Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında, şirketin münferit yetkili müdürünün gayrimenkulleri muvazaalı satışlarla elden çıkarması ve üçüncü kişilerin iyi niyet iddiaları ele alındı.
Özet: Davacılar, şirket ortaklarından biri ve münferit imzalı müdürün, şirketin taşınmazlarını ve menkul varlıklarını muvazaalı işlemlerle düşük bedellerle tanıdıkları kişilere devrederek şirketi zarara uğrattığını ve elde edilen gelirleri zimmetine geçirdiğini iddia ederek, söz konusu taşınmazların tapu iptali ve şirket adına tescilini talep etmiş; davalı üçüncü kişiler ise taşınmazları iyi niyetle, piyasa rayiçlerine uygun bedelle satın aldıklarını, şirket içindeki anlaşmazlıkları bilmediklerini ve bu durumdan kendilerinin sorumlu tutulamayacağını savunmuşlardır.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARAASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİK A R A RESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ███████....DAVA : Tapu İptali Ve TescilDAVA TARİHİ : █████/2010....DAVA : Menfi TespitDAVA TARİHİ : █████/2010KARAR TARİHİ : █████/2024GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2024ASIL DAVADAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ....ve ...’un müvekkili şirketin diğer ortakları , ...’in ise şirketin münferit imzalı müdürü olduğunu, şirket ortakları arasındaki davalar ve soruşturmaların mevcut olduğunu, ... İş sayılı kararı ile ... aleyhinde ceza davası açıldığını, ...’un şirket ortağı statüsü ve şirket işlerini yapmak üzere müvekkili ... tarafından yetkilendirilmeyi fırsat bilerek münferit imzalı müdür yetkisini kullanarak ... Şirketine ait tüm gayrimenkulleri ve tüm menkul varlıkları eşi ve bu eylemleri birlikte planladığı ... ile birlikte tanıdıkları kişilere muvazaalı bir şekilde ... ... ve şirket aleyhine, kendi yararlarına satış gibi göstererek devrettiklerini, devir işlemlerinden dolayı şirketin kayıtlarına para intikal etmediğini, elde edilen varsa bedelin ... ve ... tarafından mal edinildiğini, ...’e ait ... isimli bir kişiye 360.000,00 TL’ye sattığını, aynı kişinin tapuyu 9 gün sonra 9.000,00 TL ilave olarak tapu harcı ödediği halde ... ve ...’un hemşerisi ....... adlı kişiye 361.000,00 TL’ye devretmiş gibi gösterdiklerini, bedelin şirket kayıtlarına girmediğini, miktarın tapuda düşük gösterildiğini, daire içindeki 80.000,00 TL civarındaki menkul eşyanın akıbetinin de bilinmediğini, ... kayıtlı ...’e ait dairenin de muvazaalı bir şekilde elden çıkarıldığını, 23.11.2009’da ...’a 310.000,00 TL’ye ve bu kişi tarafından da 21.12.2009’da ...’a 311.000,00 TL’ye devir işleminin yapıldığını, satışta yaklaşık 9.500,00 TL harç ödendiğini, satış bedelinin şirket kayıtlarına girmediğini, ...’e ait ...’de kayıtlı taşınmazın şirket ofisi olarak kullanılmakta iken ... tarafından çok düşük bir bedelle muvazaalı olarak satıldığını, satışın önce 11.11.2009’da ... ...’a 350.000,00 TL’ye, sonra 25.12.2009’da ...’nın hemşerisi olan ...’ya 355.000,00 TL’ye satılmış gibi gösterildiğini, söz konusu satışların ve satış bedellerinin şirket kayıtlarında yer almadığını, fatura düzenlenmediğini, satışların ....’nin haberi olmadan yapıldığını, uygulamada bu hususun ortaklar kurulu kararı ile yapılması ve diğer şirket oratklarının da onayınının alınması gerekirken amacın normal bir ticari işlem olmadığı, aksine şirket malvarlığını doğrudan ve dolaylı yöntemlerle kendi üzerlerine geçirmek olduğunu, bu işlemlerin suç teşkil ettiğini, bu ortakların eylemleri ile şirketin içinin boşaltıldığını, % 50 hisse ile en büyük ortak ....’nin mağdur olduğunu, adı geçenlerin elde ettikleri paralarla firmanın borçlarını da ödemediklerini, vergi, ... personel tazminatlarını da ödemediklerini, söz konusu taşınmazların emsal değerinin yaklaşık 1.800.000,00 TL civarında olduğunu, muvazaalı devirler nedeniyle şirketin hiçbir kazancının olmadığını belirterek davanın kabulü ile belirtilen üç adet taşınmazın tapularının iptali ile müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen tarafına ait dairenin ... adresinde olduğunu HUMK'nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkili olup, yetkili mahkemenin ... olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduklarını, dava konusu işin ticari iş niteliğinde olmadığınan görev itirazında bulunduğunu, dava konusu iddia ve taleplerin zamanaşımına uğradığını, hem zaman aşımı hem de hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak da; ...kayıtlı daireyi tapu kütüğündeki kayda iyi niyete dayanarak, inanarak ve bedeli ödenerek satın aldığını, davacı şirketi ve dava dilekçesinde belirtilen kişileri tanımadığını, ...’da ikamet ettiğini, dava konusu daireyi gerek kendi imkanları, gerek ağabeyinin maddi desteği ve gerekse banka kredisi kullanarak satın aldığını, taşınmazı şirketten değil, .... isimli kişiden satın aldığını, bedelin de iddia edilenin aksine düşük olmayıp rayiçlere uygun olduğunu, kredi için bankaya ipotek verildiğini, muvazaanın söz konusu olmadığını, muvazaa iddiasının ancak yazılı delille ispatlanabileceğini, şirket ortakları arasındaki uyuşmazlığın kendilerini ilgilendirmediğini, iddiaların davacı şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıktan kaynaklandığını, iyi niyetli üçüncü şahıs olarak kendilerinin zarar görmelerinin kabul edilemeyeğini, satışın davacının münferit yetkilisi tarafından yapıldığını, temsil yetkisinin kötüye kullanılması iddiasının şirket ortakları arasındaki bir iç sorun olduğunu, daireyi davacı şirketten satın almadığını, ikinci el olarak kendisine satış yapıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini isteğinde bulunmuştur. