Mera vasfıyla kayıtlı taşınmazda, uzun süreli zilyetlik iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasının husumet yokluğu nedeniyle reddedilerek, bölge adliye mahkemesi kararının temyiz sonucunda onanması.
Özet: Davacı tarafından, eşi tarafından yapı yapılan ve uzun yıllardır kullandığı, kadastro yenilemesiyle haksızca davalılar adına tescil edildiğini ileri sürdüğü eski mera niteliğindeki taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle açılan dava, taşınmazın davalılar adına kayıtlı olmaması ve mera olarak tescilli bulunması nedeniyle davalıların pasif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddedilmiş, bu ret kararı bölge adliye mahkemesince de onaylanmış ve yüksek mahkeme tarafından da usul ve yasaya uygun bulunarak temyiz talebi reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bala Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sonucunda, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 63 56... parsel sayılı 892.519,61 m² yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. Mahallesi 63 56... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının yaklaşık yirmi yıl önce müvekkili olan davacının eşi tarafından yapıldığını ve bu taşınmazın uzun yıllardır davacının fiili kullanımında olduğunu, eşinin vefatından sonra davacının yapı kayıt belgesi aldığını, 28.03.2022 tarihinde yapılmış olan kadastro yenileme tescil işlemleri esnasında davacının gerekli itirazları ileri süremediğini, kadastro tespitinin 30 gün boyunca askıda kaldığını, bu durumdan haberdar olmadığını, davacının 20 yılı aşkın süredir oturduğu ev, çiftçilik ve hayvancılık faaliyetlerini sürdürdüğü bahçenin kadastro yenileme çalışmaları sırasında, yanlış tespit üzerine hiçbir hakkı bulunmayan davalılar adına kaydedildiğini ve kaydın kesinleştiğini, Bala Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/7 Esas sayılı dosyasında alınan keşif raporu uyarınca mezkur mahaldeki taşınmazın davacıya ait olduğunun sabit olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; davaya konu 63 56... parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarında mera olarak göründüğünü, davalılarla bir ilgisinin bulunmadığını, kendilerine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının oğlu tarafından yapılan tel örgünün 63 56... parsel (eski 108) içerisinde kaldığını, davalılara ait arsanın tel örgü çekmek suretiyle 642,23 m²lik kısmına .. .. tarafından tecavüz edildiğini, Bala Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/7 Esas ve ████████ Karar sayılı dosyası ile bu hususun sabit olduğunu, davalılara ait arsanın mera ile bir ilgisinin bulunmadığını, yapılan yenileme çalışmaları ile de sınırlarının değişmediğini, malik oldukları taşınmazın mülkiyetinin zilyetlikle kazanılamayacağının da açık olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ''davacı tarafın tapu kaydının iptalini talep ettiği .. Mahallesi 63 56... parsel sayılı taşınmaz malikinin davalılar olmadığı, taşınmazın mera olarak tescilli olduğu'' gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ''tapu iptali ve tescil davalarının hak sahibi olduğunu iddia eden tarafından kayıt malikine karşı açılması gerektiği, eldeki davada davacı çekişmeye konu edilen .. ili .. ilçesi .. Mahallesi 63 56... parselin kadastro tespitinin hatalı yapıldığından bahisle eldeki davayı açtığı, taşınmazın kamu orta malı vasfıyla kayıtlı olduğu, taşınmazın davalılar adına tapuda kayıtlı olmadığı'' gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, Bala Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/7 Esas sayılı dosya kapsamında alınan keşif raporu uyarınca mezkur mahaldeki taşınmazın müvekkiline ait olduğunun açık olduğunu, yanlış kadastro çalışmaları neticesinde zilyetlikle elde bulundurulan taşınmazın davalılar adına tapuya tescil edilmiş olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıların pasif dava ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.