Sigorta şirketinin, kaza sonrası olay yerini terk eden sürücü nedeniyle ödediği tazminatın araç sahibinden rücuen tahsili amacıyla açtığı itirazın iptali davası ve tüketici mahkemesinden asliye ticaret mahkemesine görevsizlik kararı.
Özet: Davacı sigorta şirketi, kendi poliçesiyle sigortalı aracın sürücüsünün trafik kazası sonrası olay yerini terk etmesi üzerine üçüncü şahsa ödediği tazminatı davalı araç sahibinden rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir. Karayolları Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartlarına aykırı bu eylem sigortacıya rücu hakkı tanımıştır. Dava, davalı araç sahibinin aracını kazanç getirici faaliyet için kiralaması nedeniyle tüketici sıfatına sahip olmamasından dolayı tüketici mahkemesinden asliye ticaret mahkemesine görevsizlik kararıyla devredilerek görülmeye başlanmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2021
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ..... Sigorta Anonim Şirketi tarafından ..... poliçe numarası ile teminat altına alınan davalının maliki olduğu ...... plakalı ..... sevk ve idaresindeki araç, █████/2019 tarihinde, D-100 Kuzey Transit Yol Topkapı- Avcılar istikametinde seyir halinde iken Beşyol Metrobüs Durağı altında, dava dışı .....'a ait ..... plakalı ..... sevk ve idaresindeki araca, trafik güvenliğini tehlikeye atacak şekilde şerit değiştirirken, sol arka kısımdan vurarak aracın metrobüs bariyerlerine çarpmasına neden olduğunu, araca ve oto korkuluklarına ağır hasar verdiğini, olay yerine gelen polis ekibinin tanzim ettiği maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında ve maddi hasarlı, yaralanmalı ve ölümlü trafik kazası alkol tespit tutanağında da sabit olduğu üzere, kimliği tespit edilemeyen sigortalı ..... plakalı araç sürücüsü olay yerini terk ettiğini, müvekkili şirketin, yapmış olduğu araştırmalar neticesinde davalıya ait aracın kaza tarihinde dava dışı ..... tarafından kiralanmış olduğunu tespit ettiğini, davalının maliki olduğu araç sürücüsü, yukarıda da değindiğimiz üzere bahse konu trafik kazasından sonra olay yerini terk ettiğini, sürücünün maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ile maddi hasarlı, yaralanmalı ve ölümlü trafik kazası alkol tespit tutanağı ile sabit bu davranışı, Karayolları Trafik Kanunu'nun 81 maddesinin (c) bendine aykırı olmakla birlikte Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali (Trafik) Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartları B.4. maddesinde açıkça düzenlenen sigortalıya rücu nedenlerinden olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali (Trafik) Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartları B.4. Maddesi'ne göre bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigortalıya rücu ediileceğini, somut olayda sürücünün olay yerini terk ettiği tutanaklar ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin rücu hakkına haiz olduğunu, █████/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ve ekspertiz raporuna göre davalıya rücu imkanı bulunduğu için Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ...... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine borçlu itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun itirazı taraflarına tebliğ edilmemiş olmakla birlikte haricen öğrenilmiş ve arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlanması ile birlikte davalının haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli itirazının iptali için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, arz ve izah olunan sebeplerle açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
İşbu dava, Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi'nin █████/2026 tarihli, ..... Esas, ..... Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize gelişmiştir.
