Çakışan prim ödeme günlerinde sigortalılık türünün tespiti, ekonomik yönden baskın çalışma kriteri ve 4/a kapsamında emekli aylığı farkı ödenmesi.
Özet: Davacı, çakışan sigortalılık süreleri nedeniyle emeklilik maaşının hatalı biçimde Bağ-Kur kapsamında hesaplandığını, oysa SSK kapsamında daha yüksek bir maaşa hak kazandığını ileri sürerek düzeltme talep etmiş; mahkeme, Yargıtayın bozma kararına uyarak yaptığı incelemede, davacının emeğini ve geçimini ağırlıklı olarak SSK kapsamındaki çalışmasına tahsis ettiğini, Bağ-Kurdan bir kazanç elde etmediğini tespit ederek, çakışan dönemlerdeki baskın sigortalılığının SSK olduğunu ve emeklilik hesabında SSK bildirimlerinin dikkate alınması gerektiğine hükmederek, davacıya tahsis talebinden itibaren ödenmeyen fark maaşının ödenmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve ... prim ödeme günlerinin çakıştığını, 01.08.2009 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu, 14.09.1987-26.12.1993 devresi çakışan günlerinin ... sayılması ve isteğe bağlı ödediği 43... ayının ... sayılması nedeniyle emekli maaşının ... kapsamında hesaplandığını, oysa ... kapsamında olması gerektiğini, ... kapsamında emekli hesabıyla daha fazla emekli maaşı alacağını, başvurusuna cevap alamadığını, gerekli düzeltme işleminin yapılması gerektiğini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 01.08.2009 tarihinden itibaren 5510/4-1/a kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, 5458 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile çakışan sürelerin tabi olduğu ... Kurumuna aktarıldığı, davacının 4/b kapsamında 20.04.1982-26.02.1993 dönemi zorunlu sigortalılığı devam ettiğinden 4/a kapsamında bildirilen 18.01.1988-26.02.1993 süresi hizmetlerinin ███████ maddesi gereğince iptali gerektiğini ve ödenen primlerin 4/b kapsamına aktarıldığını, çakışan sürelerin aylık hesabında dikkate alınmamasının yasa gereği olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. III. MAHKEME KARARIMahkemenin 09.05.2016 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece "...Eldeki davada ise Mahkemece, uyuşmazlığın çözümlenmesi bakımından davacının tüm sigortalılık sürelerine ilişkin şahsi sicil dosyaları ayrı ayrı getirtilmeli, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında yapılan tescilin dayanağı ve niteliği belirlenmeli, çakışmaya konu dönemler bakımından davacının iddiası irdelenmeli ve baskın çalışma iddiası irdelenmeli, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin kişinin hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı araştırılmalı, bu çerçevede davacı; emek ve mesaisini ağırlıklı olarak hangi sigortalı çalışmaya tahsis ediyorsa, ekonomik yönden geçimini hangi çalışmadan sağlıyorsa o çalışmaya üstünlük tanınmalı, davalı Kuruma 506 sayılı Kanun kapsamında bildirilen hizmetlerin eylemli olup olmadığı veyahut şirket ortaklığı nedeniyle şirketten kar payı alıp almadığı Oda aidatlarının düzenli olarak ödenip ödenmediği araştırılmalı, davacının ekonomik yönden yaşamına etkin olan çalışmanın hangisi olduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve sonucuna göre aylık miktarı değerlendirilerek bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ve Yargıtay bozma ilamı gözetilerek; Mahkemece yeminli beyanları alınan davacı tanıkları , ... ve ...'ın davacı ile aynı dönemde ... işyerinde çalıştıklarını, ilk başlarda kesintisiz haftada 6 gün çalıştıklarını, daha sonra haftada 5 gün çalışmaya devam ettiklerini beyan etmeleri, davacının ...'lu olmasının kaynağı işyeri çalışanı davacı tanığı ... ve ... davacının babasına ait işyerinde çalıştıklarını, davacının bu işyerinde çalışmadığını, ... işyerinde çalıştığını beyan etmeleri, davacının ... işyerinde ücretlerinin dönemler itibariyle farklı olmakla birlikte asgari ücretin en düşük 2,63 en yüksek 8,32 olması ve tüm çalışma dönemi ortalamasının asgari ücretin 5,13 katı civarında olması, ...'lu olmasına neden olan işyerinden herhangi bir kar payı veya kazanç elde ettiğine dair dava dosyasında belge bulunmaması kapsamında davacının emek ve mesaisini ağırlıklı olarak ... çalışmasına tahsis ettiği ve ekonomik yönden geçimini bu çalışmadan sağladığının kabulüyle çakışan dönem 14.09.1987-26.02.1993 döneminde baskın sigortalılığın ... olması gerektiği ve davacının emeklilik hesabında ... bildirimlerinin dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmakla;Davacının davasının kabulü ileDavacının çakışan dönem 14.09.1987-26.02.1993 döneminde baskın sigortalılığının ... (4/1-a) olduğu ve davacının emeklilik hesabında ... (4/1-a) bildirimlerinin dikkate alınması gerektiğinin tespitine, davacıya aylık tahsis talebinden itibaren ödenmeyen fark maaşının ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tahsiste esas alınan süreler içerisinde 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süreleri ile çakışan 1479 sigortalılık sürelerinin iptali ve aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi