Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Borç Bakiyesine İlişkin İtirazın İptali Kararı.
Özet: Davacı, aralarındaki fuar hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ve Euro cinsinden belirlenen alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının, kendi yaptığı kısmi TL ödemeleri ile icra dosyasına yatırdığı tutarın toplamını fatura bedelinden düşerek TL üzerinden hesapladığı bakiye borç miktarı üzerinden kısmen itiraz etmesi nedeniyle, sözleşmenin Euro bazlı olduğunu ve halen 2.107,99 Euro tutarında bakiye alacağının bulunduğunu belirterek bu kısma yönelik itirazın iptalini talep etmektedir.

T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.CANKARAASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2024GEREK.KAR.YAZ. TARİH : 04.04.2024Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...5. Genel İcra Müdürlüğü’nün ███████████ Esas sayılı dosyasından, davalı aleyhine ilamsız takip yapıldığı ve ödeme emri borçluya tebliğ edildiğini, davalı vekili tarafından borca kısmen itiraz edildiğini, işbu davanın açılması öncesinde, Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalı ile müvekkili arasında ekte örneği sunulan 20.03.2023 tarihli sözleşme akdedildiğini, 07-11.05.2023 tarihlerinde gerçekleştirilen fuara ait ekli fotoğrafa konu davalının stantları da hazır edilerek katılımı ile sözleşmeye konu fuarın gerçekleştirilmesi ertesinde ekte örneği sunulan 17.05.2023 tarihli ve 206.584.46 TL bedelli fatura keşide edildiğini ve sözleşme bakiye bedelinin tahsili için işbu davaya konu icra takibi yapıldığını, buna karşılık, ...5. Genel İcra Müdürlüğü’nün ███████████ Esas sayılı dosyasından ekli ödeme emrinin davalıya 16.11.2022 tarihinde tebliği ertesinde, vekili tarafından süresinde 23.11.2022 tarihinde borca kısmen itirazda bulunulduğunu ve Müvekkiline olan bakiye borçlarının 78.320.10 TL olduğunu bildirdiği ve bu miktarı dosyaya yatırdığını, Müdürlük tarafından bu itiraz doğrultusunda 78.320.10 TL dışında kalan kısım için takibin durdurulmasına karar verildiğini, yatırılan miktardan harçlar kesildikten sonra taraflarına 24.11.2023 tarihinde 73.190.14 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde davalı, toplam 9.641 Avro ödemekle yükümlü olduğunu, bu ödemelerini 3 eşit taksitte 31 Mart 2023, 28 Nisan 2023 ve 31 Mayıs 2023 tarihlerinde 3.213.66 Avro olarak ödemeyi taahhüt etmiş olduğunu, davalının, takip öncesinde yaptığı ödemeler ile bu ödemelerin Avro karşılıkları ise 28 Nisan 2023 tarihinde 3.202 Avro (1 Avro 21.3454 TL) karşılığı 68.264.36 TL ödeme yaptığı, (Ödenen TL'nin Merkez Bankası Avro kur karşılığı daha az olmakla birlikte, ödemenin yapıldığı an itibariyle döviz kuru karşılığı Taraflar arasında bu şekilde kabul edilmiş olduğu), 11 Ağustos 2023 tarihinde her biri 30.000 TL olmak üzere 2 seferde toplam 60.000 TL ve 2.014 Avro (1 Avro 29.7825 TL) karşılığı ödeme yaptığıını, işbu davaya konu sözleşmeye ilişkin takip öncesinde davalının yaptığı ödemeler toplamı 128.264.36 TL karşılığı 5.216 Avro olduğu, sözleşme bedeli 9.641 Avro'dan bakiye ödenmesi gereken miktar 4.425 Avro olduğu ve takipte asıl alacak miktarı da herhangi bir hesap bilirkişi incelemesine gerek kalmaması için 4.424.99 Avro olarak bildirildiğini, davalı ise, takibin konusunun Taraflar arasındaki sözleşme bakiye bedeli olduğunu dikkate almaksızın, 17.05.2023 tarihli ve 206.584.46 TL bedelli faturadan takip öncesi yaptığı ödemelerin TL karşılığı olan 128.264.36 TL'nin çıkartılması ertesinde bulunan 78.320.10 TL borcu olduğunu bildirerek borca kısmen itiraz ettiğini, Takibin, Avro üzerinden toplamda 9.641 Avro olarak ödenmesi kabul edilen sözleşme bakiye bedelinin tahsili istemine ilişkin olması karşısında, Davalının itirazının açıkça yasal dayanaktan yoksun, haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu bağlamda vurgulanması