Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin, Kazakistan mahkemesince verilen alacak kararının Türkiyede tanıma ve tenfizi talebiyle açılan davada davalı itirazlarını değerlendiren gerekçeli kararı.
Özet: Bu gerekçeli karar, davacının Kazakistandaki bir mahkeme tarafından verilen, davalı şirketin kendisine 39.711.615 tenge ödemesine hükmeden kesinleşmiş bir alacak kararının Türkiyede tanıma ve tenfizini talep ettiği davayı incelemektedir; davalı ise isim benzerliği, Kazakistanda şubesinin bulunmaması ve tebligat usulsüzlüğü iddialarıyla kararın tenfiz edilemeyeceğini savunmuş, mahkeme ise tenfiz koşullarının, şirketler arasındaki organik bağın ve tebligatların usulüne uygunluğunun belirlenmesinin esas uyuşmazlık noktaları olduğunu, davanın karmaşık bir görevsizlik ve temyiz süreci sonucunda mahkemeye intikal ettiğini belirtmiştir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ...VEKİLLERİ : Av. ... - .... Av. ... - ....DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - Av. ....DAVA : Tanıma Ve TenfizDAVA TARİHİ : █████/2014KARAR TARİHİ : █████/2025YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki alacak ilişkisi nedeniyle müvekkili şirket tarafından .... Şehri Bölgelerarası Ekonomik İhsitas Mahkemesi'nde alacak davası açıldığını ve davanın kabul edildiğini, davalı şirketin davacı şirkete 39.711.615 Tenge ödemesine hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, davalı şirketin borcunu ödemediğini, ...'da davalının hiçbir malvarlığına ulaşılamadığından alacağın tahsil edilemediğini belirterek ....Mahkemesi'nin 24.06.2011 gün .... dava numaralı kesinleşmiş kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; isim benzerliği nedeniyle müvekkiline bu davanın açıldığını, müvekkili şirketin ...'da şubesi bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber davaya konu kararın Türkiye'de tenfiz edilemeyeceğini, dava dilekçesi ve kararın usulünce kendilerine tebliğ edilmediğini, gıyapta karar verildiğini belirterek davanın reddini talep ve beyan etmiştir. GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki alacağın tahsili için .... Mahkemesi'nin █████/2011 tarihli ve .... nolu █████/2011 tarihinde kesinleşen kararının Türkiye'de icrası için tenfızine karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı taraf, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki alacak ilişkisine istinaden müvekkili şirket tarafından .... Mahkemesi'nde alacak davası açıldığını, mahkemenin yargılama sonucunda ... dava no ve █████/2011 tarihli kararı ile davayı kabul ederek davalı şirketin davacı şirkete 25.025.032 Tenge tutarında alacak, 11.102.750 Tenge tutarında cayma tazminatı, 1.083.833 Tenge tutarında devlet vergisi, 2.500.000 Tenge tutarında temsilcilik masrafları olmak üzere toplam 39.711.615 Tenge ödemesine hükmettiğini, verilen bu kararın █████/2011 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen hükme rağmen davalı şirketin borcunu ödemediğini, ...'da hiçbir mal varlığına ulaşılamadığını, .... esas sayılı dosyasında da yine bir başka ... firması olan .... Şirketi tarafından davalı ... aleyhine tenfiz davası açılmış olduğunu, davalı şirketin ...'da işler yaptığını, ancak ... firmalarına borçlarını ödemediğini ileri sürmektedir.Davalı şirket ise beyanlarında, davalı şirket ile aralarında isim benzerliği bulunduğunu, farklı hükmi şahsiyete sahip olduklarını, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte usulüne uygun biçimde duruşmaya çağrılmadan karar verildiği için bu kararın Türkiye'de tenfiz edilemeyeceğini, şube adresine yapılan tebligatların geçerli olmadığını, şubenin gerçek veya tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti de bulunmadığını savunmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; tenfizi istenen ilamın MÖHUK 54.madde de sayılan tenfiz şartlarını taşıyıp taşımadığı, davalı şirket ile tenfizi istenen şirketin arasında organik bir bağ bulunup bulunmadığı, tebligatların usulüne uygun yapılıp yapılmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce dosya kapsamı üzerinde yapılan incelemede; işbu dava ile birlikte .... (Eski: ....) esas sırasında açılan davanın farklı ... Şirketleri tarafından farklı .... Mahkemesi'nin kararlarının tenfizine yönelik aynı davalı şirket aleyhine ....Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinde açıldığı, .... esas sırasında görülen davada taraf teşkili sağlanarak delillerin toplandığı,.... Mahkemesi'nde benzer şekilde görülen ....esas sayılı dosyada toplanan delillere de dayanıldığı, yargılamanın devamı sırasında █████/2015 tarih, ....sayılı ilam ile mahkemenin görevsizliğine, ....Mahkemeleri'nin görevli olduğuna ilişkin görevsizlik kararı verildiği, vaki temyiz üzerine ....nın █████/2016 tarih, ....sayılı ilamı ile söz konusu ilamın onanmasına yönelik karar verildiği, bu karara istinaden işbu dosyanın mahkememize gönderilerek mahkememizde ....esas sırasına kaydedilerek yargılamasının sürdürüldüğü, .... E sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda █████/2016 tarih ve .... sayılı kararla; işbu davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesinde olduğundan bahisle görevsizlik nedeniyle davacı tarafın tenfız talepli dilekçesinin reddine karar verildiği, davalının temyizi üzerine bu kez....Esas, █████/2017 tarih ve ....sayılı kararı ile; "...Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfızi istemine ilişkin olup, mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, tenfızi istenen yabancı mahkeme kararına konu uyuşmazlık ticari nitelikte ise de, dava tarihi itibariyle 6762 sayılı TTK'nın 5. maddesinde, asliye hukuk mahkemesi ve asliye ticaret mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi değil, iş bölümü ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, tenfızi istenen yabancı mahkeme kararına konu talebin sözleşmeden kaynaklanan maddi tazminat istemine dayandığı ve iki tarafın arzularına tabi olmayan işlerden olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, iş bölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerektiği ve davalının iş bölümü ilk itirazında bulunmadığı gözetilip işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA..." karar verildiği, dosyanın .... Mahkemesine tevzi edilmesi üzerine Mahkemesince.... Esasına kaydedildiği, █████/2017 tarihli duruşmada usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamanın sürdürüldüğü, toplanan deliller değerlendirilmek sureti ile █████/2019 tarihli ....sırası üzerinden davanın kabulüne ilişkin karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce .... Mahkemesi'nin delil olarak dayanılan .... esas sayılı dosyasına gönderilen belgelerden suretler celbedilerek işbu dosyamız içerisine konularak değerlendirilmiştir. ... ülkesinden gönderilen Kazakça dilindeki belgelerin Türkçe tercümesinin bilirkişi tarafından yaptırıldığı, tercüme belgelerin dosya içerisine alındığı anlaşılmıştır.Böylece; ...Mahkemesinin █████/2011 tarih ve ... dava nolu kesinleşmiş kararının tenfızine karar verilmesi talepli olarak işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Dosyamızda tenfızi istenen Türkçe diline tercümesi yapılan kesinleşmiş yabancı Mahkeme kararının incelenmesinde; davacı şirket ile ... İnş. San ve Tic. A.Ş. Arasında █████/2007 tarihinde "... Ltd Şti" ve "... San. Ve Tic. AŞ" şubesi arasında ... nolu hazır beton teslimat sözleşmesinin akdedildiği, bu sözleşmenin 1 nolu eki uyarınca teslimat tutarı 80.000.000 Tenge (Mal nakliyesi dahil olmak üzere), 2 nolu eki uyarınca teslimat tutarı 195.344.671 Tenge (mal nakliyesi dahil olmak üzere) belirtildiği, taraflar arasında █████/2007 tarihinde 11 nolu beton karışımı teslimat sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmenin 1 nolu eki uyarınca malın toplam bedelinin 20.000.000 Tenge olduğu, █████/2008 tarihinde taraflar arasında █████ nolu sözleşmenin yapıldığı, yapılan sözleşme şartlarına göre ... Ltd Şti'nin eklerde belirtilen çeşitlere ve fiyatlara uygun olarak tüm marka beton karışımını sözleşmelerde belirtilen süreler içinde ve şartlarda üretip teslim etmesinin, kesilecek faturalara göre alıcı şirketin de 3 banka günü içerisinde mal için ödeme yapmasının belirtildiği, teslim edilecek tüm marka beton karışımının toplam miktarı belirlenerek sözleşmelerin eklerine göre 374.932.739 Tenge tutarında anlaşıldığı, alıcının yetkilisi tarafından teslim alınan ve imzalanan taşıma belgeleriyle doğrulanan davalıya teslim edilen malın toplam tutarının 