Kadastroda yol olarak bırakılan tapusuz taşınmazın 20 yılı aşkın zilyetlikle mülkiyetinin tespiti davasında, davalıların yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumluluğu üzerine bölge adliye mahkemesi kararı.
Özet: Davacı tarafından, kadastro çalışmalarında yol olarak tespiti yapılan ancak uzun yıllardır zilyetliğinde bulunduğunu iddia ettiği taşınmazın tescili veya mülkiyetinin tespiti istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi tescil talebini reddederek mülkiyetin davacıya ait olduğunun tespitine karar vermiş; istinaf incelemesinde bölge adliye mahkemesi, davacının taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu yönündeki tespiti doğru bulmuş, ancak yasal hasım olan davalıların yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bu yönden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili, mümkün olmadığı takdirde mülkiyetin tespiti isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz bölümü, 2007 yılında Bartın ili, Merkez ilçesi, Köyyeri köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında "yol" olarak tespit harici bırakılmıştır.
Davacı vekili; müvekkilinin Bartın ili, Merkez ilçesi, ... köyü, ... Mevkii 1 08... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazından yol geçirildiğini ve kamulaştırma işlemlerinin sonra yapılacağının söylendiğini, taşınmazın 20 yılı aşkın süredir müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, 2007 yılında kadastro ekiplerinin tespit amaçlı geldiklerinde tüm köylüler gibi taşınmazın bir bütün olarak tescil edildiğini zannettiğini ileri sürerek Bartın ili, Merkez ilçesi, ... Mevkii 1 08... parsel sayılı taşınmazın parçası olan ve kadastro çalışmalarında yol olarak tespit harici bırakılan taşınmazın müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilinin yapılmasına, bu talep uygun görülmez ise davaya konu taşınmazın mülkiyetinin müvekkili lehine tespit edilmesine, yasal faizi ile birlikte taşınmazın kamulaştırmasız el atma bedeli ile ecrimisil talebinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili; davacı tarafından açılan davanın kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren on yıllık süre geçtikten sonra açıldığını, kadastro tutanaklarının 25.12.2007 tarihinde kesinleştiğini, zilyetlikle mülk edinmek için gerekli sürenin dolmadığını, davacının dava konusu taşınmazda kadastro çalışmaları sırasında zilyet olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; davanın Kanun'da belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, tapu kaydının gerçeği yansıtmaması durumunda ilgili kadastro çalışmasını yapan müdürlük çalışanının kusurlu olduğunu, husumetin Kadastro Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, zilyetliğin başlangıcı, süreci ve niteliğinin tespit edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talep edilen kısımların umumi köy yolu olmadığı, davacı tarafından da tescil harici taşınmazların 1 08... parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün olarak kullanıldığı, zilyetliğe ara verilmediği yönündeki tanık ve mahalli bilirkişilerin aynı doğrultuda beyanları bulunmakla birlikte, hava fotoğrafları üzerine yapılan incelemeler neticesinde de görüleceği üzere tescil harici taşınmazlar ile davacılara ait tapulu taşınmazların bütün halinde imar-ihya edildiği, yol vasfında olmadığı, tescil harici taşınmazlar ile tapulu taşınmazları birbirinden ayıracak şekilde arazi vasıflarının farklı olmadığı, bu haliyle (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısımlar üzerinde davacılara ait 1 08... parsel sayılı taşınmaz ile birlikte zilyetlik şartlarının oluştuğu anlaşılmakla talep edilen kısımlar yol vasfında kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğundan tescile yönelik talebin reddine, terditli olarak ileri sürülen mülkiyetin tespitine yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile; dava konusu Bartın ili, Merkez ilçesi, ... köyü, ... Mevkii sınırları içerisinde yer alan harita bilirkişisi ... ve fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 03.01.2022 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde mavi ve kırmızı çizgi ile gösterilmiş olan 2240, 51... alanın davacı taraf adına tescili talebinin reddine; terditli talep bakımından davanın kabulü ile 2240. 51... alanın mülkiyetinin davacı tarafa ait olduğunun tespitine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; incelenen dosya kapsamına göre fen bilirkişi raporunda mavi ve kırmızı çizgi ile gösterilen 2240, 51... lik kısma ilişkin ekili-sürülü vaziyette olarak tarımsal faaliyet yapıldığı ve hava fotoğraflarında taşınmazın kullanımının net olarak gözüktüğü, davacının zilyetliğinde olduğu ve adına tespit kararı verilen yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu göz önüne alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava TMK'nın 713. maddesi uyarınca açılan tescil davası olup davalılar ... ve Hazine yasal hasım olduklarından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olamayacakları göz ardı edilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları isabetsiz olup hükmün infaza elverişli olacak şekilde kamu düzeni yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile; davalı ... vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, dava konusu Bartın ili, Merkez ilçesi, ... köyü, ... Mevkii sınırları içerisinde yer alan harita bilirkişisi ... ve fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 03.01.2022 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde mavi ve kırmızı çizgi ile gösterilmiş olan 2240, 51... alanın davacı taraf adına tescili talebinin reddine, terditli talep bakımından davanın kabulü ile 2240. 51... alanın mülkiyetinin davacı tarafa ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalılar Karayolları Genel Müdürlüğü ve Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı 116,60 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!