Davalı tarafın temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle reddedilen işçilik alacakları davasında davacının talepleri ve mahkeme kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir işçinin haksız feshedilen iş sözleşmesi sonrası ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile diğer alacaklarının tahsili talebiyle açtığı iş davasına ilişkindir. İlk derece mahkemesi, davacının iş akdinin haksız feshedildiğini, 6.000 TL son ücretle çalıştığını, fazla çalışma ve tatil günlerinde çalışması bulunduğunu belirlemiştir. Mahkeme, ücretlerin tam ödendiğinin ve istifanın ispatlanamadığını tespit ederek davacıyı haklı bulmuş; davanın bir kısım davalıya karşı kabulüne, husumet yokluğundan diğer davalılara karşı reddine karar vermiştir. Davalılardan birinin temyizi, davanın parasal kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle usulden reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.04.2017-13.01.2018 tarihleri arasında 6.000,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin 13.01.2018 tarihinde haklı neden bildirilmeden feshedildiğini, müvekkilinin sabah saat 08.00'de işe başlayıp, akşam saat 17.00'ye kadar çalıştığını, haftada en ... iki gün de saat 17.00'den sonra saat 20.00'ye kadar bazen de saat 23.00'e kadar çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığını belirterek ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde belirttiği davalıların yüklenici olduğunu, bildirilen tarihlerde yapılan bir iş bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... (... İnşaat Şirketi) ve davalı ... (... İnşaat Şirketi) vekilleri cevap dilekçelerinde; davacının müvekkili Şirket yanında çalışmasının olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini istemişlerdir. 3. Davalı ... (... İnşaat Şirketi), cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Kurumu (...) kayıtlarına göre davacının 04.04.2017-13.01.2018 tarihleri arasında ... İnşaat Şirketi bünyesinde çalışmasının görüldüğü, ... tarafından gönderilen cevabi yazıda söz konusu inşaat işi ihalesinin ... İnşaata verildiğinin bildirildiği, ... kayıtları incelendiğinde ... 90 sayılı işveren sicil numaralarının ... İnşaat Şirketine ait olup bu Şirketin daha önce ... Taahhüt İnşaat AŞ olduğunun anlaşıldığı, ... tarafından gönderilen davaya konu inşaat çalışmalarına ilişkin sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin yüklenicisinin ... İnşaat Şirketi olduğu, davacının sonradan ... İnşaat Şirketi adını alan ... İnşaat AŞ ünvanlı işyerinde çalıştığı, bu hâlde davalı ... İdaresinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 36. maddesi çerçevesinde 3 aylık ücret alacağından sorumlu olduğu, talep konusu diğer alacaklardan davalı işveren ... İnşaat Şirketinin sorumluluğunun bulunduğu, davalılar ... İnşaat Şirketi ve ... İnşaat Şirketine karşı açılan davanın ise husumet yokluğundan reddi gerektiği, davacıya ödenen ücret tutarının taraflar arasında ihtilaflı olduğu, bu hususta alınan tanık beyanları, emsal ücret yazı cevapları, davacının yaptığı işin niteliği birlikte değerlendirilerek son ücretinin 6.000,00 TL olduğu, işten ayrılış bildirgesinde istifa kodu yer alsa da dosyada davacının istifa ettiğine ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı, davalı işverenlerin ispat külfetini yerine getiremedikleri, davacının haksız ve derhâl fesih nedeniyle ihbar tazminatına hak kazandığı, ücretin eksiksiz şekilde ödendiğinin ispat külfeti işveren üzerinde olup davalı işverence bu hususta herhangi bir ödeme belgesi ibraz edilemediğinden ücret alacaklarının hüküm altına alınması gerektiği, taraf tanıklarının ortak beyanlarından davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığı gerekçeleriyle davalı ... İnşaat Şirketi ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalı ... İnşaat Şirketi ve ... İnşaat Şirketlerinin adreslerinin aynı olduğunu, aralarında organik bağ olduğunun ispat edildiğini, ... İnşaat ve ... İnşaat Şirketleri hakkında açılan davanın reddi gerektiğini, b. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini,c. Davalı Şirket yetkililerinin isticvap edilmesi gerektiğini,d. Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, esas alınan ücretin düşük olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu tazminat ve alacaklardan davalılar ... İnşaat ve ... İnşaat Şirketlerinin sorumluluğu bulunup bulunmadığı, ücretin miktarı ile dava konusu tazminat ve alacakların hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Temyizi Yönünden,Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ... İdaresine iadesine, B. Davacı Temyizi Yönünden,Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı tarafa yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.