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının somut verilere dayanmadığını, diğer davalılarla birlikte muvazaa içinde hareket etmediklerini, şirket ortakları arasındaki hukuk ve ceza davalarında taraf olarak gösterilmelerinin haksızlık olduğunu, müvekkilinin ....adresinde aracı gördüğünü ve satın aldığını, aracın düşük bir fiyatla satın alınmadığını, .... yevmiye nolu satış sözleşmesi ile aracın alındığını, ... firması adına yetkili satıcı .... imza ve yetki kullandığını, ....plaka nolu araç bedelinin havale edildiğini, işlemin fatura karşılığı yapıldığını, iki adet toplam 47.000,00TL’nin ... firması hesabına gönderildiğini, satışla ilgili bir muvazaanın söz konusu olmadığını belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini isteğinde bulunmuştur. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının kabul edilemeyeceğini, şirkete kayyum atanması konulu davanın .... devam etmekte olduğundan bu konuda karar verilemeyeceğini, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin tek amacının davacının eylemleri sebebiyle zor duruma giren şirketi kurtarıp ayakta tutmak olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, 08.06.2010 tarihli cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde müvekkili aleyhinde hiçbir iddianın bulunmadığını, müvekkili hakkında hiçbir vakıanın ileri sürülmediğini, müvekkilinin davacı veya diğer davalılarla hiçbir gayrimenkul devri yapmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini isteğinde bulunmuştur. Davalı ....05.07.2010 tarihli cevap dilekçesinde; .... adresindeki daireyi 360.000,00 TL bedelle satın aldığını, yeni yatırımlar yapmak maksadı ile satın aldığı taşınmazı ekonomik krizle birlikte alacaklarını tahsil edemediği için bir başka şahsa satmak zorunda kaldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini isteğinde bulunmuştur. Davalı .... 05.07.2010 tarihli cevap dilekçesinde; dava konusu ... adresindeki meskeni 310.000,00 TL bedel ile satın aldığını, bedelin 5.000,00TL’sini makbuz mukabili kaparo olarak, bakiyesi 305.000,00 TL’yi ... Ltd. Şti.’nin banka hesabına toplam 310.000,00 TL bedelin tamamını ödediğini, sonradan daireyi başkasına sattığını, bedelini alıcıdan aldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini isteğinde bulunmuştur. Davalı ...vekili, 08.07.2010 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkilinin tapu kaydına güvenerek tapu dairesinde yapmış olduğu resmi işlem karşılığında söz konusu taşınmazın bedelini davalılardan ....’e ödemek suretiyle ve iyiniyetle taşınmazın maliki olduğunu, müvekkili hakkında suç isnadında bulunulmuşsa da takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin ne davalılarla, ne diğer davalılarla ne de davacılarla hiçbir bağlantısı ve işbirliğinin söz konusu olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini isteğinde bulunmuş, yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya katılmış ve davada kendilerini vekille temsil ettirmişlerdir. Davalı .... ... vekili cevap dilekçesinde; davanın kendilerine yöneltilmesinin yasal olmadığını, davanın taşınmazın dava günündeki yasal malikine karşı açılmak zorunda olduğunu, taşınmazın satın alma bedeli olan 350.000,00 TL’nin müvekkili tarafından davacı şirketin banka hesabına gönderildiğini, faturasının kesildiğini, müvekkilinin daha sonra nakde gereksinim olması dolayısıyla taşınmazı ...ya satmak zorunda kaldığını, ne davacıyı ne de ...'yı tanımadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili 08.07.2010 tarihli cevap dilekçesinde; .... adresindeki taşınmazın ... tarafından 11.11.2009 tarihinde ... ...’a 25.12.2009’da da müvekkili ...’ya satıldığını, davaya devam edilebilmesi için öncelikle dava konusu gayrimenkullerin kıymetinin belirlenerek harç ikmalinin yaptırılmasının gerektiğini, taşınmazın 355.000,00 TL bedelle ... ...’dan satın alındığını ve satış bedelinin banka vasıtasıyla adı geçene ödendiğini, taşınmazın rayiç değerinden satın alındığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini isteğinde bulunmuştur. Davalı ....tebligat yapılmış, gelmediğinden ve beyanda bulunmadığından yargılama yokluğunda sürdürülmüştür. BİRLEŞEN .... ESAS SAYILI DAVADADAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ...’un ... Ltd. Şti.’nin ortağı olduklarını, davalının aynı zamanda eşi ile birlikte .... isimli bir şirket daha kurduğunu, davalının müvekkilini zarara uğratmak maksadıyla kurulan bu şirkete şirket mal varlıklarını aktardığını, .... sayılı dosyası ile şirket mallarını zimmetine geçirmesi dolayısıyla kamu davası açıldığını, ...’un şirketten işçilik alacağı olduğu gerekçesiyle ....E. sayılı takip dosyası ile icra takibi yaptığını, ... ...’un bu takibe itiraz etmeyerek işçi alacağını kasten ödemeyerek takibi kesinleştirdiğini, şirkette ödemeye yetecek miktarda nakit bulunduğunu, takibin muvazaalı olarak yapıldığını, takipte şirkete ait...plaka sayılı araçlar hakkında icra müdürlüğünce kıymet takdiri yapıldığını ve 14.07.2010 tarihi olarak satış gününün belirlendiğini belirterek muvazaalı takibin iptaline karar verilmesini isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı ile diğer davalının ortak oldukları .... ürün uzmanı bilgisayar müehndisi olarak █████/2003 tarihinden, █████/2010 tarihine kadar görev yaptığını, dava konusu alacağın iş akdinden kaynaklandığını, davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek görev itirazında bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak; .... tarafından iş akdi sona erdikten sonra kendisine işçilik alacakları için herhangi bir ödeme yapılmadığını, yasal haklarını almak için avukat yardımıyla .... numaralı dosyası üzerinden icra takibi yaptığını, bu takip sonucunda işveren şirkete ait otomobillere haciz işlemi yapıldığını, otomobillerin icradan satıldığını, bu şekilde alacağının bir kısmını aldığını, yasal işçilik alacaklarına dayanarak açtığı takibin muvazaalı olduğu iddiasıyla ....esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, █████/2010 tarihinde de dosyanın .... numaralı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiğini, işçilik