'si asıl dava sebepli derdestlik nedeniyle düşümü ile 296.664,00TL olduğu anlaşılmış,
Birleşen bu davada bu üç kalem dışında banka işlemleri sonucunda uğranılan zarar kalemine ilişkin olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, davalı ... tarafından ... ... Limited Şirketi'ne ait taşınmaz, araç ve demirbaşlar üzerinde ortaklar kararı olmaksızın satışların yapıldığı, söz konusu miktarların banka hesabına aktarıldığı, bu miktarın aynı gün veya ertesi gün çekilerek başka hesaplara aktarıldığı, şirket zararının oluştuğu, zarar miktarının 222.908,34TL olduğu, 3 adet taşınmazın satışı nedeniyle uğranılan zarar kalemine ilişkin olarak mahkemece yapılan inceleme, tüm dosya kapsamına göre; satılan 3 adet taşınmazın gerçek bedelinin altında satıldığı, şirket yetkilisi davalının genel kurul kararı olmaksızın satışları gerçekleştirdiği, şirketin başkaca taşınmaz varlığının bulunmadığı, satış bedellerinin şirketin aktifine katıldığının belgelendirilmediği, şirket defterinde buna ilişkin bir kaydın bulunmadığı, bu satışlar kapsamında şirketin zarara uğradığı, zarar bedelinin 1.210.000,00TL olduğu, şirket cari hesabından çekilen ve kendi uhdesine alınan miktar nedeniyle uğranılan zarara ilişkin olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, bu kalemden zararın 287.935,31TL olduğu, cebri icradan satılan araçlar nedeniyle uğranılan zarara ilişkin olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket işçi olarak çalışmış olan dava dışı Ahmet İlhami Aktuğ tarafından başlatılan icra takibiyle ilgili olarak işçilik alacağının şirket tarafından da kabul edildiği, borcun şirketin kaynaklarından ödenmeyerek şirket araçlarının düşük bedelle satışı sonucu şirketin zarara uğratıldığı, icra müdürlüğünce yaptırılan rayiç değerlerin toplamından cebri icra yoluyla satış bedeli arasındaki farkın şirket zararı olup, miktarının 7.890,00TL olduğu, şirketin kar kaybından kaynaklı zarara ilişkin olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; kar kaybına uğradığının ve kar kaybı için üçüncü kişilerle yapılan/yapılacak sözleşmelerle ortaya konulmadığı, bilirkişi raporunda miktar hesabı yapılmış ise de, şirketin işleyişi de gözetilerek kar kaybının oluştuğu hususunda mahkememizde kanaat oluşmadığı anlaşılmakla, son bilirkişi ek raporundaki bu husustaki miktara yönelik belirlemeye katılınmayarak bu kalem talebin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla bu kalem talebin yerinde olmadığı, diğer kalem talep şirketin değer kaybı sebebiyle uğranılan zarara ilişkin olup, mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere; davalıların eylemleri sonucu şirketin zarara uğratıldığı, bu sebeple belirli ölçüde değer kaybettiği, davacı şirketin, dava tarihi itibariyle şirket değerinin 33.231.474,44TL olup, aynı tarih itibariyle hesaplanan yaklaşık net aktif değerinin 4.027.776,65TL olup, düşümü ile 29.206.697,79TL olup, 1991 yılında kurulan şirketin dava tarihine kadar geçen süreç içerisinde elde ettiği bilgi birikimi, alanında uzmanlaşmış insan kaynağı, müşteri portföyü ve ulaşmış olduğu satış ve kar elde edebilme potansiyelinin karşılığı olduğu, davacı gerçek kişinin şirketin %50 ortağı olup payına isabet edecek tutarın talep edilebileceği, bu kalemden 6.000.000,00TL talep de bulunulmuş olup, miktar itibariyle daha az olduğu anlaşılmakla, dosya kapsamı, Ağır ceza dosyası içeriği itibariyle davacı şirket ortağı davalı Hülya Yavuz'un iştirak iradesi içinde eylemlere katılma durumu da gözetilerek davacı şirketin maddi tazminat davasının 86.742‬,00TL + 1.180.527,00TL + 296.664,00TL +222.908,34TL+ 1.210.000,00TL + 287.935,31TL +7.890,00TL+6.000.000,00TL=9.292.266,65TL üzerinden kısmen kabulüne, bu miktarın zarar kalemleri içerikleri ve dönemlerde nazara alınarak ve zararın içeriği de gözetilerek dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı şirkete verilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacıların davalılara yönelik manevi tazminat davasıyla ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; mal varlığı kaybının şirket zararı olup, ayrıca manevi zarara uğranıldığının kanıtlanamadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen ... esas sayılı davada; asıl davadaki aynı taraflarca aynı davalıya karşı, .... sayılı takip dosyasında .... Esas sayılı kararı, bilirkişi raporu tespitleri belirtilerek maddi tazminata konu miktar yönünden takibe geçilip itiraz üzerine işbu davanın açıldığı, davacılar vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli açıklama dilekçesinde birleşen bu dava konusu icra takibinin dayanağı zararın gayrimenkullerin satışı