Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin ölümlü trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istinaf başvurusuna ilişkin kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 2015 yılında meydana gelen ve bir kişinin vefatıyla sonuçlanan trafik kazası sebebiyle, ölenin yakınları tarafından, kusurlu olduğu iddia edilen araç sahibi ile trafik ve kasko sigortası şirketlerine karşı açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasının iddia ve savunmalarını özetlemektedir; davacılar, vefat edenin geliri ve daha önce yapılan kısmi sigorta ödemeleri göz önüne alınarak kalan destekten yoksunluk ile manevi zararlarının giderilmesini talep ederken, davalılar yetki, zamanaşımı, zararın zaten karşılandığı, kusur oranları, tazminat hesaplama yöntemleri ve faiz türlerine ilişkin çeşitli itirazlarla davanın reddini savunmaktadır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 16.01.2025NUMARASI : ████████ Esas ███████ KararDAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ : 21.05.2026GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 21.05.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı ası ve birleştirilen dava dosyasında davalılara vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 10.10.2015 tarihinde davalılardan ... Sigorta şirketine İMMS ile sigortalı, ... adına kayıtlı ve dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın bariyerli iki şeritli yolda önce karşı şeride geçtiğini, çekiciye bağlı ... plakalı dorse üzerinde bulunan konteynırın dava dışı ...'un maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracının önüne düşmesi ve çarpması sonucunda meydana gelen ölümlü-yaralanmalı trafik kazasında ...’ın aracında yolcu olarak bulunan davacılardan ...’nun eşi, ... ve ...’nın babası, ... ve ...’nin oğulları olan ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde ...'ün asli kusurlu olduğunu, ...'un kazada kusurunun bulunmadığını, ... plakalı ...'e ait aracın ... Sigorta AŞ tarafından ZMMS ile kasko sigortası kapsamında da davalı ... Sigorta Şirketi tarafından İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müteveffanın Sakarya'da ... Otomotiv San. Türkiye AŞ de çalıştığını, Ağustos ayı maaşının 2.591,17-TL olduğunu, 3 ayda bir maaş tutarında olmak üzere yılda 4 ikramiye aldığını, ZMMS ... Sigorta AŞ tarafından davacı eş ... ve çocuklar ... ve ... için 12.01.2016 tarihinde 290.000,00-TL destekten yoksunluk zararı için ödeme yaptığını, müteveffanın geliri göz önüne alındığında eş ve çocukların destekten yoksunluk zararının tamamının ZMMS tarafından yapılan ödeme ile giderilemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00'er-TL den 5.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, alacağa sigorta şirketi için temerrüt tarihi olan 09.12.2015 tarihinden itibaren, davalı ... için 10.10.2015 olay tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, davacı eş ... için 40.000,00 TL, çocuklar ... ve ..., anne ... ve baba ... ... için her birine ayrı ayrı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 28.06.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma taleplerini davacı ... ... için 326.352,80 TL'ye (İMMS için 137.994,74 TL), ... için 48.423,17 TL'ye (İMMS için 20.474,91 TL), ... için 65.387,10 TL’ye (İMMS için 27.647,82 TL), ... için 31.802,41 TL'ye (İMMS İçin 13.447,11 TL), ... ... için 26.915,10TL'ye (İMMS için 11.380,59 TL), ... için 92.369,36 TL’ye (İMMS için 39.056,82 TL) yükseltmiş, 30.12.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davacı ... ... için 26.915,10 TL olan maddi tazminat talebini 41.298,13-TL olarak ıslah etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız fiil yeri ve davalının ikametgah yeri olarak Kütahya Mahkemelerinin yetki olduğunu, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalıya ait ... plakalı aracın ... Sigorta AŞ ye ZMMS sigortalı olup, davanın adı geçen şirkete ihbarını talep ettiklerini, davalıya ait aracın karışacağı bir kaza için genişletilmiş kasko poliçesi ile karşılaşılması muhtemel manevi tazminat taleplerinin güvence altına aldığını, eldeki davanın konusunun doğrudan bu teminata ilişkin olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalının herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi kusur yönünden rapor alınmasını, davacılara ... Sigorta AŞ tarafından toplam 290.000,00-TL ödeme yapıldığını, davacıların zararlarının tamamının bu ödeme ile giderildiğini eldeki davaya açmakta hukuki yararları bulunmadığını, tazminat hesabında desteğin son bir yıllık gelirinin