8. Hukuk Dairesi, kadastro davasında zilyetlikle iktisap iddiasıyla hazineye karşı açılan davada dosyanın kaybolması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararını bozdu.
Özet: Yargıtay, kadastro mahkemesince zilyetlikle iktisap talebiyle davacı adına tesciline karar verilen dosyada yaptığı temyiz incelemesinde, dava dosyasının kaybolduğunu ve mevcut evrakla esasa ilişkin inceleme yapılamayacağını tespit ederek ilk derece mahkemesi kararını bozmuş, kayıp dosyanın ilgili kanun hükümleri kıyasen uygulanarak yenilenmesini, taraflardan belge toplanmasını, yeniden keşif yapılmasını, bilirkişi ve tanık dinlenilmesini ve tüm delillerin yeniden değerlendirilerek yeni bir hüküm kurulmasını sağlaması için dosyayı iade etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 31... parsel sayılı 1.534,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine, üzerindeki zeytin fidanlarının ...'e ait olduğu belirtilmek suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... 26.03.1973 tarihli dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazı nizasız fasılasız malik sıfatıyla 21 yıldır zilyetliğinde bulundurduğunu, taşınmazın kadastro sırasında Hazine adına tespit edildiğini belirterek, adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu parseli çalılık ve fundalıktan açtığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 31... parsel sayılı gayrimenkulün 25 seneden beri kültür arazisi olduğu kadastro yazımında dahi 20 seneyi aşkın bir süredir bu yerin nizasız aralıksız iyi niyetle ve malik sıfatı ile muteriz davacı ...'in zilyetliğinde bulundurduğu mahallinde icra kılınan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve fen bilirkişi sözleri ile şahitlerin yeminli beyanları ve kadastro beyannamesi gibi tüm dosya içindekilerle sabit olduğu" gerekçesiyle, dava konusu 31... parsel sayılı taşınmazın kadastrosunun sadece mülkiyet yönüyle iptaliyle ... adına tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın görevsiz ve yetkisiz Mahkemede açıldığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönüyle itirazlarının dikkate alınmadığını, Mahkemenin gerekli inceleme ve araştırma yapmadan karar verdiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, dava konusu 31... parselin Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu, dava konusu taşınmaza ait gerekçeli karar suretlerinde ve kararlarda kesinleşme şerhi bulunmaması sebebiyle Bursa Kadastro Müdürlüğü tarafından kadastro tutanak aslının Kadastro Mahkemesine gönderilmesi üzerine Hazineye gerekçeli karar tebliğ edilmiş, davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Bilahare dosya aslı ve eklerinin bulunamaması sebebiyle davalı taşınmazın tutanağı ihya edilerek temyiz incelemesine gönderilmiştir.
Ne var ki, hali hazırda dosya içerisinde dava konusu olduğu anlaşılan 31... parsel sayılı taşınmazla ilgili dosyanın esastan incelenebilmesi için ihya edilen kadastro tutanağı haricinde evrakın bulunmadığı, diğer bir anlatımla ortada temyiz incelemesi yapılabilecek bir dava dosyasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle 4473 sayılı Yangın, Yersarsıntısı, Seylâp veya Heyelân Sebebiyle Mahkeme ve Adliye Dairelerinde Ziyaa Uğrayan Dosyalar Hakkında Yapılacak Muamelelere Dair Kanun hükümlerden faydalanılarak ve kanundaki hükümlerin uygun düştüğü oranda kıyasen uygulanması yoluyla yenileme işlemleri yapılmalı, dava konusu Mahkeme kararı içeriğinden faydalanılarak ve tarafların ellerinde dava dosyası ile ilgili evrak, kayıt vb. bilgi ve belge bulunup bulunmadığı sorularak varsa sunmaları istenilmeli, tarafların bildirdikleri deliller toplanmalı, gerektiğinde fen bilirkişisi ve ziraat bilirkişisi refakate alınarak taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı ve yerel bilirkişiler ve tanıklar dinlenilmeli, bilirkişilerden rapor alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle yeni bir hüküm kurulmalıdır.
Bu durum karşısında, dava dosyasının kaybolması nedeniyle dosya içerisinde yer alan mevcut belgelerle esasa ilişkin olarak temyiz incelemesinin yapılması imkanı olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!