274.674.266 Tenge olduğu, teslim edilen mallar yönünden 249.622.233 Tenge tutarında ödeme yapıldığı, bunun 90.000.000 Tenge tutarındaki ödemesinin banka hesap ekstreleri, 159.622.233 Tenge tutarındaki ödemesinin ise davalıdan davacının şahsi hesabına gelen paralar için düzenlenen manuel işlemler ile doğrulandığı, █████/2010 tarihi itibariyle hesap ekstresine göre davacının █████/2008-.../███████ tarihleri arasında toplam 75.573.980 Tenge tutarında malı teslim ettiği, alıcı tarafında 249.622.233 Tenge tutarlı ödeme dikkate alındığında teslim edilen mal için bakiye 25.025.032 Tenge bakiye ödeme yapılması gerektiği, bu tutarda belirtilen malın teslim edilmesi ve teslim alınmasının faturalarla doğrulandığı, faturaların davalı tarafından teslim alınmasına dair notun her kesilen faturada mevcut olduğu hususlarının ayrıntılı bir şekilde tespit edilerek yapılan yargılama sonucunda ... San ve Tic AŞ aleyhine açılmış olan 25.025.032 Tenge tutarındaki alacağının, 11.102.750 Tenge tutarındaki cayma tazminatının, devlet vergisinin ve 2.500.000 Tenge tutarındaki temsilcilik masraflarının tahsiline dair ... Ltd Şti'nin davasının kabulüne karar verildiği, gerekçeli kararın 1.sayfasında davalıya duruşma yeri ve zamanının gerektiği gibi bildirildiği, buna rağmen duruşmaya gelmediği, bu nedenle davanın davalının gıyabında görüldüğü hususunun belirtildiği, verilen bu kararın █████/2011 tarihinde kesinleştiği, davacı vekili tarafından usulüne uygun apostil şerhi taşıyan örneklerinin de gerek aslının gerekse Türkçe tercümelerinin dosyamıza sunulduğu, Türkiye ile ... Arasında Hukuki Ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesi'nin 21 ve 22. Maddelerinin kararı veren Mahkemenin bağlı olduğu ... ülkesi ile kararın tenfızi istenilen Türkiye ülkesi arasında bu ülke Mahkemelerince verilen kararların tanınma ve tenfiz edilebileceğini öngördüğü ve şartlarını da düzenlediği, bu nedenle dava konusu yapılan kesinleşmiş yabancı Mahkeme kararının Türkiye ülkesinde şartları taşıması halinde tenfızine engel bir hususun bulunmadığı da anlaşılmıştır.5718 sayılı MÖHUK 50,51 ve 63. Maddelerinde ön görülen ... ülkesinde verilen kararın o Devlet kanunlarına göre şekli anlamda kesinleştiği, yine yabancı Mahkeme ilamının Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen her iki şirket arasındaki inşaat, imalat (beton) işinden kaynaklı alacak uyuşmazlığına ilişkin olarak verilmiş olması, yine bu yabancı Mahkeme kararının Türk Kamu Düzenine aykırı bulunmamış olması, karar içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalı tarafa gerek şubesi gerekse Türkiye'de bulunan merkeze çağrıda bulunulmak sureti ile savunma hakkına uyularak yapılan yargılama sonucu verilmiş olduğu, yine Yabancı Mahkeme kararının Türklerin kişilik hallerine ilişkin de olmadığı, tenfıze ilişkin olarak az yukarıda belirtilen her iki ülke arasında sözleşmenin yer aldığı ve bu sözleşmenin 21 ve 22.maddelerindeki yasal ve usulü şartlara uygun olarak tenfiz talebinde bulunulduğu ve bu şartların da MÖHUK'daki tanıma ve tenfiz için aranan şartlara aykırı düşmediği anlaşılmaktadır.Davalı taraf vekilince tenfızi istenen ve kararı veren Mahkemede yapılan yargılama sırasında yasal tebligatların yapılmadığı, yine o davada davalı şirketin tenfiz davasının davalısı gösterilen şirketle bir ilgisi olmadığı, şubesi konumunda bulunmadığı, bu nedenle tenfiz şartlarının oluşmadığı iddia edilmiş ise de; dosyamız kapsamında delil olarak değerlendirilen .... esas sayılı dosyası kapsamında toplanan deliller kapsamına göre, .... bağlı Devlet Gelirleri Bölümünün .... ilçesine bağlı Devlet Gelirleri Yönetimi devlet kurumunun vermiş olduğu 09.███████ ve █████/2018 tarihli .... sayılı cevabi yazılarında, ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin .... Şehrinde bulunan şubesi işletme kimlik numarasının ... olduğu, █████/2007 tarihinde .... şehri adresinde kayıtlı olan, █████/2012 tarihinden itibaren etkin olmayan bir vergi mükellefi olarak bilindiği, başkanının Türkiye Cumhuriyet vatandaşı ... (...), TC kimlik numarasının ..., kuruluşunun ... Şirketi-... San. Ve Tic. A.