Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, mobbing ve haksız fesih iddiasıyla açılan işçilik alacakları davasında asıl-alt işveren ilişkisi, zamanaşımı ve alacakların hatalı tespiti itirazlarını değerlendirmektedir.
Özet: Bir çalışan, haksız fesih ve mobbing iddialarıyla kıdem, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatili alacakları dahil olmak üzere çeşitli işçilik alacaklarının tahsili talebiyle eski işverenleri olan özel bir şirket ve bir kamu kuruluşuna dava açmış; davalıların asıl-alt işveren ilişkisi olmadığı, zamanaşımı ve alacakların hatalı hesaplandığı yönündeki savunmalarına rağmen ilk derece ve istinaf mahkemeleri işçinin alacak taleplerini haklı bularak davayı kısmen kabul etmiş, bunun üzerine davalılar kararı temyiz etmiştir.
9. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve ... Genel Müdürlüğü (...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 15.10.2018-26.03.2021 tarihleri arasında teknik işler şefi olarak aylık net 6.000,00 TL ücret ile çalıştığını, iş yeri çalışma saatlerinin hafta içi 09.00-18.00, hafta sonu 09.00-14.00 olduğunu ancak sürekli 12 saat fazla çalışma yaptığını, fazla çalışma karşılığının ödenmediğini, hafta sonu çalışması istendiğinde talebi kabul etmeyerek fazla çalışma yapmadığından zorunlu izne çıkarıldığını, rızası dışında görev yerinin değiştirildiğini, son aya ilişkin ücret alacağının olduğunu, yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını ve ücretlerinin ödenmediğini, hafta tatili ile tüm millî ve dinî bayramlarda çalıştığını, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkilinin psikolojik tacize (mobbing) uğradığını, bu nedenlerle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan müştereken ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı İETT vekili cevap dilekçesinde; davalı İdare ile diğer davalı Şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle davanın müvekkili İdareye yöneltilmesinde hukuki dayanak olmadığını, davacıyla davalı İdare arasında hiç kurulmayan bir iş sözleşmesinin sona erdirilmesi ve buna bağlı taleplerin müvekkil İdareye yönlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı İdarenin, diğer davalı Şirket ile hizmet alımı işi için sözleşme imzaladığını, davacının bu kapsamda ihaleyi kazanan davalı Şirket işçisi olarak çalıştığı, davalı İdarenin davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkinin hiçbir şekilde tarafı olmadığını, bu kapsamda davalı İdare nezdinde davacı işçiye ait sicil dosyası, bordro, yıllık izin defteri ve sair hiçbir bilgi-belge bulunmadığını, söz konusu belgelerin davalı Şirketten talep edilmesi gerektiğini, davacı tarafın işçilik alacakları talebinin hukuken geçerliliğinin olmadığını, davacının Otobüs İşletme Dairesi Başkanlığınca yapılan "işlettirme modeli" hizmet alımı kapsamında diğer davalı Şirkette 01.11.2018 tarihinde Kurtköy Garajında şoför olarak göreve başladığı, 05.03.2021 tarihinde ise kendi isteğiyle işte ayrıldığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... İlaç. Org. ... Tek. ... Tic. Paz. San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılmasının kabul edilemez olduğunu, davacının çalıştığı süre boyunca diğer davalı asıl işverenin garajında ve yine ona ait araçlarda, asıl işverenin emir ve talimatları doğrultusunda şoför olarak çalıştığını, 15.10.2018-26.03.2021 tarihleri arasında alt işveren davalı Şirket nezdinde teknik işler şefi olarak çalıştığını, davacının işten kendi isteğiyle ayrıldığını, iş sözleşmesini 15.03.2021 tarihinde istifa ile sonlandırıldığını, davacının fazla çalışma alacağı bulunmadığını, ücret bordrolarının bulunduğunu, ücretlerin tamamının banka vasıtası ile ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ödenmeyen işçilik alacaklarının tespit edildiği, bu nedenle yapılan feshin haklı olduğu, ödenmeyen ücret alacağı bulunduğu, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatillerinde çalıştığı gerekçeleriyle yıllık ücretli izin alacağı talebinin reddine karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı İETT vekili temyiz dilekçesinde;
1. Diğer davalı ile aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisinin olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını,
2. Zamanaşımı def'inde bulunduklarını,
3. İşverene karşı davası bulunan tanık beyanları esas alınarak hüküm kurulduğunu,
4. Alacakların hatalı tespit edildiğini,
5. Mahkemece faiz ve faiz başlangıçlarının hatalı tespit edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin sona erme şekline göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı, hesaplanması, zamanaşımı, temyiz eden davalının hüküm altına alınan alacaklardan sorumlu olup olmadığı ve hükmedilen faiz noktalarında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında, davalı ... ve ... Genel Müdürlüğü yerine dava dışı .... ve Araç Kiralama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin davalı olarak yazılmasının mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün maddi hata niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!