Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari kredi teminatı olarak banka hesabına uygulanan rehin blokesinin kaldırılması ve tazminat talebine ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, davacının hesabına uygulanan 13.500 TLlik haksız bloke işleminin kaldırılması ve paranın iadesi talebine ilişkin olup, davalı banka blokenin, davacının üçüncü şahısların ticari kredileri için güvence olarak imzaladığı mevduat hesap rehin sözleşmesinden kaynaklandığını savunmuş; mahkeme, bilirkişi raporunda banka kayıtlarının yetersizliği belirtilse de, davacının hesaptaki 13.500 TLyi süresiz olarak rehin verdiğini ve rehinli tutarlar üzerinde tasarruf edemeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini belirterek, davanın ticari niteliğini ve zamanaşımı itirazının yersizliğini tespit etmiştir.

T.C.

DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ..... .....Şubesi nezdindeki .....(.....) IBAN ve hesap numaralı hesabında bulunan 13.500-TL tutarındaki mevduatına konulan blokenin haksız olduğunu ve kaldırılması için müvekkili bankaya .....tarihinde başvuru yaptığını ancak blokenin kaldırılmadığını, müvekkilinin hesabına konulan bloke nedeniyle zarar gördüğünü, bu nedenlerle söz konusu hesaptaki blokenin kaldırılması ile müvekkilinin paranın iadesini talep etmiş olduğu .....tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte şimdilik 100-TL'sinin müvekkil bankadan tahsilini talep etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli meşruhatlı davetiyenin davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının iddia ettiği zararının belirlenebilecek bir zarar olması nedeniyle belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, ayrıca huzurdaki davanın Ticari Kredi Uygulamasına ilişkin Nakit Blokaj, Mevduat Hesap Rehin Sözleşmesi uyarınca davacı tarafın müvekkili bankadan kullandığı ve kullanacağı her türlü nakdi ve gayri nakdi krediler nedeniyle doğmuş ve doğacak asalet ve kefalet borçlarının teminatını teşkil etmek üzere dava konusu hesap ve tutar üzerinde rehin hakkının kullanıldığını, dolayısıyla ticari nitelikte krediler olması nedeniyle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini belirterek, açılan davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizce .....bank'a müzekkere yazılarak davacıya ait hesaba tanımlı bloke nedeni sorulmuş ve gelen yazı cevapları nedeni ile asıl borçlu .....ile ilgili yazılarda belirtilen 6.690,00 TL bedelli ve 3.990,00 TL bedelli çek risklerinin devam edip etmediğinin araştırılmıştır.
Dosyanın bilirkişi raporu hazırlanmak üzere bilirkişiye verildiği ve Bankacı bilirkişinin; dosyada mevcut belgelerin incelendiğini, davacı .....tarihinde nakit blokaj ve mevduat hesap rehin sözleşmesi imzaladığını, dava dışı .....ile davalı banka arasındaki sözleşmeye istinaden kredilerin teminatı olarak rehin verildiğini, davalı bankanın .....nolu 13.500,00 TL tutarlı mevduat hesabını bloke ettiğini, banka şubesinin deprem nedeniyle tadilata girmesi sebebiyle evraklara ulaşılamadığını, banka kayıtlarının ispata elverişli olmadığı dikkate alındığında alacak rehninin kaldırılmasının yerinde olduğu yönünde rapor hazırladığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesi uyarınca, dava dışı asıl borçlu yararına rehin veren davacı hesabına davalı tarafça uygulanan 13.500,00 TL tutarındaki rehin (bloke) işleminin kaldırılması, hesaptaki tutarın davacıya ödenmesi isteğine ilişkindir.
Somut olayda davacı tacir olmamakla birlikte, asıl borçluya kullandırılan kredinin ticari nitelikte olduğu görülmüş, işbu davanın TTK'nun 4/1-f maddesi uyarınca mutlak ticari dava olduğu, Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 7. maddesinde öngörülen teselsül karinesi gereğince sözleşmedeki tüm hükümler, davacı yönünden de bağlayıcı niteliktedir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş ise de davacının hesabındaki blokenin dava tarihinde ve yargılama boyunca devam ettiği görüldüğünden, zamanaşımı süresinin başlamadığı, davacının davasında süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, .....tarihli Ticari Kredi Uygulamasına İlişkin Nakit Blokaj, Mevduat Hesap Rehin Sözleşmesi ile davalı bankadan kullandığı ve kullanacağı ve/veya müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu diğer gerçek ve tüzel kişilerin müvekkil bankadan kullandığı ve kullanacağı her türlü nakdi ve gayrinakdi krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak asalet ve kefalet borçlarının teminatını teşkil etmek üzere davacı tarafın davalı .....BANK .....Şubesi nezdindeki .....numaralı hesabını ve bu hesaba yatacak 13.500 TL'lik kısmını işlemiş ve işleyecek faizleri de rehnin şumulüne dahil olacak şekilde süresiz olarak rehin vermiş ve bahsi geçen kısmı süresiz olarak rehin verdiğini, rehinli tutarlar üzerinde hiçbir surette tasarrufta bulunamayacağını, rehinli tutarın rehin sözleşmesinin imza tarihi olan .....tarihinden önce rehin ve temlik edilmediğini, imza tarihinden sonra da rehin ve temlik edilmeyeceğini/edilemeyeceğini, ayrıca hakkında herhangi bir takibatın başlatılmadığını, başlatılmasının da engelleneceğini kabul, beyan ve taahhüt etmiştir.