alacaklarından kaynaklı benzer davalar açıldığını, açılan davaların devam ettiğini, kendi davasının bu dosya ile birleştirme gerekçesini anlamadığını, kendisinin eski işveren şirketin ortakları olan davacı ve diğer davalı arasındaki sorunlar ve anlaşmazlıklar hakkında bir bilgi ve alakasının olmadığını, aynı şekilde .... numaralı davasıyla da alakası bulunmadığını belirterek dava hakkında görevsizlik kararı verilmesini, olmazsa davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkili ... ile davacının, ... ... Limited Şirketi'nin ortakları ve münferit yetkili müdürleri olduğunu, diğer davalının ise ... ... Limited Şirketi eski çalışanı olduğunu, dava konusu alacağın iş akdinden kaynaklanan kıdem ve ihbar tazminatı alacağı olduğunu, bu nedenle mahkemenin görev alanı dışında kaldığını, davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek görevsizlik kararı verilmesi isteğinde bulunmuş, esas hakkında beyanlarında; davalı müvekkili ile davacının ... .. Limited Şİrketi'nin ortakları ve yetkili müdürleri olduğunu, aralarında bu ortaklıktan kaynaklanan bir dizi hukuki ihtilaf bulunduğunu, diğer davalı ...'un █████/2003-█████/2010 tarihleri arasında ... .. Limited Şirketi'nde çalıştığını, iş akdinin bizzat davacı ... tarafından noter kanalıyla feshedildiğini, daha sonra alacakları nedeniyle icra takibi yapıldığını, takibin kesinleşmesi üzerine şirket adına kayıtlı araçlar üzerine haciz uygulandığını, müvekkilinin şirketin maddi sıkıntılar yaşamaması, yeni dava ve alacak takiplerinin açılmaması adına davacıya noterden ihtarname göndererek toplantı talebinde bulunduğunu, davacının ihtarnameye cevabında böyle bir toplantı yapılmasına ve müvekkilin bildirdiği borçların ödenmesine karşı çıktığını, davacı asilin .... huzurunda, müşteki sıfatıyla beyanda bulunduğunu, müvekkilinin satılan malların alıcılarıyla bir ilgisi bulunmadığını belirterek öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, mahkemenin bu kanıda olmaması halinde ise davanın esastan reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE : Asıl davada istek; davalı şirket müdürü ve şirket ortağının, diğer davalılar ile birlikte muvazaalı eylemlerle şirkete ait taşınmazları devrettikleri iddiasıyla tapu kayıtlarının iptali ve şirket adına tescili, birleşen davada istek; .... sayılı takip dosyasında takip borçlusu şirketin yetkilisi davalının şirketi zarara uğratmak amaçlı takibi kesinleştirdiği iddiasıyla muvazaalı takibin iptali isteğine ilişkindir. ....sayılı takip dosyasının incelenmesinde; birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından ... ... ... Limited Şirketi hakkında 16.044,85TL kıdem tazminatı alacağı, 7.091,64TL ihbar tazminatı alacağı, 1.926,00TL yemek ücretleri, 500,00TL biriken masraflar, 3.278,92TL ücretli izin alacağı, 933,00TL 2006 yılının 4,5 ve 6.aylarında maaştan yapılan kesintiler olmak üzere toplam; 29.774,41TL alacağın tahsili isteğiyle █████/2010 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.Asıl davada davalı ... vekili ve birleşen davada ... vekili görev itirazında bulunmuş ise de, görev itirazının mahkemece de resen gözetileceği, davaların nitelikleri asıl davanın şirket yetkilisinin muvazaalı işlemlerle ve sonrasında diğer alıcıların muvazaalı işlemlerle şirketi zarara uğrattıkları iddiasıyla tapu iptali ve şirket adına tescil davası olması, birleşen davada takibin iptali talebinin muvazaalı işlemlere yönelik olduğu, şirketin o tarihteki yetkilisinin davada taraf olduğu, bu şekliyle iddialar kapsamı ve şirket yetkilisine karşı açılma durumu da gözetildiğinde, mahkememizin davada görevli olduğu anlaşılmakla görev itirazı yerinde görülmemiştir.Davalı ... vekili yetki itirazında bulunmuş ise de; HUMK'nun 13/son maddesi uyarınca; iptali talebine konu taşınmazlardan birinin ....'da olması durumu da gözetilerek yetki itirazı reddedilerek yargılama mahkememizce sürdürülmüştür. Davalı ...yargılama sırasında ölmekle, mirasçıları davaya katılarak yargılama sürdürülmüştür. Dava konusu taşınmazların değeri olarak belirtilen 1.800.000,00TL üzerinden eksik peşin harç ikmal edilerek yargılama sürdürülmüştür..... dosya numaralı ... karar sayılı karar örneğinin incelenmesinde; katılanın ..., katılan sanığın ..., diğer sanığın ...., suçun hırsızlık suçu olup, █████/2020 tarihli kararla sanıkların üzerlerine atılı suçun unsuru oluşmadığından ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. Yargılama sırasında ....vekili davaya müdahale talebini içerir dilekçe sunmuş, beyanında; müvekkilinin ... ... .. Limited Şirketi'nde uzun yıllar istihdam edildiğini, 2003 yılından 2009 yılına kadar şirketteki görevini başarıyla yerine getirdiğini, hak kazandığı kıdem tazminatı ve ücret alacağını davacı şirketten tahsil edemediğini, .... Karar sayılı █████/2012 tarihli ilamıyla kıdem tazminatı ve ücret alacağının davacı şirketten almaya hak kazandığını, ilamın ... sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, alacağını, icra dosyası borçlusu şirketin alacaklılarından mal kaçırmak kastından dolayı tahsil edilemediğini belirterek müdahale talebinin kabulüne karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.