Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Antalya Kaştaki zeytinlik alanın 3573 sayılı Kanun uyarınca tarım dışı kullanıma açılmasını engelleyen çevre düzeni planı değişikliği iptal davası temyizini inceliyor.
Özet: Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna taşınan temyiz başvurusunda, davacının, zeytinlik vasfına sahip bir parseli kapsayan ve alanı tarım alanı olarak belirleyen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin iptali istemi, söz konusu taşınmazın 3573 sayılı kanun kapsamında zeytinlik sahası statüsünde olması nedeniyle turizm veya yerleşim amaçlı planlanmasına hukuken olanak bulunmadığı, yapılan değişikliğin çevrenin korunmasına yönelik ve mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle Daire tarafından reddedilmiş; davacı ise 3573 sayılı kanunun zeytinlik alanların %10luk kısmında yapılaşmaya izin verdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : █████████Karar No : ████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ..VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... BakanlığıVEKİLİ : Huk. Müş. ...İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Antalya ili, Kaş ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca █████/2022 tarihinde onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;Usule ilişkin itirazlar yerinde görülmemiş, Stratejik mekânsal planlamanın, kentsel gelişimi yalnızca fiziksel gelişim kapsamında ele alan bir yaklaşım olmadığı, fiziksel gelişmenin yanı sıra, kentteki sosyal, kültürel, ekonomik, yerel örgütsel gelişime ilişkin stratejileri de içerdiği, çevre düzeni planlarının, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması sebebiyle sadece fiziki kullanım kararları içermediği, dolayısıyla, dava konusu 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planında belirlenen arazi kullanım kararlarının, niteliği itibarıyla çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak plan kararları olup, bu yönüyle söz konusu plana dayanılarak yapılacak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarından farklılık arz ettiği,Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmanın, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmenin ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemenin amaçlandığı,Bu amaç çerçevesinde, Çevre Düzeni Planının ölçeğinde hangi usül ve esaslara göre planlama yapılacağının ayrıntıları ile ilgili kanun ve yönetmeliklerde düzenlendiği,Ayrıca, bir bölgede önceki plan kararları ile belli bir amaca yönelik tanımlama yapılmış olmasının, o bölgenin tamamının amacı, kapsamı, niteliği ve esasları ilgili mevzuatta belirlenmiş olan çevre düzeni planında aynı amaca tahsis edileceği sonucunu doğurmayacağı,Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının "Koruma ilkeleri" başlıklı, 3.1.13 sayılı plan notunda, "Üzerinde yetişen özel ürünler açısından önem taşıyan, sera alanları, kesme çiçekçilik, elma, kiraz, gül, zeytin, üzüm, incir vb. özel ürün arazileri korunacaktır. " kuralına yer verildiği,Dosyanın incelenmesinden, Dairelerinin █████/2023 tarihli ara kararıyla taşınmazın tarımsal niteliğinin ve 5403 sayılı Kanun uyarınca tarım dışı amaçla kullanılmasına izin verilmesine ilişkin yetkili toprak koruma kurulunun uygun görüşünün alınıp alınmadığının sorulması üzerine, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından verilen cevapta, taşınmazın vasfının zeytinlik bahçesi ve 3573 sayılı Kanun kapsamında olduğu, tarım dışı kullanılmasına yönelik herhangi bir karar alınmadığının belirtildiği, öte yandan, 3573 sayılı Kanun ile zeytinlik sahası statüsünde kabul edilen alanların daraltılmasının yasaklandığı; dava konusu parselin turizm amaçlı ya da yerleşim amaçlı planlanması durumunda zeytinlik sahası statüsünde kabul edilen arazi kullanımı daraltılmış olacağından, bu alanın dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında turizm amaçlı ya da yerleşim amaçlı planlanmasına hukuken olanak bulunmadığı, alanın tarım alanı olarak belirlenmesine ilişkin yapılan değişikliğin çevrenin korunmasına yönelik olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde mevzuat hükümlerine ve şehircilik ilkelerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 3573 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca, zeytinlik alanın %10'luk kısmında yapılaşma imkanı tanındığından, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün cevabının hukuka aykırı olduğu, belirtilen gerekçe ile temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1.Davacının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- 3573 sayılı Kanun'un 20. maddesinde, zeytinlik sahaların korunması amaçlanmış, bu çerçevede; zeytinlik sahaları ile bu sahalara 3 km mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesislerin yapılması ve işletilmesi yasaklanmış, bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi ise Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlanmıştır. Diğer yandan, anılan maddenin ikinci fıkrasında, "Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının %10’unu geçemez." hükmüne yer verilmiştir.Bu hükümlerin mefhumu muhalifinden; zeytinlik sahalar ile bu sahalara 3 km mesafede zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak şekilde, kimyevi atık bırakmayan, toz ve duman çıkarmayan tesislerin yapılması ve işletilmesinin mümkün olduğu, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde de, altyapı ve sosyal tesisler dahil zeytinlik alanının toplam %10’unu aşmayacak şekilde yapılaşma hakkının sağlandığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, dava konusu çevre düzeni planı açısından, 3573 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca araştırma yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmaksızın eksik inceleme sonucunda karar verildiği görülmektedir.Açıklanan nedenlerle, eksik incelemeye dayalı olarak verilen Danıştay Altıncı Dairesi kararına yönelik temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.