Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, tarafların tacir olmaması ve ticari dava niteliği taşımayan inanç sözleşmesine dayalı alacak davasında görevsizlik kararı vererek Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesini görevli tayin etmiştir.
Özet: Taraflar arasında imzalanan borç tasfiye sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, tarafların tacir olmaması ve uyuşmazlığın ticari bir işletmeyle ilgili olmaması nedeniyle davanın ticari dava niteliği taşımadığı tespit edilmiş; bu bağlamda, mahkeme önceki görevsizlik kararının aksine davanın kambiyo senedine değil, sözleşmeye dayandığını belirterek kendi görevsizliğine hükmetmiş, davayı usulden reddedip görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar vermiş ve mahkemeler arasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın kesinleşmesi halinde merci tayini amacıyla ilgili üst mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında █████/2022 tarihinde protokol düzenlendiğini bu protokole bağlı olarak 950.000 TL borcun █████/2023 tarihinden başlamak üzere 12 eşit taksitle ödenmesi konusunda taahhütte bulunduğu ve söz konusu protokolün bonoya bağlandığını söz konusu protokole davalı tarafın ilaç sektöründe iş yaptığını sermaye karşılığında müvekkile kar payı sağlayacağının ifade edildiğini ancak verilen borç para karşılığında herhangi bir karşılık alınmadığını bu nedenle HMK 109 çerçevesinde 10.000 TL alacağın protokol de ki vade tarihlerinden itibaren yasal faizi ile hüküm altına alınması talep ve dava olunmuştur.Davaya dayanak yapılan protokolün yanlar arasında yapıldığı ve 12 taksit halinde 79.166 TL ye ödenmesinin kararlaştırıldığı ve protokolün alacaklısı ..., borçlusu ... olduğu anlaşılmıştır. HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir. TTK'nun 4.maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle), nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre "her iki tarafın da taciz olduğu ve iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır. Açıklanan kanun hükümlerine göre somut olay değerlendirildiğinde, açılan dava, taraflar arasında imzalanan 26.10.2022 tarihli borç tasfiye sözleşmesi gereğince Davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğinden 10.000 TL alacağın tahsili istemine ilişkindir. Her ne kadar Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davanın, █████/2024 vade tarihli 950.000 TL lik teminat senedine dayalı olarak açıldığı belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de eldeki davada davanın dayanağı 26.10.2022 tarihli borç tasfiye sözleşmesidir. Davacı taraf teminat senedini sadece ispat aracı olarak beyan etmiştir. Taraflar tacir olmadığından ve dava kambiyo senedine dayalı olarak açılmadığından ticari davaya vücut vermediği, netice itibariyle açılan davada davaya Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından, kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, (görev) dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK'nın 115/2 maddesi gereğince usulden REDDİNE,2-Görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,3-Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından, kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde dosyanın MERCİ TAYİNİ İÇİN İSTANBUL BÖLGE ADLİYESİ MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,5-Harç ve yargılama giderleri hususunun HMK 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemede değerlendirilmesine,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... E imza Hakim ...E imza