█████/1997 tarihli ... örneğinin incelenmesinde; davacı şirketin yetkililerinin ... ve ... olup, münferiden temsile yetkili oldukları anlaşılmıştır. ... sayılı karar örneğinin incelenmesinde; asıl davada davacı-karşı davalının ... ve ..., davalı-karşı davacının ..., davanın şirket yöneticiliğinden azil davası, birleşen ... Esas sayılı dosyada davacının ..., davalının ... ...davası olduğu, yapılan yargılama sonucu █████/2012 tarihli kararla asıl davada davanın kabulüne, davalının şirket müdürlüğü görevinden azline, karşı davanın ... yönünden reddine, birleşen davanın kabulü ile, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir ... atanmasına karar verildiği, kararın ... Esas,... karar sayılı ilamıyla onandığı, dosya kapsamı itibariyle kararın kesinleştiğinin belirlendiği, kendisine şirketi temsilen tebligat yapılarak yargılama sürdürülmüştür.Dava konusu taşınmazlarla ilgili, taşınmazların satışına ilişkin satış belgeleri ile tedavüllü tapu kayıtları, tapu müdürlüğünden celp edilmiştir.Dosya üzerinde ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin █████/2011 tarihli ara karar oluşturulmuş, bilirkişi heyeti; █████/2011 tarihli raporlarında davacı şirketin incelenen 2009 yılı ticari defterlerinden yevmiye defterinin yıl sonu kapanış tasdikinin yaptırılmadığını, esas itibariyle defterin █████/2009 tarihine kadar işlendiğini ve .... numaralı yevmiye maddesinin olduğunu, bu maddenin altında ...defterin bu tarihe kadar işlenerek davacı şirkete teslim edildiğine dair şerhi olduğunu, bu şerhten sonra herhangi bir işlemin kaydedilmediğini, şirkete ait taşınmazların her üçünün de Kasım 2009 ayında satıldığını, bu ayda ticari defterlerde herhangi bir kayıt bulunmadığından taşınmazların satışından elde edilen meblağların şirket hesaplarına kaydedilip kaydedilmediği, kaydedildiyse ne şekilde kullanıldığının tespit edilemediğini, davacı şirkete ait 3 adet taşınmazın ortaklar kurulu kararı olmadan şirket müdürü ... tarafından aynı ay içinde satıldığı ve ilk alıcılarında yaklaşık 1 ay içerisinde şimdiki maliklerine intikal ettirdiklerini bildirmişlerdir. ... karar sayılı karar örneğinin incelenmesinde; müştekinin ..., sanıkların ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ... olduğu, suçun tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, suç konusu içinde dava konusu taşınmaz satışlarının da yer aldığı, yapılan yargılama sonucu █████/2014 tarihli kararla sanık ...'un üzerine atılı zincirleme nitelikli dolandırıcılık, sanıklar ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği subuta ermediğinden ayrı ayrı beraatlerine, sanık ...'un zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan eylemine uyan TCK'nun 155/2.maddesi uyarınca; takdiren 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 43.maddesi gereğince cezanın takdiren 1/4 oranında artırılarak 1 yıl 3 ay hapis ve 6 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 62.maddesi gereğince cezanın takdiren 1/6 oranında indirilerek 1 yıl 15 gün hapis ve 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 52/2.maddesi uyarınca; 5 gün adli para cezasının günlüğü 20,00TL'den paraya çevrilerek 100,00TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 51.maddesi uyarınca sanığa verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiş,Karar temyiz edilmiş, ... karar sayılı ilamı ile; müşteki ... vekilinin temyiz talebinin sıfat yokluğundan reddine, sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında dolandırıcılık suçundan beraatlerine ilişkin hükmün incelenmesinde, eksik inceleme ve gerekçeye dayalı olarak karar verilmesi, sanık ...'un yaptığı satışların muvazaalı olduğuna dair katılanın iddiaları bulunduğu gözetilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, sanık ...'un güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine dair hükmün incelenmesinde, hükmolunan hapis cezasının tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerekildiğinin gözetilmemesi, denetim süresinin mahkum olunan hapis cezası süresinden az olamayacak şekilde belirlenmesi, adli para cezasını kapsar şekilde ertelenemeyeceğinin gözetilmemesi, güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi sebepleriyle bozulmuş, mahkemenin... esasına kayıtla bozma ilamına uyularak yargılama sürdürülmüş, █████/2019 tarih, ... sayılı kararla sanık ...'un zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak eylemine uyan TCK'nun 155/2.maddesi uyarınca; takdiren 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 43.maddesi gereğince cezanın takdiren 1/4 oranında artırılarak 1 yıl 3 ay hapis ve 6 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 62.maddesi gereğince cezanın takdiren 1/6 oranında indirilerek 1 yıl 15 gün hapis ve 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 52/2.maddesi uyarınca; 5 gün adli para cezasının günlüğü 20,00TL'den paraya çevrilerek 100,00TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nun 51.maddesi uyarınca sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, sanık ...'un üzerine atılı zincirleme nitelikli dolandırıcılık, sanıklar ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği subuta ermediğinden ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş,Karar temyiz edilmiş, ... karar sayılı ilamıyla sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... hakkında kurulan beraat hükümlerinin onanmasına, sanık ...'un, ... ... Limited Şirketi'ne %20 oranında ortak olup, 2007 senesinde ... isminin patentini aldığı, ayrıca sanık...'nın savunmasının aksine ... şirket taşınmazının satışının gerçekleştiği ... ile önceye dayalı tanışıklarının olduğunun, ... Mahkemesi'nde dinlenen yeminle tanık beyanı ve katılan tarafından sunulan bilgi ve belgelerden anlaşılmakla, sanık ...'nın ... şirketindeki ortaklığının pasif ortaklık olmadığı gibi, kendisinin şirket ortağı olmasına karşın eşi olan diğer ...'ın şirket mallarını satması konusunda bilgisinin bulunmadığı yönündeki beyanının da kendisini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu, neticede sanık ..., sanık ...in eylemlerinden haberdar olup, iştirak iradesi içinde şirket mal varlıklarını ortakları olan katılanın zararına satıp mal edindikleri anlaşılmakla, sanık ...'nın uzlaştırmaya tabii olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesi, sanık ...'un ise; üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle █████/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı kanunun 26.