Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, jet köpük self-servis yıkama istasyonu eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararını açıkladı.
Özet: Bu istinaf kararı, bir eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasına ilişkin olup, davacı, jet köpük sistemli self-servis yıkama istasyonu kurulum işini tamamlamasına rağmen davalının kısmi ödeme olarak verdiği aracın mülkiyetini devretmediğini ve kalan bakiye ödemelerini yapmadığını iddia ederek icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı ise davacının işi yarım bıraktığını, sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve haksız yere aracı alıkoyduğunu savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatı ödenmesini talep etmiştir.

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ......
VEKİLLERİ : Av... Av...
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : █████/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, tarafların 27.05.2024 tarihli, jet köpük sistem jetonlu self servis yıkama istasyonu teknik özellikleri ve fiyat başlıklı sözleşme ile detayları yazılı iş ve hizmetler için KDV dahil 1.650.000,00 TL bedelle anlaştıklarını, sözleşmeye göre davalı, iş bedeline karşılık kısmi ödeme ( 905.000,00 TL karşılığında ) olmak üzere ...... plakalı aracı müvekkiline fiilen teslim ettiğini, ancak mülkiyet devrini gerçekleştirmediğini, kalan 745.000,00 TL'nin ise 245.000,00 TL'si nakit, 500.000,00 TL'si ise çek ile ödenmesi hususunda anlaşılmış olmasına karşın davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, anlaşılan işin, yapım sürecinde yapılacak işin mahiyet ve miktarında değişlikler olduğunu, ilave imalatlar ve hizmetler yapıldığını, ilk sözleşmeye göre anlaşılan iş ve hizmetten daha az işler yapılmış olması nedeniyle anlaşılan 1.650.000,00 TL'den daha az bir miktarla iş tamamlandığını, yapılan toplam iş ve hizmetler toplamı 1.233.000,00 TL olduğunu, bu miktar üzerinden fatura tanzim edildiğini, faturaya davalının hiçbir itirazı olmadığını, müvekkili tarafından işin tamamlanmış ve teslim edilmiş olmasına karşın, davalının fiilen teslim ettiği aracın mülkiyetini devretmediği gibi nakten ve çekle ödemesi gereken bedelleri de ödemediğini, davalı hakkında Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin adresinin Samsun olması nedeniyle mahkememizin yetkili olmadığını, takibe konu sözleşmeye ilişkin yapılacak işlemler sözleşme gereği tam ve eksiksiz olarak alacaklı görülen tarafından ifade edilmediğini, davacının takibe dayanak yaptığı belge ile yerine getirmesi gereken yükümlülüklerin su elektrik ve hava tesisat sistemi, 2 fonksiyonlu yıkama+jet köpük sistemi olacak şekilde makinalar ve montesi, üst kapalı olmayan 11 gözlü çelik konstrüksiyon imalatı ve boyası, 2 fonksiyonlu yıkama ve jet köpük sistem çelik konstrüksiyon işleri, 11 peron sundurma ve 11 gözlü yılama ve jet köpük imalatı olduğunu, davacının işe başladığını ama işin daha başında, yükümlülüklerini tamamlamayarak işi terk ettiğini, davacı tarafından yapılması gereken imalatların müvekkili şirket tarafından kendi imkanları ile tamamlanmaya çalışıldığını, işi başında yarım bırakan davacı firma bir de dava tarihindeki değeri 1.500.000TL bedeli aşan ...... plakalı aracı teslim almasına rağmen iade etmediğini, bu konu hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, alacaklı görülen tarafın kendisine yüklenen sorumluluğu sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğinden belgede belirtilen bedelleri istemeye hak kazanamadığını, ...... plaka sayılı aracın, daha davacı tarafından işe başlanmadan teslim edildiğini savunarak, davanın reddini ve %20 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"... Dava; Eser Sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesiyle; tarafların 27.05.2024 tarihli "JET KÖPÜK SİSTEM JETONLU SELF SERVİS YIKAMA İSTASYONU TEKNİK ÖZELLİKLERİ VE FİYAT" başlıklı sözleşme ile detayları yazılı iş ve hizmetler için KDV dahil 1.650.000,00 TL bedelle anlaştıklarını, sözleşmeye göre davalı, iş bedeline karşılık kısmi ödeme ( 905.000,00 TL karşılığında ) olmak üzere ...... plakalı aracı müvekkiline fiilen teslim ettiğini, ancak; mülkiyet devrini gerçekleştirmediğini, kalan 745.000,00 TL'nin ise 245.000,00 TL'si nakit, 500.000,00 