İki ayrı trafik kazası sonucu ağır yaralanan, kalıcı maluliyetle yaşamına devam edip vefat eden kişinin eşi tarafından, sigorta şirketine karşı açılan maddi ve destekten yoksun kalma tazminatı davası.
Özet: Davacı mirasçıların açtığı bu tazminat davası, murislerinin 2008 ve 2009 yıllarında geçirdiği iki ayrı trafik kazası sonucu oluşan ağır beyin travmaları ve %99 maluliyet nedeniyle yatağa bağımlı hale gelerek 2021 yılında vefat etmesi üzerine, kazalarla ölüm arasındaki illiyet bağı iddia edilerek, maluliyet artışı ve destekten yoksun kalma sebebiyle maddi tazminat talebini içermektedir; zira sigorta şirketine yapılan başvuru ve zorunlu arabuluculuk süreçleri olumsuz sonuçlanmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu 97.maddesi uyarınca davalıya yazılı başvuruda bulunulmuş olup davalı sigorta şirketinin 16.9.2021 olumsuz cevabı üzerine Türk Ticaret Kanunu 5A maddesi uyarınca ---- Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, Büro Başvuru Numarası ------ olan arabuluculuk görüşmelerinde taraflar 5.8.2021 tarihinde anlaşamama tutanağı imzalamış olup dava şartı arabuluculuk tarafınca yerine getirildiğini, davacıların murisi --- 13.09.2008 tarihlerinde yaya olarak bulunduğu sırada ----- yönetimindeki araç tarafından ve 19.02.2009 tarihlerinde yaya olarak bulunduğu sırada ----- yönetimindeki tarafından hayati tehlikesi olacak şekilde yaralandığını, beyin kanaması geçirdiğini ve her iki kaza sonucunda da çeşitli ameliyatlar geçirdiğini, müteveffa ---- işbu trafik kazaları sonucunda kalıcı hasarlar ile engelli olarak hayatına devam ettiğini, bu kazalarla bağlantılı olarak ve kazalar sonucunda █████/2021 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın T.C. Sağlık Bakanlığı ---- Hastanesi tarafından verilen 19.08.2020 tarihli ---- numaralı raporda : “Nöroloji doktoru 2008 yılında trafik kazası sonrası travmatik beyin hasarı gelişen hasta, yutamıyor, pegden besleniyor, sondalı hiç hissetmiyor, total inkontinans mevcut, kendi öz bakımını yapamıyor, yatağa bağımlı şeklinde” değerlendirmesinden sonra nörolojik muayene sonucu %99 engelli olduğu tespit edildiğini, İç hastalıkları doktoru tarafından %10 engelli oranı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları doktoru tarafından da %39 oranında engelli olduğuna karar verildiğini, her iki dosyadan alınan Adli Tıp Raporu'nda da müvekkillerin murisinin geçirmiş olduğu kazalara ilişkin konuşma, beslenme gibi temel ihtiyaçlarını giderebildiği belirtilmiş iken 19.08.2020 tarihinde alınan raporda kendi öz bakımını yapamadığı, yatağa bağımlı bir şekilde yaşadığı belirtildiğini, Muris --- bu tespitlerin yapılmasından yaklaşık 8 ay sonra hayatını kaybettiğini, ---- Hastanesi tarafından verilen sağlık raporunda da görüleceği üzere davacıların murisi ---maluliyeti geçirmiş olduğu kazalardan kaynaklandığını, işbu maluliyet artışından kaynaklı olarak maddi tazminat ve diğer tazminatları arasındaki farkların ödenmesini talep ettiklerini, davacıların murisi ---- maruz kaldığı trafik kazalarına ilişkin aşağıda özetlediğimiz yargı süreçleri kapsamında olmayan, fakat bu kazalardan kaynaklanmış olan malüliyet artışları ve ölümü nedeniyle yeniden tazminat talebinde bulunulması zorunluluğu ortaya çıktığını, müvekkili --- müteveffa ----- ekte sundukları mirasçılık belgesinde görüldüğü üzere eş sıfatıyla mirasçı olduğunu, müvekkilinin maluliyetinin artığı döneme ilişkin müteveffanın mirasçısı sıfatıyla müvekkili alması gereken maddi tazminatı talep etmekte olduğunu, ayrıca müteveffanın ölümü geçirmiş olduğu trafik kazalarından kaynaklandığından müvekkilinin "eş" sıfatı ile destekten yoksun kalma tazminatını talep etmekte olduğunu, işbu