Yargıtaydan, çocuk hükümlüye zorunlu müdafi bildiriminin geçerliliği ile erteli hapis cezasının infazında duruşma yapılmaksızın karar verilmesi gerekliliğine dair içtihat.
Özet: Bu karar, suça sürüklenen çocuğun zorunlu müdafiden habersiz olduğu ve bu nedenle hükmün usulen kesinleşmediği yönündeki kanun yararına bozma istemini, çocuğun müdafi eşliğinde savunma yaptığı anlaşıldığından reddederken; erteli hapis cezasının aynen infazı kararının duruşma açılmaksızın verilmesi gerekirken duruşmalı verilmesinin 5275 sayılı Kanunun 101/1 maddesine aykırı bir usul hatası olduğuna işaret etmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ D. İş
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Hırsızlık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2025 tarihli ve... sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1- Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda, suça sürüklenen çocuk zorunlu müdafiinin ise yüzüne karşı verilen ... Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin █████/2013 tarihli kararın, suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmeden █████/2013 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmış ise de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun █████/2008 tarihli ve 2008/9-7- 56... /███████ tarihli ve ███████-101-113 sayılı kararları ve Yargıtay 13. Ceza Dairesinin █████/2020 tarihli ve ██████████ esas, ██████████ karar sayılı ilâmında da açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiine yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi gerektiği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun müdafii sıfatıyla kendisini Avukat ...'ın temsil ettiğinden haberdar olmadığı ve gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen kararın Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca tebliğ olunmamasından dolayı usulen kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle aynen infaz kararı verilemeyeceği,
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 101/1. maddesinde “ Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.” şeklinde yer alan hüküm gereğince, erteli hapis cezasının aynen infazına yönelik verilecek olan kararın, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden verilebilecek kararlardan olduğu, duruşma açmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulamayacağı gözetilmeden merciince itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A) 1 No.lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarihli ve 2008/9-7- 56... .05.2008 tarihli ve ███████-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafi atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiie yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamakla birlikte; anılan Genel Kurul kararlarındaki somut olaylarda, sanığın kendisine bir müdafi atandığından hiçbir suretle haberinin olmadığı, yani bir müdafi ile temsil edildiğini bilmediği, oysa incelemeye konu dosyada böyle bir durumun mevcut olmadığı, zira hükümlü hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasına kayden görülen ilk yargılamada, ... Asliye Ceza Mahkemesince hükümlüye 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca Av. ....'ın görevlendirildiği, her ne kadar hükümlünün bu avukatın kendisine atandığı yönünde bilgisinin bulunduğuna dair dosya kapsamında bir kayda rastlanılamamış ise de; hükümlünün yakalama ile savunmasının ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 14.01.2013 tarihinde alındığı ve hükümlüye bu savunması esnasında ... Asliye Ceza Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca görevlendirilen Av. ... 'un da eşlik ettiği, buna göre hükümlünün kendisine zorunlu müdafi atandığından haberinin bulunmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B) 2 No.lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde;
Hükümlünün hırsızlık suçundan 1 yıl 4 ay 20 gün erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2013 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 28.03.2013 tarihinde kesinleşmesinden sonra, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine ... Asliye Ceza Mahkemesince duruşma açılarak 02.02.2016 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı karar ile erteli hapis cezasının aynen infazına karar verilmiş ise de;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleinin İnfazı Hakkında Kanun’un 101/1. maddesinde “ Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.” şeklinde yer alan hüküm gereğince, erteli hapis cezasının aynen infazına yönelik verilecek olan kararın, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden verilebilecek kararlardan olduğu, duruşma açmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulamayacağı gözetilmediğinden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 1 No.lu kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2 No.lu kanun yararına bozma isteminin gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle KABULÜNE, ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2021 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!