Aynı sözleşmenin 2. maddesi uyarınca; davalı bankanın tüm alacaklarını (ana para, faiz, ücretler, masraflar v.b.) muacceliyet şartı aranmaksızın rehinli hesaptan rehin verenin muvafakatine gerek olmaksızın tahsil edebileceği düzenlenmiştir. Yine aynı sözleşmenin 5. maddesi uyarınca; davalı bankanın rehin konusu hesap miktarını, muacceliyet şartı dahi aranmaksızın herhangi bir ihbar ve ihtara gerek olmadan rehin veren ve/veya borçlunun asalet, kefalet, ana borç, faiz, B.S.M.V, K.K.D.F., komisyon, masraf vs. diğer borçlarından hangisine takas, mahsup etme ve mahsup edeceği miktarı re'sen belirleme hak ve yetkisine sahip olduğu, bu hususta borçlu ve/veya rehin verenin tüm itiraz ve/veya şikayet haklarından feragat ettiğini kabul ve taahhüt ettiği, davalı bankanın mahsup etmeyeceği miktardan sonra rehinli hesapta bakiye bir miktar kaldığı ve/veya rehinli hesaba başkaca tutarların intikal etmesi halinde alacağının/alacaklarının tamamen tasfiye edileceği tarihe kadar müvekkil bankanın rehin hakkının devam edeceği hususları açıkça düzenlenmiştir. Bu kapsamda davacı tarafın kefaleten borçlanmış olduğu dava dışı .....ait çek teslim dekontları davalı tarafça sunulmuş olup, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında 6.690,00 TL ve 3.990,00 TL bedelli olmak üzere toplam 10.680,00 TL tutarlı iki ayrı çek yönünden çek risk bedellerinin nakde dönmediği ve risk bedelinin devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
Kural olarak Bankaya dönmemiş çekler nedeniyle nakdi ve gayrinakdi riski devam eden asıl borçlunun riskine istinaden .....tarihli ticari kredi uygulamasına ilişkin nakit blokaj, mevduat hesap rehin sözleşmesinde açıkça düzenlenen hükümler uyarınca davacı hesabına 13.500,00 TL rehin (bloke) uygulanmış olması, taraflarca imzalanan sözleşmeye uygundur. Ancak somut olayda çeklerin Bankaya veya takastan ibraz edildiği yönünde davalı tarafça herhangi bir açıklama yapılmamış ve bu yönde bir delil sunulmamıştır. Davalı banka, Mahkememize hitaben vermiş olduğu müzekkere cevaplarında, çeklerin basım tarihi ve çek tarihleri hakkında bilgi vermemiş, yalnız çek bedelleri hakkında bilgi vermiştir. Ancak davalı bankanın iki ayrı çek için dava dışı asıl borçlu hesabından .....tarihinde 52,50 TL x 2 = 105,00 TL tahsilat yaptığı anlaşıldığından, davalı bankanın sorumluluk tarihinin en son .....tarihinde başladığı, süresinde ibraz edilmeyen çekler yönünden davalı Bankanın çek bedelini ödeme veya karşılıksız işlemi yapma zorunluluğunun ortadan kalktığı, diğer taraftan Çek Kanunu'na göre, muhatap bankanın çekin üzerinde yazılı basım tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmeyen çek yaprakları için yasal sorumluluğunun kanunen sona erdiği, .....tarihinden itibaren 5 yıl hesaplandığında, davalının sorumluluğunun .....tarihinde son bulduğu, davacının hesabındaki blokenin kaldırılması için davalıya .....tarihinde başvurduğu belirtilmiş ise de davacı tarafça başvuru tarihini ispata yarayan herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, taraflarca dava konusu uyuşmazlık ile ilgili ara buluculuk görüşmelerinin .....tarihinde başladığı, davalının .....tarihinde temerrüte düştüğü anlaşılmıştır.
Davacının dava konusu alacağa en yüksek banka mevduat faizi işletilmesini talep ettiği görülmüş, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanması nedeni ile uyuşmazlığa en yüksek banka mevduat faizi işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
İzah edilen nedenlerle davanın kabulüne dair mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacının .....bank .....Şubesi nezdindeki ....IBAN numaralı hesabında bulunan 13.500-TL tutarındaki mevduatına konulan blokenin kaldırılmasına, 13.500,00 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli 922,19 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik 306,79 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 680,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 615,40 TL, bilirkişi ücreti 3.200,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 249,40 TL olmak üzere toplam 4.680,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 13.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Gider avansından artan kısmın ilgilisine iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!