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 253 ve 254.maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmasının bozmayı gerektirdiği belirtilerek karar bozulmuş, mahkemenin ███████ esasına kayıtla bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, █████/2022 tarih, ████████ sayılı kararla sanık ... ve ...'un iştirak halinde zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan eylemlerine uyan ...155/2.maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 5 yıl hapis ve 1000 gün adli para cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmalarına, TCK'nun 43/1.maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırılarak 6 yıl hapis ve 1250 gün adli para cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmalarına, TCK'nun 62.maddesi gereğince takdiren cezanın 1/6 oranında 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 1041 gün adli para cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmalarına, TCK'nun 52/2.maddesi uyarınca; 1041 adli para cezasının günlüğü 20,00TL'den paraya çevrilerek 20.820,00TL adli para cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf ve davalı ... vekili tanık dinletme talebinde bulunmuş, tanık dinletme konuları maddi vakaya ilişkin olmakla, tanıkların dinlenmelerine ilişkin ara karar oluşturulmuştur.Davacı tanığı .... yargılama sırasında beyanında; "kendisinin 1994 ile 2009 yılları arasında ... ... Ltd. Şti.'de şoför olarak çalışmakta olduğunu, ayrıca ofis boy olarak da çalıştığını, davalı ... şirket yetkilisi olarak şirket adına işlem yapmak üzere vekaletname verdiğini, bu vekaletname ile taşınmaz alım satımı, abonelik işlemleri vs. gibi işlemleri yaptığını, ayrıca şirket alımlarında da şirket adına işlem yaptığını, dava konusu taşınmazların şirket adına alımları kısmında vekaleten şirket adına işlem yapan kişinin kendisi olduğunu, diğer alım satımlarla ilgili olarak ise İstanbul Ataşehir'deki taşınamzlarla ilgili olarak bir gün kendisini 2009 yılı Eylül – Ekim ayı içerisinde vekaletten henüz azledilmeden önce İstanbul'dan bir emlakçının ... olarak aradığını, ...'la görüşmek istediğini söylediğini, kendisi olmadığını, ...'un annesi Ülger Garipağaoğlu'nun İstanbul'a ... hanımın kardeşi diğer kızının yanına ara ara gittiğini, İstanbul'a kendisi de gittiğinde ... hanımın kardeşinin annesini ... ...'a bırakmasını istediğini, kendisinin de şoför olarak oraya götürdüğünü, ... hanımın dayısının öldüğü dönemde cenaze işlemleriyle ilgilendiğini, ...'nın cenazeye geldiğini, aynı köylü olduğunu öğrendiğini, █████/2011 tarihinde ...'nin kendisini aradığını, şirkette haciz işlemi olduğunu, şirketin kapalı olduğunu, haciz işlemi sırasında orada olmasını istediğini, haciz günü orada bulunduğunu, orada olduğu için haciz tutanağını imzaladığını bildirmiştir.Davacı tanığı ... beyanında; ... firmasının ... olarak çalıştığını, ... firmasındaki işlerin iyi gitmemesi üzerine ortakların, şirketin bir gayrimenkulünü satmak ve borçları ödemek için kendisiyle görüştüklerini, ... firmasının İstanbul’da .... çok değerli bir ofisi, 2 kiralık ofisi ve çok sayıda (yaklaşık 100.000,00TL değerinde) demirbaşlarının olduğunu, bunun haricinde ... Blokları içinde dayalı döşeli bir misafirhanelerinin bulunduğunu, gayrimenkulü satmak için fiyat toplamak amaçlı bir çalışma yaptığını, ... ofisin 750.000,00-800.000,00TL civarında, misafirhanenin ise 450.000,00-550.000,00TL aralığında satılmakta olduğunu, yaptığı görüşmeler sonucunda ... bulunan emlakçılık firması ... emlakçılığın firmalarına uygun bir teklif verdiğini, bu teklifi ... yetkililerine ilettiğini, ancak daha sonra şirket ortaklarından ...'un kendi arkadaşlarına, akrabalarına bu gayrimenkulleri gizlice değerinin çok altında satmış gibi gösterdiğini, hatta bu değerli ofisi beden eğitim öğretmeni olan ve İstanbul’da oturan akrabası ... ...’a sattığını, ... ve eşi ... gelen teklifi göz ardı ettiklerini öğrendiğini, şirketten ayrıldıktan sonra kendisine karşı binada bir şirket kurduğunu ve zaman zaman ...’in ofisinin olduğu ...’yı izlediğini, satıldığı söylenen ofise kimsenin gelmediğini, eşyaların aylarca olduğu gibi durduğunu, hatta plaza yönetiminin hala aidatları ...’den talep ettiğini, elektrik ve su makbuzlarının ... adına aylarca sonra bile gelmeye devam ettiğini duyduğunu, tahmin ettiği gibi bu malları gizlice satmış gibi gösteren ... ve şirket ortağı karısı ... kendilerine mal edindiklerini, zaten İstanbul’a geldiklerinde özellikle ofise sahip olmak istediklerini herkese anlattıklarını, bu ofise yeni isimle yeni personel alarak başka bir şirket kurmak istediklerinden bahsettiklerini, daha sonra duyduğuma göre misafirhanedeki eşyaları ...'un bir depoya yerleştirdiğini ve buradan başka bir emlakçı vasıtası ile satmaya çalıştığını, ... ve ...'un şirketin mallarının dışında şirket araçlarını da gizlice anahtar yaptırarak kapalı parktan alıp sattıklarını, bu iki kişi şirketin içini boşalttıklarını, ancak kendisinin prim alacaklarımı ödemediklerini, onları mahkemeye verdiğini ve kazandığını, bu iki kişi benim dışımda da şirkette çalışan çok kişinin tazminatını ödemeden paralara kendilerinin aldıklarını bildirmiştir. Davacı tanığı ....talimatla alınan beyanında; Kendisinin tebligat adresinde emlakçılık yaptığını, ancak talimata soyismim yanlış yazıldığını, isminin de eksik yazıldığını, ancak tarafların, davacının kendisini tanık gösterdiklerini anladığını, davacı şirketi tanıdığını, eski müşterisi olduğunu, davacı ...’yi de bir kez gördüğünü, tahminen 3-4 yıl kadar önce ...’in müdürü olan ... hanımın, kendisinin emlakçılık yaptığı için kendilerinden ... eşyalı bir daireden fiyat istediklerini, ayrıca bitişiğindeki ... ... plazada eşyalı bir ofisin 100m2 bir ofisin satılması konusunda kendisine başvurduklarını, o zaman yaptığı tespiti bildirdiğini ama onu hatırlamadığını, sonra kendisinin Ata bloklarındaki daireye müşteri bulduğunu, davacıya durumu bildirdiğimde onların da kendisine bir hafta kadar sonra taşınmazın diğer ortakları tarafından iki kişiye birden peşpeşe satıldığını hatta yanındaki plazanında aynı şekilde satıldığını ve dava konusu yapılacağını öğrendiğini, kaça satıldığını bilemem ancak müdür ... hanım rayiç bedelin yarısına satıldığını gösterdiğini, işyeri olan ofis halen satılık olduğunu, şu anda 900.000,00TL civarında olduğunu, başka hiçbir bilgisinin olmadığını bildirmiştir. Davalı ... tanığı ... talimatla alınan beyanında; davalılardan ...'