gereken diğer bir hususun, Davalının takip dosyasına 23.11.2022 tarihinde ödediği 78.320.10 TL'dan harçlar kesildikten sonra taraflarına 24.11.2023 tarihinde ödenen 73.190.14 TL'nın Avro karşılığı, Davalı tarafından İcra Müdürlüğüne ödemenin yapıldığı 23.11.2023 tarihi itibariyle (1 Avro 31.5194 TL) 73.190.14 TL'nın Avro karşılığı 2.322 Avro olduğu, Zira, Davalı, takibe kısmi itirazında 78.320.10 TL borcunu kabul etmekle birlikte, kabul ettiği borcun harçlarını yatırmadığını ve harçlar kesildikten sonra taraflarına 73.190.14 TL ödendiğini, taraflarına ödenen miktar üzerinden Avro karşılığı hesaplanarak davaya konu sözleşme bakiye bedelinin bulunması gerektiğini, işbu davaya konu takipte bildirilen sözleşmeye ilişkin bakiye 4.429.99 Avro'nun takiple birlikte 2.322 Avro'su taraflarına ödendiği, bakiye 2.107.99 Avro için işbu itirazın iptali davası açılması zorunlu olduğu, işbu davada sözleşme bakiye bedeli 2.107.99 Avro karşılığı asıl alacak için Davalının kısmi itirazının iptali ile takibin devamı talep edildiği ve hesap yönünden ayrıca rapor alınmaması için işlemiş faiz talep edilmemiş olduğu, dava tarihi itibariyle harca esas değer 67.833 TL üzerinden dava açıldığını, ekli belgelerle sabit olduğunu ve dosyanın tekemmülünde de somutlanacağı üzere, Davalının, takip ile davaya konu sözleşme ve sözleşmeye konu edimlerin Müvekkili tarafından yerine getirildiği hakkında bir itirazı bulunmadığı gibi, Davalının ödemeleri ve bu ödemelerin Avro karşılıkları hakkında bir uyuşmazlık bulunmadığını ve Hukuki uyuşmazlık, sözleşme bakiye bedelini Davalının, takibe konu sözleşmede kararlaştırılan Avro üzerinden mi, sözleşmeye ilişkin keşide edilen faturadaki TL üzerinden mi ödeyeceğinin değerlendirilmesine ilişkin olduğu, Takibe konu sözleşmede Davalının sözleşme bedelini Avro olarak ödemeyi kabul etmesi ve takip öncesi her bir ödemesinde de TL ödemelerinin Avro karşılığında mutabık kalınması karşısında, istem gibi karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin iyiniyetli olarak sözleşmeye dayalı tüm yükümlülüklerini aylar öncesinden yerine getirmesi karşısında, davalının sözleşme bedelinin tamamından sorumlu olduğu sabit olduğu ve edimlerini yerine getiren müvekkiline sözleşme bakiye bedelinin ödenmemesi, Davalının kötüniyetli olduğunu kanıtladığını, yurtdışında organize edilen sözleşmeye konu fuar organizasyonuyla ilgili olarak da tüm edimler müvekkili tarafından yerine getirildiğini, müvekkilinin sözleşme bedeli dışında oluşabilecek tüm diğer zararlarına ilişkin yasal hakları da saklı tutularak yukarıda açıklanan nedenlerle, takibin devamı ve likit borca kötüniyetli olarak itiraz sonucu yüzde 20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesi istemli işbu davanın açılması zorunlu olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, neticede ...5. Genel İcra Müdürlüğü’nün ███████████ esas sayılı dosyasından asıl alacak harca esas değer 2.107.99 Avro dahil Davalının borca kısmi itirazının iptali ile takibin bakiye tüm alacaklar üzerinden devamına ve asıl alacağın yüzde 20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Hukuki uyuşmazlığın, sözleşme bakiye bedelinin, takibe konu sözleşmede kararlaştırılan Avro üzerinden mi, sözleşmeye ilişkin keşide edilen faturadaki TL üzerinden mi ödeyeceğinin değerlendirilmesine ilişkin olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu Avro karşılığı TL ödemeleri nedeniyle kur farkının ortaya çıktığını ve taleplerinin bu kur farkından kaynaklandığını beyan ve iddia etmiş olduğunu, ancak davacı tarafın bu beyan ve iddiaları maddi ve hukuki gerçeği yansıtmadığını, bu sebeple huzurda ikame edilen işbu haksız davanın esastan reddi gerektiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm ödemelerini zamanında ve karşı tarafın da kabul edip TL üzerinden düzenlediği faturalara istinaden ödeme günündeki TL karşılığıyla ödediğini ve borcunu ifa ettiğini, davacı taraf, huzurdaki davada hukuki uyuşmazlığın, sözleşme bakiye bedelinin, takibe konu sözleşmede kararlaştırılan Avro üzerinden mi, sözleşmeye ilişkin keşide edilen faturadaki TL üzerinden mi ödeyeceğinin değerlendirilmesine ilişkin olduğuna dikkat çektiğini, müvekkilinin anılan sözleşmedeki tüm ödemelerini her iki tarafça da mutabık kalındığı üzere avro karşılığı TL olarak ödediğini, davacı taraf da dava dilekçesinin 2. Sayfasında, "1. 