Hırsızlık suçunda Bölge Adliye Mahkemesinin CMK 280 dışı nedenlerle dosya üzerinden verdiği bozma kararlarının hukuka aykırılığı, geçersizliği ve temyiz hakkı ihlali.
Özet: Yüksek mahkeme, hırsızlık suçundan verilen hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde, bir sanığın önceden kesinleşen bir hükmün sirayeti nedeniyle temyiz hakkı olmadığını belirterek istemi reddetmiş; diğer sanık yönünden ise, bölge adliye mahkemesinin, kanunda açıkça belirtilen sınırlı durumlar dışında, duruşma açmadan dosya üzerinden verdiği bozma kararının hukuka aykırı olduğunu, bu tür kararların yasal dayanağının bulunmadığını ve Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları ışığında yargılama usulünü ihlal ettiğini, dolayısıyla hükmün geçersiz kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: █████████ E., █████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma
Katılan vekilinin temyizinin sanıklara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I. Katılan vekili ve sanık ...'un sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik temyizlerine ilişkin olarak yapılan incelemede
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli bozma kararının, aynı suçu işleyen ve verilen kararı istinaf etmeyerek hakkındaki hüküm kesinleşen ...'e sirayet ettirilmesinin, sanığa ve katılan vekiline Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararından sonra verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen 18.06.2025 tarihli kararına karşı temyiz hakkı vermeyeceği ve sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği sanığın ve katılan vekilinin bu hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, sanık hakkında açılan kamu davasının niteliğine ve hükmün mahiyetine göre, sanık ...'in ve katılan vekilinin hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ...'in ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II. Katılan vekili ve sanık ...'ın sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik temyizlerine ilişkin olarak yapılan incelemede ise İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ...'ın temyiz isteminin "Lehe hükümlerin uygulanmasına"; katılan vekilinin temyiz isteminin "İndirim nedenlerinin uygulanmamasına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ...'ın istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.11.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile “ Eylemin gündüz vakti işlenmesi sebebiyle fazla ceza tayin edildiğinden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, ████████ Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve ██████████ sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.11.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!