İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satıştan kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası, tarafların iddiaları ve bilirkişi raporu özeti.
Özet: Ticari alacak davasında, davacı şirket, dağıtımını yaptığı ürünlerin teslimatı karşılığında davalının cari hesaptan kaynaklanan 72.047,94 TL bakiyeyi ödememesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve alacağın ticari avans faizi ile tahsilini talep etmiş, davalı ise aralarında borç ilişkisi olmadığını ve fatura sunulmadığını savunmuş, mahkemece incelenen icra dosyası ve bilirkişi raporu sonucunda davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davalı adına faturalar düzenlenerek ödemelerin cari hesapta takip edildiği tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; ""Müvekkil şirket,... A.Ş.'nin... yapmakta olup sektöründe vergi rekortmeni olarak da ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlamaktadır. Dağıtım sektöründe lider konumda bulunan müvekkil şirket, 2023 yılında ... şirketinin alkol ürünlerinin satışını ve dağıtımını yapmaya başlamıştır. Müvekkil şirket, ... ile ortaklaşa çalışarak siparişlere binaen ürünleri teslim eder ve tahsilatı kendisi adına yapmaktadır. Müvekkil şirket nevi değişikliği yapmış olup limited şirketten anonim şirkete dönüşmüştür. Buna ilişkin sicil gazetesini ekte sunuyoruz. Davalı ...Tic. A.Ş., daha önceki siparişlerine binaen yine sipariş vermiş ve ürünler davalıya teslim edilmiştir.Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden de anlaşılacağı üzere bir takım ödemeler yapan davalı, 72.047,94 TL bakiyeyi bütün uyarılara rağmen ödememiştir. Borcunu ödemeyen davalının ticari avans faizi ile kendisinden tahsil edilmesi gerekmektedir. Bu sebeple fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsilini talep etmekteyiz. Tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ile müvekkilin alacaklı olduğu açık şekilde görülecektir. Davamızın kabulüne, müvekkil ile davalı arasındaki cari hesap ilişkisine dayanan ticari alacağa ilişkin başlatılmış olan ... 20. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağımızın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline,İcra takibinin haksız ve kötüniyetli olarak durdurulması nedeniyle alacağın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;"Müvekkil bahse konu takipte borçlu sıfatıyla kayıtlıdır. Ancak bu sıfatın oluşması için hukuka uygun bir borç ilişkisinin varlığı söz konusu olmalıdır. Ancak taraflar arasında borç ilişkisi mevcut olmadığından ‘borçlu’ sıfatı da oluşmamıştır. Davacı yan ile davalı müvekkil arasında iddia edilen borcu doğuran bir alım satım, hizmet görüm ve dahi herhangi bir surette borç doğuran ve müvekkili borçlu kılan bir ilişki mevcut değildir. Davacı yan dava dilekçesinde her ne kadar takibe konu alacağa istinaden fatura düzenlendiği iddia etmişse de böyle bir fatura takip dosyasında mevcut olmadığı gibi işbu dava dosyasına da sunulmamıştır. Zira iddia edildiği gibi bir fatura bulunmamakta ve müvekkilime de tebliğ edilmemiştir.Davacı şirket, iddia olunan borca dayanak alım satım ilişkisini kanıtlar nitelikte sözleşme, ticari satımda düzenlenmesi ttk’ya göre zorunlu olan fatura ya da herhangi bir surette borcun dayanağı yazılı belge ya da senede davaya konu icra takibinde dayanmamıştır.Yine belirtmek gerekir ki, dava dilekçesinde delil olarak dayanılan; tarafların ticari defterlerine, cari hesaplarına ve diğer delillere hiçbir surette muvafakat etmiyoruz.Davacı yanın iddialarını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için itirazın iptaline karar verilecek olursa da davacı yanın iddia ettiği alacak likit olmadığından, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davanın reddine davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine,karar verilmesini.."savunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; fatura ve cari hesaptan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.Mahkememizce ... 20 .İcra Dairesinin ...takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... Şirketi tarafından, borçlu ... Şirketi aleyhine 72.047,00TL cari hesap alacağı, 4.192,54TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 76.239,54TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %20 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişiden alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı ...A.Ş.'nin 2025 yılı ticari defterlerinin TTK hükümleri yönünden usulüne uygun şekilde tutulduğu kanaatine varılmıştır. Davacı ticari defter ve kayıtlarında davalı ile olan işlemlerin cari hesapta takip edildiği, davalı adına düzenlenen faturalar ile yapılan ödemelerin kayıt altına alındığı , davacı kayıtlarına göre yapılan incelemede, takip tarihi itibarıyla davalı cari hesabında 72.047,29 TL borç bakiyesi bulunduğu , Ayrıca dosya kapsamında bulunan BA/BS kayıtlarının da taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu destekler nitelikte olduğu , davalı tarafça ticari defter ve belgeler incelemeye sunulmadığından karşılıklı kayıt mutabakatı yapılamadığı, yukarıdaki tespitler doğrultusunda, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 72.047,29 TL alacaklı olduğu yönünde mali kanaat oluştuğu, Takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı.." rapor edilmiştir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. TTK'nın 21/2. Maddesine göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delille ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Hal böyle olunca tarafların mahkeme ara kararına uygun çağrıya göre ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme önem arz eder. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.... tarihli ve ... sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “DİĞER TARAFIN TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMESİ” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür. Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ... Esas, ...Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir. Bu itibarla, yukarıda yer verilen ilam ve özellikle gerekçesi ile HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, takibe konu faturalardaki hizmetin sunulduğuna yönelik belgeleri ibraz ettiği, defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuş ve Mahkememizce davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlara itibar edilerek, aralarındaki hizmet ilişkisi nedeniyle takip tarihi itibariyle davalıdan 72.047,29 TL alacaklı olduğu , davalı tarafın davacının hizmet nedeniyle yolladığı faturalara süresinde itiraz etmediği, davalının ticari ilişkinin bulunmadığı yönündeki savunmasının defter ibrazından kaçınmış olması nedeniyle dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla savunmasına itibar edilmediği anlaşıldığından, davacı taraf borcun ifası ve vadesine ilişkin yazılı belge sunmadığı gibi TTK 18/3 maddesine uygun olarak davalı tarafı temerrüte düşürdüğü yönünde delil de sunmadığı , bu haliyle asıl alacak yönünden alacağını ispatlasa da faize hak kazanmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, takibin asıl alacak üzerinden aynı şartlarla devamına, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş , fazlaya ilişkin talep reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen kabulü ile davalı yanın ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasına borçlu davalı tarafından 72.047,29TL asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile, asıl alacağa takip tarihinden değişen oranlarda işletilecek avans faizi uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si olan 14.409,45TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.921,55TL harçtan peşin alınan 1.303,49TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 381,20TL harçların toplamı olan 1.684,69 TL'nin mahsup edilerek bakiye 3.236,86TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 257,98TL'sinin davacıdan alınarak, 4.342,02TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından yapılan; 615,40TL Başvuru Harcı, 1.303,49TL Peşin Harç ile 381,20TL icra dosyasına yatan peşin harç toplamı 2.300,09TL'nin kabul / talep oranına göre hesaplanan 2.171,09TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 129,00TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı tarafından yapılan; 10.135,00 TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, fatura ücreti olmak üzere toplam 10.135,00 TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 9.566,61TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 568,39TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 72.047,29TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi gereği takdir olunan 45.000,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 4.280,54TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereği takdir olan 4.280,54TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi.█████/2026 Katip ¸E-imzalıdır Hakim ¸E-imzalıdır