kazalara neden olan araçlara ilişkin ZMSS ve diğer sigortalar ile sigorta ettiren sigorta şirketleri ---- Şirketi bünyesinde birleşmiş olup---- Şirketi’ne başvuru yapılmış ve başvuru sonucunda 16.09.2021 tarihinde olumsuz cevap geldiğini, Müteveffa --- 13.09.2008 tarihinde ---- istikametine yaya olarak gitmekte iken sürücüsü ve maliki --- olan ---- plakalı aracın çarpması sonucu yaralanmış olup müteveffanın tedavisi ---- Hastanesinde ---- yapıldığını, 19.02.2009 tarihinde --- sürücüsü olduğu --- plakalı---poliçe numaralı ----- Karayolu Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan motosiklet, ----- Caddesinde karşıdan karşıya geçmeye çalışan müteveffa ---- çarparak ağır yaralanmasına sebep olduğunu, ----Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında alınan 19.6.2013 tarihli Adli Tıp Raporunda ''(...)13.09.2008 tarihli BBT'de sol temporoparietal subdural hematom, 22.09.2008 tarihli BBT de yaklaşık 7x7 cm sol temporoparietal kraniekyomi defekti, Dr. ---- dosyasına ekli 14.02.2009 tarihli BBT de eski kraniektomi defekti, defekt bölgesinden serebral parenkim kımsmen herniye, sol frontal pnömosefali ve sol frontal epidural hematom, 07.03.2012 tarihli BT'de sol parietalde 8,5x6 cm lik kraniektomi defekti (ilk ameliyata bağlı), frontal kemik solunda 3x3,5 cm lik kraniektomi defekti (2. ameliyata bağlı) sol temporal lobda parenkimel ensefslomalezik sekel değişiklikler, MR da sol temporal lobda parenkimal sekel değişiklikler görüldüğüne göre --- oğlu 1951 doğumlu ---- 14.02.2009 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen epidural kanama ve kraniektomiye neden olan arızası(...)'' değerlendirmelerinde bulunulduğunu, --- Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Sayılı dosyasında alınan 22.6.2010 tarihli raporda ise '8x7 cm alanda kraniektomş görüldüğü, alınan kemik batın sol alt kadrana gömülü olduğu, 7x8 cm alanda kemik dokusunun olmadığı' değerlendirmelerinde bulunulduğunu, İşbu raporda %62 maluliyet tespit edilip karar bu rapora istinaden verildiğini, müteveffanın --- Asliye Ticaret Mahkemesinde ---. Sayılı dosyasından alınan adli tıp raporunda “13.09.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ameliyat edilmiş ve kafatasında 8,5x6 cm lik kraniektomi defekti meydana gelmişi olduğu, dava konusu 14.02.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ameliyat edildiği ve kafatasının farklı bir yerinde 3x3,5 cm lik defekt meydana geldiği(...)” şeklinde değerlendirilmelerde bulunulduğunu, ---Asliye Hukuk Mahkemesi’nin -----. Sayılı dosyasından alınan adli tıp raporunda da yapılan muayene genel durumunun düzgün olduğu, yürümesinde ve konuşmasında herhangi bir dengesizlik olmadığı, zaman zaman sübjektif beden ağrısı olduğu ----- olmadığı, % 62 oranında maluliyetinin olduğu tespit edildiğini, müvekkilinin iş akdi feshedildiği tarihten beri herhangi bir işte çalışmamakta, üzerine kayıtlı bir mal varlığı da bulunmadığını, yargılama giderlerini karşılayabilecek maddi durumu bulunmadığını, bu sebepten yargılama masraflarının suç üstü ödeneğinden karşılanmasını talep ettiklerini beyan ederek adli yardım talebinin kabulü ile müvekkilinin maddi tazminat alacağından her kaleme ilişkin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla ve manevi tazminatın tamamına ilişkin tüm haklarımızın saklı kalmak kaydıyla müteveffanın mirasçısına kaza tarihlerinden itibaren temerrüt faizi işletilmek suretiyle 50,00-TL maddi tazminatın (maddi tazminat, bakıcı gideri, bakım gideri) ve 50,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ---- üzerinde bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemeler ile tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, öncelikle