Ş. olduğunun bildirildiği, yine ekindeki █████/2018 tarih ... sayılı belgede de; ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. İle ilgili ... şehrinde bulunan şubesi ile ilgili bilgilerin gönderildiği, ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş.'nin ... şehrindeki şubesinin kayıt tarihinin █████/2007 tarihi olduğu, adresinin .... şehri olduğu, ana kurucuların ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. Türkiye olup adresinin de .... olduğunun bildirildiği, işbu davanın davalısı ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. ile ilgili ....gönderilen kayıt ve belgelerden bu şirketin yurtdışında şubelerinin olup olmadığının sorulduğu, ancak müdürlüklerinde istenilen bilginin mevcut olmadığı bildirilmiş ise de, .... Noterliğince █████/2009 tarih ... yevmiye nosu ile onaylanan karar defterinde bu şirketin .... Sokakta işyeri adresinin bulunduğunun görüldüğü, yine Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin █████/2007 tarih 6928 sayılı gazete ilanının 133 sayfasında ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş.'nin adresinin de .... olarak kayıtlı olduğu, ... yetkili makamınca bildirilen adresle aynı adres olduğu, ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş.'nin başkanı ...'ın bu şirketin sahibi ...'ın oğlu olduğu, davacı vekili tarafından mahkememizce verilen süreler içerisinde dosyaya ibraz edilen yabancı belgeler ile tercümeleri kapsamına göre gerek şubeye gerekse Kayseri'de bulunan adrese duruşma günü bildirir çağrı kağıdının gönderilmiş olduğunun açık olduğu, yine kararın kesinleştirme işleminin de usulüne uygun olarak yapıldığı, yine ...'daki şirketin temsilcisi ...'nün de işbu dava davalısı şirket ortakları ile akrabalığının olduğu, yine işbu davalı şirket yetkili organlarınca ...'da şube açılması konusunda karar alındığı, yetkilendirmelerin yapıldığı, bütün bu delillerin davalı şirket ile tenfıze konu kararın verildiği davanın davalısı ...'daki şirket ile aralarında fiili ve organik bağ olduğunu gösterdiği ve ...'daki şirketin Kayseri'de kurulu olan işbu dava davalısı şirketin yurt dışındaki şubesi konumunda olduğu, Kayseri Ticaret Sicil Memurluğundan bu yönde bir kaydın olmamasının bu durumu değiştirmediği açıkça belirlendiğinden, bu gerekçelere göre 5718 sayılı MÖHUK 50-56. Maddelerindeki tenfız ile ilgili yasal şartlar davacı lehine oluştuğundan, davacının davasını usulünce ispat ettiği anlaşıldığından, davanın kabulüne, .... Mahkemesinin █████/2011 tarih ... dava nolu kararının Türkiye'de tenfızine dair davanın kabulüne dair mahkememizce verilen karar,Davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine, .... sayılı ilamı ile başlangıçta onanmış, ancak davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Mahkememiz kararı bu kez, .... sayılı, █████/2022 tarihli ilamı ile,"Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yabancı ilamın kesinleştiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir. 5718 sayılı MÖHUK’un 50. maddesi uyarınca, yabancı mahkemelerce verilen ve o yer kanunları gereğince kesinleşen kararların tenfizi istenebilir. Mahkemece, dava konusu yabancı ilamın kesinleştiği benimsenmiş ise de, dava dilekçesine ekli yabancı mahkeme ilamında kararın kesinleştiğine ilişkin bir şerh mevcut olmadığı gibi mahkemece temin edilen belgelerden de dava konusu kararın usulen kesinleştiğine ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün görünmemektedir. Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yabancı ilamın kesinleştiği benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir. 5718 sayılı MÖHUK’un 50. maddesi uyarınca, yabancı mahkemelerce verilen ve o yer kanunları gereğince kesinleşen kararların tenfizi istenebilir. Mahkemece, dava konusu yabancı ilamın kesinleştiği benimsenmiş ise de, dava dilekçesine ekli yabancı mahkeme ilamında kararın kesinleştiğine ilişkin bir şerh mevcut olmadığı gibi mahkemece temin edilen belgelerden de dava konusu kararın usulen kesinleştiğine ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün görünmemektedir.Bu hale göre, mahkemece öncelikle yapılması gereken iş, yabancı ilamın verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleşip kesinleşmediğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanması olmalıdır. Bu saptamanın yapılabilmesi için mahkemece, ... ile ülkemiz arasındaki iki taraflı sözleşme hükümleri göz önüne alınmalı, bunun yanında ...’