Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, 60 Adet Çekicinin Teslim Edilmeyip Sözleşmenin Tek Taraflı Feshedilmesiyle Oluşan Ticari Tazminat Davası.
Özet: Davacı şirket, davalı ile yapılan elektronik posta yazışmaları ve sipariş teyitleri neticesinde mutabık kalınan 60 adet çekicinin alımı için ön ödemeler yapmış ve teslimat beklentisiyle dorse alımı gibi ek ticari adımlar atmış olmasına rağmen, davalı tarafın belirtilen tarihlerde teslimat yapmaması, Ukrayna-Rusya savaşı gibi mücbir sebep ileri sürerek fiyat farkı talep etmesi ve sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi üzerine, davalının temerrüde düşürüldüğünü belirterek, başlangıçta genel ticari kayıpların tazminini talep etmiş, akabinde ise ıslah dilekçesiyle, Türk Borçlar Kanununun ilgili maddeleri uyarınca, çekicilerin sipariş tarihindeki bedeli ile güncel piyasa fiyatı arasındaki yaklaşık 3.5 milyon Euroluk farkın giderilmesini ve uğradığı zararın tazminini istemiştir.

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

GEREKÇELİ KARAR
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2025
GR.KR.YZM.TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket ile ... ve Otobüs Ticaret A.Ş. satış yetkilileri arasında yapılan görüşmeler ve █████/2021 - █████/2021 tarihlerinde elektronik posta yoluyla yapılan yazışmalar neticesinde, davaya konu marka, model ve teknik özelliklere sahip çekicilerin alım satımın koşulları konusunda mutabık kalındığını, davalı/...yetkili satıcısı tarafından, müvekkili tarafından sipariş edilen 50 adet ...marka 2022 model... 18.510 4X2 LL ...-E-Mayıs-Aralık 2022 teslimat tarihli ve 10 adet ...marka 2022 model ... 18.510 4X2 BL ...-E-Mayıs-Temmuz 2022 teslimat tarihli toplam 60 adet çekici için, müvekkili adına düzenlemiş Sipariş Teyit Formu, Özel Sipariş Teknik ve Donanım Belgesinin düzenlenerek gönderildiği ve peşinatların belirtilen hesap numarasına ödenmesinin istenildiği, müvekkili hesabından mutabık kalındığı beyan edilen üzere █████/2021 tarihinde 1 adedi 107.800 EURO+KDV 'dan 10 adet çekici için toplam 50.000 TL ve 1 adedi 115.800 EURO+KDV'dan 50 adet çekici için █████/2021 tarihinde 20.000 EURO ve █████/2022 tarihinde 30.000 EURO olmak üzere toplam 50.000 Euro ön ödeme yapıldığı, ... ve Otobüs Ticaret A.Ş. Konya Şubesi tarafından █████/2022 tarihinde, sipariş edilen 50 adet çekici için 5.790.000 EURO ve 10 Adet çekici için 1.078.000 Euro tutarında 2 adet proforma fatura düzenlendiği, satış bedelinin kalan kısmının teslim sırasında yapılması konusunda mutabakat sağlandığı ve taraflar arasında alım satım sözleşmesi kurulduğu, müvekkili tarafından ön ödemeleri yapıldığını beyanla çekicilerin teknik özelliklerine uygun ve bu çekicilerde kullanılmak üzere farklı tarihlerde 48 adet dorse satın alındığı, çekicilerin teslim tarihinin Mayıs 2022-Aralık 2022 düzenlenmiş olup tam tarih belirtilmediğinden 1 Mayıs 2022 tarihi itibariyle alacağın muaccel hale geleceği, müvekkili şirketin davalı ... teslim ile birlikte yapılacak ödemeler için finansman sağlayabilmesi ve teslimi takiben yapacağı anlaşmaları nazara alarak çekicilerin hangi tarihte teslim edileceğinin 3 gün içerisinde bildirilmesinin istendiğini, sipariş edilen çekicilerin teslim edilmemiş olması sebebiyle müvekkili namına Eskişehir 7. Noterliği kanalıyla █████/2022 tarihli ihtarname gönderilerek davalının TBK hükümleri gereğince temerrüde düşürüldüğünü, davalı ... ve Otobüs Ticaret A.Ş. Vekilinin Ankara 38. Noterliğinden verdiği █████/2025 tarihli ihtarname ile müvekkili tarafından alımı yapılan dorselerin teslim tarihinin davalı firma tarafından Ukrayna-Rusya savaşından kaynaklı olarak uzayabileceğinin ve yaşanacak fiyat artış farkının ödenmesinin gerektiğini aksi halde paranın iade edileceğinin ve alım satım akdinin feshedildiğinin bildirildiğini, yaşanılan olaylar ile ilgili karşı tarafa ihtarname çekildiği, TBK hükümlerince temerrüte düşürüldüğünü, karşı tarafın sözleşmeyi tek taraflı fesih ettiğini, müvekkilinin yaşamış olduğu zararın makul derecede ispatlanmış olduğunu, çekicilerin teslim edilmemiş olması nedeniyle 2022 yılı için kazanç ve ... kaybıne sebep olduğunu, müvekkilinin daha fazla ticari kayba ve telafisi güç zararlara uğramaması adına davalının taşınır taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş,
Davacı vekili █████/2023 tarihli ıslah talep dilekçesi ile özetle; taraflarınca ıslah kapsamında müvekkilinin borcun ifa edilmemesi sebebiyle uğradığı zararın talep edildiğini, sipariş tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre zarfında sipariş edilen çekicilere benzer donanıma sahip çekicilerin satış fiyatı artış göstererek yaklaşık satış fiyatı (herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla) 170.000 Euro olduğunu, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının 60 adet çekicinin proforma faturalarda ve email yazışmalarında belirtildiği tarihlerde teslim edilmesi halinde ödeyeceği toplam tutar ile bugün satın almak istediğinde ödeyeceği tutar arasında yaklaşık 3.5 milyon Euro fark olduğunu, söz konusu fiyat farkının gerek mahkememizce tespit edilecek kurum ve kuruluşlara gerek dosyanın bilirkişiye tevdi ile sabit hale geleceğini, Türk Borçlar Kanunun Satıcının temerrüdü başlıklı ve giderim borcu ve kapsamı alt başlıklı 213. maddenin 3. Fıkarası "satılan, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise alıcı, onun yerine bir başkasını satın alma zorunda olmaksızın, satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir." şeklinde olduğunu, aynı şekilde; söz konusu çekicilerin piyasa fiyatı mevcut olup açık kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere, alıcı/müvekkil tarafından başka yerden çekici satın alınması zorunluluğu olmaksızın, aradaki yaklaşık 3.500.000,00 Euro fark müvekkilin borcun ifa edilmemesinden kaynaklanan zararını oluşturduğunu, yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile de söz konusu zarar miktarı sabit hale geleceğini, davalı şirket kusurlu olup tazminat sorumluluğunun söz konusu olduğunu, bu sebeple dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilerek müvekkilinin uğradığı zararın tespit edilmesi ve devamında haklı davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan ederek; fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla öncelikle mahkememizce davanın ıslah edildiğinin ara karar ile tespit edilmesine ve işbu ıslah dilekçesinin davalı yana tebliğ edilmesine, müvekkilinin uğradığı zararın tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesine, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın temerrüt tarihi itibariyle işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca uygulanacak olan faizi ile birlikte tazmini olarak şimdilik 50.165,00 Euro (fiili ödeme günündeki kur üzerinden) tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; öncelikle dava değerinin eksik gösterildiğini, "aynen ifa" talepli bir dava açıldığını aynen ifası istenen bedelin 6.868.000 € (dava tarihi itibarıyla 135.368.280 TL) olduğunu dava dilekçesi ile açıklayan davacının edimin bölünebilir olmaması sebebiyle tam değer üzerinden dava açması gerekeceğini, davacının alacak miktar ve değerini dava tarihinde tam ve eksiksiz olarak bildiği ve bu nedenle belirsiz alacak davası açamayacağı gibi talebi bölünebilir olmadığından kısmi dava da açamayacağının aşikar olduğunu, davacının dilekçesi ile iddia ve ileri sürülen "Krizin Türkiye'deki şubelerce fırsata çevrildiği" ne dair yakışıksız ve gerçekten kopuk ithamlar olduğunu, davacının üretim sorunlarından kötü niyetle faydalanma amacıyla herhangi bir bildirimde bulunmadığı gibi gerçeklikle bağlantısı olmayan art niyetli ifadelerle Mahkeme nezdinde kafa karışıklığı yaratmaya çalıştığını, 2002 yılında ...İç ve Dış Ticaret A.