TL'si ise çek ile ödenmesi hususunda anlaşılmış olmasına karşın davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, yapılan toplam iş ve hizmetler toplamı 1.233.000,00 TL olduğunu, bu miktar üzerinden fatura tanzim edildiğini, faturaya davalının hiçbir itirazı olmadığını, müvekkili tarafından işin tamamlanmış ve teslim edilmiş olmasına karşın, davalının fiilen teslim ettiği aracın mülkiyetini devretmediği gibi nakten ve çekle ödemesi gereken bedelleri de ödemediğini, davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle; davanın kabulü ile; Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; takibe konu sözleşmeye ilişkin yapılacak işlemler sözleşme gereği tam ve eksiksiz olarak alacaklı görülen tarafından ifade edilmediğini, davacının takibe dayanak yaptığı belge ile yerine getirmesi yükümlülüklerin su elektrik ve hava tesisat sistemi, 2 fonksiyonlu yıkama+jet köpük sistemi olacak şekilde makinalar ve montesi, üst kapalı olmayan 11 gözlü çelik konstrüksiyon imalatı ve boyası, 2 fonksiyonlu yıkama ve jet köpük sistem çelik konstrüksiyon işleri, 11 peron sundurma ve 11 gözlü yılama ve jet köpük imalatı olduğunu, davacının işe başladığını ama işin daha başında, yükümlülüklerini tamamlamayarak işi terk ettiğini, işi başında yarım bırakan davacı firma bir de dava tarihindeki değeri 1.500.000TL bedeli aşan ...... plakalı aracı teslim almasına rağmen iade etmediğini, ...... plaka sayılı aracın, daha davacı tarafından işe başlanmadan teslim edildiğini, bu nedenlerle; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi tevdi edilmiş olup, bilirkişi █████/2025 tarihli raporunda neticeten; Davalı ...’nin 2024 dönemine ait Resmi Defterlerinin E-Defter içeriğinde tutulduğunun, 13.12.2011 tarihli ve 28141 sayılı Resmî Gazete ‘de yayımlanan Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)'nin 3.1.1. bölümünün (a) ve (b) bentlerinde belirtilmiş olan hükümler doğrultusunda Açılış ve kapanış tasdiklerinin mevcut olduğunun tespitinin yapıldığı, davalı şirketin E-Defter kapsamında oluşturulan Berat dosyalarının GİB portalına yüklenerek GİB tarafından mühürlenmiş olması nedeniyle, davalı Şirketin 2024 dönemine ait Resmi E-Defter kayıtlarının şirketin lehine delil niteliğinde olduğunun tespiti yapıldığı, davalı ......’nin Resmi Defter kayıtlarına göre, davalı ......’nin gerek 09.08.2024 İcra takip tarihi itibarı ile gerekse 16.11.2024 dava tarihi itibarı ile davacı ......'ne 1.233.000,00 TL borcunun bulunduğu tespit edildiği, bu durumda davalı şirketin borcuna karşılık Konya ....İcra Dairesine yaptığı itirazının Resmi E-Defter kayıtları ile örtüşmediği tespit edilmiştir. Davacı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi tevdi edilmiş olup, bilirkişi █████/2025 tarihli raporunda neticeten; Davacı tarafın Ticari defterlerinin TTK.’na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, 2024 yılında E-DEFTER uygulamasına geçilmiş olması sebebiyle Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin noter tasdik şerhlerinin bulunmadığı, e-Defter Beratlarının Elektronik Defter Genel Tebliğinde yer alan usül ve esaslar çerçevesinde oluşturulduğu, (EK: Davacı taraf defter tasdik şerhleri), davacı tarafın ticari defter kayıtlarının kendi içerisinde birbirini doğruladığı, HMK 222.md. ve 6102 sayılı TTK. 64/3 md. Gereğince mevcut haliyle davacı tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma niteliğini taşıdığı kanaatine varıldığı, davaya ve takibe konu faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve düzenlenen faturanın açık fatura olarak düzenlendiği, Davacı tarafından verilen/düzenlenen BA-BS formlarında yapılan incelemelerde; ‘’25.01.2021 tarihinde ... sayılı resmi gazetede yayımlanan Vergi Usül Kanunu Genel Tebliği ( Sıra no: ...) değişiklik yapılmasına dair tebliğ( sıra no: ...) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere e belge ( e-fatura ve e-arşiv fatura ) olarak düzenlenen belgeler FORM BA ve FORM BS bildirimlerine dahil edilmeyecektir.’’ hükmüne dayalı olarak davaya ve takibe konu edilen ve e-belge olarak düzenlenen faturaların davacı şirketin BA FORMU ve BS FORMU’ nda yasal olarak bildirilmediği, Özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak davaya ve takibe konu faturaya istinaden Davacı taraf ticari defterlerinde davalı tarafça düzenlenen iade faturasının davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Tarafların tacir olduğu(TTK m.12) davaya ve takibe konu edilen faturanın münderecatında belirtilen ürünlerin alımından kaynaklanan bir ticari ilişkiden dolayı cari hesap ilişkisinin var olduğu, davaya ve takibe konu faturanın bedelinin tamamen veya kısmen ödenmesine ilişkin davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde herhangi bir kayıt veya belge bulunmadığı, Davacı tarafın incelenen ticari defter kayıtlarına istinaden Dava ve takip konusu faturadan kaynaklı herhangi bir ödeme kaydının olmadığı, davalı tarafça düzenlenen iade faturasından sonra Davacı tarafın Davalı taraftan 1.233.000,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlebilir bilirkişi raporları mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
Dava konusu makinenin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun teslim edilip edilmediğine yönelik rapor tanzimi için mahallinde █████/2025 tarihinde keşfin icra edildiği ve bilirkişinin █████/2025 tarihli raporunda neticeten; akaryakıt istasyonu içerisinde; toplam 23 adet yıkama peronu bulunduğu, bunların 6 tanesinin yeni imal edildiği, yeni imal edilen 6 adet perondaki imalatlarda; davacı ve davalı arasında imzalanan ‘’█████/2024 tarihli ve ‘’Jet Köpük Sistem Jetonlu Self Servis Yıkama İstasyonu Teknik Özellikler ve Fiyat‘’ isimli sözleşmeye aykırı bir duruma rastlanılmadığı yani imalatların sözleşmeye uygun olduğu tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
Mahkememizce █████/2025 tarihli duruşma tutanağı 2 nolu ara kararı ile davalı tarafa yemin metni sunması için kesin süre tanınmış olup, davalı vekilinin süresinde yemin metni sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı her ne kadar dava konusu sözleşme kapsamında davacıya teslim edilen aracın kullanım bedelinin alacaktan mahsubunu talep etmiş ise de; mahsup talep edilen aracın sözleşme kapsamında davacıya teslim edildiği, ancak resmi devir işlemlerinin gerçekleşmediği, bu hususun davalı kabulünde olduğu, ilgili aracın davalının Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma sayılı dosya kapsamındaki şikayeti neticesinde davalıya teslim edildiği, davalının ilgili şikayetinde davacının işi düzgün ve eksiksiz şekilde tamamlamadığı, kendisine iş karşılığında verdiği aracı teslim etmediği gerekçesi ile şikayette bulunduğu ancak mahkememizce yapılan değerlendirmede dava konusu işin usulüne uygun şekilde yapılıp teslim edildiğinin tespit edildiği anlaşılmakla, davacının sözleşme kapsamında ilgili aracın devir hakkını elde etmesine rağmen davalı tarafça devrin gerçekleştirilmediği dolayısıyla davalının mahsup taleplerinin TMK 2 kapsamında hakkın kötüye kullanılması olduğu takdir ve kanaati ile mahsup taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davalı her ne kadar tanık dinletme talebinde bulunmuş ise de, dava konusu fatura her iki taraf defterlerinde de kayıtlı olduğundan ve davacının tanık dinletme muvafakatı olmadığından tanık dinletme taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili her ne kadar cevap dilekçesinde işin yarım kaldığını ve müvekkili tarafından tamamlanmaya çalışıldığını beyan etmiş ise de, dava konusu faturanın davalı defterine işlenmiş olması işin davacı tarafından tamamlandığına karine oluşturduğundan ve işin davacı dışında başkası tarafından tamamlandığını gösterir dosya muhtevası itibariyle herhangi bir delil bulunmadığından bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; Davalı takibe ilişkin borca itirazda bulunmuş ise de; taraflar arasındaki faturanın varlığına ve işin davacı tarafından eksiksiz tamamlandığına dair herhangi bir uyuşmazlık bulunmayıp bu durumda tarafınların ticari defterlerinde kayıtlı bulunan bedelin ödendiğine dair ispat külfeti davalı - borçlu üzerindedir. Yargılama safhasında davalı borcun ödendiğine dair herhangi bir delil sunmamış olup, dosya muhtevası itibariyle usulüne uygun şekilde tutulmuş tarafların ticari defterlerinin aksini gösterir herhangi bir delil sunulmadığından ve davalı yemin delilini de kullanmadığından, mevcut delil durumu itibariyle davalının; davaya konu Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile, takibin devamına, alacak