Ölüm aylığının kesilmesi nedeniyle açılan kurum işleminin iptali davasında muvazalı boşanma iddialarına yönelik eksik inceleme sonrası davanın kabulü kararının temyiz reddi.
Özet: Müteveffa babasından aldığı ölüm aylığı, boşanmış olduğu eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen davacının, bu işleme itiraz ederek iptalini ve borçlu olmadığının tespitini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesinin ret kararı ve istinaf onaması, yetersiz inceleme nedeniyle Yargıtay tarafından bozulmuş; Yargıtayın detaylı araştırma yapılması yönündeki bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının talebinin kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı kurumun yaptığı temyiz başvurusu ise, kararın bozmaya uygun olduğu ve kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle reddedilerek, ölüm aylığı kesme işleminin iptali hükmü onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.Taraflar arasında görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'e davalı Kurum tarafından 01.12.2013 tarihinden itibaren 0...2 Bağ-Kur numaralı mütevefa babası ... üzerinden ölüm aylığı aldığını, ancak davalı Kurum tarafından 38165264 sayılı evrak numarasına sahip bulunan belgenini tebliğ edilmesi üzerine davacının almış olduğu ölüm aylığının kesildiğinin öğrendiğini, bu hususun gerekçesini öğrenmek için Kuruma başvurduğunu, ancak beyana karşı kayıtsız kalındığını ve davacıya borç bildirim belgesini gönderdiğini, söz konusu davalının 5510 sayılı Kanun gereği iş mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, yetkili yerin Kaman Mahkemeleri olduğunu, davacının boşanmış olduğu eşi ... ile Mahkememizin ████████ esas ve ████████ karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, söz konusu boşanmanın muvazalı boşanma olmadığını ve 20.05.2003 tarihinde boşandıklarını, babasının 21.07.1995 yılında vefat ettiğini, ölüm aylığının ise 01.12.2003 tarihinden itibaren almaya başladığını, tarafların bir arada yaşamadığını, bu sebeple Kurum tarafından kesilen ölüm aylığına ilişkin işlemin iptali ile davalı Kuruma davacının 29.743,03TL asıl ve 4.642,23TL faiz ile toplam 34.382,26TL borçlu bulunmadığının tespitine dava ve talep etmiştir.II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa ödenen ölüm aylığı ile ilgili olarak iptal işleminin iptali ile yeniden ödenmesine ilişkin Kuruma borçlu bulunulmadığının tespiti yönündeki talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, iptal edilme sebebinin Kurum yetkililerince yapılan araştırma ve tespit sonrası gerçekleştirildiğini, davacı tarafın eski eşi ... ile birlikte yaşadığı konusunda tutanak tutulduğunu, bunun üzerine haklı olarak işlem iptal edildiğinden davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıDairece özetle; "... Bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz ettiğinden, yukarıda açıklanan ilkeler gereğince davaya konu dönem bakımından mahkemece yapılan araştırma yetersiz olup, davacının boşandığı eşinin kayıtlı Ankara adresinde araştırma yapılarak, gerçekten bu adreste ikamet edip etmediği, ediyorsa tarihleri ve kimlerle birlikte yaşadığı belirlenmeli, binanın yönetici, apartman görevlisi, komşu gibi resen belirlenecek tanıkların beyanlarına başvurulmalı, eşlerin medula kayıtları getirtilerek davaya konu dönemde sağlık sunucularına beyan ettikleri adresleriyle tedavi gördükleri sağlık kuruluşları, aynı tarihlerde aynı hastanelere gidip gitmedikleri belirlenmeli, eşlerin seçim kayıtları getirtilerek, oy kullanıp kullanmadıkları tespit edilmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar tesisi isabetsizdir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.