ın 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adlî ve Gayrî Adlî Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair .... (....) taraf olup olmadığı belirlenmeli, taraf olduğunun tespiti halinde ülkemizin anılan sözleşmenin 10’uncu maddesinde yer alan posta yolu ile tebligata ilişkin hükme çekince koyduğu gözden kaçırılmadan kararın çekinceye uygun olarak diplomatik yolla tebliğ edilip edilmediği de belirlenmeli ve yapılacak incelemenin sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu itibarla, mahkemece, kararın usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği yukarıda gösterildiği şekilde tespit edilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmadığından Dairemizce hükmün anılan nedenle bozulması gerekirken yazılı şekilde onandığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.06.2021 gün, ....sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Gerekçesi ile Mahkememiz kararı bozulmuş olmakla, bozmaya uyularak yeniden taraf teşkili oluşturulmuş, Uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırmada, 12 Kasım 1997 tarihli ve 23168 sayılı Resmi Gazete' de ''Türkiye Cumhuriyeti ve ... Cumhuriyeti Arasında Hukuki Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması''nın yayınlanmış olduğu, Mahkememizce bozma ilamı içeriği dikkate alınarak davacı vekilinden tenfizi istenilen ... Mahkemesinin █████/2011 tarih .... dava nolu kararının usulüne uygun kesinleştirildiğine dair belgeleri sunması istenilmiş, davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ile sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede, sunulan belgelerin daha önce mahkememize sunulan evraklardan ibaret olduğu, karar düzeltme ilamında da açıklandığı üzere tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhi taşımadığı anlaşıldığı gibi sunulan belgelerden (karar öncesi ile aynı olan) yabancı ilamın verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleştirildiği anlaşılamamış olmakla,█████/2023 tarihinde, davanın reddine karar verilmiş, mahkememiz kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine,.... ., sayılı █████/2024 tarihli ilamı ile mahkememiz kararı, Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yabancı ilamın kesinleşmediği benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.Bozma ilamında tenfize konu kararın, yabancı ilamın verildiği ülke kanunları uyarınca kesinleşip kesinleşmediğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanması, karar üzerindeki şerhin kesinleşmeye ilişkin olup olmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Yabancı mahkeme ilamında kararın 19.11.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği şerh edilmiş ise de davacı tarafından temyiz aşamasında sunulan ... Adli Makamlarından alındığı anlaşılan 06.10.2023 tarihli belgede "Mahkemenin kararı 19 Temmuz 2011 tarihinde yasal olarak kesinleşti" yazmakla birlikte aslı dosyaya sunulmamıştır. 04.02.2014 tarihli tasdikli belgede de 19.07.2011 de yasal yürürlüğe girdiği belirtilmiştir. Temyiz aşamasında sunulan fotokopi belge kesinleşme ve tarihi konusunda önem taşıdığından davacıdan 06.10.2023 tarihli belgenin aslı istenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Şeklindeki gerekçe ile mahkememiz kararı temyiz eden davacı şirket lehine araştırmalı olarak bozulmuş ise de; Mahkememizce █████/2025 tarihli duruşmada önceki kararımızda (anılan karardaki gerekçeye istinaden) direnilme kararı verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;1-..., sayılı █████/2024 tarihli bozma ilamına karşı önceki kararda direnilmesine,Davanın reddine,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 25,20 TL ile harç tahsil müzekkeresi ile tahsil olunan 154,70 TL toplamı 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 30.000,00 TL maktû vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan 1.105,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,6-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, Davacı Vekili Av. ...(e-duruşma), Davalı Vekili Av. .... ,'un yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Başkan ... ¸e-imzalıdır.Üye ... ¸e-imzalıdır.Üye ... ¸e-imzalıdır.Katip ... ¸e-imzalıdır.