Ş olarak kurulan ve 2004 yılında ünvan değişikliği ile bugünkü ismini alan müvekkilinin ...ve ...... markası çekici-kamyon-panelvan ve otobüslerin yetkili distribütörü / ithalatçısı olduğunu, üretici firmadan temin edilen araçların Türkiye'de doğrudan doğruya müşteriye yahut bayilik sahiplerine dağıtımı/satımı konusunda yetkili olup hiç bir şekilde üretim faaliyetinde bulunmadığını, müvekkilinin faaliyet alanının satış, bakım onarım ile sınırlı olup üretim faaliyetinde bulunmadığını, müvekkilinin binek otomobil piyasasından kıyaslamak gerekirse ... grup araçların distribütörü ... Oto, ... otomobillerin distribütörü ... Oto, .... marka otomobillerin distribütörü .... Motor..... marka otomobillerin distribütörü .... Auto ile aynı statüde araçların Türkiye'ye ithal edilerek satılması ve satış sonrasında hizmetlerinin verilmesi için gerekli ağı kurmaktan sorumlu satış şirketi olduğunu, üreticinin üretimi askıya alması, durdurması, fiyatlarda değişiklik yapması gibi konularda bir yetkisinin bulunmadığını, üretici firmaların üretim bantlarından kaç araç üretebileceği kendileri tarafından planlandıktan sonra satış ağında yer alan tüm ülkelerde her araç tipi için belirli kotalar oluşturulduğunu, üretici ...ülkemizde dahil olmak üzere 32 ülkeye satış yaptığını, Otomotiv Distribütörleri Derneğinden yazılı ile sorulduğunda cevap verileceği üzere üretici firmalar ve distribütörler yıllık olarak planlamalar yapmakta ve bir sonraki yıl içinde o ülkeye üretimden kaç araç ayrılabileceği ve kaç aracın satılabileceğini hesapladığını, tamamen öngörüye dayalı bu hesaplama sonrasında distribütör üretici tarafından kendisine verilen kotalar dahilinde araç satışını yaptığını, ticari araçlarda binek araçlar gibi seri ve çok sayıda üretim olmaması, satış adetlerinin düşük kalması ve fiyatlarının da yüksek olması nedeniyle distribütörlerin stok yapma ve bu stoktan satış gerçekleştirme şansı çok bulunmadığını, nitekim müvekkili ile üretici .... Grup arasında 2022 yılında satışı yapılabilecek araçlar için belirli kotaların belirlendiğini ve müvekkili müşterilerine bu kotalar dahilinde sipariş açtığını, 2022 yılı için belirlenen kotalardan henüz siparişler alınmışken tüm Dünya'da ciddi bir tedarik, ham madde ve çip sorunu baş gösterince belirlenen üretim takvimlerinde kaymalar yaşanmaya başlandığını, 2021 yılının son çeyreğinde başlayan bu gecikmeler nedeniyle her bir siparişte ortalama 1-2 aylık gecikmelerin tüm sektörde olduğu gibi müvekkili firmanın satışlarına da yansıdığını, nitekim davacının dava dilekçesinde de belirttiği gibi sipariş formunda "kesin bir tarih" bulunmadığını, davacı yanın sanki bu konulardan haberdar değil/edilmemiş gibi Onbinde Yetmiş altıya tekabül eden 52.000 € bir kapora miktarı ile milyon Euroluk tazminat almaya çalıştığını, üretici firma tarafından 2022 yılının ocak ayında teslimi planlanan araçlar dahi şubat ayının sonlarına ve mart ayına kaydırılmışken Rusya-Ukrayna krizinin patlak vermesi ile üretici firma tarafından üretileceği söylenen tip ve donanımdaki araçların bir çoğu bir anda üretilemez hale geldiğini, üretici firmanın yaşadığı ciddi tedarik sorunları sonrasında mücbir sebep ilan ettiğini ve üretim sayı ve çeşitlerinde değişikliğe gittiğini açıkladığını, kriz sırasında ise Rusya ve Belarus'a üretilecek araçların satışının ambargolar nedeniyle iptal edilmesi üzerine boşa çıkan hammadde ve kablo demetlerini kullanarak daha düşük donanımlı araçların üretilebilir hale geldiğini, bu araçların derhal iptal edilen sipariş/tip araçlar yerine müşterilere sunulduğunu, Fasttruck adını verdikleri bu araçların davacı gibi siparişi tamamen iptal edilen tüm müşterilere daha donanımlı araç tedarik edilebileceğinin bildirildiğini, bir çok müşterisinin bu teklifi olumlu karşılayarak iptal edilen araçlar yerine Fasttruck denilen araçların satın almasını kabul ettiğini ve gerçekleştirdiğini, üretici firmanın bu süreçte tamamen kendi belirlediği konfigrasyonda/donanımda araç ürettiğini ve kullanıcı tercihine bağlı olarak bir üretimde bulunmadığını, Eylül 2021 tarihinde üretici firma ile yapılan planlamada tüm tip ve donanımlarda olmak üzere 2525 adet araç planlaması, 4 Nisan 2022 tarihinde yapılan bildirim ile 1.010 adete düşürüldüğünü, Fasttruck olarak adlandırılan araçların üretiminin mümkün olması ile birlikte 12.05.2022 tarihinde üretici tarafından bu kota 1.314 adede çıkarıldığını, kısacası üretici tarafından müvekkile üretimden gönderilecek araç sayısı 2525 adetten 1314 adete düşürüldüğünü, 2022 yılı sonuna kadar Türkiye'ye ek 400 araç civarında araç daha kota ayrılabileceğini, bu bildirimde davacının araç tipi ve donanımının da yer aldığı tüm araçların üretiminin iptal edildiğinin müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin bu süreçte hiç araç ithal etmemiş yahut satışını yapmamış olmadığını, Çekici/Kamyon üretim ve satış sayılarını binek araçlar gibi düşünerek hareket etmenin davacıda olduğu gibi yanılgıya yol açtığını, müvekkilinin düşen satış sayısının 1000 civarında olduğunu, ama bu kendi içinde %50'ye yakın bir azalış olduğunu, binek araçlarda 1000 adetlik azalış önemsiz bir ayrıntı olsa da ticari araçlarda çok ciddi bir sayı oluşturduğunu, 32 ayrı ülkeye üretim yapan üretici firmanın elinde hazır bulunan stok malzemelere göre bir planlama belirleyerek her ülke için çeşitli araç tip ve özelliklerinde üretim kısıtına gittiğini, Ukrayna yerine yeni tedarikçileri sisteme kazandırdıkça üretim kapasitesini yeniden arttırmaya çalışmış ve yine Rusya'nın özellikle Kiev Batı Ukrayna'dan geri çekilmesi ile kısmende olsa faaliyete başlayan Ukrayna tedarikçisinin tedarikleri ile üretim sayılarını yukarı yönlü çekmeyi başardığını, bugün krizin son bulması halinde dahi yıl sonuna kadar üretilecek ve satışa arz edilecek araç sayısında ciddi değişim yaşanabilecek ve bunun yansıması olarak müvekkilinin daha çok araç satabileceğini, tüm bu süreçler yaşanırken müvekkili siparişleri üretici tarafından iptal edilen tüm müşterilerine bildirimde bulunduğunu, araçların mücbir sebep nedeniyle belirtilen tarihlerde üretimin mümkün olmadığını, istenirse tamamen iptal edebileceklerini isterlerse Fasttruck olarak adlandırılan daha düşük donanım özelliklerine sahip araçlarının alabileceklerini bildirdiğini, her bir müşteriye satış temsilcisi tarafından bu bilgiler tüm şeffaflığı ile aktarıldığını, zaten bir çok müşteri gerek ...gerek ise diğer markalarda benzer sorunlar olduğunu gayet iyi bildiğini, bu nedenle siparişi üretici tarafından iptal edilen bir çok müşterinin fasttruck araç almaya karar vermiş bir kısmının ise tamamen iptalinin kabul ettiğini, davacının özellikle imalatçı firma tarafından kaynaklı gecikmeler nedeniyle müvekkilinden herhangi bir talepte bulunamayacağını kabul ederek imza altına aldığını, bu durumda ifa imkansızlığına dayalı olarak borçtan kurtulan müvekkilin bu imkansızlık imalatçıdan kaynaklı olması sebebiyle de davacı tarafa herhangi bir tazminat yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı tarafın sözleşmeden dönme iradesini ortaya koymadığını bu nedenle menfi zarar talebinin yerinde olmadığını ve ayrıca aynı anda menfi zarar ve müspet zarar talep edemeyeceğini, davacının sözleşmeden dönme iradesinin bulunmadığını, davacının müvekkilinden müspet zarar ve gecikme tazminatını talep edebileceğini, menfi zarar talebine dair bir bildiriminin bulunmadığını beyan ederek; öncelikle aynen ifa talebinde bulunan davacının dava harcının tamamlatılmasını (6.868.000 € (dava tarihi itibarıyla 135.368.280 TL)), Ukrayna-Rusya krizi nedeniyle üretim fabrikalarının durması sebebiyle üretimi askıya alan üretici firma tarafından mücbir sebep hali ilan edilmesi ve sözleşmeye konu aracın üretiminin iptal edilmesi nedeniyle sözleşmenin ifasının TBK 136. ve devamı gereğince mümkün olmaması ve borç ilişkisinin ortadan kalkması ve objektif imkansızlık nedeniyle ifa edilememe de müvekkilin herhangi bir kusuru olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
T.C. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün tarihsiz ve E-20117910-641.03.01-00103234569 Esas sayılı yazısı.
