Hırsızlık suçunda iki yıldan fazla ceza verilmesine rağmen HAGB uygulanması ve zorunlu müdafi atanmayarak savunma hakkı ihlali nedeniyle kanun yararına bozma istemine esas teşkil eden tespitler.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, iki yılı aşan hapis cezasına rağmen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulunduğu bir dosyada, Yüksek Mahkeme, hırsızlık suçunun niteliği gereği sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği halde bu kurala uyulmayarak sanığın savunma hakkının kısıtlandığını belirlemiştir; bu sebeple, kendi tespit ettiği bu yeni hukuka aykırılık yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının değerlendirilmesi için dava dosyasını tekrar Başsavcılığa tevdi etme kararı almıştır.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: ████████ E., ████████ K.SUÇ : HırsızlıkTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun █████/2014 tarihli ve ███████-102 esas, ████████ sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede;Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın atılı suçtan dolayı 2 yıldan fazla olacak şekilde 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan maddedeki objektif şart gerçekleşmediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması için gerekli şartlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı belirlenmiştir.III. KARARGerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.