ın kardeşi olduğunu, ...ilçesinde yaşadığını, tarım işiyle ilgilendiğini, kendisinin uzun zamandır ... de ikamet ettiğini, kardeşinin biraz birikimi olduğunu ve yatırım amaçlı kredide alarak taşınmaz almak istediğini söylediğini, çevresinde araştırma yaptığını, internet sitesinden sahibinden.com sitesinden muhtelif daireler tespit ettiklerini, kardeşine bildirdiğini, dairenin sahibi olan ...'a ulaştığını, pazarlık ederek daireyi 200,000,00 TL konut kredisi kullanarak 311,000,00 TL ye daireyi satın aldıklarını, kiraya verdiklerini, halen de kredisinin ödenmekte olduğunu, diğer davalıları kendisinin ve kardeşinin tanımadığını, akrabalık veya arkadaşlık gibi bir ilişkileri de olmadığını bildirmiştir. Davalı ... tanığı ... talimatla alınan beyanında; kendisinin davalı ... beyle bir akrabalığı olmadığını, ancak küçüklükten beri tanıştıklarını, davacı ile diğer davalıları tanımadığını, ...ilçesinde besicilik işi ile uğraştığını, çiftçilik de yaptığını ayrıca ...bayisi olduğunu, bu nedenle maddi durumunun gayet iyi olduğunu, kendisi yatırım amaçlı İstanbul'dan bir yer almak istediğini, sonradan duyduğuna göre kredi çekmek suretiyle ... bir daire satın aldığını, bu aldığı yeri kiraya verdiğini, bu daireyi bildiği kadarıyla İstanbul'da oturan ağabeyi vasıtası ile bulduğunu, ağabeyinin bildiği kadarıyla ...yardımcısı olduğunu, halen aldığı evin kredisinin geri ödemekte olduğunu, ben bu evin satışını yapan kişilerin borçlu olduklarını ve kim olduklarını bilmediğini, diğer davalıların isimlerini hiç duymadığını, davalı ...'un da bu kişileri tanıdığını zannetmediğini bildirmiştirDavalı ... tanığı ...talimatla alınan beyanında; ...'ın kendisinin yakın arkadaşım olduğunu ve Şuhutta ikamet ettiğini, kendisinin de ... ikamet ederim, ben davacıyı tanımadığını, ...'un da davacıyı tanıyıp tanımadığını bilmediğini, alakası veya herhangi bir ilişkisi olacağınıda sanmadığını, ...'un diğer davalılar ile de herhangi bir ilişkisi olacağını sanmadığını, ... ile gençlikten beri çok samimi arkadaş olduklarını, eğer böyle bir ilişkisi veya alakası olsaydı kendisine mutlaka söylemiş olacağını, ... dışın ...'un başka bir yerde herhangi bir iş ilişkisi ya da sosyal ilişkisi olmadığını, ...'un bir ara kendisine İstanbul'dan daire almak istediğini söylediğini, yatırım amaçlı olarak daire almak istediğini, bu şekilde İstanbul'dan ev aldığını, bu evi almak için ...'taki bankalardan kredi alacağını söylediğini, alıp almadığını bilmediğini, şu anda herhangi bir kredi ödeyip ödemediğini bilmediğini, İstanbul'daki dairesini kiraya verdiğini söylediğini, ... dışındaki gittiği tek yer...'deki kız kardeşleri, İstanbuldaki abisi ve ...'da oturan dünürü olduğunu, bunların yanına ziyarete çok nadir gittiğini, bunun dışında, ... dışında hiçbir sosyal ve iş ilişkisi olmadığını bildirmiştir.Dosya üzerinde ve davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde, asıl ve birleşen dosyadaki iddialara ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; bilirkişi heyeti █████/2022 tarihli raporlarında; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda davacı şirkete ait 3 adet taşınmazın ortaklar kurulu kararı olmadan şirket müdürü ... tarafından aynı ay içinde satıldığı ve ilk alıcılarında yaklaşık 1 ay içerisinde bu taşınmazları şimdiki maliklerine intikal ettirdiklerini, ... ile ilk alıcılar arasındaki muvazaa ilişkisinin olup olmadığının ve ...'un ayrıca icra takibine gereken özeni gösterip göstermediğinin takdirinin mahkemeye ait olduğunu, araçların icra yolu ve değerinin altında satılması, gayrimenkullerin satılması, şahsi harcamalar ve bankalardan para çekilmesi, şirket aktifinde bulunan demirbaşlarının tasarrufu, şirket faaliyetlerinin durarak uğradığı zararın 3.730.412,68TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir. Taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi, ticari defterlerin bulunduğu Yargıtay ilgili dairesinde veya adli emanette olması halinde burada mali müşavir bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilerek, mevcut bilirkişi heyetine gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi de eklenerek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti █████/2023 tarihli ek raporlarında; dosya içerisindeki belgeler ile bilirkişi raporu karşılaştırılarak incelendiğinde yapılan değerlendirmeler sonucunda davalı ... üzerinde araç satışlarının değerinin altında satılmasından, gayrimenkullerin değerinin altında satılmasından, şirket aktifinde kayıtlı demirbaşların tasarrufundan dolayı, banka işlemleri sonucunda üzerinde kalan, █████/2009 tarihi itibariyle fazla aldığı tutar, ... üzerinde bulunan şirketten aldığı tutar, şirketin kar kaybından olmak üzere toplam; 3.485.412,65TL olarak hesaplandığını, şirketin munzam zararının ve davacının ticari itibarının kaybolmasına ilişkin taleplerin mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmişlerdir. Alınan rapor ve ek rapor içeriği, dosya kapsamı, asıl ve birleşen dosyalar içeriği de nazara alınarak, dosya üzerinde yeniden asıl ve birleşen dosyalarda talebe konu iddialara yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyeti █████/2023 tarihli raporlarında; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda asıl davada 3 taşınmazın tamamının yeni alıcıları tarafından çok kısa süreler içerisinde derhal elden çıkartılması, işlerin genel gidişine ve ticari hayatın olağan akışına