İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazasında yaralanan aşçının iş gücü kaybı ve manevi zararları için davalı sürücü, araç sahibi ve sigorta şirketinden talep ettiği tazminat davası.
Özet: Bu dava, 27/02/2018 tarihli trafik kazasında sağ elinden yaralanarak aşçılık mesleğinde iş gücü kaybı yaşadığını iddia eden davacının, davalı ticari aracın sürücüsünün asli kusurlu olduğunu ceza davasıyla belirterek malik, sürücü ve sigortacı olan davalılardan şimdilik 1.000 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminat talep ettiği; davalıların ise aracın kaza öncesi satıldığı, arabuluculuk ve sigorta başvuru şartlarının yerine getirilmediği, zamanaşımı, kusurun tespiti, sigorta sorumluluk sınırları, manevi tazminat sorumluluğu ve taleplerin fahiş olduğu gibi farklı gerekçelerle davanın reddini savundukları, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2021KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacı ----█████/2018 günü meydana gelen yaralamalı trafik kazasında davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı olduğu ---- plakalı ticari aracın çarpması neticesinde yaralandığını, davacının mesleğinin aşçılık olduğunu, sağ elinde basit bir tıbbi müdahale ile giderilmeyecek nitelikte kırık meydana gelmesinden dolayı mesleğini yapmakta zorlanıp iş gücünde azalma meydana geldiğini, davacının yaralanmasına neden olan kazanın ceza kovuşturmasının yapıldığı ----. Asliye Ceza Mahkemesinin-----esas sayılı ceza dava dosyasının davalı sürücü aleyhine kesinleşmiş olduğunu kazada davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, davalılardan sigorta şirketi ile arabuluculuk dava şartının anlaşmazlık ile sonuçlandığını iddia ile şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğini, zamanaşımı itirazları olduğunu; müvekkili olan davalı--- davacının taleplerine neden olan █████/2018 tarihli kazada diğer davalı ---- sürücülüğünü yaptığı ----- ticari plakalı aracın sahibi olmadığını aracın ---. Noterliği'nin 23.02.2018 tarih ---- yevmiye nolu ticari plakalı araç satış sözleşmesi ile dava dışı ----- isimli şahsa satılmış olduğunu, müvekkili olan davalıya araç sahibi olmaması nedeni ile sorumluluk yüklenemeyeceğini ceza mahkemesi kararının mahkemeyi bağlamayacağını, diğer davalı sürücünün kusurunu kabul etmediklerini kusurun ATK tarafından tespit edilmesi taleplerinin bulunduğunu,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un 90. Madde hükmü gereğince tazminatın tarzı ve kapsamında Türk Borçlar Kanun'u hükümlerinin uygulanacağını Adli Tıp Kurumu ----. İhtisas Kurulu'na veya Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre rapor vermeye yetkili bir hastaneye tevdi edip, davacı bizzat hazır edilerek yeni ve denetime uygun bir rapor alınarak, daha sonra kaza sebebiyle meydana gelmişse eğer kırığın davacının elinde bıraktığı hasarın belirlenmesi, davacının yaşı, sosyal durumu ve mesleği dikkate alınmak suretiyle, davacının varsa yaralanması nedeni ile ekonomik geleceğin sarsılması sonucu oluşan zararın tespit edilmesinin gerektiğini davacının taleplerinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı-----. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerine neden olan kazaya karışan ----- plakalı kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi tarafından █████/2018-█████/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere -----numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu sigortacının sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile orantılı olarak 360.000 TL olan teminat limiti ile sınırlı olduğunu davacının dava yoluna gitmeden önce KTK nun 97 maddesi gereğince sigortacıya gerekli belgelerle başvuruda bulunma dava şartını yerine getirmemiş olduğunu; davanın öncelikle dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, tazminatın ZMSS gereğince; Sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınarak belirlenmesinin gerektiğini sigortacının manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, kaza nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatından, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinden müvekkil şirket sorumlu tutulamayacağını, zira bu hususta sorumluluk sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle; trafik kazası sonucu davacının hastane masraflarının karşılandığını, talep edilen tazminatın aracın sigortasından tahsil edebileceğini, sigortadan ödeme alınmış ise araştırılması gerektiğini, kendisinin maddi imkanının olmadığını, ödeme gücünün bulunmadığını, kendisinin suçunun olmadığını, iddiaları kabul etmediğini bildirmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası nedeniyle malul kalan davacının uğradığı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası ve poliçe kayıtları, tramer kaydı, sgk kayıtları, hastane kayıtları,---.Asliye Ceza Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Mahkememizin █████/2022 tarihli ara karar ile; ---- Noterliği'nin █████/2018 tarihli,----- yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile ---plakalı aracın kazadan önce ---- devredildiği, dava dilekçesinde tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı anlaşılmakla davacının HMK 124/4 fıkrası kapsamındaki taraf değişikliği talebinin kabulü ile---- davalı sıfatının kaldırılarak ---- davalı olarak uyap kaydının yapılmasına karar verilmiştir.Dosya adli tıp kurumuna gönderilerek maluliyet raporu alınmış, adli tıp kurumu ---. İhtisas kurulu raporunda; ---- 27.02.