28 Nisan 2023 tarihinde 3.202 Avro (1 Avro 21.3454 TL) karşılığı 68.264.36 TL ödeme yapıldığı, (Ödenen TL'nin Merkez Bankası Avro kur karşılığı daha az olmakla birlikte, ödemenin yapıldığı an itibariyle döviz kuru karşılığı Taraflar arasında bu şekilde kabul edilmiştir)," beyanıyla da bu durumu ikrar ettiğini, diğer bir hususun da, şayet ödemelerin avro üzerinden ödenmesi kabul edildiyse, neden faturalar ödeme günlerinde TL üzerinden tanzim edilmiş olduğunu, Müvekkilinin Davacının TL üzerinden tanzim etmiş olduğu faturalara istinaden sözleşmesel edimini yerine getirdiğini, Huzurdaki davada hukuki uyuşmazlığın dayandığı nokta, sözleşmede avro olarak belirlenen bedellerin, hangi para birimi ile ödeneceğine dair bir hüküm bulunmamasından nedenine isabet ettiğini, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince, taraflar, akdettikleri sözleşmede, sözleşme bedelini, ülke parası dışında bir para birimi üzerinden kararlaştırabileceklerini, sözleşme bedeli olarak ülke parası dışında bir para biriminin kararlaştırıldığı hallerde, para borcunun niteliği “yabancı para borcu” olacağını, sözleşme bedelinin yabancı para birimi üzerinden kararlaştırıldığı yani yabancı para borcunun söz konusu olduğu durumlarda; Ödemenin yalnızca belirlenen yabancı para birimi ile yapılabileceğinin düzenlendiği, Ödemenin yalnızca bu para birimi üzerinden yapılabileceğinin özel olarak düzenlenmediği haller olmak üzere ikili bir ayrım karşılarına çıktığını, ilk ihtimalde “gerçek yabancı para borcu”ndan bahsedilirken ikinci ihtimalde ise “gerçek olmayan yabancı para borcu”ndan bahsedileceğini, yani borçlunun, borçlandığı bedelin TL karşılığını ödeyerek de borcundan kurtulabileceği borca, gerçek olmayan yabancı para borcu denileceğini, Taraflar, sözleşmede kararlaştırılan yabancı para birimi ile sözleşme bedelinin ödenmesini ve TL karşılığı ile ödeme yapılması ihtimalini bertaraf etmek istiyorlar ise bunu muhakkak sözleşme içeriğinde açık ve net bir şekilde belirtmeleri gerektiğini, işin niteliğinden ya da tarafların örtülü iradelerinden, gerçek yabancı para borcunun söz konusu olduğunun anlaşıldığı durumlar saklı olduğunu, Ancak dosyada böyle bir saklı durum olmadığını, zira taraflar gerek TL üzerinden tanzim edilen faturalarla gerekse TL ile ödenmesi konusundaki mutabakatlarıyla zaten bu örtülülüğü ortadan kaldırdıklarını, sözleşme bedelinin yabancı para borcu olduğu tespit edildikten sonra bu borcun, gerçek yabancı para borcu mu, gerçek olmayan yabancı para borcu mu olduğuna bakılmasını, sözleşmede aynen ödeme gibi bir ibare geçmiyorsa ve işin niteliğinden ya da tarafların örtülü iradelerinden aynen ödeme yapılacağı anlaşılmıyorsa gerçek olmayan yabancı para borcundan bahsedildiği anlaşılacağını, ödeme günü geldiği zaman ifa edilecek yabancı para borcunda, sözleşmede aynen ödeme kaydı bulunmuyorsa, ki huzurdaki davaya konu sözleşmede böyle bir kayıt bulunmuyor, borçlu, dilerse ödeme günündeki rayiç üzerinden, yani vade tarihindeki döviz kuruna endeksli olarak ülke parası ile ödeme yapabileceğini, Kanun’un borçluya tanıdığı bu yetki neticesinde, alacaklı taraf, ülke parası ile yapılan ödemeyi reddetme hakkına sahip olamayacağı, aksi takdirde alacaklının temerrüdüne ilişkin hükümler uygulama alanı bulacağını, bu halde, vadesi gelen ödemelerini ödeme gününde avro karşılığı TL para birimiyle ile yapan