uymadığını, satışlara ilişkin düzenlenen herhangi bir faturaya rastlanmadığını, fatura düzenlemişse şirket kayıtlarında bu hususa dair herhangi bir açıklama olmadığını, satışların genellikle belli ölçüde birbirini tanıyan kişiler arasında gerçekleştirildiğini, bu kişiler arasında belli ölçüde akrabalık ve hemşerilik gibi bağların mevcudiyeti, satışların rayiç değerlerinin altında gerçekleştirilmesi ve ikinci satışlardaki satış bedellerinin ilk satışlara yakın olması, şirket mal varlığının önemli bir kısmını oluşturan satışlarla ilgili ortaklar genel kurulunda herhangi bir müzakerenin yapılmamış olması, satışların süratle gerçekleştirilmesi ve taşınmazların mülkiyetinin üçüncü şahıslara aktarılması çabalarının ... ile özellikle taşınmazların ilk alıcıları arasında bir muvazaa olduğu iddiasını güçlendirdiğini, diğer taraftan davacılar tarafından dilekçeler ekinde dosyaya kazandırılan taşınmazlara ilişkin aboneliklerin devam ettirilmesine ilişkin bir kısım belgeler ile .... esas sayılı dosyası kapsamında yaptırılan 2 ayrı bilirkişi incelemesinde satışlara dair muvazaanın bulunduğu yönündeki kanaatin dikkati çektiğini, birleşen dava bakımından, asıl davadaki iddiaları ve tespitlerin işbu davayla bir ölçüde bağlantılı olmakla birlikte bu olguların birleşen dava bakımından muvazaanın mevcut olduğunu açık bir şekilde ortaya koymadığını, birleşen davadaki icra takibinin muvazaalı olduğuna dair işaret eden herhangi bir bilgiye ve bulguya rastlanılmadığını bildirmişlerdir. Asıl dava, davacı şirketin münferit temsile yetkililerinden ...'un dava konusu 3 adet şirkete ait taşınmazı değerinin altında muvazaalı olarak üçüncü kişilere satması hususunun ve sonradan diğer alıcılara geçmesi hususunun muvazaaya dayalı olduğu ve genel kurul kararı olmaksızın satış işlemlerini gerçekleştirdiği, şirketin zarara uğrattığı iddiasıyla 3 adet taşınmazın tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.Tapu iptali ve tescil talebine konu taşınmazlardan birinin .... numaralı konut nitelikli bağımsız bölüm olup, davacı şirket adına kayıtlı iken █████/2009 tarihinde ... tarafından 360.000,00TL bedelle ...'e ve onun tarafından da 361.000,00TL bedel ile █████/2009 tarihinde ...'a satıldığı, Dava konusu bir diğer taşınmazın.... numaralı bağımsız bölümün davacı şirket adına kayıtlıyken ... tarafından █████/2009 tarihinde 310.000,00TL bedelle ...'a ve bu kişi tarafından da █████/2009 tarihinde 311.000,00TL karşılığında ... satıldığı,Dava konusu bir diğer taşınmazın,... numaralı bağımsız bölümün davacı şirket adına kayıtlıyken ... tarafından █████/2009 tarihinde 350.000,00TL bedelle ... ...'a satıldığı ve ... ...'ın da bu yeri █████/2009 tarihinde 355.000,00TL bedelle ...'ya satıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin, taşınmazların satıldığı tarihte münferit temsile yetkilileri ... ve ... olup, ...'nin %50, ...'un %30 ve ...'un %20 ortaklık payına sahip oldukları, şirket münferit temsile yetkilileri ... ve ...'un her birinin münferiden temsil ve ilzama, şirket adına her türlü taşınmaz mal alıp satmaya, rehin ve ipotek kurmaya yetkili oldukları dosyada mevcut imza sirküleri ve ticaret sicil gazete fotokopilerinden anlaşılmaktadır. ....Esas, bozma sonrası ... esas, bozma sonrası...esas sayılı dosyalarda sanıklar ..., ..., ...,... ... olup, işbu dava konusu taşınmazların satışının da suça konu eylemler arasında yer aldığı, ... ve ... dışında diğer sanıklar yönünden beraat kararlarının kesinleştiği, sanık ... ve ... yönünden ise; bozma öncesi verilen karar ve bozmanın mahiyeti ve bozmaya uyularak sürdürülen yargılama nazara alındığında suçun işlendiğinin sabit olduğu, (.... karar sayılı ilamıyla sanık ...'nın uzlaştırmaya tabii olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyeti yerine beraatine hükmedilmesi, sanık ...'un ise; üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle █████/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı kanunun 26.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 253 ve 254.maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmasının bozmayı gerektirdiği belirtilerek karar bozulmuş,) bu aşamadan sonra bu sanıklar yönünden kararın kesinleşmesinin beklenmesinin sonuca etkili olamayacağı anlaşılmakla yargılama sürdürülmüştür. Mahkememizin ... esas sayılı davada (başlangıçta .... esas sayılı), davacılar ... ve ... ... Limited Şirketi tarafından, davalı ... tarafından müdürlük yetkisini davacı şirket aleyhine kullanarak yaptığı haksız eylemlerle şirketin mal varlığını azaltıcı eylemlerle davacı şirketi ve diğer davacı şirket ortağı ...'ye zarar verildiği iddiasıyla maddi ve manevi tazminat davasının █████/2010 tarihinde açıldığı, zarar konuları arasında şirkete ait tüm taşınmazların TTK 443/2.hükmüne aykırı ve düşük bedellerle, muvazaalı/aldatıcı işlemlerle elden çıkarıldığı iddialarının da yer aldığı, birleşen .... esas sayılı davada; aynı davacılar tarafından davalı ... ve ... hakkında şirket müdürlüğü yetkisini davacılar aleyhine kullanarak şirketin mal varlığını azaltıcı eylemlerle, davacı şirkete ve şirket ortağı ...'ye zarar verildiği iddiasıyla █████/2011 tarihinde açıldığı, birleşen.... esas sayılı dosyada aynı davacılar tarafından aynı davalı hakkında .... esas sayılı dosyada ikrar edilmiş zarar verici eylemlerin sonucu doğan şimdilik 300.000,00TL asıl alacağın tahsili için takibe geçilen .... esas sayılı dosyada itirazın iptali istemiyle █████/2014 tarihinde dava açıldığı, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin .... esas sayılı dosyada dava konusu il dışında bulunan taşınmazların satış ve dava tarihi itibariyle değerlerinin tespiti için bulundukları yer mahkemelerine yazılan talimat sonucu alınan █████/2012 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; dava konusu .... numaralı bağımsız bölüm satış tarihi(█████/2009) itibariyle değerinin 