Trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybı ve kullanım mahrumiyeti için açılan haksız fiil tazminat davası.
Özet: Bir trafik kazasında tali yoldan kural ihlali yaparak çıkan davalı aracın davacıya ait araca çarpması sonucu oluşan 100/100 kusurlu bir haksız fiil iddiasına dayanan bu tazminat davasında, davacı, aracında meydana gelen reel değer kaybı ve 36 gün süren tamir nedeniyle oluşan hak mahrumiyeti kaybının kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte kusurlu sürücü ve ilgili sigorta şirketinden tahsilini talep ederken, davalı sigorta şirketi ise zaten bir miktar değer kaybı ödemesi yapıldığını, hak mahrumiyetinin poliçe kapsamında olmadığını ve davanın reddi gerektiğini ileri sürmektedir.

T.C.
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2025KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2025 tarihinde İstanbul ili, .... ilçesi, ... ... mahallesi, ... sokak üzerinde müvekkile ait ... plakalı aracı ile seyir halinde iken, tali yoldan trafik kurallarına uygun olmayarak çıkan ... plakalı araç sürücüsü olan davalı ..., müvekkilin aracına sol yan bölümünden çarptığı, bu kazaya ise ... plakalı araç sebep olduğu, kazaya karışan davalı aracın ███████ kusurlu olduğu açık olduğu, kaza sonrası müvekkilim ile davalı birlikte tutanak tutmuş olup davalının kullanmış olduğu araca ait poliçe bilgileri işbu tutanakta yer aldığı, davalının kaza anında kullandığı araca ait poliçe no ise: ... olduğu, mezkur kaza dolayısıyla müvekkile ait ... plaka sayılı araçta reel değer kaybı ve araç hak mahrumiyeti kaybı meydana geldiği, müvekkile ait araçta oluşan değer kaybı için davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ne başvurulmuş olup talebimiz tam olarak karşılanmamış olup sadece 63.948,32-TL değer kaybı ücreti ödendiği, sigorta şirketinden araç hak mahrumiyet bedeli de talep edilmişse de poliçe kapsamında olmadığından araç hak mahrumiyet bedeli tahsil edilemediği, müvekkile ait araç █████/2025 tarihinde anlaşma servislerden biri olan ''... .../...'' adresindeki ... ... tamir edilmek üzere verilmiş olup █████/2025 tarihinde tamir süreci bitip araç teslim alındığı, araç 36 gün sigortanın anlaşmalı servisinde tamir edildiğinden müvekkil aracın kullanımından mahrum kaldığı, bu süreç içerisinde kimi zaman taksi kimi zaman da araç kiralamak zorunda kaldığı, Kaza sonucunda uğranılan zarara ilişkin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle bu hususta yapılacak tespit sonucunda talep miktarımız artırılmak üzere hak mahrumiyet kaybı ve reel değer kaybı tazminini talep etmekteyiz.Yukarıda arz ve izahına çalıştığımız nedenler ve Sayın Mahkemenizin re'sen dikkate alacağı sebeplere istinaden; HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla HMK madde 107 uyarınca şimdilik 100,00-TL hak mahrumiyeti kaybının ve 100,00-TL reel değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait araçta değer kaybına konu parça ve işçilik bulunmadığından araçta bakiye değer kaybı oluşmadığı tespit edildiği, değer kaybı talebinde bulunan aracın önceki kazasının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe tanzim tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar dikkate alınarak hesaplama yapılmasını, gelir kaybı, kar kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak yansıma veya dolaylı zararlar trafik poliçesi teminatına girmediği, kaza tespit tutanakları kesin delil olmadıkları gibi bilirkişi raporu niteliğinde de olmadığı, kusur, derecesi ve dağılımı, hatta olayın oluş şekli özel ve teknik bir çözümleme gerektirdiği, bu nedenle talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılması müvekkil şirketten poliçe limitini aşan veya sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedel istenemeyeceği, müvekkil şirket sigortalısının kusuru oranında gerçek hasar bedelini ödeyerek borcunu ifa etmiş sayıldığı, sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kadar riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp ödeme yapılması gerektiği, davacının avans faiz talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği, açıkladığımız ve re'sen gözetilecek sebeplerle; müvekkil şirket tarafından yapılan ödemeler ışığında huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kaza, ... plakalı araç diğer davalı ... sevk ve idaresindeyken gerçekleşmiş olup kazanın gerçekleşmesinde müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığı, bu nedenle, davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının talep etmiş olduğu reel değer kaybı ve hak mahrumiyet kaybı bedelinden müvekkil şirketin sorumlu olmadığı tartışmasız olduğu, davacı taraf dava dilekçesi içeriğinde, müvekkil şirkete ait aracı kullanan şoförün % 100 kusurlu olduğunu beyan ettiği, belirtmek gerekir ki maddi hasarlı bir trafik kazası neticesinde taraflarca tutulan trafik kazası tespit tutanağının kusuru açıklayan bir yönü bulunmadığı, tarafların kusurlu olup olmadıkları, kusurun hangi oranda kime ait olduğunun tam tespitinin yapılabilmesi için konusunda uzman bir trafik bilirkişi