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, █████/2013 tarih ve --- sayılı ---- gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında, fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla; tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir.Davacı vekili █████/2024 tarihli dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olmak üzere 500 TL sürekli, 500 TL geçici maddi tazminat ile 15.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini beyan etmiştir.Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya kusur uzmanı bilirkişi --- ile aktüerya bilirkişisi ---- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2026 tarihli rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; █████/2018 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortacısı olduğu ----- Plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen kazada tarafların kusur durumu, davacının malul kalıp kalmadığı, var ise maluliyet oranı, davalıların istenen maddi ve manevi tazminatlardan sorumlu olup olmadıkları noktalarında toplanmaktadır.Kaza tespit tutanağı, taraf iddia ve cevapları ile toplanan deliller kapsamında olayın oluş şekline göre; davalı sürücü ---, █████/2018 tarihinde sevk ve idaresinde bulunan ---- plakalı otomobili ile ----Caddesi üzerinden geldiği dört kollu kavşakta, sola ayrılan ----- girmek üzere sola dönüş manevrasını yaparken; aracının manevra alanında kalan kavşak girişini kontrol edip karşıya geçen yaya davacıya geçiş önceliği hakkı tanıyarak ---- geçişini bekledikten sonra dönüş manevrasını sürdürmesi gerekirken aksine davranıp; her ne kadar gecede olsa da aydınlatmalı ve yoğun yerleşim alanı olan kavşak girişini ortalama bir sürücü dikkati ile kontrol etmesi durumunda fark etmemesi için bir neden olmayan ve karşıya geçişini büyük ölçüde yapıp hareket alanına aniden girmesi de söz konusu olmayan yaya davacının varlığını gözetmeden manevrasını sürdürmüş ve bu davranışının eseri olarak sola yönelen dönüş açısında kalan yaya davacıya manevra halindeki aracının sol yan kısımları ile çarparak yaralanmasına sebebiyet vererek yola sağdan girip otomobilin soluna kadar ilerlemiş olan dolayısı ile hareket alanına aniden girmemiş olan yayayı fark etmeyeceği veya fark etmiş ise de doğru davranışla basiretli bir sürücü gibi davranmayıp alabileceği tedbirleri almadan çarpma riskine gireceği derecede özensiz olarak manevrasını sürdürüp dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması sureti ile “Tedbirsizlik Dikkatsizlik” ve yine; 2918 sayılı KTK m.53/d hükmünü ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde asli ve % 80 oranında kusurlu davrandığı, davacı yaya --- ise yaya olarak kaza mahallinde kavşak girişinden karşıya geçmekte olduğu, kavşak giriş ve çıkışlarının KTK m. 68/b hükmü kapsamında yayaların karşıya geçişine izin verilen yerlerden olup yayanın karşıya geçiş yeri tercihinde bir kurallara aykırılık bulunmadığı gibi KTK m.53 hükmünün araçlara karşı yayalara geçiş önceliği hakkını verdiği ancak somut olayın gerçekleştiği yerde yayanın karşıya geçişini yaptığı yol genişliği 3 m olup kaza tarihinde 53 yaşında olan kadın yayanın yürüme hızı 1.4 m/sn olarak kabul edildiğinde 3 metrelik yolun yarısından fazlasını dahi geçmiş olsa da kaplama üzerinde bulunduğu süre ortalama 2 saniye olabileceği aracın bu kısa sürelerde çok geride olması mümkün olmayıp yaya kaplamaya girdiğinde davalı sev ve idaresindeki aracın davacıya yakın olduğu, aracın yaya yönüne göre karşıdan geldiği de dikkate alındığında aracın yaya yola girdikten çok sonra belirmesi ve tehlike oluşturması söz konusu olmayıp yaya yola girdiğinde aracın durup duramayacağının analiz edilebileceği derecede yakın olduğu, buna göre yaya her ne kadar geçiş önceliği hakkına haiz ise de; kendi can güvenliği bakımından yakınlık mesafesi bakımından durmayacağı muhtemel olan aracın hareket alanına girmeyip durmasından emin olduktan sonra karşıya geçişini sürdürmesi gerekirken; mevcut tehlikesi fark edilebilir aracın varlığına rağmen geçişini sürdürmüş ve bu ihmali sonucu kazanın oluşumuna katkıda bulunduğunun kabulü gerektiği ve bu davranışının KTK m.68 hükmünün gönderme yaptığı KTY m.138 hükmünü ihlal ettiği ve kazanın meydana gelmesinde % 20 oranında kusurlu olduğu, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan ATK ----. İhtisas Dairesi raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında, fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmesi sebebiyle tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme süresinin (geçici işgöremezlik) ise 1 ay olduğunun mütalaa edildiği, bu kapsamda alınan aktüer raporunda davacıya SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği de düşüldükten sonra % 20 kusur oranına göre 411,11 TL