7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçundan beraat eden sanıklar hakkındaki temyizde, tek işlem tanıklı arama delillerinin geçerliliğini ve hukuka uygunluğunu değerlendiriyor.
Özet: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerinin istinaf yoluyla kaldırılarak beraate karar verilmesi üzerine, Yargıtay; işyerlerinde gerçekleştirilen aramalarda sadece mahalle muhtarı veya azasının hazır bulunması nedeniyle elde edilen delillerin maddi gerçeği ispattaki belirleyici niteliğini, kolluk uygulamasının şüpheli olup olmadığını Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları doğrultusunda inceleyerek, beraat kararının yerindeliğini ve kaçak eşya miktarının göz ardı edilerek sanıkların beyanlarına itibar edildiği yönündeki temyiz itirazlarını değerlendirmektedir.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 22.06.2017- 18.10.2017
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarının
kaldırılarak sanıkların beraati, dava konusu bir kısım eşyanın
müsaderesi, bir kısım eşyanın iadesi, bir kısım eşyanın mülkiyetinin
kamuya geçirilmesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A.İlk Derece
Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'in; 5607 sayılı Kanun'un 3/18.son maddesi yollamasıyla 3/5, 3/10, 310-son ve 3/22. maddeleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 52/2 ve 51. maddeleri gereği; erteli 10 ay hapis ve 20.00-TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ...'in 5607 sayılı Kanun'un 3/18. son maddesi yollamasıyla 3/5, 3/10, 310-son ve 3/22. maddeleri ve 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 43... . maddeleri gereği erteli 1 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla, 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine, sanıklara ait olduğu anlaşılan dava konusu çay ve kahvelerin iadesine karar verilmiştir.
B.İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 30.12.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin ve sanıklar müdafiin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıkların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği beraatlerine ve bilirkişi raporu ile yabancı menşeili olduğu tespit edilen dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine, yerli menşeili olduğu anlaşılan ve sanıklara ait olduğu tespit edilen çay ve kahvelerin iadesine, dava konusu doldurulmuş makaronların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri, sanıkların fiilinin 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğuna, sanıklarda yakalanan eşyaların miktar ve çeşitliliği ile satışa arz edildiği ve ... kaçağı olduğu unsurları gözardı edilerek, sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik soyut ifadelerine itibar edilerek eksik inceleme ile verilen beraat kararının ve sanıklarda yakalanan muhtelif miktardaki çay, kahve ürünlerinin iadesine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün açıklanan sebeplerle bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, İçişleri Bakanlığının 18.06.2017 gün ve 62018024. 50274. 22113 sayılı yazısı gereğince kolluk görevlilerince ...............adı altında gerçekleştirilen operasyonda, Kiraz Sulh Ceza Hakimliğinin ████████ Değişik İş sayılı arama kararına istinaden ...'in işletmecisi olduğu, ...'in çalıştığı, .... mah. ...caddesi No:44/C sayılı adreste 22.06.2017 tarihinde yapılan aramada; 2840 adet dolu makaron, 25,435 kg kıyılmış tütün, 3,040 kg açık çay, 12 paket ... marka çay, 16 kutu .... coffee, 2 paket nargile tütünü, 2 büyük paket sigara kağıdı, 3 küçük paket sigara kağıdı ile Kiraz Sulh Ceza Hakimliğinin ████████ Değişik İş sayılı kararı ile ...'e ait ...'in çalıştığı Cumhuriyet mahallesi ... sokak No:44/C sayılı iş yerinde 18.10.2017 tarihinde yapılan aramada, 48,278 gram kıyılmış tütün, 120 paket kaçak sarma sigara ve 7 adet sigara sarma makinesi ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık ...'ın sahibi diğer sanıkların çalıştıkları işyerlerinde yapılan 22.06.2017 tarihli arama işlemi esnasında mahalle muhtarının, 18.10.2017 tarihli arama işlemi esnasında muhtar azasının hazır bulunduğu anlaşılmış olup,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2024 tarihli ve ███████-549 Esas, ████████ Karar sayılı, 04.12.2024 tarihli ve ███████-548 Esas, ████████ Karar sayılı, 18.06.2025 tarihli ve 2024/7-381 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi;
Konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde tek işlem tanığı ile yetinilerek yapılan arama neticesinde elde edilen delillerin, maddi meselenin ispatı yönünden tek/belirleyici nitelikte olup olmadığı, genel olarak arama işleminin icra tarzı itibarıyla kolluğun şüpheli bir uygulama içine girip girmediği, arama işlemine muhtar ve azası dışında, sanıklar ya da aramada hazır bulunabilecek kişiler veya üçüncü şahısların şahitlik edip etmedikleri, ele geçirilen delilin/suç konusunun bulunduğu yer ve ele geçiriliş şekli gibi kriterler ışığında delillerin hukuki sıhhatine dair itirazlar değerlendirilmelidir. Bu belirleme ve değerlendirmelerden sonra silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda, delillerin güvenilirliğine ve gerçekliğine ilişkin savunma itirazlarının, tek işlem tanığı ve bunu destekleyen diğer güvence argümanları ile karşılandığı hâllerde yapılan aramanın, hükme esas alınamayacak bir hukuka aykırılıkla malul olmadığının kabulü gerekir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede ise, Bölge Adliye Mahkemesince "....Sulh Ceza Hakimliğinden alınan adli arama kararı sonrasında usulsüz olarak yapılan aramalarda Cumhuriyet Savcısı olmaksızın ve ihtiyar heyetinden ya da komşulardan 2 kişinin bulunmaması nedeniyle yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı bir yöntemle yapılan arama sonucu elde edilen deliller ile bu delillerin varlığı üzerine yapılan savunma ve bilirkişi incelemesinin hükme esas alınamayacağı, sanıkların da suçu kabul etmemeleri karşısında hukuka aykırı yöntemle elde edilen deliller değerlendirme dışı bırakıldığında ise sanıkların üzerine atılı suçu işlediğine dair haklarında hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü şüpheden uzak kesin ve inadırıcı delil bulunmadığı..." gerekçesi ile sanıkların beraatine karar verilmiş ise de; her iki eylem yönünden de Sulh Ceza Hakimliğinden usulüne uygun olarak alınmış bir arama kararının mevcut olması, arama işlemleri esnasında mahalle muhtarı ve azasının hazır bulunması, arama kararına ve bu kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik sanıkların bir itirazın bulunmaması, arama sonucunda ele geçen eşyaların, işletimlerindeki ve çalıştıkları işyerlerinden ele geçirildiğine ilişkin açık kabullerinin mevcut olması, arama işlemine ve arama yapılırken bir takım haklarının ihlâl edildiğine yönelik olarak sanıklardan gelen herhangi bir yakınmanın bulunmaması karşısında, yapılan arama işlemlerinin hukuka uygun olduğu cihetle; yapılan arama sonunda ele geçen delillerin, sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması suretiyle şekle aykırı hareket edildiğinden bahisle "hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil" sayılmalarının ve mahkûmiyet hükmüne dayanak teşkil edememelerinin kabul edilemeyeceği gözetilerek, sanıkların mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!