İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, taşıma sözleşmesinden doğan ödenmeyen alacak talepli davada, ispat noksanlığı gerekçesiyle verilen ilk derece mahkemesi ret kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, 2012-2013 yıllarında davalı şirketlere yakıtı kendisinden karşılayarak su ve damacana taşımacılığı yaptığını ancak bu hizmet karşılığında ücretini alamadığını iddia ederek 200.000 TL alacağın ticari faiziyle tahsilini talep etmiş, davalıların davaya cevap vermemesi üzerine ilk derece mahkemesi, dosyada resmi bir taşıma sözleşmesi veya faturanın bulunmaması, sunulan kaşeli evrakların taşıma senedi niteliği taşımaması ve iddiaların ispat edilememesi gerekçesiyle davayı reddetmiş; davacı, taraflar arasındaki akrabalık ilişkisi nedeniyle yazılı sözleşme yapılmadığını vurgulayarak karara itiraz etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI : ████████ Esas - █████████ KararTARİHİ: █████/2023 DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)KARAR TARİHİ: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., 2012 ve 2013 yıllarında davalı şirketlerin taşımacılığını yaptığını, yakıtı müvekkilinden olmak üzere Sefaköy - Edirne - Ümraniye - Güzelce - Pınarhisar - Kurtköy - Marmaraereğilisi olmak üzere çeşitli yerlere (su-damacana) taşımacılığı yaptığını, ancak karşılığı bedellerin alınmadığını, şirket sahipleri ile davacı uzaktan akraba ve kirve olduklarından müvekkili sürekli oyaladıklarını, şirket ... ... şirketi iken, daha sonra... Kaynak ... olarak devam ettiğini, davacı █████████ numaralı başvuru ile arabulucuya başvurduğunu, fakat anlaşma sağlanamadığını, Davacı taşıma işlemi sonrasında davalı şirket kaşesi bulunan evrak tanzim ettiğini, davacı ne yakıt ücretini ne de taşımacılık karşılığı ücretini davalılardan alamadığını, davacının hizmetine ve masrafına karşılık davalılardan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000,00 TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı usulüne uygun meşruhatlı davatiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararında;"....İncelemeye sunulan defter ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre, hükmen esas alınan bilirkişi █████/2023 havale tarihli raporunda; davacı yan tarafından davalılara verilen taşımacılık hizmeti kapsamında, davacının dava dilekçesinde davalılara verdiğini iddia ettiği taşıma hizmetine ilişkin dosya kapsamına sözleşme, fatura vs. tasdik edici hiçbir belgenin ibraz edilmediği, mahkemece dosyaya celp edilen davalı şirketlerin 2012, 2013 yıllarındaki BA-BS de davacı tarafından düzenlenmiş olan herhangi bir faturanın bildiriminin yapılmadığı, yine mahkemece tarafların arasındaki ticari ilişki ve bu ticari ilişki kapsamında bir alacak olup olmadığına yönelik mahkememizce tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için belirlenen 13.07.2023 günü saat 14:30'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılacak incelemeye katılan olmadığından tarafların ticari defterleri üzerinde de bir inceleme yapılamadığı, dava dilekçesinde sözü edilen “taşıma işlemi sonrasında davalı şirket kaşesi bulunan evrak tanzim ettiği” şeklindeki belgelerin dosyanın UYAP içeriğinde gözlendiği, ancak söz konusu dokümanların yasal mevzuat çerçevesinde bir taşıma sözleşmesi veya karine olarak onu yansıtacak taşıma senedi içeriğinde beklenen detayları içermediği, dolayısıyla taraflar arasında varsa taşıma sözleşmelerinin ispata muhtaç kaldığı, taşıma hizmetini sunulup sunulmadığının netleştirilemediği bildirmiş olup davacının dava dilekçesinde bildirdiği delilleri arasında yemin delilinin bulunmadığı ve diğer delillerinin mahkemece ikame edildiği ve ancak iddialarını ispata elverişli olmadığı sonuç ve kanaati ile ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispatlayamadığından davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ...'