Müvekkilinin kur farkı dolayısıyla borçlandırılması hukuken mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle, huzurdaki davaya konu icra dosyasının ikamesini gerektiren hukuki şartların oluşmadığının kabulü gerektiğini ve davanın reddi gerektiğini, Kur farkına dayanan bir alacaktan söz edilmesi halinde dahi, kabul mahiyetinde olmamak üzere, kur farkına dayalı bir fatura davacı tarafça düzenlenmemiş ve usulüne uygun biçimde müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacı tarafça dava dilekçesinde kur farkına atıf yapılmadığını, ancak Davacı tarafça kur farkı faturası tanzim edilmediğini, dolayısıyla böyle bir alacağın varlığının tartışılacak olması halinde dahi, usulen Müvekkiline fatura ile bildirim yapıldığını, anılan sebeple sırf bu nedenle dahi kur farkına ilişkin beyan ve taleplerin hukuken dinlenilebilirliği bulunmadığını, Yukarıda izah edilen ve Sayın Mahkemece resen nazara alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı olmak kaydıyla; Davacı tarafından ikame edilen işbu haksız davanın reddine, Davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER 1-Arabuluculuk son tutanağı2-Sözleşme, belgeler, fatura ve dekontlar3-...5. Genel İcra Dairesinin ███████████ esas sayılı dosyasıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında akdedilen, fuar stand hizmeti verilmesine dair sözleşme uyarınca bakiye sözleşme bedelinin tahsiline dair icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkememizce dava ve cevap dilekçesine ekli taraf delilleri incelenmiş, dosya kapsamına göre bilirkişi incelemesi gerektirir bir durum bulunmadığından bilirkişi raporu alınmaksızın tahkikat aşamasına geçilmek suretiyle karar tesis edilmiştir. Davacı vekilince açılan dava ile; sözleşme kapsamında davalının 9.641,00 Euro borcu 3 taksit halinde (her bir taksit 3.213,00 Euro olmak üzere) ödemeyi kabul ettiği, 9.641,00 Euro karşılığı olarak 206.584,46 TL tutarında faturanın düzenlendiği, akabinde davalının TL cinsinden olmak üzere taksitler karşılığı toplam 128.264,36 TL ödeme yaptığı, bu ödenen TL tutarın karşılığının ise 5.216,00 Euro'ya tekabül ettiği, buna göre sözleşmeden geriye 4.425,00 Euro(4.424,99 Euro) bakiye borç kaldığını, bu bedelin tahsili için başlatılan icra takibine ise borçlu şirketin haksız şekilde, davalı tarafça TL cinsinden keşide edilen fatura tutarı olan 206.584,46 TL'den davalı tarafça yapılan ödeme tutarı olan 128.264,36 TL'nin mahsup edilerek bakiye tutar olan 78.320,10 TL borçları olduğunu kabul etmek suretiyle takibe kısmi itirazda bulunduğunu, takipte işlemiş faiz talep edilmiş ise de, asıl borç tutarı olan 4.424,99 Eurodan davalı tarafça takibe kısmi itiraz esnasında yapılan ödeme tutarı olan 78.320.10 TL'den harçlar kesildikten sonra kendilerine ödenen 73.190,14 TL'nin 23.11.2023 tarihi itibariyle EUro karşılığı olan 2.322,00 Euro'nun mahsubu ile bakiye 2.107,99 Euro bakımından eldeki davanın açıldığını ileri sürerek itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davalı vekilince; davalının sözleşmeden kaynaklanan tüm ödemelerini zamanında ve karşı tarafın TL üzerinden düzenlediği faturalara istinaden ödeme günündeki TL karşılığıyla ödediğini ve borcunu ifa ettiğini, kur farkı talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemektedir. Buna göre; taraflar arasındaki akti ilişkinin varlığı, davacı tarafça stand hizmetinin davalı tarafa sözleşme uygun olarak verildiği ve davalı tarafça da bir kısım ödemeler yapıldığı tarafların kabulündedir. UyuşmazlıK, TBK 99.maddesi uyarınca davalının sözleşme kapsamında yapacağı ödemelerde temerrüde düşüp düşmediği, sözleşmede aynen ödeme kaydının bulunup bulunmadığı, icra takibine ve davaya konu sözleşmede yabancı para cinsinden (Euro) belirlenen borcun ne şekilde ödeneceği, davalı tarafça TL cinsinden yapılan kısmi ödemelerin yabancı para cinsinden belirlenen