belirlenmesi ve bunun üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini ayrıca servis ve yemek ücretinin hesaplamada dikkate alınmayacağını, davacı eşin rapor tarihindeki evlilik ihtimalinin tazminattan düşülmesi gerektiğini, kırsal kesimde yaşayan davacı çocuklar için destek yaşının 18 olarak kabulü gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Asıl ve birleşen davada davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 28.08.2015-12.10.2015 tarihleri arasında davalı şirket tarafından birleşik kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, şirketin sorumluluğunun sigorta poliçesindeki limitler ve sigortalıların kusuru ile sınırlı olduğunu, ZMMS poliçesinin teminatı tükenmeden birleşik kasko sigorta poliçesine başvurulamayacağından zararın Trafik Sigorta Poliçesini tanzim eden sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, davalı şirketin maddi tazminata ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, kusur yönünden ATK’dan, tazminat yönünden de aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, SGK ödemesi olup olmadığının ve desteğin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, ticari faiz talebinde bulunulamayacağını, sıralı sorumluluk gereği öncelikle ZMMS poliçesinin sorumluluğuna gidilmesi gerektiğinden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davadaki iddiaları doğrultusunda müteveffa ...'ın vefat tarihinde eşi ... ...'ın 9 haftalık hamile olduğunu, davacı ...'ın 03.06.2016 tarihi itibarı ile sağ doğduğunu, kazaya karışan aracın sigorta şirketi olan ... Sigorta AŞ’nin ZMMS poliçesi gereğince eş ... ..., çocuklar ... ve ... için 12.01.2016 tarihinde 290.000,00 TL sorumlu olduğu poliçe limitinde destekten yoksunluk zararı için ödeme yaptığını, zararın tamamı ZMMS'ca yapılan ödeme ile giderilemediğini, ayrıca davalı ...'nin kaza tarihinde henüz cenin olduğu için destekten yoksunluk zararı olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı çocuk ... için 1.000,00 TL destekten yoksunluk tazminatı ve 10.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi için temerrüt tarihi olan 09.12.2015, davalı ... için 10.10.2015 olay tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında dava değerini ... için 92.369,36 TL'nin ( sigorta şirketi 39.056,82 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsili için ıslah etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece verilen karara karşı asıl ve birleşen davanın davacıları ve esas ve birleşen davanın davalıları ... ve ... Sigorta Şirketi vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 1702.2022 tarih ve █████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile mahkemece davalıların kusura itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla aynı kaza nedeniyle açılan Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyası da istenerek Karayolları Genel Müdürlüğü veya İTÜ gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi kurulundan kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi, desteğin anne ve babasının sağ ve davacı olduğu gözönüne alınarak desteğin gelirinin destek, davacı eş ve çocuk ile desteğin anne ve babası arasında paylaştırıldığı, Yargıtay uygulamalarına uygun tazminat hesaplaması hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli aktüer raporu alınarak (davalılar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar da dikkate alınarak) sonucuna göre karar verilmesi, davacı çocukların yüksek öğrenim yapmasının muhtemel olması halinde davalılar lehine usulü hak oluşturan 24 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmayacağının muhtemel görülmesi halinde ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü ile destek tazminatı hesaplanması, desteğin işe girdiği tarihten, kaza tarihine kadar çalıştığı işyerinden tüm maaş bordroları ile SGK kayıtlarının getirilerek, yemek ve servis ücreti katılmadan gelirinin netleştirilmesi ve daha sonra destek tazminatı hesabı yapılması, kabule göre de; kazaya karışan davalıya ait aracın ticari araç olması ve ticari faaliyeti sırasında kazaya karışması nedeniyle ticari avans faize hükmedilmesi doğru olmakla birlikte, esas davanın davacıları vekili tarafından 27.11.2015 tarihinde davalının işleteni olduğu aracın hem ZMMS olan ... Sigorta AŞ’ne, hem de İMMS olan davalı ... Sigorta Şirketine tazminat talepli başvuru yapıldığı, davalı şirkete tebligatın 30.11.2015 tarihinde yapıldığı, bu durumun davalı şirketin de kabulünde olduğu (08.06.2017 tarihli cevabi yazı başvuru yapıldığı, hasar dosyası açıldığı, ödeme yapılmadığı belirtilmiştir ) anlaşıldığından esas davaya ilişkin olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 15.12.2015 tarihi olduğu gözetilerek karar verilmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar yakını müteveffa ...'