Kadastro öncesi nedene dayalı, mera nitelikli taşınmazın zilyetlikle iktisabı talebiyle açılan tapu iptali ve tescil davasının 10 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddi.
Özet: Bu hukuki evrak, kadastro öncesi sebebe dayalı olarak mera vasıflı bir taşınmazın tapu iptali ve tescili istemiyle açılan, davacının zilyetlikle iktisap iddiasına dayanan davada; ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren on yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın usulden reddine dair verdikleri kararların hukuka uygun bulunarak Yargıtay tarafından onanmasıyla sonuçlanan bir yargı sürecini özetlemektedir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Havza Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Dava, kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Samsun ili, Havza ilçesi, ... Mahallesi, 1 18... parsel sayılı, 5.886,45 metrekare yüz ölçümlü mera vasıflı taşınmazın 1 18... parselden ifraz edilerek 16.06.1988 tarihinde Kamu Orta Malı olarak tespit edildiği, kadastro tespit tutanağının itiraza uğramadan 30.03.1989 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 04.03.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili; davacı müvekkilinin, Samsun ili, Havza ilçesi, ... Mahallesi 1 18... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, 1 18... sayılı parselin bir kısmı yönünden davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunu ileri sürerek tapu iptali-tescil isteğiyle eldeki davayı açmıştır.
Davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamı hep bir arada değerlendirildiğinde davacının, Samsun ili, Havza ilçesi, ... Mahallesi 1 18... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu ve bu taşınmaza komşu 1 18... parsel sayılı mera olarak kayıtlı olan taşınmazın bir kısmının tarla olarak kullanıldığını, bu nedenle tapu kaydının kısmen iptali ile adına tesciline, kalan kısmının ise köy merası olacak şekilde yeniden parsellenip düzeltilmesine karar verilmesini istediği, tapu ve kadastro kayıtlarının celp edildiği, dava konusu 1 18... parselin tapuda mera olarak kayıtlı olduğu, yine kadastro tutanaklarında mera olarak tescillendiği ve 1 18... parselin tesis kadastrosunun 30.03.1989 tarihinde kesinleşecek tapuya tescil edildiğinin görüldüğü, davacı tarafın davasını 04.03.2024 tarihinde açtığı, tesis kadastrosunun kesinleşme tarihinden 10 yıl geçtikten sonra açılan davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davacının tapu iptal tescil yönünden davasının usulden reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının, Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde belirtilen kadastro tespit tarihi olan 1989 yılı itibariyle 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra 04.03.2024 tarihinde kadastro öncesi nedene dayalı olarak dava açmış olmasına göre Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından vekalet ücretine hasren temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Temyiz eden davalı ... 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!