Davacı tanığı........ Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesince istinabe yolu ile tespit edilen █████/2023 tarihli yeminli beyanında "davacı şirket yetkilisi ............y benim kuzenim olur, kendisi ile sık sık görüşürüm, davalı şirket ile yaptıkları sözleşmeden haberim vardır, sözleşme yapıldıktan sonra davalı edimini yerine getirmedi, bunu bana ... söyledi, sözleşmeye konu çekicilerin teslim edilmemesi nedeni ile 50-60 bin EURO kadar araç başı zararının olduğu, zor durumda olduğunu bana söyledi, bu sözleşmeye güvenerek alacağı çekicileri M... daki bir firmaya çekicilerin 5 tanesini sattığını ancak kendisine davalı tarafından araçlar teslim edilmediği için bu sözleşme edimlerini yerine getiremediğini biliyorum, bu süreçte davalı ile davacının iletişim halinde olup olmadığını bilmiyorum, davalı şirket sözleşmeyi feshettikten sonra sözleşmeye konu çekici araç markalarından Karabük 'e geldiğini biliyorum, araçların geldiği firmalar, ..............k dir, konuya ilişkin başkaca bir bilgim yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur, ben 1981 den beri bu piyasanın içerisindeyim piyasa dair bilgim vardır, internet sitelerinde davaya konu araçların Türkiye de bulunduğu firmaları ve reklamları görüyorum takip ettiğim kadarı ile aracın tedariki yapılabiliyordu" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı .............l Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince istinabe yolu ile tespit edilen █████/2024 tarihli yeminli beyanında "......... Yapı Malzemeleri Ltd Şti nin yöneticisiyim. 2021 yılında davacı şirket ile birlikte davalıdan 38 i bize ait olmak üzere toplam 98 tane tır satın aldık. 2021 yılında araçların kaporalarını gönderdik ve araçlar 2022 yılının Nisan ayında teslim edilecekti. Pandemi ve Rusya'daki savaş gerekçe gösterilerek araçlar bize teslim edilmedi. Fakat bu araçların belki aynısı, emsalleri ve 3.kişilere satıldı. Ancak bize teslim edilecek araçlar belirttiğim gerekçe ile teslim edilmedi. Davacı şirket piyasayı domino eden şirketlerdendir ve kendi programına uygun olarak araçlar davacıya teslim edilmeyince şirketin itibarı zedelenmiş oldu. Kararlaştırılan araçlar davacı şirkete teslim edildiğinde şirket elinde bulunduran eski araçları 3.kişilere satacaktı fakat teslimat gerçekleşmediğinden eski araçları davacının elinde kaldı. Davacı şirket işlerini yürütmek adına davalının teslim edeceği araçlar yerine başka araçlar satın almak zorunda kaldı ve bu sebeple yabancı para cinsinden çok fazla ödeme yaptı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı Tanığı T............ mahkememizin █████/2024 celsesinde tespit edilen yeminli beyanında "Davalı şirkette satış danışmanı olarak 2015 yılından bu yana satış danışmanı olarak çalışıyorum, biz müşterimiz ile yani davacıyla sipariş görüşmesi yaptık, siparişlerimizi aldık, sipariş olarak tam olarak hatırlamıyorum ama 50 tane 510 ... Çekici siparişi verdi, siparişimizi aldık, görüşmelerimizi tamamladık, 2021 yılının Eylül-Ekim aylarında bu dediğim olay oldu, akabinde biz sipariş görüşmeleri esnasında siparişi aldıktan sonra siparişi Almanya'ya bildiririz, çünkü Almanya'da ... üretici şirketimizdir, ardından onlarda tüm ülkeleri ve bu arada bizi de sıralamaya alırlar, Rusya ve Ukrayna krizleri ortaya çıktı, zaten Pandemi süreci de devam etmekteydi, ardından Almanyadaki üretici firma 2022 yılının Ocak-Şubat aylarında bize bu üretim ile alakalı sıkıntıların olduğunu bildirdi, biz de bu sıkıntıları müşterilerimize bildirdik, Ukrayna'da kablo sıkıntısı nedeni ile bizim üretici firmanın o malzemeleri temin edemediğinden dolayı bize konu ile üretim yapamayacağını, kabloları alamadığını, ürünlerin tamamlanamadığı iletti, bizde bunları müşterilerimize ilettik, bize gönderdikleri yazıları e-posta ile davacıya ilettik, ardından Rusyadaki olan krizden dolayı Rusyaya verilecek arabaları Türkiye'ye yönlendirmesi için Almanyadaki ... ile görüştük, ...Kamyonda bizi buna verebilecekleri ve bunun da Fast Track araçlarını gönderilebileceğini söylediler, bizde Fast Track araçları davacıya sunduk, davacının talep ettiği araçlar bizim gönderdiğimiz araçlar arasında nitelikler ve donanımsal olarak farklılıklar vardı, müşterimizde bu araçları almak istemediğini, kendi istediği araçları almak istediğini söyledi, bu yüzden araçlar teslim edilmedi, biz Almanyadan ...kamyondan davacının talep ettiği araçları istedik, ancak temin edemeyince orta dereceli üretilmiş araçları ... bize gönderdi, yani bu orta dereceden kasıt üretim sıralamasına alınmış araçlardır, yoksa kalite olarak değildir, ürünler birbirine benzemektedir, dedi. Devamla davacı vekilinin tanığın Fast Track araçların tarafımıza teslimi için bir yazılı beyanda bulunup bulunmadığı, ayrıca davalı firma ile belirtilen sözleşme yapılırken müvekkilim peşinat ödemiş ve fiyat sabitlemesi yapmıştır, tanığa Fact Track aracın hangi bedelle satılmak istendiğinin sorulmasını isteriz, dedi. Tanıktan soruldu: Şuanda ben hangi fiyatın verildiğini hatırlayamıyorum, bunun için mehil talep ederim, dedi. Davacı vekili; Araçların Ocak ve Şubat ayında mesajlaşmasına ilgili ve Nisan ayında da teslimi ile ilgili beyanı var, bunun görüntüsü de dava dosyasına eklidir, bu hususta tanığın beyanı var mıdır?, dedi. Tanıktan soruldu: Ocak ayında mesaj atılmış olabilir, aradan süre geçmiştir, ben süreleri tam olarak hatırlayamıyorum, dedi. Davalı vekili; Rusya Ukrayna krizinden önce mi araçların teslimine ilişkin beyanın olup olmadığı soruldu, Tanıktan soruldu: Rusya Ukrayna krizinden sonra teslimde sıkıntılar yaşandı, davalı vekili; Cevap dilekçemiz EK-4'te sunulan Proforma 50 Araç PDF yazılı ...'ndan Çarşamba Mart-2 2022 olarak ibraz etmiş olduğu mail tanık tarafından mı paylaşılıp paylaşılmadığı soruldu. Tanık beyanında; söz konusu Ek-4'teki maili bizzat ben kendim davacının mail adresi ile paylaştım. Davalı vekili; sadece davacıya mı, yoksa başka müşterilere de araçlar aynı şekilde teslim edilemedi mi, başka müşterilere de dava konusu talep edilen araçların teslimi yapılabildi mi, sorusu üzerine tanık beyanında; diğer müşterilerle de davacı ile yaşanan aynı sıkıntılar yaşanmıştır ve davacının talep ettiği araçlar diğer isteyen müşterilere de gönderilememiştir, davacının talep ettiği araçlar Türkiye'ye getirilememiştir, başka müşterilere de getirilememiştir, tanık ücreti istemem," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı Tanığı D.......ni mahkememizin █████/2024 celsesinde tespit edilen yeminli beyanında "ben dava konusu satışın içerisinde birebir olmama rağmen satış müdürü olmama rağmen olaya da hakimim, Pandemiden hemen sonra araç tedarik zincirinde sıkıntılar çıkınca biz her müşterinin her istediği arabayı getiremez duruma geldik, bunun da bir nedeni bizim Ukraynadaki bir fabrikamızın vurulmuş olmasındandır, kablo fabrikası idi, Almanyadaki firmamızda tek tip bir araç yapabiliriz, bu müşterilerimizin ihtiyacını karşılamayabilir ama bu tedarik zincirindeki sıkıntı fabrikanın vurulması mücbir sebep olarak ilan etti, bize araba verebileceğini söyledi, ancak istediğimiz özelliklerde veremeyebilirim, tek tip araç yaptık ve davacıya da bu aracı sunduk, ancak davacı da ben özellikle istediğim arabayı isterim her aracı istemem dedi. Davacı vekili; Fast Track araçların fiyat teklifi nedir, sözleşmede olan fiyat sabitleme akdine sabit kalınıp kalınmadığı soruldu. Tanık beyanında; fiyat ile ilgili tam olarak bir bilgim yoktur, Fast Track araçlar herkese ayrı ayrı fiyatlarda sunulmadı, fiyatın yüksek olup olmadığını hatırlamıyorum, dedi. Davalı vekili; ana motor gücü, çekiş kuvveti olarak verilen siparişler birebir örtüşüyor muydu, dedi. Tanık beyanında; ana özellikler itibari ile araçlar birbirleri ile örtüşmektedir, ancak aksesuarlar örtüşmemekteydi, davalı vekili; Almayanın üretemem dediği araçlar Türkiye'de başka müşterilere üretilip satıldı mı? sorusu üzerine tanık beyanında; satılmadı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
... ve Otobüs Ticaret A.Ş. V..... Şubesince hazırlanıp Davacı ........Ltd.Şti. tarafından kaşelenip imzalanmış 09.11.2021 tarihli sipariş teyit formunun; ...2022 model 4x2 tip, ...-GX model Aralık 2022 teslim tarihli birim fiyatı 115.800,00 Euro olan toplam 5.790,000,00 Euro tutarlı 50 adet araç şeklinde, ödeme bilgileri ve siparişe ait açıklamalar bulunduğu,.
25.11.2021 tarihli sipariş teyit formunda; ...2022 model 4x2 tip, ... model Mayıs 2022 teslim tarihli birim fiyatı 107.800,00 Euro olan toplam 1.078.000 Euro tutarlı 10 adet araç sipariş edildiği, Her iki Sipariş Teyit Formu'nun 5.maddesinde ise "Grev, lokavt, doğal afetler ve ana ithalatçı/imalatçı firma tarafından kaynaklanan gecikmelerden ... ve Otobüs Ticaret AŞ sorumlu tutulamaz." şeklinde düzenlemenin yer aldığı,
50 çekici için 23.3.2022 tarih 230320220940/TA, Ref. nolu Profoıma fatura düzenlendiği,
10 çekici için 23.3.2022 tarih 230320220944/TA. Ref. nolu Pıoforma fatura düzenlendiği,
10 adet Mayıs teslimi araç için 21.12.2021 tarihinde davalının .... Bankasındaki TR47*0069813 IBAN no.lu hesabına 50.000,00 TL,
50 adet araç için 21.12.2021 tarihinde davalı şirketin Samsun şubesindeki hesabına 20.000 Euro, 11.04.2022 tarihinde aynı hesaba 30.000,00 Euro kaparo gönderildiği,
Siparişin iptali sonucu yapılan peşinat ödemelerinin 27.05.2022 tarihinde davacının ......... Bankası hesabına iade edildiği, anlaşılmıştır.
Davacı Ka............Ç, Ltd.Şti. tarafından Davalı ... Otobüs Ticaret A.Ş. ne Eskişehir Noterliği 19.04.2022 tarih 7803 yevmiye no ile gönderilen ihtarnamede 01.05.2022 tarihi itibariyle muaccel hale gelecek olan çekici tesliminin hangi tarihlerde teslim edileceği konusunda bilgi istendiği görülmüştür.
Davalı ... Otobüs Ticaret A.Ş. tarafından Ankara 38 Noterliği kanalı ile 25.04.2022 tarih 8269 yevmiye no.su ile gönderilen cevabi ihtarnamede, Ukrayna-Rusya arasındaki savaşın mücbir sebep oluşturduğu, siparişlerle ilgili olarak yeni donanım ve fiyatın söz konusu olacağı buna onay verilmesi gerektiği aksi halde peşinatın iade edileceğinin ihtar edildiği görülmüştür.
Davacı .........e Ltd.Şti. tarafından davalı ...A.Ş. ne Eskişehir 7.Noterliği kanalı ile 13.05.2022 tarihinde 9344 yevmiye numaralı ihtarnamade çekicilerin aynen ifası olarak çekicilerin tesliminin talep edildiği, görülmüştür.