ın içinde bulunduğu aracın sürücüsünün tali kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de olayın kabul edilen oluş şekline göre bu aracın olayda kusursuz olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu kapsamda üç kişilik fen bilirkişisi heyetinden aldırılan, hükme esas alınabilir nitelikteki 12.10.2022 tarihli raporda; davalı işletenin sürücüsü ...'ün olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacılar yakını müteveffa ...'ın içinde bulunduğu ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un olayda kusursuz olduğu, davacılar yakını müteveffa ...'ın olayda kusursuz olduğu rapor edilmiş, bu haliyle davalı işletenin sürücüsü ...'ün olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacılar yakını müteveffa ...'ın olayda kusursuz olduğunun kabul edildiği, asıl ve birleşen davada davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talepleri yönünden yapılan değerlendirmede mahkemenin 18.04.2019 tarihli ███████ Esas ████████ Karar sayılı kararı davacılar vekili tarafından asıl ve birleşen davalarda maddi tazminat davasında sadece faiz türü yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmakla davalıların usuli kazanılmış hakları gözetildiği, davacı çocuklardan ...'ın yargılama sırasında üniversite öğrenimine başladığı ve devam ettiği, ...'ın karar tarihi itibariyle Anadolu Lisesi 9. Sınıf öğrencisi olduğu, not ortalamasının 74,55 olduğu, bu veriler itibariyle yüksek öğrenim yapmasının muhtemel olduğu, 2016 doğumlu ...'ın karar tarihi itibariyle 2. Sınıf öğrencisi olduğu, öğrenci belgesinde olumsuz hal bulunmadığı, bu veriler itibariyle yüksek öğrenim yapmasının muhtemel olduğu, 27.11.2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda davacı çocukların yüksek öğrenim göreceğine ilişkin terditli hesaplama şekli hükme esas alındığı, safahatta desteğin davacı annesi ...'ın öldüğü dikkate alınarak, davalılar lehine usuli kazanılmış hak gözetilerek, 27.11.2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda garameten hesaplama hükme esas alınmış ve müteveffa davacı ... mirasçıları ... ..., ..., ..., ..., ... davayı takip etmekle bu mirasçılar yönünden hüküm tesis edildiği, 27.11.2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda geçerli net asgari ücret tutarlarının (AGİ dahil ve çocuk sayısına göre değişen; 03.06.2016 tarihine kadar evli eşi çalışmayan 1 çocuklu AGİ, 03.06.2016 sonrası evli eşi çalışmayan 2 çocuklu AGİ) 3,048 katı geliri olduğu varsayılarak hesaplandığı, yıl değiştikçe yıllara ve dönemlere göre asgari ücretteki değişiklikler göz önüne alınmış, işlemiş dönem hesabı desteğin vefatı; 10.10.2015 tarihinden, istinaf kararında belirtildiği şekilde 23.06.2018 tarihine kadar olan dönemi kapsadığı kabul edilmiş, davacının bu yöne ilişkin açık istinafı bulunmadığı belirterek, asıl davada maddi tazminat talebinin kabulü ile; davalılar için usuli kazanılmış hak gözetilerek, ... ... için 326.352,80 TL (sigorta şirketinin 111.247,52 TL'sinden sorumlu olmak üzere), ... için 48.423,17 TL (sigorta şirketinin 17.054,42 TL'sinden sorumlu olmak üzere), ... için 65.387,10 TL (sigorta şirketinin 26.742,34 TL'sinden sorumlu olmak üzere), ... ... için 41.298,13 TL (sigorta şirketi tamamından sorumlu olmak üzere) toplam 481.461,20 TL'nin davalı ...'ten 10.10.2015 olay tarihinden, davalı sigorta şirketinden 15.12.2015 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara verilmesine, müteveffa davacı ... için 31.802,41 TL'nin (sigorta şirketinin 12.186,54 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalı ...'ten 10.10.2015 olay tarihinden, davalı sigorta şirketinden 15.12.2015 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile mirasçıları ... ..., ..., ..., ..., ...'a miras hissesine isabet eden oranlarda verilmesine, manevi tazminat yönünden ... ... için 40.