kaynaklı zararlar olarak belirtildiği, bu zararla ilgili olarak işbu davanın dayanağı icra takibine geçilmeden önce mahkememizin birleşen ████████ esas sayılı dosyasında içinde bu talebinde bulunduğu birden çok zarar kalemine ilişkin olarak dava açıldığı, davalı tarafçada derdestlik itirazında bulunulduğu gibi HMK'nun 114/1-ı.maddesi uyarınca dava şartı olup resen nazara alınacağı, miktar itibariyle de derdestlik durumunun söz konusu olduğu anlaşılmakla, açılan işbu davanın derdestlik nedeniyle reddine, davalı taraf kötü niyet tazminatı isteğinde bulunmuş ise de, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalının yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-Asıl davada;
A-Davacıların davalıya yönelik maddi tazminat davalarının kısmen kabulü ile,
75.000,00TL'nin █████/2010 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine,
B-Davacı ...'nin davalıya yönelik manevi tazminat talebinin reddine,
Alınması gerekli 5.123,25TL harçtan peşin alınan 1.856,25TL'nin mahsubu ile kalan 3.267,00TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir yazılmasına,
Davacılar tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 36.924,90TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren % 60’ı olan 22.154,94TL ile 17,15TL başvurma ve 1.856,25TL peşin harç toplamının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Davalı tarafından yapılan 23,00TL vekalet tasdik harcından ibaret yargılama giderinin %40’ı olan 9,20TL’nin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
Davacılar davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen maddi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T madde 13/1 uyarınca 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen maddi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T.madde 13/1 uyarınca 17.900,00TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine
Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen manevi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T.madde 10/3 uyarınca 17.900,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Birleşen mahkememizin ... esas sayılı davada;
A-Davacı ...'nin davalılara yönelik maddi tazminat davasının reddine,
B-Davacı şirketin davalılara yönelik maddi tazminat davasının ıslah talebi de nazara alınarak kısmen kabulü ile, 9.292.266,65TL'nin █████/2011 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı şirkete verilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine,
C-Davacıların, davalılara yönelik manevi tazminat davasının reddine,
Alınması gerekli 634.754,73TL harçtan peşin yatırılan 14.850,00TL ile ıslah harcı 200.306,00TL toplamı 215.516,00TL'nin mahsubu ile kalan 419.598,73TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir yazılmasına,
Davacı şirket tarafından yapılan 17,00TL vekalet tasdik harcından ibaret yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren % 84,85’i olan 14,42TL ile 18,40TL başvurma ve 215.516,00TL peşin harç toplamının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davalılar tarafından yapılan 8,50TL vekalet tasdik harcından yargılama giderinin %15,15’i olan 1,29TL’nin davacı şirketten alınarak davalılara verilmesine,
Davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davacı şirket davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 396.922,66‬TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
Davalılar davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen maddi tazminat davası yönünden hesaplanan 196.721,60TL vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T.madde 10/3 uyarınca 17.900,00TL vekalet ücretinin davacı şirketten alınarak davalılara verilmesine
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Birleşen ... esas sayılı davada;
Davanın derdestlik nedeniyle reddine,
Davalının tazminat talebinin reddine,
Alınması gerekli 427,60TL harcın mahkememiz veznesine peşin yatırılan 3.621,45TL ile icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 1.501,80TL toplamı 5.123,25‬TL'den mahsubu ile artan 4.695,65‬TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 8,50TL vekalet tasdik harcından ibaret yargılama giderinin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup red sebebi de göz önüne alınarak 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine,
Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
...
Asıl Davada Davacı
Yargılama Gideri Dökümü
Posta Gideri : 2.871,00 TL
Dosya Kapağı Masrafı : 20,00 TL
Vekalet Harcı : 33,90 TL
Bilirkişi Ücreti : 34.000,00 TL
+--------------------
TOPLAM 36.924,90 TL

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!