Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, komisyonculuk sözleşmesinden doğan alacak davasında davalının tacir sıfatı bulunmadığından görevsizlik kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesini yetkili kıldı.
Özet: Bir şirketin, komisyonculuk sözleşmesi kapsamında ödenen bedele rağmen devredilmeyen gayrimenkullerden kaynaklanan alacak iddiasıyla bir şahıs aleyhine açtığı davada, mahkeme davalının tacir sıfatı taşımaması nedeniyle uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığını ve dolayısıyla mutlak ticari dava niteliğinde olmadığını tespit etmiştir; görev kurallarının kamu düzeninden sayılması sebebiyle, davanın asliye hukuk mahkemesinin yetki ve görev alanına girdiğini belirterek yargılamanın görevsizlik nedeniyle durdurulmasına karar vermiştir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ███████
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... .... .... .... .... .... .... ilçesinde ruhsat sahibi olduğunu, ruhsat sahasının içinde elektrik üretimine dönük yüksek sıcaklıkta 2500 m. İle 3000 m. derinlikte kuyular açmak amacıyla tarla ve bağlar aldığını, Alaşehir ilçesinde iletişime geçtiği davalı ... ve dova dışı ...ile bir takım gayrimenkullerin devri konusunda anlaştığnı, bu anlaşmaya istinaden müvekkili şirket tarafından, 2.390.000,00 TL davalı ...'ün hesabına havale yapıldığını, söz konusu şahısların anlaşmaya konu gayrimenkullerden bir kısmını müvekkili firmaya devrettiğini, ancak geri kalan kısmı devretmediğini, ... .... .... .... .... .... .... ada/parsel nolu taşınmazlarda taahhütnamede belirtilen ücretlerin alındığını, ancak taşınmazların devri tamamlanmadığını, yaklaşık 700.000,00 TL tutarında gayrimenkulun müvekkiline devredilmediği gibi bu tutarı da iade edilmediğini, anlaşmaya konu yaklaşık bu bedel tutarında gayrimenkullerin devrini yapmadıklarını, bunun üzerine taraflar arasında taahhütnameler tanzim edildiğini, bu tarih itibariyle 1 ay içerisinde ödenen meblağa karşılık ilgili taşınmazın devrinin gerçekleştirileceği taahhüt edildiğini. ancak karşı taraf söz konusu taahhütlerini yerine getirmediğini, taahhütnameye konu devirlerinin yapılmadığını, söz konusu miktarı iade etmediklerini, davalı zebepsiz zenginleştiğini, Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası üzerinden davalı ile dava dışı eşi ...adına takip başlatıldığını, takibe davalı icra takibine itiraz ettiğini, ancak ...etmediğini, arabuluculuk başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkilinin ikametinde açılması gereken dava, davacı şirketin ikametgahının bulunduğu mahkemede açıldığını davanın yetkili mahkeme davalının ikametgahının bulunduğu Alaşehir Asliye Hukuk - Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, komisyonculuk sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre;
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. 6100 Sayılı HMK. 2. maddesi uyarınca; değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisi yönünden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, “ticari iş” ve “ticari dava” birbirinden farklı kavramlar olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
Somut olayda uyuşmazlık komisyonculuk sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, dava; konusu itibariyle mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda, eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin tacir olması zorunludur. Davacı her ne kadar tacir ise de davalı tarafın tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda eldeki davada uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan söz edilemeyecek olup açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nın 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,
2-Tarafların görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!