3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, vergi borcu nedeniyle inanç sözleşmesiyle devredilen varlıkların hileli hisse devri ve güvenin kötüye kullanılması iddialarına dayalı alacak davası.
Özet: Davacı, vergi borçlarından kaçınmak amacıyla davalılarla inanç sözleşmesi yaparak şirket varlıklarını devrettiğini, ancak davalıların bu güveni suistimal ederek hileli hisse devirleri ve kumpaslarla şirketi ele geçirdiğini, vergi yapılandırma ödemelerini kasten durdurup kendisinin sabıka kaydı almasına ve hapse girmesine yol açtığını iddia ederek, uğradığı ticari kazanç kaybı ve diğer tüm maddi zararlarının tazminini talep ederken; davalılar, söz konusu şirketle ilgili bir inanç sözleşmesi bulunmadığını, hisse devirlerinin iyi niyetle gerçekleştiğini ve bazı davalılara husumet yöneltilemeyeceğini savunmaktadır.

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
...
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
K.YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı...Firmasının kök firması olan ve tamamen kendisine ait olan...Boya Köpük Ltd Şti'nin kendisi tarafından şirket müdürü sıfatıyla █████/1994 tarihinde Ostim'de kurularak ticari ve mesleki kariyerine başladığını, 29 yıllık ticaret hayatının bulunduğunu, kök firmanın Türk Savunma ve Havacılık Sanayinin omurgasını oluşturan .... .... .... .... .... .... .... Havacılık A.Ş ve bunlara yan sanayi olarak çalışan onlara yan sanayi olarak çalışan onlarca firmanın kuruluş ve gelişmesinde önemli destekler verip, bugünlere gelmesinde ciddi katkılarının olduğunu, sonrasında yüksek vergi borçları nedeniyle davalılarla inanç sözleşmesi yapmak suretiyle bu mal varlıklarını onlara ait gibi gösterdiğini ve adres ile unvan değiştirmek suretiyle adına kayıtlı mal varlıklarının haczedilmesini bu şekilde davalılara güvenerek inanç sözleşmesi ile önlediğini, fakat sonrasında davalıların davacının içinde bulunduğu zor şartlar temelinde, güven ve vekaletleri kötüye kullanarak ortak eylem ve fikir birliği ile █████/2012 tarihinde habersiz şirket imza yetki devri ve ardından birlikte kendisine kumpas kurmak ve korkutarak kandırmak suretiyle █████/2012 tarihinde hileli şirket hisse devrinin yapılması ardından maddi gerçekleri inkar ettiklerini, davalıların inanç sözleşmesinin haksız fiille sonlandırılması sonucunda kendisinin oluşan maddi zararı arasında davalıların iradi illiyet bağı ile kendisi ile davalılar arasında birinci dereceden yakın akrabalık ve çok sıkı iş illiyet bağlarının mevcut olduğunu, kendisine ait...Boya Ticaret Ltd Şti'nin davalı...Havacıklık kazançları ile inanç sözleşmesi kapsamında devam eden şirketin vergi yapılandırma ödemelerinin █████/2012'de davalıların kumpası sonucu kasten durdurularak kendisinin adli sicili bozulup, hapis cezası alarak özgürlüğüne kast edildiğini, davalıların zarara sebep olan inanç sözleşmesini doğrudan ve haksız fiille feshedip maddi gerçekleri inkar etmeleri sonucu kendisinin herhangi bir kusuru olmaksızın telafisi imkansız zararlar gördüğünü belirterek yoksun kalınan ticari kazanç kaybının bilirkişi incelemesiyle tespitinin yapılarak davalılardan tahsiline, tüm maddi zararının tanzimine, taraflar arasında gerçekleştirilen █████/2012 tarihli anlaşma gereksinimlerinin yerine getirilmesine, olmadığı takdirde tüm maddi kayıplarının bilirkişi marifetiyle tespitine, davalı...Havacılık Ltd Şti'nin inanç sözleşmesiyle kurulduğu █████/2009 tarihinden günümüze kadar olan maddi kayıpların davalılardan yasal faizleri ile birlikte alınarak kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar...Havacılık Ltd Şti., ... .... ..... adına, kurucusu ve yetkilisi olduğu ... Ticaret Endüstriyel Yüzey İşlem Limited Şirketini ekonomik sıkıntıdan kurtarmak, haciz baskısı ile karşı karşıya kalmamak ve vergi borcunu ödeyebilmek için kurduğunu ve şirketi ... ve ...'a inançlı işlemle devrettiğini işbu davada da iddia ettiğini, davacının dava dilekçesinde maddi vaka ve talepler birbiri içine girmekle birlikte iş bu davanın temelinde inançlı işlem iddiası olup, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan iş bu dava görevsizlik nedeni ile mahkemenize gönderildiğini, davacının iddialarının merkezinde olan Müvekkil Cem...ve .... .... .... 