Dava, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ...... plakalı araç ile dava dışı ..... plakalı araçların karıştığı trafik kazası kapsamında, davacı tarafından üçüncü kişiye ödenen tazminatın ZMMS genel şartlarının ihlali nedeniyle davalıdan rücu hakkına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine yapılan itirazınların iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesi █████/2026 tarihli, .... Esas, ..... Karar sayılı kararı ile, "....Dosya kapsamındaki araç kiralama sözleşmesi incelendiğinde, davacı nezlinde sigortalanan aracın davalı tarafından uzun süreli kiralama sözleşmesi ile dava dışı 3. Kişiye teslim edildiği, bu haliyle aracın kazanç getirici bir faaliyette kullanıldığı görülmektedir. Aracın gelir getirici bir faaliyette kullanılması nedeniyle davalı taraf davacı ile olan ilişkisinde tüketici sıfatına sahip değildir. Mahkememizde yargılamaya konu uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanması, davalının da 6502 sayılı yasada nitelikleri belirtilen tüketici sıfatına sahip olmaması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir. Bu nedenlerle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Ancak, Söz konusu dosya incelendiğine, daha önce de Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesinin aynı dosyada, █████/2021 tarih, ..... esas, ..... karar sayılı kararı ile, davalı adına kayıtlı olan aracın üçüncü kişiye kiralanmış olduğu, kiracıda iken davaya konu kazanın gerçekleştiği, davalının 6502 sayılı Yasa kapsamında tüketici sıfatına sahip olmadığı, davaya bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemesi değil, asliye hukuk mahkemeleri olduğu gerekçeleri ile görevsizlik kararı verildiği, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin ..... esas, ..... karar sayılı kararı ile;
"...Dava, zorunlu trafik sigortacısı tarafından zarar gören dava dışı üçüncü kişiye ödenen tazminatın (sürücünün olay yerini terk etme nedeniyle) sigortalısından rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nin 1. maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nin 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
6502 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Yasanın 73. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda davacıya sigortalı aracın davalı tarafından kiralandığının ve bu sürede kazanın meydana geldiğinin beyan edildiği anlaşılmaktadır. Ancak, davacı sigorta şirketi tarafından ..... plakalı hususi aracın, .....
nolu ZMMS poliçesiyle █████/2018-█████/2019
tarihleri arası dönem için sigortalandığı, bu nedenle █████/2019 tarihinde gerçekleşen kazada, davalının sorumluluğu, sigorta poliçesinin sigortalısı olmasından kaylanmaktadır. Dolayısıyla, davalı sigortalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
ZMSS'de sigortacının rücu hakkı, KTK'nin 95. maddesinin 2. fıkrası ile .....'de düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bu tür davalarda sigortacı KTK'nin 95. maddesinin 2. fıkrası gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.
Bu durumda, davacı sigorta şirketi ile davalı sigortalı arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, davalı sigortalının aracın zilyetliğini kiralık olarak başkasına bırakmasının, davalının tüketici sıfatını ortadan kaldırmayacağı, uyuşmazlık konusunun; tüketici sıfatıyla sigorta sözleşmesine taraf olan davalının, bu sözleşme hükümlerine uymadığı iddiasına dayandığı, bu itibarla, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında tüketici mahkemesinini görevli olduğu nazara alındığında verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf itirazı yerindedir." şeklindeki gerekçesi ile davaya bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna kesin olmak üzere karar vermiştir.
Buna göre, her ne kadar Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi'nin █████/2026 tarihli, ..... Esas, ..... Karar sayılı kararı ile aracın başkasına kiralanmış olduğu, uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklandığı, ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ise de, dava konusu uyuşmalığın davacı sigorta şirketinin, ZMMS Genel Şartları B.4/f maddesi gereğince, dava dışı üçüncü kişiye ödediği bedelin kendi sigortası olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, dosyada daha önce istinaf ilamı ile davaya bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğuna kesin olarak karar verildiği, aracın üçüncü kişiye kiralanmış olmasının davacı sigorta şirketine karşı ileri sürülemeyeceği, taraflar arasındaki ilişkinin sigorta sözleşmesinden doğan tüketici işlemi olduğu, sigorta hukuku ile ilgisinin bulunmadığı, davalı sigortalı tacir olmadığına göre, davanın tüketici mahkemesinin görevine girdiği açıktır.
HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir.
Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde sonuç olarak, somut olay değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketinin, ZMMS Genel Şartlarının B.4/f maddesi kapsamında kendi sigortalısı olan davalıya rücu ettiği, davalı tacir olmadığından, davacı ile davalı sigortalı arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, dosyanın daha önce istinaf incelemesinden geçtiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas,..... Karar sayılı kararında da sigortalının aracın zilyetliğini kiralık olarak başkasına bırakmasının, davalının tüketici sıfatını ortadan kaldırmayacağı belirtilerek, davaya bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna kesin olarak karar verildiği, Bakırköy .... Tüketici Mahkemesince buna rağmen görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davaya bakmakla görevli mahkemenin Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, (görev) dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK'nın 115/2 maddesi gereğince usulden REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından, kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde dosyanın MERCİ TAYİNİ İÇİN İSTANBUL BÖLGE ADLİYESİ MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve yargılama giderleri hususunun HMK 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip.....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!