Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin, aile konutu, okuryazarlık ve hukuka aykırı ipotek iddialarıyla açılan davada ihtiyati tedbir kararı incelemesi.
Özet: Davacı, davalı bankaca hukuka aykırı şekilde tesis edildiğini iddia ettiği ipoteğe dayalı icra takibine karşı, taşınmazının aile konutu ve tek konutu olması sebebiyle telafisi güç zararlar doğuracağını, kefalet sözleşmesinin kanuni şekil şartlarına uyulmadığını, okuma yazma bilmediğini ve aşırı teminatlandırma yapıldığını belirterek ipoteğin ve sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile tapudan terkinini talep ederek ihtiyati tedbir istemiş, mahkeme de davanın konusuz kalmaması ve telafisi imkansız zararların önlenmesi amacıyla, taşınmazın cebri icra yoluyla satışının teminatsız olarak ihtiyati tedbiren durdurulmasına kısmen karar vermiş, davalı banka ise bu karara itiraz ederek davacının okuryazar olduğunu ve kendi zararlarını önlemek için tedbirin teminat karşılığı verilmesini talep etmiştir.

T.C.TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO :KARAR NO :T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN :ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ......... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : NUMARASI : DAVACI :VEKİLLERİ : DAVALI :VEKİLİ : DAVANIN KONUSU :DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:TALEP:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalı bankaca hukuka aykırı şekilde ipotek tesis edildiğini, bu işleme dayanarak müvekkili aleyhine ......... İcra Dairesi’nin ....../...... E. sayılı ilamsız takibinin başlatıldığını, müvekkiline ödeme emri tebliğ edildiğini, dava konusu taşınmazın müvekkilinin tek konutu ve aile konutu niteliğinde olduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca, aile konutunda cebri icra tehdidinin telafisi güç zarar doğurduğundan ihtiyati tedbir şartlarınn oluştuğunu, müvekkili okuma yazma bilmediğinden kefalet sözleşmesinin kanuni şekil şartlarına uyulmadan yapıldığını, zorunlu el yazısı ve limit şartlarının yerine getirilmediğini, TBK md. 589/2 gereği geçmiş borçlara kefalet verilemeyeceği ilkesinin ihlal edilip tapu müdürlüğünde okuryazar olmayan kişiler için zorunlu usullere uyulmadığını, aşırı teminatlandırma yasağının ihlali ile davalı bankanın ağır kusur ve TMK 2 mad. kapsamında kötü niyetli işleme dayandığını, bu hukuka aykırılıkların, ihtiyati tedbir için gerekli yaklaşık ispat koşulunu karşıladığını, ipoteğe dayanılarak icra takibinin devamı hâlinde dava konusu hakkın yargılama tamamlanmadan ortadan kalkması ihtimali bulunduğunu, taşınmazın satılması hâlinde ipoteğin fekki kararı verilse bile sonuçsuz kalacağını, müvekkilinin telafisi imkânsız zarara uğrayacağını belirterek ihtiyati tedbir kararı verilmesini, taşınmaz üzerine şerh verilmesini ve icra takibinin durdurulmasını, dava sonucunda ise; kredi ve kefalet sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine, ipoteğin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile kefalet sözleşmesinin iptaline ve ipoteğin tapudan terkinini talep ve dava etmiştir. B-)Mahkemenin .............. tarihli ara kararı ile; "...dosya kapsamında henüz deliller tam olarak ibraz edilmemekle birlikte dava konusu taşınmaz uyap takbis sisteminden sorgulandığında davacı ............... adına kayıtlı olduğu, davalı adına ipotek tesis edildiği, davacının talebinin taşınmazın aynına ilişkin ipoteklerin ve hacizlerin fekki istemini de içerdiğinden, bu aşamada ihtiyati tedbir kararının kapsamı belirlenirken iki tarafın hak ve yarar dengesinin gözetilmesi gerektiğinden, taşınmazın cebri icra yoluyla satışının gerçekleşmesi durumunda bu davanın konusuz kalacağı, ileride giderilmesi ve telafisi imkansız ve güç zararlara sebebiyet verilebileceği, yeni uyuşmazlıklara ve hak kaybına neden olabileceği kanısına varılarak tüm icra işlemlerini değil sadece taşınmazın davalı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılacak icra takipleri nedeniyle cebri icra yoluyla satışının takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbiren durdurulmasına dair aşağıda belirtilen şekilde talebin kısmen kabulü, kısmen reddine..." karar verildiği görülmüştür.C-)CEVAP:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ........ Noterliği'nin .......... tarih ve ............ Yevmiye numaralı vekaletnamesinden görüldüğü üzere davacı asilin okuma yazma bilmekte ve vekaletname vermek dahil bunun tüm anlam ve sonuçlarını okuyup anlayarak vekil eden sıfatıyla vekaletname imzalayabilecek kudrette olduğunu, vekaletnamedeki imza ile dava edilen kredi sözleşmelerindeki imzaları karşılaştırıldığında aynı olduğunun anlaşılacağını, kefalet limitinin aşılmadığını, okuma yazma bilmese de attığı imzanın kendisini bağladığını, davacının davalı müvekkil bankanın aşırı teminatlandırma yaptığına ilişkin iddiasının haksız olduğunu, ifade edildiği üzere şahsi kefaletinden ayrı olarak ipotek ettirilen dükkan vasıflı taşınmazın ............ tarihli bilirkişi raporu ile değerinin ................