'ün paydaşı olduğu müvekkili...Havacılık San Tic Ltd Şti, davalı ... ..... ..... (6120 pay) ve ... (5880 pay) tarafından 10.11.2009 tarihinde kurulduğunu, 21.04.2010 tarihinde ... 5879 adet hissesini ...’a devrettiğini, bu devir 30.04.2010 tarihinde tescil edildiğini, 15.07.2012 tarihinde ... .... ... .... .... ... .... .... ise 120 paya sahip olmuştur. 24.08.2012 tarihli-8139 sayılı ticaret sicil gazetesinde yayınlanan pay devirlerine göre şirket 3 ortaklı bir şirket haline geldiğini, davacı yıllardan beri aynı iddialarını tekrarlayarak davacısı, davalıları, konusu, maddi vakaları, talebi belli olmayan davalar açtığını, davacının, iddialarını ve taleplerini somutlaştırması gerektiğini, davacı, davasına esas olan temel, ana vakıaları somut ve açık bir şekilde dilekçesinde göstermesi gerektiğini, müvekkili şirket...Havacılığın kurucuları ile davacı arasında kesinlikle herhangi bir şekilde İnanç Sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili Cem...Ve .... .... .... ise sonradan şirket hisselerini iyi niyet ile devir ve temlik alan olup, bu nedenlerle bu müvekkilleri açısından husumet itirazında bulunduklarını, davacı yanca işbu dava ile husumet yönlendirilen müvekkil Suat yardımcı'nın ileri sürülen iddialarla ilgili hiç bir şekilde ilgi ve alakası bulunmadığını, davacı, müvekkiller Mesut Ertürk ve ... a vekalet ve yetki verdiğini ve müvekkillerinin bu yetki ve vekaleti kötü niyetli şekilde kullandıklarını iddia ettiğini, davacının bu taleplerinin gerçek olmadığı gibi hukuka da aykırı olduğunu, davacı müvekkili ...'in kiralamış olduğu dükkanına faydalı yatırım ve masraf yaptığını iddia ederek bu masrafların bedelini talep ettiğini, müvekkiline ait işyerinde 01.12.2009 yılından beri...Havacılık Ltd Şti kiracıdır. 01.12.2009 tarihinden bu yana 10 yıllık süreden fazla bir süre geçmiş olduğu için zamanaşımı definde bulunduklarını, kiradan kaynaklanan bütün davalarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleri olup, işbu davanın müvekkil ... bakımından görev yönünden de reddi gerekmtiğini, diğer müvekkiller ..., Hilal...ve Demet Sabuncu ve tarafı yönünden işbu davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davacı yanın ihtiyati tedbir talebi hukuka aykırı olduğunu, davacının, aynı dava ile aralarında mecburi veya ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmayan kişilere dava açması yanlış ve hukuka aykırı olduğunu, arabuluculuk şartı oluşmadan açılan davanın usulden reddine, inançlı işlem yönünden iş bu davanın 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeni ile tüm davalı müvekkilleri yönünden zamanaşımı nedeni ile reddine, öncelikle şuan .... .... .... açısından davalı şirket ortağı olmamaları nedeni ile bu müvekkiller yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine, müvekkilleri Cem...ve .... .... .... .... .... .... ile ilgili olarak inançlı işlem iddiası yönünden (müvekkil şirketin kurucuları olmamaları nedeni ile) davanın husumet yokluğundan reddine, müvekkilleri... ..... .... .... .... .... yönünden zamanaşımı defi ile birlikte davanın esastan reddine, müvekkili ... .... .... yönünden görev itirazı ve zaman aşımı defi ile birlikte davanın esastan reddine, iş bu davanın inançlı işlem iddiası yönünden tüm davalı müvekkiller yönünden kesin hüküm nedeni ile reddine, davacı tarafça ikame edilen işbu davanın hukuki yarar yokluğundan ve derdestlik nedeni ile tüm müvekkiller yönünden reddine, işbu davanın davalıları arasında mecburi veya ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığından davanın bu yönden de reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... .... .... ve Uzay Sanayii A.