tarafından tanzim edilecek bir rapor ile bu husus tam bir açıklığa kavuşturulabileceği, trafik kazası tespit tutanağının bu yönüyle tarafların kusurunu açıklayan bir yönü bulunmamakla birlikte müvekkil şirkete ait aracı kullanan şoförün % 100 kusurlu olduğunun belirtilmesi ve oluştuğu iddia edilen hasar ve değer kaybından müvekkil şirketin sorumlu tutulmaya çalışılması izahtan vareste olduğu, kaza bakımından müvekkil şirketin kusuru bulunmadığı, davacının gerçek zararının tespiti için Mahkemeniz tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği ve bilirkişi incelemesinin yalnızca davacı tarafından sunulan belgelere dayanmaması, ayrıntılı ve denetime elverişli olması gerektiği yerleşmiş Yargıtay İçtihatları ile kabul edildiği, değer kaybı bedeli belirlenirken değer kaybına konu aracın ... ...'nin kasko değer liste bedeline göre rayiç değeri üzerinden, kullanılmışlık düzeyi(km/saat) ve hasara uğrayan parçaların katsayısı da baz alınarak hukuk ve hakkaniyete uygun bir hesaplama yapıldığı, davacı tarafından hak mahrumiyetinin meydana geldiğine ilişkin herhangi bir belge dosyaya sunulmadığı, bu nedenle hak mahrumiyeti kaybından söz edilebilmesi mümkün olmadığı, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, öncelikle esasa girilmeksizin, görev itirazlarımız göz önünde bulundurularak sayın mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyaya bakmakla İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmesini, sayın mahkemece esasa ilişkin inceleme yapılacak ise; müvekkil şirketin dava konusu kazada herhangi bir kusuru olmadığı ve davacı tarafından talep edilen maddi tazminat taleplerinin hukuk ve hakkaniyete aykırı, fahiş olduğu sabit olduğundan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir.CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın gerçekleşmesinde müvekkilin kusuru bulunmadığı, davacı taraf, dava dilekçesi içeriğinde müvekkil ...’ün %100 kusurlu olduğunu iddia ettiği, oysa ki, maddi hasarlı trafik kazası neticesinde taraflarca tutulan trafik kazası tespit tutanağı, kusur oranını açıklayıcı nitelikte olmadığı, tarafların kusurlu olup olmadıkları ve kusur oranlarının belirlenebilmesi için, konusunda uzman bir trafik bilirkişisi tarafından hazırlanacak rapor ile hususun açıklığa kavuşturulması gerektiği, trafik kazası tespit tutanağında kusura ilişkin açık bir belirleme bulunmamasına rağmen, müvekkilin %100 kusurlu olduğunun iddia edilmesi ve meydana geldiği ileri sürülen hasar ile değer kaybından müvekkilin sorumlu tutulmaya çalışılması hukuken dayanaksız olduğu, her ne kadar dava konusu kazada müvekkil ...’ün kusuru bulunduğu kabul edilmemekle birlikte; kaza sonrasında davacı, aracın ZMSS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş.’ye başvurmuş ve değer kaybı tazminatı talebinde bulunduğu, yapılan değerlendirme sonucunda, davacıya 63.948,32-TL ödeme yapıldığı, bu hesaplama, aracın ... ... kasko değer listesi, aracın kilometresi, kullanım düzeyi ve hasar gören parçaların katsayıları dikkate alınarak, objektif kriterler çerçevesinde gerçekleştirildiği, hal böyleyken, davacının herhangi bir bilimsel rapor veya teknik delil sunmaksızın, yapılan ödemenin eksik olduğunu ileri sürmesi ve bakiye değer kaybı adı altında yeniden talepte bulunması, hukuken korunamayacak nitelikte kötü niyetli bir girişim olduğu, bu nedenle davacının bakiye değer kaybı talebinin reddi gerektiği, davacı tarafından hak mahrumiyetine dair hiçbir delil sunulmadığı, bu nedenle hak mahrumiyetinden söz edilmesi mümkün olmadığı, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; öncelikle, esasa girilmeksizin görev itirazımız dikkate alınarak, dosyaya bakmakla İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmesini, sayın Mahkemenizce esasa ilişkin inceleme yapılacak ise; davacıya ait aracın dava konusu kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesini, akabinde, müvekkil ...’ün dava konusu kazada herhangi bir kusuru bulunmadığı ve davacı tarafından talep edilen maddi tazminat taleplerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı, fahiş nitelikte olduğu sabit bulunduğundan, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle;"SONUÇ YUKARIDA AÇIKLANAN HUSUSLAR DOĞRULTUSUNDA 1 – KUSUR DURUMU DEĞERLENDİRİLMESİ NETİCESİNDE ; A – ... Plakalı kamyonet sürücüsü ...’ın maddi hasar ile neticelenen trafik kazasında % 20 (yüzde yirmi ) oranında tali derecede kusurlu olduğu, B – ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ün maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 80 ( yüzde seksen) oranında asli derecede kusurlu olduğu, Dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hâkim yetkisindedir. 