Davalı ... Otobüs Ticaret A.Ş. Ankara 38.Noterliği 27.05.2022 tarih 10345 sayılı ihtarnamesinde; sipariş konusu çekiciler için Üretici firma olan ........E şirketinin force majuere (mücbir sebep) ilan ettiği ve siparişe konu çekicilerin üretiminin iptal edildiğini, bu araçlar yerine üretimini yaptığı (fast track) araçlardan gönderilebileceğini, bunun ek üretim maliyetinin olduğu, bu nedenle TBK 136 ve devamı maddeleri gereğince ifa imkansızlığının söz konusu olduğunun ihtar edildiği görülmüştür
Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ Talimat numaralı dosyası ile bilirkişi D......... tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli raporda özetle; 213 sayılı VUK.'nun 221 maddesi gereğince Ticari defterlerde sadece açılış tasdiki yükümlülüğü söz konusu edilmişken gerek 6762 sayılı eski TTK'nun 70 maddesinde gerekse 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Yeni TTK nun 64/3 maddesi gereğince yevmiye defterinde kapanış tasdiklerinin yapılma zorunluluğu getirildiğini, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK nun 222/2 maddesi gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olmasının şart olduğunu, yapılan incelemede davacı... ... Demir Çelik İnşaat Nakliye Sanayi Ticaret Ltd.Şti.'nin Karabük Vergi Dairesinin 5090592375 vergi sicil no.lu kurumlar vergisi mükellefi olduğunu ve E-defter mükellefi olduğunun tespit edildiğini, 213 Sayılı VUK 257 maddesi gereğince Elektronik Defter tutmak zorunda olan mükellefler yevmiye defteri yerine "E" defter tutmak zonunda olduklarını E defterde noter tasdiki yerine "Berat" uygulamasının getirilmiş olduğunu, hesap döneminin ilk ayı beratının alınması ile açılış onayını son ayı beratının alınması ile de kapanış onayını mali mühürle yaptırmış olduklarını, incelenen 2021- 2022-2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinde Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen standartlara uygun bilgileri içeren ve Gelir İdaresi Başkanlığı Mali Mühür'ü ile onaylanmış olan beratların bulunduğunun tespit edildiğini, davacının ticari defter kayıtlarına göre; davalıya ödenen kaporalar ve bu kaporaların geri iadelerine ilişkin kayıtların hesaplarda yer aldığı 31.12.2022 tarihi itibariyle davalı ...A.Ş. ne 2.827,53-TL borçlu kalındığı şeklinde kaydın bulunduğunu, davacının 2022 yılı ticari defter kayıtlarında 31.12.2022 tarihi itibariyle 254- TAŞITLAR hesabından aşağıda dökümü yapıldığı üzere şirket aktifine kayıtlı 36 adet çekicinin bulunduğunun tespit edildiğini, 36 adet çekici ile yapılan nakliye sonucu 600.18,05-Yurt İçi Satışlar (Nakliye Geliri) olarak 94.115,96 TL gelir elde edildiğini, buna göre çekici başına gelir 94.115,█████=2.614,33 TL olduğunu, davalı tarafça teslim edilmeyen 60 adet çekici nedeniyle mahrum kalınan gelirin 2.614,33x60=156.859,80-TL olabileceğinin hesaplandığını, dosya üzerinde benzer sektörde 1 adet çekici ile elde edilen kazançla ilgili meslek odalarından alınmış bir belge olmadığından bu hesabın şirket verilerine göre yapılmak zorunda kalındığını, dava konusu tanımı yapılan özellikte 60 adet çekicinin davalı tarafından teslim edilmemesi nedeniyle başka tedarikçilerden temini halinde oluşacak fiyat farkı konusunun incelendiğini, ayrıca dosyaya ibraz edilen çekici satış ilanlarına göre █████/2022 tarihinde Kadir Enes tarafından ilanda ...Marka TGXb18.510 model çekicinin satış fiyatının 2.890.000,00-TL olduğu, ...Otomotiv tarafından █████/2022 tarihinde verilen ilanda ...marka ... 18.510 model çekici fiyatının 3.075.000,00-TL olduğunu, ... Otomotiv Firmasının 15 Ekim 2022 tarihinde verdiği ilandan ...marka ... seri 18510 model çekicinin satış fiyatının 3.125.000,00-TL olduğunu, Hasaydınlar firmasınca verilmiş 14.10.2022 taribli ilanda ...marka ayni özellikte ... seri 18510 model çekici fiyatının 3.075.000,00 TL olduğu, Ümit Çalışkan firmasınca verilen 19.9.2022 tarihli ilanda ...marka ... seri 18.510 model çekici fiyatının 3.075.000,00 TL olduğu bilgilerine ulaşıldığını, incelenen faturalardaki ve satış ilanlarındaki çekici özelliklerinin dava konusu çekicilerle ne kadar emsal olduğu yönünde konusunda uzman Makine Mühendisi bilirkişinin görüşü alınmasının uygun olacağını, burada yapılan hesabın davacı tarafından alımı yapılan çekicilerin dava konusu çekicilerle benzer düzeyde olması halinde geçerli olmak kaydıyla yapılmış bir hesaplama olup bu husustaki değerlendirmenin de mahkememizin takdirine bağlı bulunduğunu, teslim edilmeyen çekicilerin tahmini temin bedeli toplamının 7.884.385,93 Euro olarak hesaplandığını, bu durumda 7.884.385,93 - 6.868.000,00 = 1.016.385,93 Euro müspet zarar olarak hesaplandığına ilişkin rapor sunmuştur.
Bilirkişiler Barış Özdemir, Sema Kahramanoğlu ve Hakan Türk tarafından mahkememiz dosyasına sunulan █████/2024 tarihli raporda özetle; ... ve Otobüs Ticaret A.Ş. VSNK Şubesince hazırlanıp Davacı... ... Ltd.Şti. tarafından kaşelenip imzalanmış 09.11.2021 tarihli sipariş teyit formunda, ...2022 model 4x2 tip, ...-GX model Aralık 2022 teslim tarihli birim fiyatı 115.800,00 Euro olan toplam 5.790,000,00 Euro tutarlı 50 adet araç, 25.11.2021 tarihli sipariş teyit formunda; ...2022 model 4x2 tip, ... model Mayıs 2022 teslim tarihli birim fiyatı 107.800,00 Euro olan toplam 1.078.000 Euro tutarlı 10 adet araç sipariş edildiği, her iki Sipariş Teyit Formu'nun 5.maddesinde ise "Grev, lokavt, doğal afetler ve ana ithalatçı/imalatçı firma tarafından kaynaklanan gecikmelerden ... ve Otobüs Ticaret AŞ sorumlu tutulamaz." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, 50 çekici için 23.3.2022 tarih 230320220940/TA, Ref. nolu Profoıma fatura düzenlendiği, 10 çekici için 23.3.2022 tarih 230320220944/TA. Ref. nolu Pıoforma fatura düzenlendiği, 10 adet Mayıs teslimi araç için 21.12.2021 tarihinde davalının T.... Bankasındaki TR47***0069813 IBAN no.lu hesabına 50.000,00 TL, 50 adet araç için 21.12.2021 tarihinde davalı şirketin Samsun şubesindeki hesabına 20.000 Euro, 11.04.2022 tarihinde aynı hesaba 30.000,00 Euro kaparo gönderildiği, Siparişin iptali sonucu yapılan peşinat ödemelerinin 27.05.2022 tarihinde davacının Iş Bankası hesabına iade edildiğinin görüldüğünü, davacı tarafından davalıya Eskişehir Noterliği 19.04.2022 tarih 7803 yevmiye no ile gönderilen ihtarnamede 01.05.2022 tarihi itibariyle muaccel hale gelecek olan çekici tesliminin hangi tarihlerde teslim edileceği konusunda bilgi istendiği, davalı tarafından Ankara 38 Noterliği kanalı ile 25.04.2022 tarih 8269 yevmiye no.su ile gönderilen cevabı ihtarnamede, Ukrayna-Rusya arasındaki savaşın mücbir sebep oluşturduğu, siparişlerle ilgili olarak yeni donanım ve fiyatın söz konusu olacağı buna onay verilmesi gerektiği aksi halde peşinatın iade edileceğinin ihtar edildiğini, davacı tarafından davalıya Eskişehir 7.Noterliği kanalı ile 13.05.2022 tarihinde 9344 yevmiye no.su ile çekicilerin aynen ifası olarak çekicilerin tesliminin talep edildiğini, davalının 38.Noterliği 27.05.2022 tarih 10345 sayılı ihtarnamesinde; sipariş konusu çekiciler için Üretici firma olan ...Truck and Bus SE şirketinin force majuere (mücbir sebep) ilan ettiği ve siparişe konu çekicilerin üretiminin iptal edildiğini, bu araçlar yerine üretimini yaptığı (fast track) araçlardan gönderilebileceğini, bunun ek üretim maliyetinin olduğu, bu nedenle TBK 136 ve devamı maddeleri gereğince ifa imkansızlığının söz konusu olduğunun ihtar edildiğinin görüldüğünü, davalı şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşmeye konu araçların ithal olduğunu, Ukrayna Rusya savaşı nedeniyle çekici imalatında kullanılan kabloların Ukrayna'dan temin ve tedarik edilemediği, satışı yapılan ticari araçların içerisinde 5 km'den daha uzun kablo demetleri kullanılmakta olduğunu ve kabloların araç içesinde yer alan tüm parçaların birlikte çalışmasını sağladığını, üretici firmanın yaşadığı sorun nedeniyle mücbir sebep ilan ederek üretim sayısı ve çeşitlerinde değişikliğe gitmek zorunda kaldığını, konu ile ilgili üretici firma yazışmalarını ve davacı firmaya yaptığı e posta bildirimlerinin sunulduğunu, kurulları tarafından siparişe konu ithal araçlarda kullanılan kabloların üretici firma tarafından nereden temin edildiğinin ve kısa sürede ikamesinin mümkün olup olmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığını, davacının ticari defterlerinin incelenmesi konusunda mahkememize sunulan 31.05.2024 tarihli bilirkişi raporu ile eklerinin ve dava dosyasında bulunan evrakın incelendiği ve kurullarınca yapılan değerlendirme sonucunda kazanç kaybı olarak; davacının 2022 yılı ticari defter kayıtlarında 31.12.2022 tarihi itibariyle 254-Taşıtlar hesabında şirket aktifine kayıtlı 36 adet çekicinin bulunduğunun, 36 adet çekici ile yapılan nakliye sonucu 600.18,05-Yurt İçi Satışlar (Nakliye Geliri) olarak 94.115,96TL gelir elde edildiği, çekici başına elde edilen gelirin 94.115,█████=2.614,33TL olduğu, sözleşmeye konu olan 60 adet çekici için mahrum kalınan gelirin ise 2.614,33*60=156.859,80TL olduğunu, kazanç kaybı konusunda önceki bilirkişi raporuyla aynı kanaatte olduklarını, araç değerlerinin tespiti olarak; taraflar arasında; 50 adet, 2022 Model, ...Marka, ... 