400.000,00TL, ... numaralı bağımsız bölüm satış tarihi (█████/2009) itibariyle değerinin 455.000,00TL olduğu bildirilmiştir. .... İş sayılı dosyada alınan ve mahkememize sunulan █████/2014 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu ...ilinde bulunan taşınmazın değerinin 325.000,00TL olarak tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Asıl dava ile ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; dava, tapu iptali ve şirket adına tescil isteğine ilişkin olup, işbu davada davalıların dava tarihi itibariyle tapu kayıt malikleri olması gerektiği, davalılar .... dava konusu taşınmazların tapu kayıt maliklerinden olmadığı, davalılar ... ile ...'un da taşınmaz malikleri olmadığı, davanın niteliği gereği bu davalılar hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı yasanın 443.maddesi aktiflerin satma salahiyeti başlıklı olup; birinci fıkrası; "Umumi heyet aksine karar vermiş olmadıkça, tasfiye memurları şirketin aktiflerini pazarlık suretiyle de satabilirler. " ikinci fıkrası; "Aktiflerin toptan satılabilmesi için umumi heyetin kararı gereklidir. Bu karar hakkında 388.maddesinin 3.ve 4.fıkraları uygulanır. " hükmünü haizdir. Türk Medeni Kanunu'nun 1023.maddesi iyi niyetli üçüncü kişilere karşı başlıklı olup; maddede "Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur."Türk Medeni Kanunu'nun 1024.maddesi iyi niyetli olmayan üçüncü kişilere karşı başlıklı olup; maddede "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz. Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur. Böyle bir tescil yüzünden aynî hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir. " hükümlerini haizdir. Asıl davada davalılar ..., ... ..., .... esas sayılı dava dosyası içeriği, dinlenen tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; davalılardan ... ve ...'un birlikte hareket ederek şirket taşınmazlarını elden çıkardıkları, şirketin bu şekilde zarara uğratıldığı iddiasının, işbu davanın konusunun zarar tazmini davası olmadığından bu davada değerlendirilemeyeceği, işbu davanın şirkete ait 3 adet taşınmazların tapularının iptali ile şirket adına tescili isteğine ilişkin olduğu, 3 adet taşınmazın tamamının satış tarihi itibariyle şirket yetkilisi ... tarafından şirketi temsilen .... ilinde bulunan taşınmazın ... .... ilinde olan taşınmazlardan birinin ..., diğerinin ... ...'a ve sonrasında .... tarafından ...'a, ... ... ... tarafında ...'ya satıldığı, ilk alıcıların dava tarihi itibariyle tapu kayıt malikileri olmadığı gibi bu davalılardan sonra ..., ... ve ... satılıp, hali hazırda onlar adına(.... ölümü ile mirasçıları) kayıtlı olmakla son alıcıların iyi niyetli alıcı olup olmadığı hususunun işbu tapu iptal davasının niteliği gereği bu davada değerlendirilmesi gerektiği, diğer hususların tazminat davasında değerlendirilecek hususlardan olduğu anlaşılmıştır. Taşınmazların .... tarafından ..., ... ve .... satıldığı, Medeni Kanunu'nun 1024.maddesinde bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz hükmü de gözetildiğinde, şirket yetkilisi tarafından ilk alıcılara yapılan satış geçersiz olsa dahi, bu kişilerden alan üçüncü kişilerin iyi niyetli olması halinde tapuya güven ilkesi kapsamında Medeni Kanunu'nun 1023.maddesi hükmü gözetilerek bu kişinin kazanımının korunacağı, davalılar ..., ... ve .... tüm dosya kapsamı itibariyle kötü niyetli oldukları hususunun kanıtlanamadığı, hemşeri olmalarının kötü niyete karine sayılamayacağı anlaşılmakla ve ilk alıcıların dava tarihi itibariyle tapu kayıt maliki de olmadıklarından diğer tüm davalılar hakkında açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen davada istek; .... sayılı dosyada takibin iptali isteğine ilişkin olup, mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; takip alacaklısının ... olduğu, icra takibinin muvazaalı olduğuna ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve bulguya rastlanmadığı anlaşılmakla birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Asıl Davada;1-Davalılar ..., ... ....hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 2-Diğer davalılar ..., ...., ... ve ...mirasçıları hakkındaki davanın reddine, Alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 1.485,00TL ile tamamlanan 22.245,00TL toplamı, 23.730,00TL'den mahsubu ile artan 23.302,40 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,Davalı ... tarafından yapılan 130,25TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,Davalı ... ... tarafından yapılan 5,00TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,Davalı ... tarafından yapılan 7,05TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,Davalı ...mirasçıları ..., .... tarafından yapılan 2,75 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalılara verilmesine,Davalı ... tarafından yapılan 2,75TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,Davalı ... ve ... tarafından yapılan 15,30TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalılara verilmesine,Davalılar ..., .... davada kendilerini vekille temsil ettirmiş A.A.Ü.T. 7/1.maddesi uyarınca 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalılara verilmesine,Davalılar ..., ... ... ve ...mirasçıları davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olup 216.000,00TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalılara verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Birleşen Davada;Davanın reddine, Alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 441,70 TL’den mahsubu ile artan 14,10 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı ... tarafından yapılan 11,50TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,Davalı ... tarafından yapılan 4,30 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,Davalılar davada kendilerini vekille temsil ettirmiş A.A.Ü.T 13/1.maddesi uyarınca 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024....