-TL belirlendiğini, .......... İcra Dairesi'nin ......./....... E. sayılı dosyasının takipte kesinleşen tutarının .............TL olduğunu belirterek, Mahkemece ............. tarihli ara karar ile verilen takibin tedbiren durdurulmasına dair ihtiyati tedbir kararına itiraz ile karardan rücu edilmesini, bu talep yerinde görülmezse davalı bankanın uğrayacağı zararların önüne geçmek amacıyla ipoteğin fekki talep edilen taşınmazın değerinin %15'inden az olmamak üzere Mahkemece takdir edilecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, neticede haksız davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin ............. tarihli ön inceleme duruşmasında davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazı duruşmalı olarak değerlendirilmiştir.D-)Mahkemenin ............. tarihli (İSTİNAF EDİLEN) gerekçeli ara kararında; "...her ne kadar (davalı) vekili tedbir kararının kaldırılması talep edilmiş ise de yaklaşık ispat çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı verilmekle, ihtiyati tedbir kararının şartlarının varlığını koruduğu gözetilerek, bu aşamada yargılama devam ettiği süreçte ihtiyati tedbir kararının devamınına karar verilmekle, ihtiyati tedbire itiraz edenin talebinin REDDİNE..." karar verilmiştir. E-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda belirtilen cevap dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; esas hakkında karar verilinceye kadar bankanın alacağını tahsilinin engellendiğini, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini, içtihatlarda rehinli taşınmazlara ilişkin ipotek fekki ve menfi tespit davalarında cebri satışın ihtiyaten durdurulmasının; teminat gösterilmesi ve telafisi güç zarar tehlikesinin ağır basması koşuluna bağlanmış olup, somut olayda yaklaşık ispat ve telafisi güç bir zarar koşulları oluşmayıp tedbir kararına itirazın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hak ve yarar dengesinin gözetildiğinden bahsedilse de, alacaklı bankanın haklarının gözardı edildiğini belirterek, ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasını, aksi takdirde taşınmaz değerinin en az %15'i tutarında teminat karşılığında tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir.F-)DELİLLER: ................ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......../........ E. sayılı derdest dosyada ............. tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararı ve tüm dosya kapsamı.G-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, kredi ve kefalet sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti, ipoteğin hukuka aykırı olduğunun tespiti, kefalet sözleşmesinin iptali ile ipoteğin tapudan terkini talebine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; davacının TC nosu, davalının vergi yada mersis nosu ile taraf vekilinin adresinin yer almaması, 6100 sayılı HMK'nın 391.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklik eleştirilmekle yetinilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 389/1 maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden /veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü, 390/3 maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmü, "İhtiyati tedbirde teminat gösterilmesi" başlıklı 392/1 maddesinde; "İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez" hükmü bulunmaktadır. Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyatî tedbir; kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile İlgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki koruma şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbîr, diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.6100 sayılı HMK'nın 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili olarak yukarıda açıklanan hükümde ihtiyati tedbirin şartları belirtildikten sonra, takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.İhtiyati tedbir kararının kapsamı belirlenirken iki tarafın hak ve yarar dengesinin gözetilmesi gerekir. HMK'nın 392.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde, karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları olası zararları karşılayacak bir teminat göstermek zorundadır. Ancak talebin resmi belgeye veya başkaca bir kesin delile dayanması veya durum ve koşulların gerektirdiği hallerde, hakim teminat alınmamasına da karar verebilir.Tüm bu kanun hükümleri ile yapılan açıklamalara göre uyuşmazlık; kredi ve kefalet sözleşmesi ile ipoteğin hukuka aykırı olduğunun tespiti, kefalet sözleşmesinin iptali ile ipoteğin tapudan terkini talepli davada "ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip nedeniyle cebri icra yoluyla satışının takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbiren durdurulmasına" dair kararın isabetli olup olmadığı noktasındadır. İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit isteminde bulunulmamış olmakla birlikte, ipoteğin fekki istemi de temelde menfi tespit yani ipoteğe konu taşınmaz nedeniyle borçlu olunmadığı iddiasını içermektedir. Kaldı ki somut olayda ihtiyati tedbir talebi salt ipotekli taşınmaza ilişkin değil, ipotekli taşınmazın satışının durdurulmasına ilişkindir. Bu nedenle davada İİK'nın 72.madde hükümlerinin kıyasen uygulanması gerekir. Davacının iddiasında haklı olup olmadığı yargılama sonunda tüm deliller toplandıktan, incelendikten ve değerlendirildikten sonra ortaya çıkacaktır. Ancak talep taşınmazın aynına ilişkin olup dava konusu taşınmazın devredilmesi ve elden çıkarılması durumunda ileride telafisi güç ya da imkansız durum ve zararlar ortaya çıkabileceği, verilebilecek hükmün infaz kabiliyetinin de ortadan kalkabileceği ve davacının hak kaybına uğrayabileceği ihtimal dahilindedir. Tüm bu nedenlerle somut olayda HMK'nun 389.maddesi gereğince ihtiyati tedbirin şartları oluştuğundan ve yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve davalının tedbire itirazının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, karar isabetli olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davalı vekilinin ............. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........../.............. E. sayılı derdest dosyada ..................... tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-)Yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye gelir kaydına,3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,4-)İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların ilk derece mahkemesi tarafından esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-)Artan istinaf avanslarının, ilk derece mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine,7-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026BaşkanE-İmzaÜyeE-İmzaÜyeE-İmzaKatipE-İmza* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*