18.510 4x2 LL ...-E tipi Retarderli, ... GX en yüksek ve en geniş kabinli, performans yazılımlı şanzımanlı, iklimlendiri1ebilir sürücü koltuklu, ADR ve ön aks süspansiyonlu 115.800 Euro tutarlı ve 10 adet 2022 Model, ...marka, ... 18.510 4X2 BL SA UY E6-E tipi Retarderli, ... GM geniş kabinli, 107.800 Euro tutarlı sipariş olduğunun görüldüğünü, taraflar arasında aynı marka çekicinin iki farklı modelinin satışı konusunda sözleşme bulunduğunu, ... 18.510 4x2 LL ...-E tipi araç daha donanımlı olduğu, GX en yüksek ve en geniş kabinli, performans yazılımlı şanzımanlı, iklimlendiri1ebilir sürücü koltuklu, ADR ve ön aks süspansiyonlu olduğunu, ... 18.510 4X2 BL SA UY E6-E tipi aracın, GM geniş kabinli olduğu donanım olarak diğer modelden daha düşük olduğu anlaşıldığını, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde davacı şirketin dava konusu uyuşmazlık nedeniyle 2022-2023 yıllarında ... marka çekiciler satın aldığının görüldüğünü, ülkemizde geriye dönük araç ve makine ekipman değerlemesi yapılabilmesi için arşiv niteliğinde resmi bilgiler mevcut olmadığını, araçların yıllara göre değer eğilimlerinin takip edilerek geçmişe dönük değerleme yapılabilmesi için Gelir İdaresi Başkanlığının yayınladığı kasko değer listesi, piyasa rayiç değerleri, web sitelerinden satış için yayımladığı takdir edilen değer ile bilirkişinin geçmiş yıllara dayalı kendi arşivinin dikkate alınmak zorunda olunduğunu, davacı şirketin imzasının bulunduğu 09.11.2021 tarihli sipariş teyit formunda ...2022 model 4x2 tip, ...-GX model Aralık 2022 teslim tarihli birim fiyatı 115.800,00 Euro olan toplam 5.790,000,00 Euro tutarlı 50 adet araç, 25.11.2021 tarihli sipariş teyit formunda ise ...2022 model 4x2 tip, ... model Mayıs 2022 teslim tarihli birim fiyatı 107.800,00 Euro olan toplam 1.078.000 Euro tutarlı 10 adet araç sipariş edildiğini, her iki Sipariş Teyit Formu'nun 5.maddesinde ise "Grev, lokavt, doğal afetler ve ana ithalatçı/imalatçı firma tarafından kaynaklanan gecikmelerden ... ve Otobüs Ticaret AŞ sorumlu tutulamaz." şeklinde düzenlemenin yer aldığını, Sipariş Teyit Formu'nda belirtilen 50 adet araç için 21.12.2021 tarihinde davalı şirketin Samsun şubesindeki hesabına 20.000 Euro, 11.04.2022 tarihinde aynı hesaba 30.000,00 Euro kaparo gönderildiği, siparişin iptali sonucu yapılan peşinat ödemelerinin 27.05.2022 tarihinde davacının Iş Bankası hesabına iade edildiğini, müspet zararın tazminini isteyebileceği kanaatinde olunması halinde ise davacının kar mahrumiyetinin (gelir kaybının) 156.859,80TL, araç temini bakımından fiyat farkının ise 1.198.420,25 EURO olarak hesaplandığını belirtmişlerdir.
Bilirkişiler Barış Özdemir, Sema Kahramanoğlu ve Hakan Türk tarafından mahkememiz dosyasına sunulan █████/2025 tarihli ek raporda özetle; mahkememizin taraflarına vermiş olduğu görev kapsamında, davacı şirketin imzasının bulunduğu 09.11.2021 tarihli sipariş teyit formunda ...2022 model 4x2 tip, ...-GX model Aralık 2022 teslim tarihli birim fiyatı 115.800,00 Euro olan toplam 5.790,000,00 Euro tutarlı 50 adet araç, 25.11.2021 tarihli sipariş teyit formunda ise ...2022 model 4x2 tip, ... model Mayıs 2022 teslim tarihli birim fiyatı 107.800,00 Euro olan toplam 1.078.000 Euro tutarlı 10 adet araç sipariş edildiğini, her iki Sipariş Teyit Formunun 5. maddesinde ise "Grev, lokavt, doğal afetler ve ana Sorumlu tutulamaz.” şeklinde düzenlemenin yer aldığını, Sipariş Teyit Formunda belirtilen 50 adet araç için 21.12.2021 tarihinde davalı şirketin Samsun şubesindeki hesabına 20.000 Euro, 11.04.2022 tarihinde aynı hesaba 30.000,00 Euro kaparo gönderildiği, siparişin iptali sonucu yapılan peşinat ödemelerinin 27.05.2022 tarihinde davacının ... Bankası hesabına iade edildiğini, Gümrükler Genel Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabı ekinde davalı ... ve Otobüs Ticaret Anonim Şirketinin gümrük kayıtlarında, Gümrük işlemlerinin olduğu görülmekle, davalı şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşmeye konu araçların ithal olduğu, 09.11.2021-12.12.2022 tarihleri arası 1.951 adet “çekici” ticari tanımlı aracın ülkeye giriş yaptığı, bunların 1687 adetinin Polonya menşeili, 262 adetinin Almanya menşeili, 2 adetinin ise Avusturya menşeili olduğu ancak model bilgileri Gümrük kayıtlarında bulunmadığından dava konusu modellerden kaç tane ülkeye girişi ile ilgili bir tespit yapılamadığı, davalı şirketten █████/2021-█████/2022 tarihleri arası sipariş formları ile sipariş teslim tutanakları talep edilmiş ise de, taraflarına sadece davacı tarafa ait sipariş teyit formu ibraz edilmekle bu yönde tespit yapılamadığını, 4 adet araç alımı yapıldığı dikkate alındığında ise davacının 56 (60 -4) çekici için mahrum kalınan gelirin ise 2.614,33*56=146.402,48 TL olacağını ve diğer hususlarla ilgili bilirkişi kök raporuyla aynı kanaatte olduklarını belirtmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasında, 60 adet ...marka aracın alış/satışı hususunda anlaşmanın bulunduğu noktasında uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle fesih edilip edilmediği, haksız fesih edilmiş ise davacının satıcıdan 60 adet ...marka çekicinin aynen teslimini isteyip isteyemeyeceği, söz konusu ...marka çekicilerin teslim edilmemesi nedeniyle gecikmeden dolayı davacının bir zararının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise zarar miktarı ve yine terditli talep olarak aynen ifa mümkün olmadığı takdirde borcun ifa edilmemesinde dolayı davacının zararının olup olmadığı var ise miktarı, mücbir sebep nedeni ile ifa imkansızlığının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu:
"A. Borcun ifa edilmemesi
I. Giderim borcu
1. Genel olarak
MADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
Seçimlik haklar
MADDE 125- Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.
TBK madde 136’ya göre; "borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır. Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür." hükmüne göre değerlendirme yapılması gerektiği, ifa imkansızlığı halinde TBK 102/2.madde hükmüne göre borçlunun temerrüt sorumluluğundan kurtulacağı hükümleri düzenlenmiştir.
Proforma fatura Vergi Usul Kanunu m. 229 vd. anlamında bir fatura olmayıp, satıcının satım konusu malın niteliklerini ve özellikle satış tutarını gösterdiği bir metindir. (aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 14./███████ tarih, 1996/T-1586 Esas, ████████ Karar Bu metin sadece sözleşmenin asli unsurlarını gösteriyor ve alıcının karşı tekliflerinin de dikkate alınabileceği yönünde açıklık içeriyor veya bunun mümkün olduğu metinden anlaşılıyor ise borçlar hukuku bakımından "icaba davet" sayılabilirken satım sözleşmesine konu malın niteliklerine ve semenin tartışmasız net tutarı gibi asli ve teslim yer ve şekli ile ödeme koşulları gibi tali tüm unsurları içeriyor ve alıcının karşı tekliflerini sunmasına imkan vermiyorsa "icap sayılabilir. (Ünal, O.K. Fatura ve İspat Kuvveti, 4. Basım, Ankara 2006, s. 33 vd. ). Metnin bu ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi üzerine icaba davet niteliğindeki bir proforma fatura bakımından alıcının iradesini açıklaması "icap: öneri" sayılır. Oysa proforma fatura tam anlamıyla icap niteliğinde ise alacaklının iradesini açıklaması ile sözleşme kurulmuş sayılmalıdır. (Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, █████/2018 tarih, ███████-4 Esas, ███████ Karar sayılı kararı)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2022 tarih, 2019/(19)11-58 Esas, ███████ Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere :
Sözleşme, belirli bir hukukî sonucu meydana getirmek için tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarından oluşan hukukî işlemdir (Tekinay,  Selahâttin Sulhi/Akman, Servet/Burcuoğlu, Hâluk/Altop, Atillâ: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 43 vd.). Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklı kararlaştırılan alacağa sahip olur, borçlu ise alacaklıya karşı belirlenen edimi yerine getirmek zorunda kalır. Sözleşme ilişkisi geçerli olarak kurulduktan sonra, borçlu yararı bulunmadığı gerekçesiyle borcunu ifadan kaçınamaz. Zira, sözleşmelerin temel prensibi tarafların taahhüt ettikleri edimi ifa etmekle yükümlü olmasıdır. Buna “sözleşmeye bağlılık” (ahde vefa, pacta sunt servanda) ilkesi denir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 27/1. maddesinde bahsi geçen imkânsızlık, sözleşmenin başlangıç aşamasında var olan imkânsızlık durumudur. Buna göre başlangıçtaki imkânsızlık, aynı Kanun’un 136. maddesinde düzenlenen sözleşmenin kurulmasından sonraki imkânsızlıktan farklı olup sonraki imkânsızlık hâli sözleşmenin kurulmasından sonra ancak ifasından önce meydana gelen imkânsızlıktır. Sonraki imkânsızlık hâli ifanın gerçekleşmesini engeller (Kılıçoğlu, Ahmet Mithat: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2012, s. 98). Buradan hareketle her iki imkânsızlık hâlinin tabi olduğu hükümler farklılık arz etmekle eldeki uyuşmazlık kapsamında üzerinde durulması gereken husus; sözleşmenin kurulmasından sonraki imkânsızlıktır.
Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümler kısmının ikinci bölümünün ikinci ayrımının başlığı “borçların ifa edilmemesinin sonuçları”dır. Bu başlık altında borcun ifa edilmemesi ve borçlunun temerrüdüne yer verilmiştir. Borcun ifa edilmemesi, borcun hiç ifa edilmemesi (kusurlu imkânsızlık) ve gereği gibi ifa edilmemesi olarak ikiye ayrılmıştır. Borcun imkânsızlık nedeniyle sona ermesi (borçlunun sorumlu olmadığı sonraki imkânsızlık) ise “ifa imkânsızlığı” başlığı altında üçüncü bölümün birinci ayrımında düzenlenmiştir.
Sonraki imkânsızlığın ele alındığı TBK’nın 112’de imkânsızlığın meydana gelmesinde kusuru bulunan borçlunun tazminat yükümünden; TBK 136’da ise, sonradan ortaya çıkan imkânsızlıkta kusuru bulunmayan borçlunun herhangi bir tazminat ödemek zorunda kalmaksızın borcundan kurtulacağı düzenlenmektedir (Gündoğdu, Fatih: Borca Aykırılık Hallerinden Kusurlu İfa İmkânsızlığı ve Hukukî Sonuçları, İstanbul 2014, s. 93).
İmkânsızlık hukukî veya fiili sebeplerden de kaynaklanabilir. Başka bir anlatımla sonraki imkânsızlık, maddi olaylar sebebiyle ortaya çıkabileceği gibi hukukî sebeplerden de doğabilir. Bu açıdan imkânsızlık, maddi imkânsızlık ve hukukî imkânsızlık olarak ikiye ayrılır (Kılıçoğlu, s. 649). Sözleşmenin ifasının maddi bir engel dolayısıyla hiç kimse tarafından yerine getirilememesi durumunda maddi imkânsızlığın varlığından söz edilebilir. Bu durum sözleşmenin hayatın olağan akışı içerisinde, piyasa koşullarında, dürüstlük kuralları çerçevesinde veya eşyanın tabiatı gereği borçlu dâhil hiçbir kimse tarafından ifasının mümkün olmamasıdır. Hukukî imkânsızlık ise; sözleşme gereği ortaya çıkacak olan borcun ifasının hukuk kurallarıyla yasaklanmış yahut bu tür bir kuralın uygulanması nedeniyle ifa edilebilirliğinin mümkün olmaması olarak tanımlanabilecek olup buradaki imkânsızlık hukukî bir nedenden kaynaklanır (Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 906). Bu bağlamda bir edimin, maddi olarak var olabilmekle beraber herhangi bir sözleşme kapsamına alınması veya sözleşme konusu olabilmesi emredici bir hukuk kuralıyla yasaklanmış olması durumu hukukî imkânsızlığı ortaya çıkarır.
Sözleşmenin kuruluşundan sonra tarafların sözleşme ile düzenledikleri menfaatlerini etkileyen durumlarda değişiklik (“önemli değişiklik”) olabilir. Sözleşme içeriği (sözleşme muhtevası) ve önemli değişiklikler arasındaki uyumsuzluk sözleşme riski olarak adlandırılır (Antalya, Osman Gökhan: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. III, İstanbul 2018, s. 359). Maddi imkânsızlık niteliğinde olan ve Türk Hukuk Lûgatı’ndaki tanıma göre öngörülemeyen ve bunun sonucu olarak önlenemeyen, giderilmesi olanağı bulunmayan ve bir dış etkiden ileri gelen mücbir sebep (zorlayıcı neden) bir yönüyle sözleşme riski sorunudur. Zira, mücbir sebep sürekli nitelikteyse borcun ifası imkânsızlaşır ve borçlunun sorumlu olmadığı sonraki imkânsızlık (TBK m. 136) meydana gelir (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop s. 1003). Bu hâlde taraflar arasında risk dağılımı yapılması gerekir. Bir başka deyişle, mücbir sebebin meydana getirdiği ifa imkânsızlığına kimin katlanacağı belirlenmelidir (Serozan, Rona: İfa, İfa Engelleri, Haksız Zenginleşme (Kocayusufpaşaoğlu, N./Hatemi, H./Serozan, R./Arpacı, A.: Borçlar Hukuku Genel Bolum C.3), İstanbul 2016, §15 N.4).
Mücbir sebebin en önemli unsuru kaçınılmazlık unsuruna değinmek gerekirse; mücbir sebep, mutlak ve kaçınılmaz olarak borcun ihlâline sebep olmalıdır. Kaçınılmazlık, objektif ve mutlak bir kavramdır. Sözleşmeye bağlılık ilkesine göre, sözleşmenin tarafları dürüstlük kuralı (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 2/1) gereği borçlarını ifa etmek için gerekli her tür çabayı göstermelidir. Mücbir sebepte, mevcut her türlü tedbirin alınmasına ve her türlü imkân ve araca rağmen mücbir sebebin doğurduğu sonuçlar önlenememektedir (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 539).
Kaçınılmazlık, borçlunun kişisel ve ekonomik durumu dikkate alınmadığı için mutlaktır. Buna karşılık, mücbir sebep olarak nitelendirilen olay mutlak değildir. Örneğin deprem bölgesinde meydana gelen bir deprem mücbir sebep sayılmayabilir. Buna karşılık, deprem bölgesi olmayan bir yerde gerçekleşen deprem mücbir sebeptir.
Kaçınılmazlığın mutlaklığı ile kastedilen, bilimsel ve teknolojik gelişmelere göre her türlü tedbirin alınmasına, her türlü özenin gösterilmesine rağmen; borcun ifa edilememesine neden olan olayın sadece borçlu tarafından değil, hiç kimse tarafından önlenememesidir. Bu sebeple kaçınılmazlık unsuru değerlendirilirken borçlunun kişisel veya ekonomik durumu dikkate alınmaz
Mücbir sebebin varlığı için gereken diğer unsur olayın doğuracağı sonuçların öngörülemez olmasıdır. Bir olayın varlığı sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülebiliyorsa ve buna rağmen sözleşmede gerçekleşmesi muhtemel o olaya ilişkin bir hüküm yoksa bunun riskini borçlu üstlenmiş demektir. Öngörülemezlik, sözleşmenin kurulduğu sıradaki durum esas alınarak belirlenir. Borçlu, sözleşmenin kurulduğu sırada olayın doğuracağı sonuçları öngörebiliyorsa mücbir sebebe dayanarak borcun ifasından kurtulamaz.
Öngörülemez olay “oluşumuna ve biçimine nazaran hayatın normal akışından çıkması beklenebilecek tesadüfi olaylar sınırını açık bir şekilde aşan olay”, “ansızın gerçekleşen olay” olarak ifade edilebilir. Bu tanımlara göre, hayatın normal akışına göre gerçekleşmesi olağan olaylar mücbir sebep değildir.
Sözleşmenin kurulmasından sonra, mücbir sebep sürekli veya geçici nitelikte olmasına göre, borcun hiç ifa edilmemesine veya borçlunun temerrüdüne neden olur. Mücbir sebebin sürekli olduğu hâllerde borcun ifası imkânsızdır. Mücbir sebebin geçici olması ise kural olarak sadece borcun zamanında ifasını engeller. Bu hâlde, borçlu gecikmeden sorumlu olmasa da ifası hala mümkün olan borcunu ifa etmekle yükümlüdür.
TBK’nın 178. maddesine göre; “Cayma parası kararlaştırılmışsa, taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; bu durumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır; almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir” Sözleşmenin yapılması sırasında taraflardan biri diğer tarafa bir miktar para verir ve bu paranın kendisinde kalması şartıyla dilediği zaman sözleşmeden dönme hususunda onunla anlaşırsa, TBK’nın 178. maddesine göre cayma parası söz konusu olur (Eren, Fikret: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2012, s. 1192 vd.). Türk Borçlar Kanunu’ndaki cayma parası ile ilgili hükme göre, parayı alan taraf da, aldığının iki katını vererek sözleşmeden cayabilecektir. Anlaşılacağı üzere, cayma parası taraflardan her ikisine de sözleşmeden cayma hakkı vermektedir. Cayma hakkı, hakların bir türü olan bozucu yenilik doğuran haktır. Bu hak da diğer yenilik doğuran haklarda olduğu gibi, tek taraflı ve karşı tarafa varması gerekli bir irade beyanıyla kullanılır, karşı tarafın hâkimiyet alanına ulaşır ulaşmaz hüküm ve sonuçlarını doğurur.
“Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür”(TBK md.112). Esas itibariyle zarar, mal varlığında meydana gelen eksilmedir; fakat bu eksilme sahibinin iradesi dışında veya hiç olmazsa rızası bulunmaksızın meydana gelmiş olmadıkça zarar sayılmaz (Türk Hukuk Lûgatı: Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, C. I, s. 1247). Türk Borçlar Kanunu’nun 112 nci maddesi kapsamında tazmini istenilen yani sözleşmeden doğan zarar, müspet yahut menfi zarar olabilir.
Taraflar arasında kurulmuş bulunan bir sözleşmenin taraflarından biri süresinde edimini ifa etmezse borçlunun temerrüdü kavramı karşımıza çıkar.
Geniş anlamda borçlu temerrüdü (borçlunun direnimi) borçlunun sözleşmeye aykırı davranması, borcunu ifa etmemesi demektir. Bu hâlde ifa olanağı bulunmasına rağmen kararlaştırılan zaman geldiği ve uyarıldığı hâlde borçlu borcunu ifa etmemektedir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 125. maddesine göre karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteyebileceği gibi (m. 125/1) borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir (m. 125/2).
Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir (m.125/3).