likit ve muayyen olduğundan hükmedilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 246.600‬,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle; davanın kabulü ile; davaya konu Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile, takibin devamına, alacak likit ve muayyen olduğundan hükmedilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 246.600‬,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, Yerel mahkemece somut uyuşmazlığı çözemeyen ve hüküm kurmaya elverişli olmayan rapor esas alınarak, tanıkları dinlenmeksizin ve davacı tarafından sözleşme gereği teslim alınarak kullanılan ...... plaka sayılı aracın 04.06.2024 - 29.11.2024 tarihleri arasındaki rayiç kullanım bedelinin bilirkişi marifetiyle tespit edilip gerekli mahsup hesabı yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkil şirketin adresinin Samsun olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin Samsun Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, kararda yetki itirazına yönelik herhangi bir gerekçeye dahi yer verilmediğini, ispat külfeti üzerinde olan davacının dava konusu sözleşme gereği hizmetleri tam ve eksiksiz olarak müvekkiline teslim ettiğini ispatlamak zorunda olduğunu, davacının daha işin başında, yükümlülüklerini tamamlamayarak işi terk ettiğini, davacının iş için getirdiği bir kısım malzemenin de halen davalı firmaya ait adreste bulunduğunu, bu durumun keşif mahallinde yapılan tespitlerle ortaya çıktığını, tanıkların dinlemesi durumda da, davacının işi yarım bıraktığı ve kalan kısmın müvekkili tarafından ikmal edildiğinin ortaya çıkacağını, mahkemenin tanıkları dinlemeyerek savunma haklarını kısıtladığını ve eksik yargılamaya neden olduğunu, mahkemenin alacağın likit olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmettiğini, alacağın niteliği, alınan bilirkişi raporları, yapılan keşif ve tüm iddialar dikkate alındığında, alacağın varlığının tespiti için yargılamanın zorunlu olduğunu, mahkeme tarafından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6 ncı maddesi gereğince aksine yasal bir düzenleme olmadıkça, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Bu hükme göre, her dava açıldığı tarihte davalının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesinde görülecektir.
Sözleşmeden doğan davalarda yetki ise HMK'nın 10 uncu maddesinde düzenlenmiştir. Özel yetkiye ilişkin düzenleme içeren bu maddede sözleşmenin ifa edildiği veya davalı ya da vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinde dahi dava açılabileceği belirtilmiştir.
Anılan Kanun'un "Yetki sözleşmesi" başlıklı 17 nci maddesinde, tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflar arasında aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.
Yukarıda açıklandığı üzere, HMK'nın yetki konusundaki bu hükümleri, İİK'nın 50/1 inci maddesi ve HMK'nın 447/2 nci maddesi uyarınca para veya teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra müdürlüğünün belirlenmesinde kıyasen uygulanacaktır.
İcra dairelerinin ve mahkemelerin yetkisine ilişkin bu yasal hükümler karşısında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davada davalı şirketin merkezi Samsun'da bulunduğundan, HMK'nın 6 ncı maddesinde düzenlenen genel yetki kuralı uyarınca Samsun İcra Müdürlüğü ve Mahkemeleri yetkilidir. Ne var ki, aynı Kanun'un 10 uncu maddesindeki özel yetki kuralı gereğince sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yerdeki icra müdürlüğünde de takip yapılabilir.
Karşılıklı edimleri içeren iki taraflı sözleşmelerde, ifa yeri belirlenirken, uyuşmazlık konusu ifanın hangi tarafa ait olduğu ve ne şekilde, nerede gerçekleştirileceği esas alınmalıdır.
Taraflar arasındaki eser sözleşmesinde davalı iş sahibinin üstlendiği edim yapılan hizmet ve imalat bedelini ödemek olup, para borcundan kaynaklanmaktadır.
Sözleşmeden doğan para borçları için sözleşmenin ifa edileceği yerdeki icra müdürlüğü de yetkilidir (HMK md. 10). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 89/1 inci maddesi (mülga BK'nın 73/1 inci maddesi); para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde (ikametgâhında) ödeneceğini düzenlemektedir. Buna göre, para borçlarında, borcun ifa edileceği başka bir anlatımla para borcunun ödeneceği yer alacaklının ikamet ettiği yerdir.