2 – DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME NETİCESİNDE; Dava konusu ... plakalı ... marka ... tip 2022 model aracın şasi numarasının ... ve kaza anında 95.721 kilometrede olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler ışığında davaya konu aracın geçmişe yönelik olarak tramer kaydı içeren bilgiye rastlanmadığı, tramer kaydı bulunmadığı göz önüne alınarak yapılan çalışmada, █████/2025 günü meydana gelen kaza neticesinde aracın sol arka ve ön kapı bölgelerinden değer kaybı hesabında etkili olacağı, araç piyasa değerlendirme sonuçlarına göre, rapor tarihinde aracın mevcut durumda hasarsız ortalama bedeli ile (1.722.000 TL), emsal hasarlı durumdaki piyasa değeri (1.601.800 TL) arasındaki farkın 120.200 TL olduğu ve kaza anı olan █████/2025 tarihine endekslendiğinde ise, ekte sunulan hesaplama sonucuna göre dava konusu araçtaki değer kaybının 105.473,87 TL olacağı; Dava konusu araca ait hasarın boyutu ve hasar resimlerinin incelenmesinden hasar giderilme süresinin ortalama 10 gün olarak dikkate alınmasının uygun olacağı, emsal aracın günlük ortalama kiralama bedelinin 1.806 TL/gün olduğu dikkate alınırsa, rapor tarihinde toplam kazanç kaybının 18.060 TL olacağı, kaza tarihine indirgendiğinde ise toplam kazanç kaybının 15.847,41 TL olacağı" şeklinde görüş bildirilmiştir.Mahkememizce dosyanın tarafların itiraz ve beyanları kapsamında ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2026 tarihli ek raporda özetle;"Değer ve kazanç kaybı aşısından yapılan itiraz: Değer kaybı tespit edilirken; aracın ikinci el piyasa değeri, geçmişte yaşadığı hasarlar, aracın kilometre durumu, üretim yılı, hasar gören parçalar ve bunların araçtaki değeri gibi somut durumların esas alınması gerekmekte iken bilirkişinin online araç alım-satım sitelerinde araç fiyatlarına dayalı olarak bir hesaplama yapması hukuka aykırıdır. Sayın bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda araç onarım süresinin 10 gün olduğuna değinilmişse de 10 gün olarak tespit edilen onarım süresinin fahiş tespit edildiği ortadadır. Araçta meydana gelen hasarın durumu gözetildiğinde araçta meydana gelen hasarın 10 gün sürmeyeceği açıktır. Sayın Bilirkişi tarafından aracın onarım süresince parça temini, maddi hasar boyutuna göre kaç gün onarım süresi geçeceğine ilişkin denetime elverişli rapor düzenlemesi gerekmekte iken eksik inceleme ile rapor tanzim edildiği görülmektedir. Cevap: Kök raporda sunulduğu üzere değer kaybı hesabı yapılırken dava konusu araca emsal 5 adet aracın piyasa araştırması yapılara ve kaza tarihine indirgenerek yapılan çalışma en sağlıklı yöntem olup araç piyasa değeri konusunda tutarlı bilgi vereceği aşikar olup; Yargıtay İçtihatlarında değer kaybı hesabında "aracın hasarsız hâliyle ve kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki ikinci el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki hâline göre serbest piyasadaki ikinci el piyasa değeri arasındaki farkın tespit edilmesiyle" bulunur, denilmektedir. Bunun yanı sıra araçtaki hasarın giderilmesi esnasında aracın serviste bekletilme süresi değil, hasarın boyutu dikkate alındığında makul tamir süresi göz önüne alınarak (dava konusu aracın sol iki kapısının tamir ve boya işlemi gördüğü göz önüne alınarak) mahrumiyet bedel hesabı yapıldığı için kök raporda anılan sonucun geçerli olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.Dava ve cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, kaza tespit tutanakları, hasar dosyası, fotoğraflar ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde.; davanın, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve hak mahrumiyeti tazminatı talebine ilişkin olduğu, davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısı ve diğer davalının sürücüsü olduğu ... plakalı aracın █████/2025 tarihinde kazaya karıştıkları, kaza sonucu davacının aracında hasar meydana geldiği, davacının işbu dava ile değer kaybı ve araç mahrumiyeti tazminatı talebinde bulunduğu, mahkememizce tarafların kusur durumları ile davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyeti bedeli miktarının tazmini amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, düzenlenen bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın %20 oranında ... plakalı aracın ise %80 oranında kusurlu olduğunun rapor edildiği, ayrıca davacıya ait araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi itibari ile tespit edildiği, bilirkişi raporunun gerekçeli, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce hükme esas alındığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının kabulü ile 20.430,776TL değer kaybı ile 12.677,92TL hak mahrumiyeti tazminatının sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,2-Alınması gereken 2.261,65-TL karar ve ilam harcından 615,40-TL peşin harç ile 980,00-TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 666,25-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.318,30-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 13.705,00-TL masraf ile 980,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 16.003,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 33.108,70-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,6-4.700,00-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,Dair. Miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekili ile davalı Erse Kablo vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026Katip ... Hakim ...