Sözleşmeden dönme hâlinde alacaklının sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle uğradığı zarar menfi zarardır. Menfi zarar ise, sözleşmenin kurulmamasından yahut geçersiz olmasından doğan zarardır ve bu bağlamda sözleşmenin kurulduğuna veya geçerli olarak kurulmuş bulunduğuna duyulan güvenin boşa çıkmasından doğan bir zarar söz konusudur. Alacaklının malvarlığının hâlihazır durumu ile sözleşme yapılmamış olsaydı arz edeceği durum arasındaki fark, menfi zararı meydana getirir. Menfi zarar da tıpkı müspet zarar gibi fiili zarar ve yoksun kalınan kâr yani kaçırılan fırsattan oluşur. Bu bağlamda yapılan sözleşmenin geçerliliğine güvenerek başka bir sözleşme yapmamak suretiyle kaçırılan fırsatlar da menfi zararın bir türünü oluşturur (Fikret EREN: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2019, s.1186). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.12.2022 tarih, 2021/(13)3-563 Esas, █████████ Karar sayılı kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2022 tarih, 2019/(19)11-722 Esas, ████████ Karar sayılı kararında Bağlanma parası (pey akçesi), sözleşme yapılırken bir kişinin vermiş olduğu paradır. Bu cayma parası değildir. Sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça bu para, alacaktan düşülür (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 119, 120). Türk Borçlar Kanunu’nun “Genel Hükümler” başlıklı birinci kısmının “Borç İlişkilerinde Özel Durumlar” başlıklı dördüncü bölümünün üçüncü ayrımında bağlanma parası, cayma parası ve ceza koşulu (TBK m. 177-182) bir arada düzenlenmiştir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 156. maddesinde ise, hem pey akçesi (bağlanma parası) hem de cayma parası düzenlenmiştir. Daha önce tek bir maddede düzenlenen bu iki kurum TBK’da iki farklı maddede kaleme alınmıştır. TBK’nın 177. maddesinde bağlanma parasına yer verilirken, 178. maddesinde ise cayma parası açıklanmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun “Bağlanma parası” başlıklı 177. Maddesi; “Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür.” hükmüne ver verilmiştir.
Bağlanma parasının (pey akçesi) amacı, hem sözleşmenin yapıldığına delil oluşturmak hem de kısmi ifadır (Akman, Sermet/Burcuoğlu Halûk/Altop Atillâ:,Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 338). Bağlanma parası, sözleşmenin geçerli olması için gerekli bir şekil şartı olmayıp sözleşmenin kurulduğu yönünde ispat aracıdır. Sözleşme yapılır yapılmaz taraflardan birinin diğerine bir miktar para vermesinin ne gibi bir maksada dayandığı açık bir şekilde anlaşılamıyorsa verilenin bağlanma parası (pey akçesi) olduğu karine olarak kabul edilir (Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 339). Verilen paranın cayma parası olduğunu iddia eden taraf bunu ispatlamak durumundadır. Anılan düzenleme, BK’da tam tersine, aksi sözleşmede belirtilmedikçe veya yerel âdet aksini göstermedikçe, bu paranın esas alacaktan düşülmeksizin alacaklıya bırakılacağı düzenlenmişti [(BK m. 156/2), Yavuz, Nihat: Borçlar Hukuku, Ankara 2018, s. 525)]. TBK’da, BK’daki bu düzenlemeden vazgeçilerek bağlanma parasının asıl alacaktan mahsup edileceği belirtilmiştir. Bağlanma parası verilen sözleşme geçersizse veya sonradan ortadan kalkarsa, yerine getirilmiş diğer edimler gibi bağlanma parası olarak verilen para da geri istenebilecektir (Yavuz, s. 525; Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 340). Eğer satılan şey borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise, bunu eylemli olarak başkasına satmaya dahi gerek yoktur. Bu takdirde satıcı satılanın satış bedeli ile malın belirlenmiş ödeme günündeki fiyatı arasındaki farkı alıcıdan giderim (tazminat) olarak isteyebilir; bu da satıcının soyut zararını oluşturur. İkame satımını daha elverişli şartlarla yapmak olanaklı olsa bile alıcı borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı olan mallar için soyut metoda başvurma hakkına sahiptir (Yavuz, s. 688, 689).
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında belirtildiği gibi Bir sözleşmenin haklı sebeple feshi için, sebebin hem objektif, hem de sübjektif açıdan belirli bir ağırlık taşıması, yani belirli bir önem derecesine sahip olması gerekmektedir. Objektif ağırlık, ileri sürülen sebebin dürüstlük kuralına göre, haklı sebebe başvuran tarafın belirli bir süreli sözleşme söz konusu olduğunda kararlaştırılan sürenin sona ermesine veya belirsiz bir süreli bir sözleşme söz konusu olduğunda olağan feshin yapılabileceği ana kadar devam etmesine izin vermemesini gerektirir. Objektif ağırlık, dürüstlük ilkesi çerçevesinde belirlenir. Aynı koşullar altında makul bir insanın ilgili sebep çerçevesinde sözleşmeyi feshedip edemeyeceği araştırılır. Subjektif olarak, başvurulan sebebin sözleşmeyi fesheden taraf açısından sözleşmeye devamı gerçekten katlanılmaz hale getirmelidir. Subjektif ağırlık, tüm koşullar ışığında belirlenmelidir. Objektif haklı bir sebebin varlığı, çoğu durumda subjektif haklı bir sebebin de var olduğu anlamına gelmektedir.
Dava ve iddia, cevap ve savunma, ihtarnameler, sipariş teyit formları, yeminli tanık anlatımları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre somut olayda davacı şirketin imzasının bulunduğu 09.11.2021 tarihli sipariş teyit formunda ...2022 model 4x2 tip, ...-GX model Aralık 2022 teslim tarihli birim fiyatı 115.800,00 Euro olan toplam 5.790,000,00 Euro tutarlı 50 adet araç, 25.11.2021 tarihli sipariş teyit formunda ise ...2022 model 4x2 tip, ... model Mayıs 2022 teslim tarihli birim fiyatı 107.800,00 Euro olan toplam 1.078.000 Euro tutarlı 10 adet araç sipariş edildiği, Her iki Sipariş Teyit Formu'nun 5.maddesinde ise "Grev, lokavt, doğal afetler ve ana ithalatçı/imalatçı firma tarafından kaynaklanan gecikmelerden ... ve Otobüs Ticaret AŞ sorumlu tutulamaz." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, 50 çekici için 23.3.2022 tarih 230320220940/TA, Ref. nolu Profoıma fatura düzenlendiği, 10 çekici için 23.3.2022 tarih 230320220944/TA. Ref. nolu Proforma fatura düzenlendiği, 10 adet Mayıs teslimi araç için 21.12.2021 tarihinde davalının T.... Bankasındaki TR47******0069813 IBAN no.lu hesabına 50.000,00 TL, 50 adet araç için 21.12.2021 tarihinde davalı şirketin Samsun şubesindeki hesabına 20.000 Euro, 11.04.2022 tarihinde aynı hesaba 30.000,00 Euro kaparo gönderildiği, Siparişin iptali sonucu yapılan peşinat ödemelerinin 27.05.2022 tarihinde davacının Iş Bankası hesabına iade edildiği, davacı tarafından davalıya Eskişehir Noterliği 19.04.2022 tarih 7803 yevmiye no ile gönderilen ihtarnamede 01.05.2022 tarihi itibariyle muaccel hale gelecek olan çekici tesliminin hangi tarihlerde teslim edileceği konusunda bilgi istendiği, davalı tarafından Ankara 38 Noterliği kanalı ile 25.04.2022 tarih 8269 yevmiye no.su ile gönderilen cevabı ihtarnamede, Ukrayna-Rusya arasındaki savaşın mücbir sebep oluşturduğu, siparişlerle ilgili olarak yeni donanım ve fiyatın söz konusu olacağı buna onay verilmesi gerektiği aksi halde peşinatın iade edileceğinin ihtar edildiği, davacı tarafından davalıya Eskişehir 7. Noterliği kanalı ile 13.05.2022 tarihinde 9344 yevmiye no.su ile çekicilerin aynen ifası olarak çekicilerin tesliminin talep edildiği, davalının Ankara 38. Noterliği 27.05.2022 tarih 10345 sayılı ihtarnamesinde; sipariş konusu çekiciler için Üretici firma olan ...Truck and Bus SE şirketinin force majuere (mücbir sebep) ilan ettiği ve siparişe konu çekicilerin üretiminin iptal edildiği, bu araçlar yerine üretimini yaptığı (fast track) araçlardan gönderilebileceği, bunun ek üretim maliyetinin olduğu, bu nedenle TBK 136 ve devamı maddeleri gereğince ifa imkansızlığının söz konusu olduğunun ihtar edildiği, davalı şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşmeye konu araçların ithal olduğunu, Ukrayna Rusya savaşı nedeniyle çekici imalatında kullanılan kabloların Ukrayna'dan temin ve tedarik edilemediği, satışı yapılan ticari araçların içerisinde 5 km'den daha uzun kablo demetleri kullanılmakta olduğunu ve kabloların araç içesinde yer alan tüm parçaların birlikte çalışmasını sağladığını, üretici firmanın yaşadığı sorun nedeniyle mücbir sebep ilan ederek üretim sayısı ve çeşitlerinde değişikliğe gitmek zorunda kaldığını, konu ile ilgili üretici firma yazışmalarını ve davacı firmaya yaptığı e posta bildirimlerinin sunulduğunu, kurulları tarafından siparişe konu ithal araçlarda kullanılan kabloların üretici firma tarafından nereden temin edildiğinin ve kısa sürede ikamesinin mümkün olup olmadığının tespit edilemedi davalı şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşmeye konu araçların ithal olduğu, Ukrayna Rusya savaşı nedeniyle çekici imalatında kullanılan kabloların Ukrayna'dan temin ve tedarik edilemediği, satışı yapılan ticari araçların içerisinde 5 km'den daha uzun kablo demetleri kullanılmakta olduğunu ve kabloların araç içesinde yer alan tüm parçaların birlikte çalışmasını sağladığını, üretici firmanın yaşadığı sorun nedeniyle mücbir sebep ilan ederek üretim sayısı ve çeşitlerinde değişikliğe gitmek zorunda kaldığını, konu ile ilgili üretici firma yazışmalarını ve davacı firmaya yaptığı e posta bildirimlerinin sunulduğu anlaşılmıştır.
