Uzman veteriner hekimin kurumsal Whatsapp paylaşımı kaynaklı sadakat borcuna aykırılık iddiasıyla iş sözleşmesinin feshi ve tazminat alacakları davasında temyiz incelemesi.
Özet: Bir veteriner hekimin, iş sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla işverene karşı kıdem, ihbar, ücret, prim ve manevi tazminat talepleriyle açtığı davada, davacının işverenin savunma almaksızın ve haklı neden göstermeden fesih yaptığını ileri sürmesine karşılık, davalı işverenin davacının kurumsal WhatsApp grubunda izinsiz bir kök hücre uygulaması görseli paylaşarak yanıltıcı izlenimler yarattığı gerekçesiyle haklı fesih yaptığını savunması üzerine, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin işverenin fesih için haklı neden gösteremediğine hükmederek feshin haksız olduğuna karar verdiği ve davacının prim ile manevi tazminat taleplerini reddederek diğer alacaklarını kısmen kabul ettiği anlaşılmış olup, her iki taraf da fesih gerekçesinin haklılığı, ücret tespiti ile prim ve manevi tazminat alacaklarının ispatı konularında temyiz başvurusunda bulunmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından haklı neden bildirilmeden feshedildiğini, hiçbir hak ve alacağının ödenmediğini, davalı Şirkette 11.04.2012 tarihinde uzman veteriner hekim olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz şekilde feshedildiği 04.01.2021 tarihine kadar davalı Şirkette çalıştığını, iş sözleşmesinin fesih tarihine kadar davalı Şirketten hiçbir uyarı almadığını, savunmasının istenmediğini, bununla birlikte davacının iş sözleşmesinin 04.01.2021 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II hükmü gerekçe gösterilerek davalı Şirket tarafından feshedildiğini, son ücretinin aylık net 10.700,00 TL olduğunu, ödemenin 7.200,00 TL’sinin banka yoluyla, 3.500,00 TL’sinin ise elden yapıldığını, yıllık 20.000,00 TL prim hakkı olduğunu belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, prim ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 31.12.2020 tarihinde müvekkiline ait kurumsal whatsapp sosyal paylaşım grubunda ... firmasından kök hücre talep ederek müvekkiline ait ameliyathanede gerçekleştirdiği kök hücre uygulamasına ait görsel paylaştığını, kök hücreyi tedarik eden ... firmasının da aynı görseli izin almaksızın paylaştığını, müvekkiline ait ... ve ismi de kullanarak adeta müvekkili ile kök hücreyi temin eden ... isimli şirket arasında bir işbirliği ve anlaşma varmış gibi izlenim oluşturulduğunu, bu paylaşımda hayvan sahibinin de izninin bulunmadığını, davacıyla yapılan telefon konuşması sonucunda işyerine davet edildiğini, fakat davacının gelmediğini, davacının yol açmış olduğu sorunların yaratabileceği sonuçlardan kaçınmak için sağlık sebeplerini gerekçe göstererek istifa etmek istediğini, bu istifa isteğini de sorumlu hekime ulaştırdığını, ardından yazılı olarak işverene ilettiğini, fakat istifası ile ilgili olarak bir eylemde bulunmadığını, aynı tarihte davacının savunmasının istendiğini, kendisine savunmasını hazırlaması için süre verildiğini, ardından iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, davacının tüm yasal haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından haklı neden olarak bildirilen sebebin hangi suretle sadakat borcuna aykırılık teşkil ettiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, bu hâliyle feshin haklı neden bildirilmeksizin davalı işveren tarafından yapıldığının kabulü gerektiği, davalı tarafından davacının ücretinin ödendiği, davacı tarafından ise işyerinde prim ödemesi yapıldığı ve davalının kötüniyetle hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçeleriyle prim ve manevi tazminat talepleri reddedilmek ve diğer talepler hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Mahkemece tespit edilen ücretin hatalı olduğunu, müvekkilinin uzmanlığı ve kıdemine göre daha fazla ücretle çalışması gerektiğini,b. Davalı işveren tarafından prim ödemesi yapıldığının ispatlandığını,c. Davalının kötüniyetli olduğu ve müvekkilini manevi zarara uğrattığını ileri sürmüştür.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Feshin haklı nedene dayandığını,b. Mahkemece tespit edilen ücretin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin sona erme şekline göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı ile aylık ücret miktarı, prim alacağı ve manevi tazminat isteminin ispatına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.