Ş. (...) vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacının iddialarına ilişkin müvekkili şirketin bilgisi bulunmadığını, müvekkili şirketin, dava dilekçesinde anlatılan olay örgüsüne 11.09.2009 tarihli...Ticaret Limited Şirketi ile imzaladığı uçak parçalarının bitmiş ürün olarak teminine yönelik işbirliği protokolü dışında bir dahli bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde müvekkili şirket hakkında diğer davalılara yardım ve yataklık ettiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının dava dilekçesinde yer verdiği iddialara veya bu iddiaların doğru olup olmadığına ilişkin olarak müvekkili şirketin bir bilgisi bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde müvekkili şirketten talep etmiş olduğu evrak dışında müvekkili şirket hakkında bir iddiası veya beyanı da bulunmadığını, zaten davacının talepleri açık olmamakla birlikte davaya konu kıldığı hususlara ilişkin herhangi bir talebi müvekkili şirkete yöneltmesinde hiçbir hukuki dayanak bulunmadığını, bahse konu davada müvekkili şirketin neden taraf gösterildiği taraflarınca anlaşılamadığını, müvekkili şirketin taraf sıfatı bulunmadığını, davacının talep ettiği alacak kalemleri zamanaşımına uğradığını, izah olunan sebeplerle, işbu haksız davanın müvekkili şirket yönünden reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... .... .... .... .... .... 'e usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, süresinde cevap vermemiş, duruşmalara katılmamışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, şirket hisselerinin muvazaalı olarak devrinden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğunun tespitine, davalıların temlik sözleşmesine aykırı davranıp davranmadığı, davacının tazminat alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarına ilişkin olduğu,
Davanın ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesine görülmekte iken görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın ... Hukuk Mahkemeleri Tevzii Müdürlüğünce ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesine tevzii edildiği, ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile dosyanın davacı tarafın █████/2024 tarihli dilekçesi kapsamında eksikliğin tamamlanması için dosyanın mahkemesine (... 32.Asliye Hukuk Mahkemesine) iadesine karar verildiği, ... 32.Asliye Hukuk Mahkemesince davacı vekilinin vaki istinafı üzerine ... BAM 21. HD'nin █████/2024 tarih █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine karar verildiği ve ... Hukuk Mahkemeleri Tevzii Müdürlüğünce mahkememizin işbu esasına kaydedildiği anlaşıldı.
HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür.
Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise;
HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür.
Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında belirtilen davalardan olup, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Aynı zamanda, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği şekilde, davacı arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini de dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Davacının davadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, ancak bu zorunluluğa uymadan davayı ikame ettiği anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartının oluşmadığı ve davacı tarafından dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağında uyuşmazlık konusunun, ticari uyuşmazlık, muvazaanın tespiti ve rücu olduğu mahkememize açmış olduğu davanın ise istinaf ilamında belirtildiği üzere şirket hisselerinin inançlı işlem ve muvazaalı olarak devrinden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu davalı şirketlerin arabuluculukta taraf olarak gösterilmediği bu nedenle eldeki davaya ilişkin kabul edilemeyeceği anlaşılmakla davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40TL harcın davacıdan alınıp hazineye gelir kaydına,
3-Dava adli yardım talepli açıldığından ve dava sonucunda haksız çıkan taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 2.595,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair; Davacı asil ile davalılar vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!