talebi kabul anlamına gelmemek üzere ölüm olayı ile işbu tarfik kazaları arasında illiyet bağı olup olmadığı araştırılmasını illiyet bağı kurulması halinde müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeler dikkate alınarak poliçe teminat limiti kapsamında inceleme yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, zarar hesabı için seçilecek bilirkişilerin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, davacıların söz konusu olaydan dolayı sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, müteveffanın resmi gelir çerçevesinde hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, müvekkili şirketin kaza tarihinden işleyecek olan faiz ile sorumlu tutulamayacağını beyan ederek müvekkili şirketin yapılan ödemeler ile üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirmiş olduğundan huzurdaki davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle destekten yoksun kalma tazminatı isteminden ibarettir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ---- Asliye Hukuk Mahkemesi ----. Sulh Ceza Mahkemesi ---. Asliye Hukuk Mahkemesi ----. Asliye Ticaret Mahkemesi ---- Esas sayılı dosyalarının UYAP suretleri, sağlık raporu ve ölüm belgesi incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır.
Adli Tıp Kurumunun █████/2025 tarihli raporunda sonuç olarak; "13.09.2008 tarihinde araç dışı trafik kazası geçirdiği, 13.04.2021 tarihinde öldüğü bildirilen --- oğlu 12.06.1951 doğumlu ---- hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler değerlendirildiğinde, 1. Tıbbi belgelerinde zehirlenme bulgusu tanımlanmadığına göre; Kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı, 2.Adli dosyada kayıtlı bilgilerde, kişinin 13.09.2008 tarihinde araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanma ifadesiyle götürüldüğü hastanede yapılan muayene ve tetkikler sonrasında kafatasında kırık,kafa içinde kanama,beyin kanaması,beyin doku harabiyeti tanılarıyla hastaneye yatırıldığı,tedavisi yapılarak 22.09.2008 tarihinde taburcu edildiği,14.02.2009 tarihinde tekrar trafik kazasına bağlı yaralanma ifadesiyle hastaneye götürüldüğü,yapılan muayene ve tetkikler sonrasında kafa içi kanama tanısıyla hastaneye yatırıldığı,tedavisi yapılarak 17.02.2009 tarihinde taburcu edildiği, 13.09.2008 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle oluşan beyin doku harabiyetine bağlı bakıma muhtaç hale geldiği,PEG ile beslendiği,sonrasında ortaya çıkan yüksek tansiyon,renal bozukluk tanılarıyla takip ve tedavisinin yapıldığı,08.04.2021 tarihinde ateş,hırıltılı solunum şikayeti ile hastaneye götürüldüğü,PEG ile beslendiği,felçli olduğu,tetkikleri sonrası akciğer enfeksiyonu,kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği,diabet,geçirilmiş serebro vasküler hastalık-geçirilmiş kazaya bağlı beynin bir lobunun alınmış olduğu,yüksek tansiyon tanılarıyla hastaneye yatırıldığı,tedaviye rağmen klinik durumu giderek kötüleşerek 13.04.2021 tarihinde hastanede öldüğü dikkate alındığında; Kişinin ölümünün 13.09.2008 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı kafatası kemiklerinde kırık,kafa içi kanama,beyin kanaması, beyin doku hasarı ve gelişen komplikasyonlar ile kendinde mevcut olan kronik hastalıklar (Diabetes Mellitus,Kalp yetmezliği,Yüksek tansiyon) sonucu meydana gelmiş olduğu, 3. Adli tıbbi dosyada kayıtlı bilgiler, tıbbi belgeler ve ölümün meydana geliş şekli ile ölüm nedeni dikkate alındığında; Kişinin 13.09.2008 tarihinde maruz kaldığı yaralanma ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, ancak yaralanma öncesi kendinde mevcut olan diyabet, yüksek tansiyon ve kalp yetmezliği hastalıklarınında ölüm üzerinde etkisi ve katkısı bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunur." tespitinde bulunulmuştur.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere uzman bilirkişi heyetinden alınan█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "13.09.2008 kaza tarihinde trafik kazasında yaralanan ---- 13.04.2021 tarihinde