Somut olayda davalının para borcundan oluşan edimi yönünden borcun ifa edileceği yer, davacı takip alacaklısının ikametgâhının bulunduğu Konya olduğuna ve icra takibi de iş bedelinin ödetilmesi istemiyle yapıldığına göre Konya İcra Daireleri ve Mahkemeleri de yetkiye sahiptir. Özel yetki, genel yetkiyi ortadan kaldırmaz ise de onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla dava veya icra takibi, davacının/alacaklının seçimine göre, hem genel hem de özel yetkili icra müdürlüğünde veya mahkemede açılabilir. ( emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/(23)6-449 Esas ████████ Karar sayılı ilamı) Bu durumda, somut olayda icra takibinin yapıldığı Konya .... İcra Müdürlüğünün yetkili olduğu gibi, davaya bakmaya Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi de yetkilidir. Bu nedenle davalı vekilinin yetkiye yönelik itirazı yerinde değildir.
Taraflar arasında 6098 sayılı BK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup sözleşme hükümlerine göre iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir.(TBK'nın 471/1.) Ayrıca sözleşme feshedilmediği ve ayakta olduğu sürece, sözleşme kapsamında yapılması gereken ve mahallinde yapıldığı tespit edilen sözleşme kapsamındaki işler ile fazladan yapılan imalatların sözleşmenin tarafı olan yüklenici tarafından yapıldığının karine olarak kabulü gerekmekte olup; bu konuda mahkemece yapılan bir tespit ile tespit sonrası işin başkasına yaptırıldığına dair yazılı bir belge olmadıkça işin başkasına yaptırıldığının tanık beyanları ve her zaman temini mümkün olan fatura ile ispatı mümkün değildir (Yargıtay 15. H.D. █████████ █████████ K ., Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi ████████ Esas ████████ Karar). Yine eser sözleşmesi kural olarak feshedilmediği veya işten el çektirilmediği kanıtlanmadığı sürece imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Bir başka anlatımla iş sahibi eseri kendisinin tamamladığını, yüklenicinin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür. (Emsal Yargıtay 15. HD'nin █████/206 tarih, █████████ esas ve █████████ karar sayılı ilamı)
Bu itibarla, davalı iş sahibi tarafından işin yarım bırakıldığı ve kendisi tarafından tamamlattırıldığı savunmakta ise de, karine gereği keşif sonrası alınan bilirkişi raporu uyarınca yapıldığı tespit edilen 6 adet yıkama peronlarının davacı tarafından tamamlandığının kabulünün gerektiği, aksinin davalı iş sahibi tarafından yazılı ve kesin delillerle ispatı gerekirken, ispat edilemediği, tanıkla ispatın ise mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece davalı tanıkları dinlenmemesinde yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki, dava konusu faturanın davalı defterine işlenmiş olması işin davacı tarafından tamamlandığına karine oluşturmaktadır.
Ayrıca, davalı her ne kadar dava konusu sözleşme kapsamında davacıya teslim edilen aracın kullanım bedelinin alacaktan mahsubunu talep etmiş ise de; mahsup talep edilen aracın sözleşme kapsamında davacıya teslim edildiği, ancak resmi devir işlemlerinin gerçekleşmediği, bu hususun davalı kabulünde olduğu, ilgili aracın davalının Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma sayılı dosya kapsamındaki şikayeti neticesinde davalıya teslim edildiği, davalının ilgili şikayetinde davacının işi düzgün ve eksiksiz şekilde tamamlamadığı, kendisine iş karşılığında verdiği aracı teslim etmediği gerekçesi ile şikayette bulunduğu ancak mahkemece yapılan değerlendirmede dava konusu faturaya dayalı işin usulüne uygun şekilde yapılıp teslim edildiğinin tespit edildiği anlaşılmakla, davacının sözleşme kapsamında ilgili aracın devir hakkını elde etmesine rağmen davalı tarafça devrin gerçekleştirilmediği dolayısıyla davalının mahsup taleplerinin TMK 2 kapsamında hakkın kötüye kullanılması olduğu takdir ve kanaati ile ve ayrıca haksız kullanımında söz konusu da olmadığı anlaşılmakla, mahsup taleplerinin reddine dair verilen mahkeme gerekçesi ve kabulü de yerinde olmuştur.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun istikrar kazanmış uygulamalarına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için; usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının ödeme emrine itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz." (Yargıtay 3. H.D. █████████ E. █████████ K.) Davada, alacağın hesaplanabilir nitelikte ve likid olduğu, davalı tarafından borç tutarının bilindiği, icra inkâr tazminatı talebinin yasal koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığından davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde de yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 Tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
1-Davalıdan alınması gereken 84.226,23 TL istinaf karar harcından peşin alınan 21.056,56 TL'nin mahsubu ile bakiye 63.169,67 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz kararı temyiz edilirse Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise İlk Derece Mahkemesince düzenlenmesine)
2-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince re'sen ilgili tarafa iadesine,
4-İstinaf kararının Dairemizce taraflara tebliğ edilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!