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... ... için 15.000,00 TL'nin █████/2015 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacılara verilmesine, müteveffa davacı ... için 15.000,00 TL'nin █████/2015 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile mirasçıları ... ..., ..., ..., ..., ...'a miras hissesine isabet eden oranlarda verilmesine, birleşen davada davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile; davacı ... için 92.369,36 TL'nin (sigorta şirketi 41.471,05 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalı ...'ten 10.10.2015 olay tarihinden davalı sigorta şirketinden 03.11.2016 dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin davalı ... yönünden kabulü ile; 10.000 TL'nin davalı ...'ten █████/2015 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davada davacının sigorta şirketine yöneltilen manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 27.11.2024 tarihli ek bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, çocukların yüksek öğrenim görme ihtimallerinin düşük olduğunu, belirtilen not ortalamaları çocukların yüksek öğrenim yapma ihtimallerini düşürdüğünü, müteveffanın maaşının asgari ücretin 3,048 katı olduğuna yönelik tespitlerin hatalı olduğunu, müteveffanın eşinin evlenme ihtimalinin hatalı tespit edildiğini, aktüeryal yöntem ve 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatlar çok fahiş olduğunu, yemek ve servis hizmetleri hesaplamaya katılamayacağını, kıdem tazminatı hesabı yapar gibi giydirilmiş ücret hesabı yapmasının kabul edilemez olduğunu, hak sahiplerinin, sürelerini ve pay oranlarının hatalı olduğunu, ... için herhangi bir ödeme yapılmadığından, ...'nin garameten paylaşıma konu edilemeyeceğini, eldeki davanın niteliği gereği ancak yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... plakalı sigortalı aracın karıştığı kaza neticesinde davacıların desteğinin vefatı nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edildiğini, ... plakalı araç için 250.000,00 TL teminat mevcut olduğunu, olay nedeniyle Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve 05.03.2018 tarihli kararı ile sigortalı aleyhine, aynı poliçe kapsamındaki teminat dahilinde, 48.000,00-TL manevi tazminatın kabulü kararına göre işbu teminattan icra dosyasına toplam 64.9381-TL ödeme yapıldığını, yine aynı poliçe kapsamındaki teminat dahilinde, Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas dosyası devam etmekte iken ekli ibraname ile sulhen ...'a 26.000,00-TL manevi tazminat üzerinden toplam 26.214,68-TL ödeme gerçekleştirildiğini, tek limitli teminat dahilinde ana para olarak toplam 74.000,00-TL ödeme yapıldığını, bakiye teminat limitinin 176.000,00-TL kaldığını, bu tutarların teminattan mahsup edilerek destekten yoksun kalma tazminatının garameten yapılması gerekirken işbu tutarların dışlanmayarak hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı olduğunu, belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Asıl ve birleşen davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının sürücü ve işletenin hukuki sorumluluğu ile ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrasında davalılar için usuli kazanılmış hak gözetilerek asıl davada maddi tazminat talebinin kabulüne, asıl davada manevi tazminat talebinin kabulüne, birleşen davada davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, birleşen davada davacının manevi tazminat talebinin davalı ... yönünden kabulüne, birleşen davada davacının sigorta şirketine yöneltilen manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesine göre ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ile 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi ve manevi zarardan davalı işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir. Davalı sigorta şirketi dava konusu kazaya karışan aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olup Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının sigorta teminatının kapsamı başlıklı 1.maddesinde sigortacı aracın işletenine yükletilebilecek hukuki sorumluluğu poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin edeceği düzenlenmiştir. ihtiyari mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortası türü olup sorumluluk sigortaları sigortalının üçüncü şahıslara vereceği zararlar sonucu, ödemekle yükümlü olacağı tazminatların güvence altına alındığı sigortalardır. Başka bir deyişle sorumluluk sigortası sigorta ettirene sorumluluk hukuku hükümlerinden doğan tazminat taleplerine karşı koruma sağlar. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk değil, sıralı bir sorumluluk öngörmüştür. Bu nedenle, aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının, olay tarihi itibariyle aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısının limitini aşan kısımdan ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır. Davalı ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminat limitleri üzerinde zararın bulunması halinde sorumluluğunun başlayacağı düzenlendiğine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası tarafından ödemede bulunmasına rağmen davacı tarafın tazminat talep etmesi nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortacısı tarafından yapılan ödeme tarihine göre davacının zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitinin üzerinde zararın bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ülkemiz koşulları değerlendirildiğinde ve kardeşlerden birinin üniversitede okuduğu, diğer kardeşlerinde eğitim hayatına devem etmeleri dikkate alındığında diğer kardeşlerin de üniversite okuyacakları varsayımına dayalı olarak hesaplamada 25 yaşına kadar hesaplama yapılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nin 04.12.2023 tarih ve ███████ E. ██████████ K.) Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, kaldırma kararı sonrasında dosyaya kazandırılan hesap bilirkişi raporu ile belirlenen kusur oranı dikkate alınarak, müteveffa ...'ın kaza tarihinde evli ve iki çocuklu olup, ölümünden sonra birleşen davada davacı kızının dünyaya geldiği, anne ve babasının da hayatta olduğu dikkate alınıp destek oranları belirlenirken davacı annenin 10.08.2024 tarihinde vefat ettiği ve kardeşlerden birinin yargılama sırasında üniversite okumaya başladığı dikkate alınıp davacı kız çocuklarının yüksek öğrenim göreceğinden bahisle 24 yaş sonuna kadar destekten faydalanacağı varsayımı ile TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınarak asgari ücretin 3,048 katı üzerinden asgari ücret üzerinden kaldırma kararında işaret edildiği üzere bilinen/işlemiş dönem 23.06.2018 tarihinde sonlandırılmak suretiyle hak sahibi anne baba ile eş ve çocukların destek alacağı süre gözetilerek, anne ve babanın destekten çıktığı tarihine kadar hesaplama neticesinde belirlenen ZMMS limiti üstünde belirlenen tazminatın gerek ZMMS poliçe limitinin gerekse davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen İMMS poliçe limitini aşması nedeniyle garameten dağıtılarak yapılan hesaplama doğrultusunda belirlenen tazminatın hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. Somut olay, yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davacıların maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararlarına karşılık davacılarda bir huzur duygusunun oluşabilmesi için kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacılar üzerinde etkisi, davacıların yakınlık derecesi tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2015) paranın alım gücü yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan kusur ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalı sigorta şirketi tarafından İMMS poliçesiyle sigortalı diğer davalının ise maliki olduğu araç sürücünün kusurlu davranışı neticesinde müteveffanın ölümü nedeniyle desteğini kaybeden davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminatı bulunduğunun tespit edilmiş olmasına, müteveffanın gelirinin sosyal ve ekonomik durumuna uygun şekilde belirlenmesine, destekten yoksun kalma tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak pay dağılımına ilişkin uygulamada benimsen ilkelere uygun olarak tespit edilmesine, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı bakımından işleten davalı araç maliki ile ZMMS poliçesi limitini aşan kısımdan temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde davalı sigorta İMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunun söz konusu olmasına, davalı sigorta şirketi yönünden garameten yapılan hesaplama doğrultusunda tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, poliçe limitini aşan miktar yönünden ise davalı işletenin sorumlu tutulmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu halde mahkeme kararına dayalı olarak ödeme yaparken garameten paylaştırma ile ödeme yapma konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen davalının kusurlu eylemi nedeniyle, hak sahibi davacıların tazminat alacaklarının azaltamayacak olmasına, maddi olaya uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, kazaya karışan aracın ticari araç olması tazminata davalıların sıfatına göre belirlenen temerrüt tarihinden avans faiz yürütülmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleştirilen davada davalılardan alınması gereken 48.884,88 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 23.824,47 TL'nin mahsubu ile kalan 25.060,41 TL (davalı ... Sigorta 5.988,10 TL harçtan sorumlu olmak üzere) harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 21.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. BaşkanÜye ÜyeKatip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.