ın 2012 ve 2013 yıllarında davalı şirketlerin taşımacılığını yaptığını, yakıtı müvekkilden olmak üzere Sefaköy - Edirne - Ümraniye - Güzelce Pınarhisar - Kurtköy- Marmaraereğilisi olmak üzere çeşitli yerlere su- damacana taşımacılığı yaptığını, ancak karşılığı bedelleri almadığını, şirket sahipleri ile davacının uzaktan akraba ve kirve olduklarını, bundan dolayı şirket sahiplerinin müvekkili sürekli oyaladıklarını, şirketin ... ... şirketi iken, daha sonra... Kaynak ... olarak devam ettiğini, davacının █████████ numaralı başvuru ile arabulucuya başvurduğunu, fakat anlaşma sağlanamadığını, davacının taşıma işlemi sonrasında davalı şirketin kaşesi bulunan evrak tanzim ettiğini, davacının ne yakıt ücretini ne de taşımacılık karşılığı ücretini davalılardan alamadığını, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşıma işlemi sonrasında davalı şirket kaşesi bulunan evrakların tanzim edildiği ve bu evrakların taşıma senedi detaylarını içermediği, taşıma sözleşmesini ispata muhtaç kaldığı kanaatine varıldığını, taraflar arasında akrabalık ve yakınlık derecesi bulunduğundan herhangi bir yazılı sözleşme imzalanmadığını, davacının zaten bu yakınlık derecesine güvenerek ödeyecekleri kanaatiyle bedelini hemen tahsil edemese de taşımacılık yaptığını, dosyada ibraz olunan evrakların yazılı delil olduğunu, alacağa delil teşkil ettiğini, bilirkişi tarafından taşınan mesafe dikkate alınarak taşıma bedelinin hesaplanmadığını, dosyanın hukuki açıdan değerlendirilmiş olduğunu, mali açıdan inceleme yapılmadığını, bilirkişi görüşünün aksi yönünde mahkeme tarafından kanaat oluşması durumda hükme esas alınacak taşıma bedeli tespit edilmediğinden, bilirkişiden ek rapor tanziminin istenmesine veya yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmesi talep edilmişse de, mahkemece yargılamanın bittiğine karar verilerek hüküm kurulduğunu, davacının alacaklı olduğuna dair yazılı belge mevcutken taşıma sözleşmesinin olmamasının alacağı ortadan kaldırmayacağını, davanın alacak davası olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, yurt içi taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili ...'ın 2012 ve 2013 yıllarında davalı şirketlerin taşımacılığını yaptığını, yakıtı müvekkilinden olmak üzere Sefaköy-Edirne-Ümraniye-Güzelce Pınarhisar- Kurtköy- Marmaraereğilisi olmak üzere çeşitli yerlere ( su- damacana ) taşımacılığı yaptığını ancak taşıma bedelinin alınmadığını, şirket sahipleri ile davacı uzaktan akraba ve kirve olduklarından müvekkilini sürekli oyaladıklarını, şirket ... ... şirketi iken, daha sonra... Kaynak ... olarak devam ettiğini, davacının hizmetine ve masrafına karşılık davalılardan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000,00 TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir ve taşıma uzmanından oluşan heyetten rapor alınmasına karar verilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediklerinden dosya kapsamına göre rapor alınmış ve istinafa konu karar verilmiştir.HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olup karar vermeye yeterli olduğu, mahkemece gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde, davacı vekilinin, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. HMK 282 maddesindeki "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemeleri de gözetildiğinde; Davacı vekili tarafından mahkemenin kabulüne yönelik ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyet raporunda bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir.Mahkemece dosyaya celp edilen davalı şirketlerin mal ve hizmet alımına ilişkin BA formları incelendiğinde, davacı tarafından düzenlenmiş olan herhangi bir faturanın bildiriminin yapılmadığının tespit edildiği, davacı tarafın dava dilekçesinde davalılara verdiğini iddia ettiği taşıma hizmetine ilişkin sözleşme, fatura vs. belgenin ibraz edilmediği, dosyaya ibraz edilen belge içeriklerine göre, davacı tarafça, davalı taraf ile taşıma sözleşmesi kurulduğu ve bu sözleşme uyarınca davalı taraftan alacaklı olduğunu isbat edemediği ve yemin deliline de başvurmadığı anlaşılmakla; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin mahkemenin kabulüne ve taşıma hizmetinin verildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.