borçtan ne şekilde mahsup edileceği, buna göre takip tarihi itibariyle davacının muaccel alacağının varlığı ve miktarının tespiti ile inkar tazminatına ve kötüniyet tazminatına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; Taraflarında kabulünde olan ve dava dilekçesi ekinde sunulan 20.03.2023 sözleşmede, davacı tarafça 07-11.05.2023 tarihlerinde Cezayir ülkesinde gerçekleştirilecek fuar kapsamında davalıya fuar standı temini hususunda anlaşmaya varıldığı, sözleşme bedelinin toplam 9.641,00 Euro olarak belirlendiği, sözleşme bedelinin 3 taksit halinde (her bir taksit 3.213,00 Euro olmak üzere) ve belirlenen tarihlerde( 31 Mart 2023- 28 Nisan 2023 ve 31 Mayıs 2023 ) ödenmesinin kararlaştırıldığı, taraflarca belirli bir vade belirlenmiş olması ve her iki tarafın da tacir olması nazara alındığında belirlenen bu ödeme tarihlerinin kesin vade olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı tarafça 9.641,00 Euro karşılığı olarak 206.584,46 TL tutarında faturanın düzenlendiği, davalı tarafça belirlenen ilk ödeme tarihi olan 31 Mart tarihinde ödeme yapmadığı, bu nedenle taraflarca belirlenen vadenin kesin vade olduğu gözetildiğinde ihtara gerek bulunmaksızın davalının temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, davalı tarafça 2'nci taksit tarihinde kısmi ödeme ile 3.202 Euro'ya karşılık gelecek şekilde TL üzerinden ödeme yapıldığı ve son taksit tarihi 31 Mayıs 2023 olarak kararlaştırılmış olmasına rağmen yine bu tarihten sonra 11.08.2023 tarihinde TL olarak ödeme yapıldığı akabinde davacı tarafça yapılan TL karşılığı ödemelerin ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinde Euro karşılığının hesaplanarak bakiye sözleşme bedelinin tahsili için icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı TBK 99.maddesinde ''Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir'' hükmü yer almaktadır. Buna göre, borçlu tarafın vadesinde ödeme yapmak istemesi halinde seçimlik hakkın borçluda olacağı, ancak temerrüt sözkonusu ise seçimlik hakkın bu kez alacaklıya geçeceği ve alacaklının bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebileceği anlaşılmaktadır. Az yukarıda ifade edildiği üzere eldeki davada, kur farkı alacağına ilişkin olarak değil sözleşme ile kararlaştırılan ve ödenmeyen bakiye bedelin tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça belirlenen vadelerde borcun ödenmediği bu kapsamda seçimlik hakkın davacı/alacaklıda bulunduğu, davacı tarafça ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden yapılan TL cinsinden ödemelerin Euroya çevrilerek davalı/borçlunun bakiye borcunun belirlendiği buna göre davalı/borçlunun icra takibine itirazının haklı bulunmadığı anlaşılmakla, itirazın kısmen iptaline dair davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1 -Davanın KABULÜNE, ...5.Genel İcra Dairesi ███████████ sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptali ile, takibin 2.107.99 Euro üzerinden DEVAMINA,2-Alacağın likit olduğu anlaşılmakla, 2107,99 Euro'nun takip talebindeki kur esas alınmak suretiyle 1 Euro=29.6995 TL üzerinden belirlenen 62.606,24 TL' nin %20'si oranında belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-Dava değeri olan 67.833,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 4.633,67 TL karar ve ilam harcından 487,34 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 4.146,33 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 487,34 TL peşin harç olmak üzere toplam 757,19 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacının karşıladığı 65,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 65,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 67.833,00 TL üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6- Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 7-HMK'nun 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2024