iş göremezlik zararının bulunduğu, sürekli iş göremezliği bulunmadığından bu yöndeki tazminat talebinin reddi gerektiği, söz konusu zarardan davalı sürücünün TBK m.49, davalı işletenin KTK m.85 hükümleri kapsamında kaza tarihinden itibaren ve dava dilekçesinde faiz istemini belirtmemiş olması sebebiyle yasal faiz ile sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin ise KTK m.91 hükmü gereğince işleten ve sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limiti kapsamında arabuluculuk son tutanak tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilerek söz konusu zarardan sorumlu olduğu, zira davalı sigorta şirketine daha önce başvurunun yapıldığı ancak tebliğ tarihinin belli olmadığı, bu kapsamda bir delil de sunulmadığı, bu yüzden arabuluculuk son tutanak tarihinin esas alınması gerektiği kanaatine varılmış ve sonuç olarak davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin davasının reddine, davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 411,11 TL'nin davalılar ---ve --- yönünden █████/2018 (kaza), davalı ---- yönünden ise █████/2021 (arabuluculuk son tutanak tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Bunun yanında kaza sebebiyle yaşanan yaralanmanın davacı uhdesinde oluşturduğu üzüntü ve elem TBK m.56/I hükmünce değerlendirilmiş, yaşanan olayın asla bir maddi karşılığının olmaması ve ayrıca manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmayacağına dair ilkeler kapsamında, söz konusu kazanın davacı uhdesinde manevi zarara da sebebiyet verdiği kanaatine varılarak hakkaniyet ilkesi (TMK m.4), tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve olayın oluş şekli ile kusur oranları da dikkate alınarak talep edilen tazminatın kısmen kabulüne kısmen reddine karar karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Ayrıca yargılama giderleri açısından; dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ---- kaza öncesinde kazaya karışan aracı taraf değişikliği talep edilen ---- devrettiği, iş bu talebin mahkememiz kararıyla kabul edildiği, anılan davalının taraf olmaktan çıkarıldığı, ön inceleme duruşmasından önce iş bu karar alındığından ve kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AATÜ m.6 hükmü gereğince yarı oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği,HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin davasının reddine,2-Davacının -----) aleyhine açmış olduğu davanın, HMK m.124 ve mahkememizce verilen █████/2022 tarihli taraf değişikliğinin kabulüne dair ara karar uyarınca reddine,3-Davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 411,11 TL'nin davalılar ---- ve --- yönünden █████/2018 (kaza), davalı -----yönünden ise █████/2021 (arabuluculuk son tutanak tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,4-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 2.000,00 TL'nin davalılar ----ve ----- yönünden █████/2018 (kaza) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,5-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 273,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 458,76 TL harcın davalılardan (davalı ----- 78,22 TL'lik kısmından müteselsilen sorumlu olmak üzere) müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,6-Davacı tarafça yapılmış, 59,30 TL başvurma harcı, 273,24 TL peşin harç olarak toplam 332,54 TL harç giderinin davalılardan (davalı ----- 56,70 TL'lik kısmından müteselsilen sorumlu olmak üzere) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafça yapılmış, tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti ve 2.595,00 TL adli tıp fatura ücreti olarak toplam 19.219,75 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 2.896,42 TL'sinin davalılardan (davalı ----- 493,84 TL'lik kısmından müteselsilen sorumlu olmak üzere) müteselsilen davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı -----) tarafından yapılmış 75,00 TL gider avansının davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,9-Kabul edilen maddi tazminat yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 411,11 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,10-Red edilen maddi tazminat yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 588,89 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar ---- verilmesine,11-Davalı (-----) yönünden HMK m.124/4 hükmü ve AAÜT m.6 hükümleri kapsamında belirlenen 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 12-Kabul edilen manevi tazminat yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ----- alınarak davacıya verilmesine,13-Manevi tazminat davasının reddedilen kısmı yönünden; Anayasa Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli ----- sayılı kararı uyarınca kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 14-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,15-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 198,92 TL'sinin davalılardan (davalı ---- 33,91 TL'lik kısmından müteselsilen sorumlu olmak üzere) müteselsilen, 1.121,08 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,Dair, tarafların yokluklarında, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.