vefatından dolayı eşi ---; 15.07.2025 hesap tarihi itibarıyla destekten yoksunluk tazminatının 988.047,23 TL olduğu,
----ZMSS poliçesinin 13.09.2023 kaza tarihinde kişi başına sakatlanma-ölüm
tazminatı limitinin 100.000,00 TL olduğu, ----a)Davacıya sürekli iş göremezlik tazminatı ödememişse, -- eşi ----- destekten
yoksunluk tazminatının 100.000,00 TL kısmından sorumlu olduğu.888.047,23 TL kısmından
sorumlu olmadığı, Sigorta şirketinin davacının destekten yoksunluk tazminatının kalan sakatlanma ölüm teminat
limiti kadarından sorumlu olduğu, Davacının destekten yoksunluk tazminatı talebi ile sigorta şirketine başvuru tarihi ile
hakkında bilgi olmadığı, sigorta şirketinin davacının başvurusunu 16.09.2021 tarihinde
başvurusu olumsuz olarak yanıtladığı, Sigorta şirketi için temerrüt tarihinin davacının başvurusunun sigorta şirketine teslim tarihi tespit
edilirse (teslim tarihi +sekiz iş günü), tespit edilemezse 16.09.2021 davacının başvurusunu
olumsuz yanıtlama tarihi olarak kabul edileceği, 5- Uygulanacak faizin ----- plakalı otomobil hususi olduğu için yasal faiz olduğu " tespitinde bulunmuşlardır.
Mahkememizce tarafların itirazları ve dosya kapsamında alınan █████/2026 tarihli ek raporda özetle; "13.09.2008 kaza tarihinde trafik kazasında yaralanan --- 13.04.2021 tarihinde
vefatından dolayı eşi -----; 16.02.2026 hesap tarihi itibarıyla destekten yoksunluk tazminatının 699.002,91 TL olduğu,
---- ZMSS poliçesinin sakatlanma –ölüm teminatı limitinin kişi başına 61.512,95
TL kaldığı,----- 16.02.2026 hesap tarihi itibarıyla 699.002,91 TL destekten
yoksunluk tazminatının 61.512,95 TL kısmından sorumlu olduğu, 637.489,96 TL kısmından
sorumlu olmadığı, Davacının destekten yoksunluk tazminatı talebi ile sigorta şirketine başvuru tarihi ile hakkında bilgi olmadığı, sigorta şirketinin davacının başvurusunu 16.09.2021 tarihinde
başvurusu olumsuz olarak yanıtladığı, Sigorta şirketi için temerrüt tarihinin davacının başvurusunun sigorta şirketine teslim tarihi tespit
edilirse (teslim tarihi +sekiz iş günü), tespit edilemezse 16.09.2021 davacının başvurusunu
olumsuz yanıtlama tarihi olarak kabul edileceği, Uygulanacak faizin ----- plakalı otomobil hususi olduğu için yasal faiz olduğu
" tespitinde bulunmuşlardır.
Taraf vekilleri █████/2026 ve █████/2026 tarihli dilekçeleri ile taraflar arasında yapılan anlaşma görüşmesi neticesinde sulh yoluyla çözüme kavuştuğunu, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek kalmadığını, karşılıklı yargılama ve vekalet ücreti yönünden olmadığı görülmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, davadan sonra ödeme olduğundan harç ve arabuluculuk ücreti davalıya yükletilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Konusuz kalan davada esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-)Alınması gerekli 732,00-TL başvurma ve 732,00-TL peşin harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri olmadığından ve Sulh sözleşmesinde tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri karşılandığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.210,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
5-)Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın █████/2024 tarihli ve ----seri ----- nolu 4.650,00-TL, █████/2023 tarihli ve ---- seri ---- nolu 500,00-TL fatura bedelinin davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!