İşçilik alacakları davasında; haklı fesih, ücret ispatı, tanık dinletme ve alacak hesaplamalarına ilişkin itirazlarla bölge adliye mahkemesi kararının temyizi.
Özet: İş sözleşmesini haklı nedenle fesheden davacının eksik ödenen kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi davacının fiili ücretinin daha yüksek olduğunu, sigorta primlerinin asgari ücretten gösterilmesi sebebiyle feshin haklı olduğunu, alacaklarının tanık beyanları ve diğer delillerle ispatlandığını kabul etmiş; davalı işverenin süresinde cevap vermemesi nedeniyle delil sunma hakkının kısıtlandığı ve istinaf mahkemesinin bu kararı onadığı, böylece davacının alacak taleplerinin büyük ölçüde haklı bulunduğu temyiz incelemesi dosyasından anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 31. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.07.2009-03.09.2021 tarihleri arasında davalı nezdinde aralıksız bir şekilde çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, davalı tarafından kısmi kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, ücretinin asgari ücret kadar olan kısmının banka aracılığıyla kalanın elden ödendiğini, son ücretinin 4.750,00 TL olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının en son aylık brüt 6.644,21 TL ücret aldığı, yemek yardımı dâhil giydirilmiş ücretinin brüt 7.055,91 TL olduğu, iş sözleşmesinin tazminat hak edecek şekilde sona erdiği hususunun davalı işverenin de kabulünde olduğu, zira davacıya net 43.069,00 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, davacının fark kıdem tazminatı alacağının bulunduğu, davacının hizmet süresi itibarıyla 190 yıllık izne hak kazandığı, imza içeren yıllık izin belgelerinden 8 gün yıllık izin kullandığının anlaşıldığı, davacı asıla eda ettirilen yeminde dikkate alınarak bakiye yıllık izin ücreti alacağının bulunduğu, davacı ile birlikte çalışma yapılan süre ile sınırlı olarak tanık anlatımlarına itibar edilerek davacının haftalık 45 saati aşan fazla çalışma yaptığı, dini bayramlarda çalışma yapmadığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının ispatlandığı, davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından davaya yasal süresi geçtikten sonra cevap verilmesi ve bu kapsamda davacı tarafın açık muvafakati de bulunmadığından davalı tarafa delil hakkı verilmemesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu, davacı tanığı tarafından elden ödeme iddiası ve aylık ücret miktarına ilişkin iddianın doğrulandığı, ... Kurumu kayıtlarına göre davacı tanığının kıdeminin davacıdan az olduğu tespit edilmekle tanık anlatımı, davacı yanca yapılan işin niteliği ve Türkiye İstatistik Kurumu verisi birlikte değerlendirildiğinde davacının aylık ücret miktarına yönelik tespitin dosya içeriğine uygun bulunduğu, davacının sigorta primlerinin asgari ücret düzeyinde bildirilmesinin haklı fesih nedeni teşkil ettiği, keza işverence fesih tarihinden sonra kıdem tazminatı ödemesi yapıldığının da tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince davacının bakiye kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, davacının dinlenen davacı tanık anlatımına göre fazla çalışma ve dinî bayramlar dışındaki ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma iddiasını ispatladığı, hesaplamanın davacı tanık anlatımının davacı ile birlikte çalıştığı süre ile sınırlı olarak yapılmasının yerinde bulunduğu, ara dinlenme süresinin belirlenmesi ve delillerin takdir ve değerlendirilmesinde hata saptanmadığı, İlk Derece Mahkemesince, davacı yemini ve dosyaya sunulan imzalı yıllık izin belgelerine göre yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınmasının istinafa başvuranın sıfatına göre yerinde olduğu, hüküm altına alınan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarına uygulanan indirim oranının makul bulunduğu, gerek belirsiz alacak davasına konu edilen bu alacakların, gerekse kısmi davaya konu alacakların zamanaşımına uğramadığının tespit edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının aldığını iddia ettiği ücret miktarını ispatlayamadığını,2. Davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, 3. Ön inceleme duruşmasında tanık listesi sunma taleplerinin reddedildiğini, davacı tanıklarının dinleneceği duruşma günü tanıklarını duruşma salonu önünde hazır ettiklerini ancak tanıklarının dinlenmediğini,4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda çalışma saatleri hesaplanırken cumartesi günü 0,5 saat düşülen mola süresinin kabulünün mümkün olmadığını, 5. Bayram, tatil günleri ile davacının izinli olduğu günler düşülmeden tüm haftalar için fazla çalışma ücreti hesaplandığını,6. Bayram tatilleri hesaplanırken davacı tarafından imzalanan puantaj ve bordroların dikkate alınmadığını,7. Davacının kendi el yazısı ile yazılan yapmış olduğu mesailer ve kullanmış olduğu izinlerin listesini dosyaya sunduklarını ancak bu belgeye riayet edilmediğini,8. Davacının davasının kısmi dava olduğu kabul edilerek, zamanaşımı, faiz başlangıcı hakkında ve kanunun kısmi dava hakkındaki düzenlemiş olduğu diğer hükümlerin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücret miktarı, davalı tarafın tanıklarının dinlenilmemiş olması, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması, davanın türü, zamanaşımı ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.