Her iki Sipariş Teyit Formu'nun 5.maddesinde ise "Grev, lokavt, doğal afetler ve ana ithalatçı/imalatçı firma tarafından kaynaklanan gecikmelerden ... ve Otobüs Ticaret AŞ sorumlu tutulamaz." şeklinde düzenlenmekle birlikte teyit formlarına "savaş hali nedeniyle gecikme" durumunun belirtilmediği ve somut olayda Sipariş Teyit Formu'nun 5. maddesindeki durumun söz konusu olmadığı ve mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği zira, sipariş teyit formlarının 09.11.2021 tarihi olduğu, ...2022 model 4x2 tip, ...-GX model Aralık 2022 teslim tarihli ve 50 adet araç, 25.11.2021 tarihli sipariş teyit formunda ise ...2022 model 4x2 tip, ... model Mayıs 2022 teslim tarihli olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye konu araçların ithal olduğu, 09.11.2021-12.12.2022 tarihleri arası 1.951 adet “çekici” ticari tanımlı aracın ülkeye giriş yaptığı, bunların 1687 adetinin Polonya menşeili, 262 adetinin Almanya menşeili, 2 adetinin ise Avusturya menşeili olduğu üretimin Rusya'da ve Ukrayna'da olmadığı, dünyadaki herhangi bir ülkesindeki savaşın öngörülemez bir durum olmadığı gibi, mevcut her türlü tedbirin alınmasına, her türlü imkân ve yönteme rağmen mücbir sebebin doğurduğu sonuçların önlenemeyeceği bir hâlin olduğuna ilişkin delillerin ibraz edilmediği, davalı tarafın tacir olup savaş halinde dahi gerekli önlemleri alması gerektiği keza bir kısım araçların Mayıs 2022'de teslim edileceği ve bu araçların savaştan önce üretiminin zaten tamamlanmış olması gerektiği, keza özellikleri belirtilerek sipariş verilen bir kısım araçların aynı özellikleriyle bir kısım sipariş edenlere verildiği anlaşılmakla Rusya-Ukrayna savaşı somut olayda mücbir sebep olarak kabul edilmemiştir.
Mahkememizin █████/2023 tarihli celsesinin 1 sayılı ara kararı gereğince Araçların aynen teslimine ve gecikmeden doğan zararın tazminine yönelik davalar bakımından belirlenen eksik harcı yatırmaması nedeniyle dava dilekçesinde belirtilen aynen teslime yönelik talep yönünden dosyanın harç yatırılıncaya kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve harcın ödenmediği anlaşılmakla araçların aynen teslimine ve gecikmeden doğan zararın tazminine yönelik davaların açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
Sipariş Teyit Formlarında belirtilen 50 adet araç için 21.12.2021 tarihinde davalı şirketin Samsun şubesindeki hesabına 20.000 Euro, 11.04.2022 tarihinde aynı hesaba 30.000,00 Euro kaparo gönderildiği, siparişin iptali sonucu yapılan peşinat ödemelerinin 27.05.2022 tarihinde davacının ... Bankası hesabına iade edildiği, Gümrükler Genel Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabı ekinde davalı ... Ve Otobüs Ticaret Anonim Şirketinin gümrük kayıtlarında, Gümrük işlemlerinin olduğu görülmekle, taraflar arasındaki sözleşmeye konu araçların ithal olduğu, 09.11.2021- 12.12.2022 tarihleri arası 1.951 adet “Çekici” ticari tanımlı aracın ülkeye giriş yaptığı, bunların 1687 adetinin Polonya menşeili, 262 adetinin Almanya menşeili, 2 adetinin ise Avusturya menşeili olduğu ancak model bilgileri Gümrük kayıtlarında bulunmadığından dava konusu modellerden kaç tane ülkeye girişi ile ilgili bir tespit yapılamadığı, davalı şirketten █████/2021-█████/2022 tarihleri arası sipariş formları ile sipariş teslim tutanakları talep edilmiş ise de, sadece davacı tarafa ait sipariş teyit formu ibraz edilmekle bu yönde tespitin yapılamadığı, 4 adet araç alımı yapıldığı dikkate alındığında ise davacının 56 (60 -4) çekici için mahrum kalınan gelirin ise 2.614,33*56=146.402,48 TL olduğu hesaplanmıştır.
Davacı şirketin imzasının bulunduğu 09.11.2021 tarihli sipariş teyit formunda ...2022 model 4x2 tip, ...-GX model Aralık 2022 teslim tarihli birim fiyatı 115.800,00 Euro olan toplam 5.790,000,00 Euro tutarlı 50 adet araç, 25.11.2021 tarihli sipariş teyit formunda ise ...2022 model 4x2 tip, ... model Mayıs 2022 teslim tarihli birim fiyatı 107.800,00 Euro olan toplam 1.078.000 Euro tutarlı 10 adet araç sipariş edildiği, taraflar arasında; 50 adet, 2022 Model, ...Marka, ... 18.510 4x2 LL ...-E tipi Retarderli, ... GX en yüksek ve en geniş kabinli, performans yazılımlı şanzımanlı, iklimlendiri1ebilir sürücü koltuklu, ADR ve ön aks süspansiyonlu 115.800 Euro tutarlı ve 10 adet 2022 Model, ...marka, ... 18.510 4X2 BL SA UY E6-E tipi Retarderli, ... GM geniş kabinli, 107.800 Euro tutarlı sipariş olduğu, Araç değerlerinin tespiti olarak; taraflar arasında; 50 adet, 2022 Model, ...Marka, ... 18.510 4x2 LL ...-E tipi Retarderli, ... GX en yüksek ve en geniş kabinli, performans yazılımlı şanzımanlı, iklimlendiri1ebilir sürücü koltuklu, ADR ve ön aks süspansiyonlu 115.800 Euro tutarlı ve 10 adet 2022 Model, ...marka, ... 18.510 4X2 BL SA UY E6-E tipi Retarderli, ... GM geniş kabinli, 107.800 Euro tutarlı sipariş olduğu, taraflar arasında aynı marka çekicinin iki farklı modelinin satışı konusunda sözleşme bulunduğu, ... 18.510 4x2 LL ...-E tipi araç daha donanımlı olduğu, GX en yüksek ve en geniş kabinli, performans yazılımlı şanzımanlı, iklimlendiri1ebilir sürücü koltuklu, ADR ve ön aks süspansiyonlu olduğunu, ... 18.510 4X2 BL SA UY E6-E tipi aracın, GM geniş kabinli olduğu donanım olarak diğer modelden daha düşük olduğu, davacı şirketin dava konusu uyuşmazlık nedeniyle 2022-2023 yıllarında ... marka çekiciler satın aldığı, ülkemizde geriye dönük araç ve makine ekipman değerlemesi yapılabilmesi için arşiv niteliğinde resmi bilgiler mevcut olmadığı, davaya konu olan araçların satış ilanlarına göre yapılan hesaplamalar da nazara alındığında dava konsusu çekicilerin sipariş edilmesine göre 10 adet 18.410 GM 10*107.800 Euro=1.078.000 Euro, 50 adet 18.410 GX'in 50*115.800 Euro=5.790.000 Euro olduğu her ikisinin toplamının 6.801.991,05 Euro olduğu, söz konusu araçların temini halinde ise 10 adet 18.410 GM'nin 10*126.442,92 Euro olmak üzere 1.264.429,20 Euro, 50 adet 18.410 GX'in 50*136.039,82 Euro= 6.801.991,05 Euro olmak üzere her ikisinin toplamının ise 8.066.420,25 Euro olduğu, temin edilmesi halindeki miktardan sipariş miktarı çıkartıldığında 1.198.420,25 EURO zarar olacağı anlaşıldığı HMK m. 26 gereğince talepten fazlaya hükmolunamayacağından borcun ifa edilmemesinden doğan zarara yönelik davanın kabulü ile 50.165,00 EURO (16.165,00 EURO için dava tarihi olan █████/2022 tarihinden, bakiye kısım için ıslah tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek) 3095 S.Y'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte hesaplanacak tutarın fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuruna göre belirlenecek TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Davanın kabulüne göre karar ve ilam harcı hesaplanmasında dava değeri belirlenirken Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında belirtildiği üzere dava dilekçesinde talep edilen yabancı para alacağın TL karşılığı █████/2022 olan dava tarihindeki 16.165 Euro yabancı para efektif satış kuru ve (dava dilekçesindeki değer) (1 Euro: 19,71 TL; 16.165 Euro= 318.612,15 TL) ile ıslah tarihi olan █████/2023 tarihindeki 34.000 Euro yabancı para efektif satış kuru ve (ıslah dilekçesindeki değer) (1 Euro: TL;29,91 TL 34.000 Euro= 1.016.940 TL) olup toplam 1.335.552,15 TL üzerinden harç hesaplaması yapılmıştır.
Vekalet ücreti hesaplamasında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarih, █████████ Esas, █████████, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarih, ██████████ Esas, █████████ Kararı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarih, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında belirtildiği üzere dava değerinin yabancı para olarak gösterilmesi halinde karar tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru üzerinden (1 Euro: 43,97 TL) hesaplanacak Türk Lirası üzerinden (50.165,00 Euro*43,97: 2.205.755,05 TL) üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanarak aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Araçların aynen teslimine ve gecikmeden doğan zararın tazminine yönelik davaların açılmamış sayılmasına,
a-Alınması gerekli 615,40-TL maktu harçtan peşin alınan 3.366,08 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.750,68 TL harcın davacıya iadesine,
b-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2-Borcun ifa edilmemesinden doğan zarara yönelik DAVANIN KABULÜ İLE 50.165,00 EURO (16.165,00 EURO için dava tarihi olan █████/2022 tarihinden,bakiye kısım için ıslah tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek) 3095 S.Y'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte hesaplanacak tutarın fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuruna göre belirlenecek TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
a-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 91.231,56-TL'den peşin alınan (16,165 Euro bakımından) 5.441,00 TL harç ile ıslah ile alınan 17.370,00 TL harcın toplamı olan 22.811,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 68.420,56-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
c-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 302.633,06-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Davacı tarafından yapılan toplam 37.041,00-TL (dava açılış masrafı, bilirkişi, talimat, tebligat ve posta gideri olmak üzere) yargılama gideri ile peşin harç olarak yatırılan 22.811,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!